GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 18:27

Depremde 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden baba: "Torunum yeni yürüyordu"

A
A
A

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 9 aylık torunu, kızı, oğlu ve damadını kaybeden Seydi Çelik, "Torunum 9 aylıktı, yeni yeni yürüyordu. Oğlumu da ablası çağırmıştı, 5 Şubat’ta oraya vardılar" dedi. Çelik, ailesinin Eskişehir’de olan kabirlerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz ile birlikte ziyaret etti.

Eskişehir’de yaşamını sürdüren Seydi Çelik, ’Asrın Felaketi’ olarak kayıtlara geçen deprem günü Kahramanmaraş’ta bulunan torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybetti. Depremin acı detaylarını paylaşan Çelik, kara kuvvetlerinde görevli olan 30 yaşındaki Serkan Caz isimli damadının tayini vesilesiyle 30 yaşındaki kızı Ayşin Çelik Caz’ın Kahramanmaraş’a taşındığını söyledi. Çelik, kızının 16 Nisan 2022 tarihinde kucağına aldığı kızı Ayla Defne Caz’ın henüz 9 aylıkken hayata gözlerini yumduğunu ifade etti. Üniversite öğrencisi olan 22 yaşındaki oğlu Furkan Çelik’in ise tatil nedeniyle ablasının daveti üzerine 4 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş’a gittiğini belirten acılı baba, torununa bakmak için oraya giden eşinin de enkazdan yaralı olarak çıktığını dile getirdi. Seydi Çelik, yaşanan afetin acısını hala yüreğinde hissettiğini vurguladı.

Depremde 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden baba:

"Dileğimiz, duamız bir daha böyle acıların yaşanmaması"

Deprem anında Osmaniye Valiliği görevini yapan ve şu anda Eskişehir Valisi olan Dr. Erdinç Yılmaz, acılı baba ile birlikte Seydi Çelik’in depremde hayatını kaybeden ailesinin kabirlerini ziyaret edip mezarları başında dua okudu. Vali Yılmaz, yine 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 20 yaşındaki Merve Özdemir ve 44 yaşındaki Hülya Özdemir’in de kabirlerini ziyaret etti. Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrasında açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz, "Tabii o günü yeniden yaşıyoruz, hissediyoruz. O korkunç gün ben Osmaniye’deydim. Allah böyle bir felaketi hiç kimseye, hiçbir millete, milletimize yaşatmasın. Buradaki 6 canımız da bu depremlerde hayatını kaybetmiş. Onlar için dua ettik. Asri Mezarlığı’ndaki 20 insanımız, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybetmiş. Diğer ilçelerimizde olan 9 vatandaşımızla birlikte 29 vatandaş var. Bu acı Türkiye’mizin yüreğini yaktı, her yere yayıldı. Ağır bir acıydı. Asrın diyoruz ama asırların en büyük depremini yaşadık. Ancak millet, devlet kenetlendi, hamdolsun bunun üzerinden geldi. Tabii giden canlar gelmiyor, onlar için de dua ediyoruz, dua edeceğiz. Dileğimiz, duamız bir daha böyle acıların yaşanmamasıdır. Ben bir kez daha 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin 537 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ben onların şehit olup cennete gittiklerine inanıyorum. Allah’ın izniyle mekanları cennettir inşallah. Merhumların yakınlarına Cenab-ı Allah’tan sabır, tedavisi devam eden yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.

Depremde 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden baba:

"Apartman adeta bir tost halindeydi"

Yaşadığı acıyı anlatan baba Seydi Çelik, "Evlatlarım Furkan Çelik, Ayşin Çelik Caz, damadım Serkan Caz, torunum Ayla Defne Caz. İşte kabirleri başındayız. Vali Bey’e de teşekkür ederiz. Sonuçta bu Allah’ın takdiri ve bizlere denk geldi. Depremde o kadar sağ kurtarılan oldu. Hatta normal bir şekilde hayatına devam edenler var. Aynı şekilde evlatlarım da depreme yakalandı ama onlar vefat etti. Kahramanmaraş merkezde oturuyorlardı. Ağa Apartmanı B Blok’ta 7’nci kattalardı. O gün sabah deprem haberini aldıktan sonra biz saat 07.00-08.00 gibi hemen hareket ettik, akşam 22.00 gibi Kahramanmaraş’a ulaşabildik. Damadım asker olduğu için askeri kurtarma ekipleri olarak bizden önce gelmişler, kurtarma aşamasına başlamışlar. Ertesi gün damadıma ve torunuma ulaşabildik. Bir gün sonra da oğluma ulaşabildik. Furkan’a ulaşabildik. Apartman adeta bir tost halindeydi. Yedi katlı apartman düşünün, bir kata inmiş" ifadelerini kullandı.

