EĞİTİM - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 09:59

(ÖZEL) Lise öğrencisi Nursemin Ünlü, Sri Lanka’da gönüllü sağlık hizmeti verdi

A
A
A
(ÖZEL) Lise öğrencisi Nursemin Ünlü, Sri Lanka’da gönüllü sağlık hizmeti verdi

Eskişehir’den Sri Lanka’ya gönüllü olarak eğitime giden Nursemin Ünlü, kısa süreli hastane deneyimiyle sağlık sistemindeki farkları yakından gözlemledi. "İnsan hayatına dokunmak istiyorum" diyen 16 yaşındaki Ünlü, bu sürecin meslek yolculuğundaki en önemli adım olduğunu söyledi.


Eskişehir’de bir fen lisesinde eğitim gören 16 yaşındaki Nursemin Ünlü, sağlık alanında gönüllü olarak yurt dışında görev alma hayalini Sri Lanka’daki bir hastanede gerçekleştirdi. Yaklaşık iki hafta süren gönüllülük süreci boyunca Türkiye’den farklı bir sağlık sistemini yakından gözlemleme fırsatı bulan Ünlü, yaşadığı bu deneyimin hayatında bir dönüm noktası olduğunu ve sağlık alanında ilerleyeceğini söyledi.



Sağlık alanına ilgisi çocuk yaşta başladı


Sağlık sektörüne karşı her zaman ilgisinin olduğunu belirten Ünlü, "Sağlık alanında bir çalışma yapmak ve hizmette bulunmak, hep istediğim bir şeydi. Sağlık sektörü, beni gerçekten büyüleyen bir alan. Çünkü insanlar, bir başkasına hayatlarını emanet ediyor. Bu çok önemli bir şey ve ben de bu alanda destek olmak istedim. Böylece Sri Lanka’yı keşfettim ve hemen internetten fotoğraflarına bakmaya başladım" dedi.



Sri Lanka’daki sistem Türkiye’den çok farklı


Ülkenin sağlık sistemine ilişkin ilk gözlemlerinden söz eden Nursemin Ünlü, "Hastanede gözlemlerim sonucunda ilk olarak sağlık sistemlerinin bizim sağlık sistemimize hiç benzemediğini gördüm. Hastanelerinde çok az teknolojik cihaz kullanılıyordu. Bilgisayar kullanımı oldukça sınırlıydı. Evrak işleri tamamen kağıt üzerinden yürütülüyordu; bilgisayarlara pek bir şey aktarılmıyordu. Mesela ben çalıştığımda, hastalar genellikle kendi defterleriyle geliyorlardı. O defterlerde, doktorlar hastalara ne yapılacağını, ne zaman geleceklerini ya da hangi prosedürlerden geçeceklerini yazıyordu. İnsanlar bu defterleri sürekli getirip götürüyordu ve biz de onları inceliyorduk" diye konuştu.



"Gönüllülük sürecinde kendimi geliştirdim"


Kısa sürede birçok deneyim kazandığını dile getiren Ünlü şöyle konuştu;


"Yaklaşık iki haftalık bu hastane gönüllülük hizmeti sürecinde gerçekten inanılmaz şeyler deneyimledim. Kendimi geliştirdiğime inanıyorum. Hem birçok güzel deneyim kazandım hem insanlara yardım etme ve gönüllü hizmette bulunma fırsatı yakaladım hem de kültürel farklılıklara rağmen oradaki insanlarla iletişim kurmanın güzelliğini yaşadım. Özellikle İngiltere’den gelen çok sayıda kişi vardı. Ancak bunlar benim gibi lise öğrencisi değil, tıp öğrencileriydi. Bu nedenle benden daha deneyimlilerdi ve kendilerini daha rahat hissediyorlardı. Gerçekten orada staj yapıyorlardı. Bazı öğrenciler ise hangi uzmanlık alanını seçeceklerine bu şekilde karar veriyorlardı."



