GÜNDEM - 28 Ağustos 2025 Perşembe 11:08

(ÖZEL) Otomobilin kaputunda mahsur kalan kediyi kurtarmak için mahalleli seferber oldu

A
A
A
(ÖZEL) Otomobilin kaputunda mahsur kalan kediyi kurtarmak için mahalleli seferber oldu

Eskişehir’de bir otomobilin kaput kısmında mahsur kalan kedi, mahallelinin 1 saate yakın uğraşının sonuç vermemesinin ardından bulunduğu yerden sağlıklı bir şekilde kendisi çıktı.


Vişnelik mahallesi Ercan sokakta bir yavru kedi, 06 DGL 879 plakalı otomobilin içinde mahsur kaldı. Dakikalarca bağıran kediyi fark eden vatandaşlar otomobilin camına, "Aracın kaputunu açın, kedi sesi geliyordu, kedi var!" şeklinde notlar bıraktı. Çevredeki apartmanda oturan bir grup mahalle sakini ise kediyi kurtarmak harekete geçti. Telefondan ışık tutarak, kedi sesi açarak ve yaş mama koyarak sevimli hayvanın mahsur kaldığı yerden çıkması için uğraşan vatandaşlar, çabalarının sonuç vermemesi nedeniyle 112 Acil Servis’i arayarak araç sahibine ulaşılmasını istedi. Ancak araç sahibi bölgeye gelmedi. Kısa süre bulunduğu yerden kendisi çıkan yavru kedi, bu defa da başka bir aracın altına girdi. Yine aynı olayın yaşanmasından endişelenen vatandaşlar, kediyi aracın altından uzaklaştırdı. Bir apartman bahçesine giren sevimli kedinin gayet sağlıklı olduğu görüldü.



"Tenezzül edip kedinin çıkarılmasına yardımcı olmadı"


Araç sahibinin kendilerine yardımcı olmadıklarını belirterek tepki gösteren Arzu Ay, "Kedi sesi duyduk, geldik. Kendi çabalarımızla çıkarmaya uğraştık ama çıkaramadık. İki defa polisi aradık, araç sahibini arattırdık, ancak gelmedi. Yaklaşık 45 dakikadır buradayız" dedi.



"Kediyi en son kendi çabalarımızla mama serperek çıkardık"


Deniz Ay ise, "Saat 19.15 civarında aracımı yan sokağa park ettim. Evime doğru yürüyordum, o esnada annem ve ablam burada kediyi kurtarmak için mücadele ediyordu. Geldim, kediyi çıkarmaya çalıştım. Arabanın altına girdim ama olmadı. En son kaputun üstüne çıktı. Emniyeti aradık, araç sahibine ulaşmalarını istedik. Yaklaşık yarım saattir 06 DGL 879 plakalı aracın sahibine ulaşmaya çalışıyoruz. Araç sahibine ulaşıldığı halde sorumsuzluk yaparak gelmedi. Kedi zaten yavru, belki 1 aylık bile yok. Kediyi en son kendi çabalarımızla mama serperek çıkardık. Şu anda sağlıklı bir şekilde kendi yoluna gitti" şeklinde konuştu.



(ÖZEL) Otomobilin kaputunda mahsur kalan kediyi kurtarmak için mahalleli seferber oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.