ÇEVRE - 23 Şubat 2025 Pazar 11:47

Başkan Ataç: "Şehrimizin geleceğine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz"

A
A
A
Başkan Ataç: "Şehrimizin geleceğine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz"

Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, TEMA Vakfı ile Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu iş birliğiyle düzenlenen ’Altın Madenciliğinin Eskişehir ve Sakarya Havzasına Etkileri’ konulu panele katıldı.


Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, TEMA Vakfı ile Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu iş birliğiyle ’Sakarya Vadisi Yok Olmasın’ sloganı ile düzenlenen ’Altın Madenciliğinin Eskişehir ve Sakarya Havzasına Etkileri’ konulu panele katılım sağladı. Başkan Ataç, "Şehrimizin bugününe ve geleceğine kararlılıkla sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi.


Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü, İbrahim Arslan, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Moderatörlüğünü Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray’ın yaptığı panelde TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç, Doğa ve Yaşam Platformu’ndan Filiz Fatma Özkoç, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan ve Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura konuşmacı olarak yer aldı.



"Bütün havzanın su kaynaklarını tüketecek"


Panelde yapılacak maden çalışmalarında Eskişehir’e etkilerinden bahsedildi. Sahnede sunum gerçekleştiren TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, "Bu madencilik projeleri sadece bir bölgeyi değil, özellikle akarsuların ve su varlıklarının etrafında yerleşim aldıkları için bütün havzanın su kaynaklarını tüketecek. O nedenle havza bazında bakılması gerekiyor" dedi. Ataç ayrıca yaptığı sunumda, altın madenciliğinin çok büyük ölçeklerde çalıştığını ve uzun yıllar sürdüğünü belirterek Eskişehir’in yüzde 71’inde maden ile ilgili çalışmaların olduğuna dikkat çekti.



"Sakarya havzasını korumak için el birliği ile yola çıktık"


Panelde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, "Zamanında büyük ova diye tescilledikleri Alpu Ovası’na termik santral yapmaya kalktılar. Ama sizler, bizler hep birlikte buna itiraz ettik. Senelerce mahkemelere başvurarak iptal ettirdik. Sıra Sakarya havzasına geldi. Sakarya havzasını korumak için el birliği ile yola çıktık. Alpu Ovası’na termik santral yaptırmadığımız gibi bu havzamızda da doğamıza, sağlığımıza, toprağımıza zarar verecek maden çalışması yaptırmayacağız. Şehrimizin bugününe ve geleceğine kararlılıkla sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Ben bugüne kadar burada emeği olan TEMA Vakfı’na, sivil toplum kuruluşlarına ve siz Eskişehir halkına çok teşekkür ediyorum" dedi.


Düzenlenen panele katılan diğer protokol üyeleri de Eskişehir’e ve çevresine zarar verecek herhangi bir çalışmaya karşı olduklarını belirtti.



Başkan Ataç: "Şehrimizin geleceğine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.