"Bu süreç benim için dönüm noktası oldu"


Yaşadığı gönüllülük deneyiminin kariyer hedeflerini şekillendirdiğini ifade eden Nursemin Ünlü, bundan sonra sağlık alanında ilerlemek istediğini belirtti. "Bu benim için tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu. Her şey için daha sağlıklı kararlar alabildiğim bir süreçti. İnsan hayatına dokunmak benim için her zaman çok önemliydi. Bunu sağlık alanında yapmak istiyordum ve artık bu konuda daha netim. Bunu gerçekten yapabileceğimi anladım. ‘Ben insan hayatına dokunmak istiyorum ve bu yüzden sağlık alanını tercih edeceğim’ dediğim bir andı" dedi.



(ÖZEL) Lise öğrencisi Nursemin Ünlü, Sri Lanka’da gönüllü sağlık hizmeti verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karaman Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Bölge Finali Karaman’da yapıldı Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" 5. bölge finali, Karaman’da gerçekleştirildi. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) 15 Temmuz Konferans Salonu’nda yapılan yarışmaya, Aksaray, Eskişehir, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Mersin, Niğde, Nevşehir, Ankara ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) ortaokul ve lise düzeyinde 22 öğrenci katılım sağladı. Programda öğrenciler, jüri üyelerinin karşısında hafızlık birikimlerini ve kıraat becerilerini sergiledi. Yarışmanın açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Eğitim Politikaları Daire Başkanı Hamdi Kocakaya, düzenlenen yarışmanın kaybedeni olmayacağını belirterek, "Bugün burada bizlere Kur’an ziyafeti sunacak yavrularımıza teşekkür ederek başlamak istiyorum. Onları yetiştiren kıymetli hocalarımıza ve onları Allah için İmam Hatip okullarına gönderen, onların hem dünya hem ahiret için çift kanatlı yetişmesine vesile olan anne babalarına teşekkür ediyorum" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan ise etkinliğin hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Bugün elbette kazananlar da olacaktır, kaybedenler de. Ancak gönlünüz ferah olsun; çünkü en büyük kazanç, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Bu yarışma da bu rızaya ulaşabilmek için bir vesiledir. Bugün burada yeni dostluklar kurulsun, gönüller arasında gönül köprüleri inşa edilsin inşallah. Programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Yarışma sonucunda, İmam Hatip Ortaokulu kategorisinde Konya Hamidiye İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Muhammed Mustafa Sardoğu, Anadolu İmam Hatip Lisesi kategorisinde ise Ankara Ulus İlk Meclis Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Muhammed Bilal Çakmak birinci oldu. Program, dereceye giren öğrencilere ödüllerinin Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve protokol üyeleri tarafından takdim edilmesiyle sona erdi.
Ankara DEM Parti Grup toplantısı DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç, "Niyet beyanlarının yerini bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların aldığı aşamadır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek, çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı evredir" dedi. Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin olarak somut adımların atılması gerektiğini söyleyerek, "İkinci aşama dediğimiz şey tam da burada başlar. İkinci aşama, niyet beyanlarının yerini bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların aldığı aşamadır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek, çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı evredir. Abdullah Öcalan’ın yaptığı ’Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısıyla demokratik çözüm ufkunu açmış, demokratik siyasetin güçlendiği, eşit yurttaşlığın tesis edildiği ve toplumsal barışın kurumsallaştığı bir düzenin kapılarını açmıştır. Çağrı, stratejik ve tarihi bir yönelimdir. Bu çağrının sunduğu perspektifle, sürecin ikinci aşamasında milyonların barış umudunun gerçeğe ulaşmasının muhatabı iktidar, parlamento ve devlettir. Bu