Depremde 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden baba:

"İki evladım, bir damadım ve torunumu kaybettim"

Depremde damadı, oğlu, kızı ve 9 aylık torununa ulaşma hikayesine de değinen Çelik, şöyle devam etti:

"Torunum 9 aylıktı, mart ayında doğmuştu. Daha yeni yeni yürüme aşamasındaydı. Oğlum da Muğla’da üniversitede okuyordu, kızım çağırdığı için ablasını tatilde ziyarete gitti. Kızım, ’Ben gelemedim, seni görmek istiyorum gel’ demişti. Oğlum, ablasının çağrısı sonucu gitti. Anneleri, yani hanımım torunuma bakıyordu. Oğlum Kahramanmaraş’a indi, o gece depreme yakalandılar. Hanımım kurtuldu. Depremin 4’üncü günü, öğlen gibi asker ekibi damadıma ulaşmışlar. Ondan sonra 5-6 saatlik çalışmayla birlikte, yani akşam 08.00 gibi, yaklaşık 14 saat sonra kızım ve torunuma ulaştık. Oğlumun yerini tespitte çok zorlandık, en az 8 yerden girmeye çalıştık. Beton bloklar üst üste olduğu için delme işlemi çok zorluyordu. Evlatlarıma 3 gün içinde ulaşabildik, onları buraya getirdik. İki evladım, bir damadım ve torunum. Eşim şu anda kolunun yüzde 40’ını kullanabiliyor. Tedavi gördü ama pek etkili olmadı, o halde hayatına devam edecek."

