GENEL - 04 Temmuz 2023 Salı 10:03

Mobilyacıların yoğun olduğu caddede otopark sıkıntısı yaşanıyor

A
A
A
Mobilyacıların yoğun olduğu caddede otopark sıkıntısı yaşanıyor

Eskişehir’de mobilyacıların yoğun olduğu Yunus Emre Caddesi’nde çarşamba ve cumartesi günlerinde kurulan pazarın otopark sıkıntısına ve kazalara sebep olduğunu belirten esnaf çözüm bekliyor.

Eskişehir’de mobilyacıların yoğun olduğu Yunus Emre Caddesi’nde çarşamba ve cumartesi günlerinde kurulan pazarın otopark sıkıntısına ve kazalara sebep olduğunu belirten esnaf çözüm bekliyor.


Eskişehir’in en işlek caddelerinden olan Yunus Emre Caddesi üzerinde yer alan mobilyacı esnafı yol üzerinde araçların ikinci sıraya kadar çıkan park etmelerinden dolayı sıkıntı yaşıyor. Bazı sürücülerin araçlarını cadde üzerinde ikinci sıraya park ederek hem şeridin kapanmasına hem de diğer araçların hareket etmesine engel olduğu görüldü. İkinci sıraya park edilmesi yüzünden dükkânlarına ürün giriş çıkışı yapmakta zorlanan mobilyacı esnafı ise söz konusu caddede otopark sorununun olduğunu dile getirdi. Mobilya parçalarının indirilip bindirilmesi için geniş bir park etme alanına ihtiyaç duyduklarını belirten mobilyacılar, çevre apartmanlarda yaşayan vatandaşların da araçlarını park etmesinden dolayı otopark sorunu yaşandığını belirtti. Mobilyacı esnafı caddedeki ikinci sıra park etmenin kazalara sebebiyet verdiğini de belirtirken çarşamba ve cumartesi günü bölgeye yakın sokakta kurulan pazar nedeniyle de otopark sorununu daha fazla hissettiklerini ifade etti.



“Bu caddenin temel sorunu otopark olmaması”


Pazarın kurulduğu günlerde dükkânlarının önünün dolu olmasından dolayı ürün indirip bindirmede sorun yaşadıklarını dile getiren mobilya mağazası çalışanı Betül Saygıner, Yunus Emre Caddesi’nde otopark sorununun olduğunu öne sürdü. Bu sorundan şikâyetçi olduklarını belirten Saygıner, mobilyacıların yoğun olduğu caddeye otopark yapılması gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu:


“Mağazaya ürün getirdiğimiz zaman kapının önünün dolu olduğundan dolayı bizim ikinci sıra park yapma şansımız olmuyor. Apartman sakinleri de araçlarını park ediyor. Park ettiğimizde her gün ceza yemek zorunda kalıyoruz. Kapının önü araçlarla dolu olması nedeniyle işyerine ürün giriş çıkışı yapamıyorum. Bir koltuğun dükkâna girmesi için kapının önünün müsait olması lazım. Araçlardan indirdiğimiz parçalar küçük değil. Hepsi büyük parçalar. Eşyaları dar yerlerden geçirirken sıkıntı yaşıyoruz. Dükkânı sabah 9 gibi açıyoruz, akşam 8 gibi kapatıyoruz. Sabah ya da akşam saat 10’dan sonra ikinci şeride park yapıp araçlardan ürün indirmemize de müsaade edilmiyor. Bu caddenin temel sorunu otopark olmaması. Çevredeki apartman sakinleri de otopark sorununu yaşıyor. Çarşamba ve Cumartesi günleri arka sokakta pazar kuruluyor. Pazarcı esnafı da bizim dükkanımızın önüne araçlarını koyuyorlar. Akşama kadar dükkânın önünde kamyonları duruyor. Bu durumdan şikâyetçiyiz. Bu bölgede mutlaka bir otoparka ihtiyacımız var.”