aşamada gözler ve kulaklar başka yerlerde değil; yasama, yürütme ve yargı erkinde olacak. Açık söyleyelim. Bu sürece toplumsal destek yüzde 90’ları gördü. Ama iktidarın ve devletin somut adımlar atmaması, desteği azaltıyor. Bugün destek ile güven arasındaki makas farkını kapatarak 86 milyon insan için demokratik ve müreffeh bir geleceğe kapı aralamanın sorumluluğu iktidardadır. Barış Süreci’nin ikinci aşaması, öngörülebilir, net ve şeffaf şekilde belli bir takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu, hem sürece olan güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir. Ayrıca yasal adım gerektirmeyen konularda iktidar, direnç göstermekten vazgeçmelidir. Bugün itibarıyla kayyım uygulaması, süreci zedelemekten başka bir şeye yaramıyor" dedi. Oruç, İran’a yönelik saldırılara değinerek, "Körfez ülkeleri, Irak, Lübnan Kısacası bölgesel bir savaşa dönüşüyor. Federe Kürdistan Bölgesi’nde Mesud Barzani’nin ofisi beş kez vurulmuş. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’nin konutu bombalanmış. Sivil yerleşim yerleri hedef alınıyor, insanlar ölüyor, yaralanıyor. Bunlar yönünü şaşıran füzelerin tahribatı değil. Bu; Kürtleri, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni savaşın içine çekme politikasıdır" şeklinde konuştu. Oruç, grup toplantısından sonra İmralı’ya konut yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusunu cevapladı. Oruç, "İmralı’da bir konut yapılıyor. Öcalan henüz taşınmış değil. Esas mesele, baş müzakereci statüsünün tanımlanması, bu müzakerelerin yürütüldüğü bir hukuki forma kavuşmasıdır. Öcalan Türkiye’deki bütün aydın, yazar, gazeteci, akademisyen, siyasetçi, bilim insanı birçok kesimle görüşmek istiyor. Bu diyalog yolunun açılabilmesi ve bunun hem siyasi hem teknik olarak kolaylığının sağlanması önemli bir aşama. Bizim de tam da statü tanımlanmalı derken kastettiğimiz şey bu iki ana şeydir" diye konuştu.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taha Akgül’ü kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’ü kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki makamında gerçekleşen kabule; dünya şampiyonu güreşçi Rıza Kayaalp, eski futbolcu ve AK Parti MKYK Üyesi Mesut Özil ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve eski milletvekili İrfan Gündüz katılım sağladı. Yaklaşık bir saat süren görüşmede, güreş sporunun tüm eksikleri ve projeleriyle yakından ilgilenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya Karasu’da federasyona tahsisi alınan 44.000 m arazi üzerine kurulacak 200 kişilik modern kamp eğitim merkezinin temellerinin bir an önce atılması ve bitirilmesi için talimatlarını yineledi. Rıza Kayaalp’ten rekor sözü Şampiyon sporcu Rıza Kayaalp ile yakından ilgilenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayaalp’ten altın madalya ve yeni bir rekor beklediğini dile getirdi. Rıza Kayaalp ise 13. kez Avrupa şampiyonu olup Alexander Karelin’in rekorunu kıracağının sözünü verdi. Rıza Kayaalp, "Federasyon başkanımız Taha kardeşime çok teşekkür ediyorum. Gecesini gündüzüne katıp çalışmasına rağmen bir de antrenmanlara gelip bana partnerlik yapıyor, antrenman veriyor; Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Taha Akgül: "Kendisine bizlere verdikleri tüm destekler için teşekkür ediyoruz" Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de kabulleri için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, "Güreşin bütün problemleriyle yakından ilgileniyor. Samimiyetiyle bir saat boyunca bizimle yakından ilgilendi. Sakarya’da projesine hazırlandığımız tesis için de talimatlarını yineledi. Özellikle kendisi üstüne basa basa bir an önce bitirilmesini istemesi bizi daha fazla heyecanlandırdı. Kendisine bizlere verdikleri tüm destekler için teşekkür ediyoruz. Allah ondan razı olsun. Tüm dünya ile uğraşırken bir de bizimle ilgileniyor. Yüzyılın projesini, Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’ın destekleriyle hayata geçireceğiz, inşallah" şeklinde konuştu.