Bahadır Turgut - Eren Berk Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Dutlulu, Soma Termik Santrali işçilerini iftarda ağırladı Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma Termik Santrali önünde 17 gündür hak mücadelesi veren işçiler ve aileleri için iftar programı düzenledi. İftar sofrasında işçilere seslenen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "17 gündür nasıl yanınızdaysak, bundan sonra da her süreçte yanınızda olmaya devam edeceğiz" dedi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla vatandaşların yanında olan Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma’da termik santrali işçilerine yönelik iftar programı gerçekleştirdi. Soma Termik Santrali işçilerinin 17 gündür devam eden hak arama mücadelesine destek vermek amacıyla tesis önünde düzenlenen iftar programına CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcıları, başkan danışmanları, siyasi parti ve sendika temsilcileri, santral çalışanları ile aileleri katıldı. "Her zaman yanınızdayız" Her zaman işçilerin yanlarında olduklarını ifade eden Milletvekili Bakırlıoğlu, "Bizler siyasetçi olmaktan öte, bu toprakların birer evladı olarak her zaman yanınızdayız. Şunu iyi bilin ki; Meclis çatısı altında sizin sesiniz kısılmayacak. Yarın sabah Ankara’ya döndüğümde ilk işim, bu kazanımların kalıcı hale gelmesi ve o çok istediğimiz kamulaştırma adımlarının atılması için gerekli girişimlerde bulunmak olacak" dedi. "Tek çözüm kamulaştırmak" İşçilerin başarısını kutlayan ve büyük bir iş başardıklarını söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, başarının birlik ve beraberlikten kaynaklandığını söyledi. 17 gündür yanlarında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Dutlulu, "17 gündür nasıl yanınızdaysak, daha önce nasıl yanınızdaysak, bundan sonra nasıl bir sonuç olursa olsun, nasıl bir süreç olursa olsun Manisa Büyükşehir Belediyesi de Soma Belediye Başkanı da Manisa’mızın milletvekilleri de her zaman yanınızda olmaya devam edecek; bundan şüpheniz olmasın. Soma halkı, Türkiye’de örnek olacak bir birliktelik gerçekleştirdi. Allah bir daha böyle şeylere ihtiyaç duyurmasın. Biz buraya gelmeden birkaç gün önce, ’Bu süreç nasıl olacak?’ diyorduk. Haberi aldık, mutlu olduk. Tabii haberdeki soru işaretleri içimizi kuşkuya düşürdü ama en azından şimdilik işçi kardeşlerimizin sorunları çözülüyor, işe başlıyorlar, maaşlar alınıyor. Ama bundan sonraki süreçte de hepimizin dikkatli olması lazım. Arkadaşlarımız çok güzel söyledi: ‘Bu işin tek çözümü kamulaştırma.’ Bunu bakan da kabul ediyor, herkes kabul ediyor. Bu iş şirketlere devredilecek bir iş değil. Ama kamulaştırma yapılamıyorsa da bir an önce buranın sorunu çözülsün, Soma’nın sorunu çözülsün, sizlerin sorunu çözülsün; bunu istiyoruz. Bunun için de elimizden geleni yapacağız" dedi. "Termik santral işçisi devlet işçisi olsun" Mücadelenin henüz bitmediğine dikkat çeken Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, "Bugün güzel haberler aldık, hayırlı haberler aldık. Ancak bu haberler bir başlangıç, henüz her şey bitmiş değil. Sıcak su devam ettiği sürece ödenecek bir teşvik söz konusu. İki ay sonra sıcak su sona erdiğinde termik santralin durumu ne olacak? Çalışmaya devam edecek mi? Sizlerin durumu ne olacak? Bu konuda yeterli bir açıklama yok. Soma’mızın geleceğine birlikte sahip çıkacağız. Soma’mızın termik santrali, madenleri Somalının olana kadar birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Tek bir isteğimiz var: Termik santral eskiden olduğu gibi yine devlet tarafından işletilsin. Termik santral işçisi devlet işçisi olsun. İşçimizin de ilçemizin de gelecek korkusu kalmasın" ifadelerini kullandı. "Soma olarak kenetlendik" Konuşmasına destek veren herkese teşekkür ederek başlayan TES-İŞ Şube Başkanı Mustafa Girginler, "Ben sizlerin önünde sayın vekilime, bizleri Meclis’te her zaman sesimiz olduğu için kendilerine çok teşekkür etmek istiyorum. Bugün direnişimizin 17. günü. 17 günden beri bizlere burada her türlü imkanı sunan, bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediye Başkanıma, Soma Belediye Başkanıma çok teşekkürlerimi sunuyorum. Soma olarak çok güzel birbirimize kenetlendik, birbirimize sahip çıktık. Bir heyet oluşturduk. Bu heyet aynı şekilde işimizin devamlılığı için, uzun süreli bu tesisimizin, Soma’mızın mağdur olmaması için çalışması için bizler aynı şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
Sakarya BBP Genel Başkanı Destici: "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da yargılanmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek, "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için yargılanmalıdır. Yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Erenler ilçesinde bulunan bir düğün salonunda yapılan iftar sonrasında açıklamalarda bulunan Destici, İsrail-İran arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Destici, "İran nefsi müdafaa yaparak kendisini ve ülkesini, milletini savunmaktadır. Biz Amerikan saldırganlığını da İsrail saldırganlığını da kınıyor ve lanetliyoruz. Bombalarla tam 168 kız çocuğunu parça parça ederek öldürdüler. 8 tane Amerika’da ya da İsrail’de olsaydı acaba İslam dünyasına karşı, Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır içinde olurlardı. İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için mutlaka yargılanmalıdır. Bunlar yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz. Onun için Birleşmiş Milletlerde korkup sinmeyecek, genel sekreter cesaretli değilse bırakacak, dünya barışını savunacak, kim haksızlık yapıyorsa onun karşısında duracak ama bugün maalesef böyle şeyler yok" dedi. "Bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz" Destici, "Biz kardeş İran halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ama uyarılarımız da var. Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde 4 dron saldırısı gerçekleştirilmiştir ve haklı olarak Azerbaycan buna tepki göstermiştir. İran, şayet bu dronları kendisi atmadıysa bunu ispatını yapmalıdır. Azerbaycan’da düşen dronların menşeini açıklamalıdır. Biz elbette Azerbaycan’ın yanındayız, tarafımız net ama İran’da bir Müslüman ülkedir, oradakiler de kardeşlerimizdir. Türkiye şu ana kadar sağ duyu sahibi olarak ABD ve İsrail saldırılarını kınamıştır ama ortamı germekten uzak durmuştur ve meselenin barışçıl yollardan anlaşmayla ateşkes edilerek sağlanması için büyük bir gayret göstermektedir. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız, her gün onlarca devlet adamlarıyla görüşmektedir. Türkiye’nin gayesi bölgenin istikrarıdır ve Türkiye bölgede savaş istememektedir. Biz esasen bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz. İsrail gitmeden de bu bölgenin huzura ermesi mümkün değildir" diye konuştu.