“Müşterilerimiz araçlarını park edecek yer bulamıyorlar”


Yunus Emre Şubesi’nde bulunan bir mobilya mağazasında çalışan Emirhan Gürker de, caddede otopark sorununun yaşandığına değinerek bazen müşterilerin dükkân önüne araçlarını park edememesinden dolayı mağazanın diğer şubesine gitmek zorunda kaldıklarına değindi. Otopark probleminin caddede ciddi şekilde sorun teşkil ettiğini söyleyen Gürker, şu ifadeleri kullandı:


"Buranın büyük bir otopark sorunu var. Dükkânımıza müşteriler araçlarıyla geliyor. Müşterilerimiz araçları dükkân önlerinde park edecek yer bulamıyorlar. Son bir yıldır arka sokakta Cumartesi ve Çarşamba günleri Pazar kuruluyor. Pazar olduğu zaman da park sıkıntısı yaşanıyor. Trafik polisleri ihlal gördükleri zaman ceza yazıyorlar ama sürücüler araçlarını mecburiyetten bırakıyorlar. Pazarın arka sokağa taşınması otopark sıkıntısını yaşatıyor. Ben de pazarın olduğu günlerde kalabalık olduğu için kendi aracımla gelmek istemiyorum. Park yeri bulamama bu bölgede çok sıkıntılı bir durum. Park edememe sorunu işlerimizi olumsuz yönde etkiliyor. Müşterilerimiz Yunus Emre Caddesi’ndeki şubemizin önünde aracına yer bulamadığından dolayı başka şubemize gitmek zorunda kalıyor. Başka şubemize gittiklerinde merkez mağazamızdaki ürünlerimizi göremiyorlar. Bizim bu çok büyük problem oluyor. Yetkililerin en azından bu bölgedeki otopark alanlarını genişletmeleri lazım. Eski Otogarın yerine yapılacak alışveriş merkezinin altına büyük bir otopark yapılabilir. Otopark olmaması esnafı etkiliyor. Bir de bu sorun kazaya sebebiyet veriyor. Geçen yıldan beri bu caddede en az 3-4 kazaya şahit olduk. Otopark sorunun öncelikli olarak çözülmesi gerekiyor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Orhun Ene: "Aliağa Petkimspor’u hak ettiği yere getirmeliyiz" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, "Aliağa Petkimspor, Türk basketboluna değer katan bir kulüp, onu hak ettiği yere getirmeliyiz" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında sahasında A. Efes’e 85-60 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Ene, galibiyete ihtiyaç duydukları bir dönemde olduklarını belirterek, hücumda ritim bulamadıklarını ifade etti. Orhun Ene, "Rakip kim olursa olsun galibiyete çok ihtiyacımız var. Bu aşamada her maçı kazanmak için oynamalıyız ancak bugün maalesef hücumda o ritmi hiç bulamadık" dedi. Takımdaki eksikliklere ve maçın teknik detaylarına değinen Ene, "Stanley Whittaker’ın hafta içi süren bir sakatlığı vardı, maçta da bunun etkisini biraz hissetti. Kısalarımız da ritim bulamadı. Takım olarak ilk yarıdaki ikilik atış yüzdemiz çok kötüydü. Oynadığımız rakip çok kaliteli. Çok iyi savunma yaptığımız 5-6 pozisyonda, hücum süresi dolarken bile zor sayılar buldular. Biz ise aynı şekilde kolay sayıları üretemedik. Böylesine kaliteli bir takımı yenebilmek için hücumda skor bulmanız şart. Bunu başaramadığımız için maçın başından itibaren 15-20 sayılık bir fark oluştu. Gayret etsek de geriden gelemedik" diye konuştu. "Bulunduğumuz yer kulübün kalitesini yansıtmıyor" Gelecek haftalara odaklanmaları gerektiğini vurgulayan tecrübeli başantrenör, "Şimdi önümüzde 5 maçımız var ve tamamen bunlara konsantre olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan çıkabilmek için bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Aliağa Petkimspor, Türkiye Basketbol Ligi’nin önemli takımlarından biri ve çok kaliteli bir organizasyon. Bulunduğu puan durumu kulübün kalitesini yansıtmıyor. Gerek altyapısıyla gerekse ligdeki duruşuyla Türk basketboluna değer katan kulüplerden biri. Bu nedenle kulübü hak ettiği yere getirmemiz lazım. Önümüzdeki haftalarda hücum ritmini yakaladığımızda tekrar maç kazanacak duruma geleceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.