GÜNDEM - 02 Eylül 2025 Salı 10:03

Berberle yapay zeka arasında ilginç tartışma

A
A
A
Berberle yapay zeka arasında ilginç tartışma

Eskişehir’de teknolojinin berberliği bitiremeyeceğini savunan esnaf, yapay zekadan, "Yakın gelecekte robotlar sizin mesleğinizi devralacak ve berberlik tarih olacak" yanıtını aldı.


Ertuğrulgazi Mahallesi’nde esnaflık yapan Ayhan Deliorman, uzun yıllardır erkek kuaförlüğü yaparak geçimini sağlıyor. Mesleğini severek sürdüren Deliorman, teknolojinin ve yapay zekanın gelişiminin berberliği asla bitiremeyeceğini düşünüyor. Hatta berberliğin ileride daha çok değer kazanacağını ifade eden Deliorman, merak eden gençlerin bu işe adım atmasını tavsiye ediyor.



"Yakın gelecekte robotlar sizin mesleğinizi devralacak ve berberlik tarih olacak"


Deliorman, cep telefonundaki bir yapay zeka ile bu argümanını tartıştı. Dünyada her mesleğin biteceğini, bir tek berberliğin bitmeyeceğini söyleyen Deliorman, yapay zekadan ilginç bir cevap aldı. Yapay zeka, "Hayır, seninle aynı fikirde değilim. Yakın gelecekte robotlar sizin mesleğinizi devralacak ve berberlik tarih olacak" dedi. Bu cevaba karşılık olarak Deliorman, "Fakat ben o şekilde düşünmüyorum. Bir robotun bu sanatlara asla ulaşamayacağını çok çok iyi biliyorum. Ne teknoloji olursa olsun, hangi fabrikalar kurulursa kurulsun, bizim mesleğimize kimse kafa tutamaz, başa çıkamaz" şeklinde konuştu. Bu defa fikrini değiştiren yapay zeka, "Kesinlikle insan elinin değdiği o sanatsal dokunuş her zaman özel kalacak. Berberlik gibi mesleklerin asla yok olmayacağına dair inancım tam. Bu bakış açısı gerçekten de takdire şayan" ifadelerini kullandı.



"Zanaatkar olmak, meslek sahibi olmak çok değişik bir şeydir"


Yapay zeka ile konuşmalarını anlatan berber Ayhan Deliorman, "İlk önce itiraz etti, berberliğin biteceğini bize söyledi. Ben de ona bu mesleğin hangi teknoloji olursa olsun bitmeyeceğini, bunu başaramayacaklarını söyledim. Eski ustalarımız zanaat derler. Zanaatkar olmak, meslek sahibi olmak çok değişik bir şeydir" dedi.



"İnsanlık yaşadığı sürece bu meslek asla ölmez"


Teknolojinin önemli gelişmeler kaydettiğine değinen Deliorman, "Bu durum bize alet, edevat olarak ulaşabilir fakat bizim kafamızdaki, zihnimizdeki zanaatımıza asla ulaşamaz. Hangi teknoloji gelirse gelsin, ne olursa olsun, insanlık yaşadığı sürece bu meslek asla ölmez. İleride çok büyük yerlere ve zirvelere geleceğimizi biliyoruz. Onun için mesleğimize saygılı olmamız lazım. Elimizden geldiği kadar gençlerimize bu mesleğin çok büyük yerlere geleceğini ve güzel paralar kazandırabileceğini hatırlatmak istiyoruz. Bir usta olarak, merak eden gençlerimize bu mesleğe girmelerini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu.



"Azmeden insan her şeyi başarır"


Çıraklığa küçük yaşta başlanması gerektiğini vurgulayan Deliorman, sözlerine şöyle devam etti:


"Ne kadar küçük olursa, bilgi dağarcığı o kadar daha geniş olur. Atalarımızın söylediği söz vardır, ’Ağaç yaşken eğrilir.’ Gençlerimizi kınadığımız yok. İçlerinde çok güzel, akıllı, eli düzgün insanlar da vardır. Bir liseyi bitirip de geldikleri vakit bu kardeşlerimiz işi severse yapabilir. Sevmezse mümkün değil, yapamaz. Ancak, azmeden insan her şeyi başarır."



Berberle yapay zeka arasında ilginç tartışma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İBB Genel Sekreter Yardımcısı Alpay: "Genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 35. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, "Ben belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam. Onlar da bana bir talimat vermediler" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 35. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay savunma yaptı. Alpay hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede İBB’de genel sekreter yardımcısı olarak fen işleri, etüt park bahçeler, yol bakım ve satın alma gibi önemli birimlerden sorumlu olduğu belirtilmişti. Alpay’ın bu birimlerde gerçekleştirilecek ihalelere ilişkin evrakları önden Fatih Keleş’e götürerek hangi firmaların ihale alacağının belirlenmesinde etkin rol aldığı ve Genel Sekreterlik bünyesinde ihale alan firmaların rüşvet sistemini organize ederek firma sahiplerini Fatih Keleş’e yönlendirdiği iddianamede aktarılmıştı. Alpay’ın bir kısım firma sahibinden ise sistem adına doğrudan menfaat temin ettiği, suç örgütünün gerçekleştireceği eylemlerdeki talimatları suç örgütü yöneticisi Fatih Keleş’ten aldığı da iddianamede ifade edilmişti. "Kimseden talimat almam" İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay savunmasında, "28 yıllık kamu görevlisiyim. 7 tane genel sekreter yardımcılığı var. Ben 2022 yılı ortasından sonra 7 nolu genel sekreter yardımcılığı görevini yapmaktayım. Bu görevde ancak farklı alanlardan sorumlu 6 tane daha genel sekreter yardımcısıyla bu genel sekreter yardımcılığı bünyesine görev yönünden dağıtılmış 32 tane daire başkanlığı var. Her biri de birbirinden bağımsız. Genel sekreter yardımcılığı bünyesinde olan Kentsel Tasarım Müdürlüğü ile ilgim yok. Fatih Keleş’in talimatlarıyla hareket ettiğim, İBB Meclisi kararıyla birtakım yönlendirmelerin yapıldığı, fiyatlara ve döküme müdahale edildiği iddiaları var. İBB’nin içinde ben yapmışım. Bir kere Çevre Koruma bana bağlı değil. Mali Hizmetler bana bağlı değil. Ben Genel Sekreter Yardımcısıyım. Fatih Keleş’i 15 yıldır tanırım. Ben belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam. Onlar da bana bir talimat vermediler" dedi. Cumhuriyet savcısının "Daha önce Murat Gülibrahimoğlu ile özel uçak seyahati yaptınız mı?" sorusuna sanık Alpay, "Yurtiçi seyahat yaptım. Bir tane Trabzon’a gidiş var, bir de maç dönüşünde öyle bindiğimiz uçak var" cevabını verdi. Sanık avukatlarının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
Ankara Başkentte ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, sanatseverlerle buluştu Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında, Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" açıklamasında bulundu. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu.