ÇEVRE - 22 Mayıs 2026 Cuma 09:32

Eskişehir’de gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor

A
A
A
Eskişehir’de gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor

Eskişehir’in de içinde bulunduğu bölgede gök gürültülü sağanak yağış olacağı tahmin ediliyor.


Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, bölge genelinde havanın parçalı çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği değerlendiriliyor. Yayımlanan hava tahmin raporunda, yağış anında kuvvetli rüzgâr, kısa süreli kuvvetli yağış, yerel dolu yağışı ve yıldırım gibi olumsuzluklar meydana gelebildiği belirtildi. Hava sıcaklığının 1 ila 3 derece artması bekleniyor. Rüzgarın ise kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. Güncel bir meteorolojik uyarı bulunmuyor.


Öte yandan, Eskişehir’de en yüksek hava sıcaklığının 26 derece ile Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde olacağı öngörülüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Tarihi Arpaz Kulesi ve Beyler Konağı çökme tehlikesiyle karşı karşıya Aydın’ın Nazilli ilçesinde bulunan tarihi Arpaz Kulesi ve Beyler Konağı’nın, bakımsızlık nedeniyle hızla tahrip olduğuna dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yetkililere acil önlem ve restorasyon çağrısı yaptı. Aydın’da ayakta kalmış 3 kuleden biri olma özelliğini taşıyan Apaz Kulesi, restorasyon çalışmalarının yapılacağı günü bekliyor. Nazilli’nin Esenköy Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve bölgenin önemli tarihi mirasları arasında yer alan Arpaz Kulesi ile Beyler Konağı, bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelirken, doğaseverler tarihi kuleye dikkat çekti. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) üyeleri, uzun yıllardır ayakta kalmaya çalışan yapıların her geçen yıl daha da kötü duruma gittiğini vurguladı. Acil önlem ve restorasyon çağrısı yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Aydın’ın en önemli tarihi miraslarından biri olan Arpaz Kulesi ve Beyler Konağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. 20 yıldır ziyaret ettiğimiz, içinde kulesi, hamamı, konağı, misafirhanesi, depoları, çeşmeleri ve atölyeleri bulunan bu tarihi yapıların yıldan yıla çöküşünü üzülerek izliyoruz. Yakın zamana kadar Arpaz ailesi tarafından yerleştirilen yaşlı bir teyze ve oğlu tarafından bakılan tarihi yapılar, restorasyonunun yapılması ve müzeye dönüştürülmesi amacıyla belediyeye hibe edilmiş, restorasyon gerçekleştirileceği gerekçesiyle yapıya bakan aile de buradan çıkarılmıştı. Ancak aradan geçen zamana rağmen herhangi bir restorasyon çalışması yapılmamış, sahipsiz kalan yapılar hızla tahrip olmaya başlamıştır. Duvarlar dökülmekte, taşlar düşmekte, ahşap bölümler çökmekte, eşsiz güzellikteki ahşap işlemeler ise her geçen gün yok olmaktadır. Son yıllarda bölgede gelişen ekoturizm faaliyetleriyle birlikte birçok ziyaretçi ve tur acentesi Arpaz Kulesi ve Beyler Konağı’nı ziyaret etmektedir. Ancak ziyaretçiler, yapıların taşıdığı ciddi riskleri bilmeden konak ve kule içerisine kontrolsüz şekilde girmektedir. Bugün burada yaşanabilecek muhtemel bir çökme ya da yıkılma, telafisi mümkün olmayan can kayıplarına neden olabilir. Bakımsızlık nedeniyle ahşap zeminlerin çürüdüğü, duvarların taşıma gücünü kaybettiği açıkça görülmektedir. Bu nedenle başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, ilgili tüm kamu kurumlarını ve yerel yönetimleri göreve çağırıyoruz. Öncelikle ziyaretçi güvenliği açısından yapıların içerisine girişler ve kulenin altından geçişler derhal engellenmelidir. Alanın çevresi güvenlik çitiyle çevrilmeli, gerekli uyarı tabelaları yerleştirilmelidir" dedi. "Vakit kaybedilmeden koruma ve restorasyon projesi hazırlanmalı" Bölge için koruma ve restorasyon projesinin vakit geçirmeden hazırlanması gerektiğini ifade eden Sürücü; "Aydın turizmi ve bölge kültürü açısından büyük değer taşıyan Arpaz Kulesi ve Beyler Konağı için vakit kaybedilmeden koruma ve restorasyon projesi hazırlanmalı, bu tarihi miras gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Restorasyon tamamlanıncaya kadar, ziyaretçilerin yapıları dışarıdan güvenli şekilde görebilmeleri amacıyla arkasında tepedeki bir noktada ahşap bir seyir alanı oluşturulabilir. Dünyadaki benzer örneklerde tarihi yapılar hem korunmakta hem de kontrollü ziyaret sistemleriyle turizme kazandırılmaktadır. İtalya’daki Pisa Kulesi bunun en bilinen örneklerinden biridir. Pisa kulesini görmek için binlerce turist önceden rezervasyon yaptırarak 20 Euro verip, belirtilen kurallar çerçevesinde kuleyi ziyaret etmektedir. Yetkililerin, geri dönüşü olmayan bir yıkım ve muhtemel bir facia yaşanmadan önce harekete geçmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Manisa Akdeniz’de yeşil girişimcilik hamlesi Avrupa Birliği destekli 2 milyon 494 bin avroluk MERAVIGLIA Projesi’nin tanıtım toplantısı Manisa’da gerçekleştirildi. Proje kapsamında çevre koruma, sosyal içermeyi güçlendirme ve eko-girişimciliği desteklemek amacıyla Manisa’da iki yeni "üçüncü beceri merkezi" kurulacak. Akdeniz’de üçüncü mekanlar aracılığıyla çevreyi koruma, sosyal içermeyi güçlendirme ve eko-girişimciliğin zorluklarına çözüm üretmeyi amaçlayan MERAVIGLIA Projesi’nin tanıtım toplantısı Manisa’da gerçekleştirildi. Toulon merkezli CDE Petra Patrimonia Kooperatifi koordinasyonunda yürütülen projede Fransa, İtalya, Ürdün, Lübnan, Tunus ve Türkiye’den kamu ve özel sektörden toplam 8 kuruluş yer alıyor. Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen proje için 2,3 milyon avro ortak finansman sağlandı. Manisa Polisevi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Manisa Valiliği Avrupa ve Dış İlişkiler Koordinatörü Derya Deniz Güven, projenin 9 Ağustos 2025 tarihinde başladığını ve 36 ay süreceğini belirtti. Projeyle çevre koruma, sosyal kapsayıcılık ve yeşil girişimcilik alanlarında yeni modeller geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Güven, Manisa’da iki adet "üçüncü beceri merkezi" kurulacağını açıkladı. Güven, "Bu merkezlerde insanlar kendilerini evlerinde hissederken aynı zamanda ofis ortamında çalışabilecek, yeni iş fırsatlarına ulaşabilecek ve ihracatlarını geliştirebilecekler. Projede yaş sınırı bulunmuyor. İş kurmak isteyen herkese destek vermeyi amaçlıyoruz. Mentörlük hizmetleri sunacağız, iş kurma ve sermaye desteği sağlayacağız" dedi. Yaklaşık 1800 kişiye ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Güven, bunlardan 440’ının girişimcilik alanında destekleneceğini söyledi. Projenin toplam bütçesinin 2 milyon 494 bin avro olduğunu belirten Güven, üç yıl boyunca çok sayıda işletmeye eğitim ve mentörlük desteği verileceğini kaydetti. Proje kapsamında uluslararası eğitim programları ve girişimci değişim programlarının da uygulanacağını aktaran Güven, "Dört girişimci ikamet programı düzenlenecek ve eko-girişimcilik eğitimi için bir Akdeniz Akademisi kurulacak. Bu çalışmalar hem girişimcilerin becerilerini hem de üçüncü mekânların kapasitelerini güçlendirecek" diye konuştu. MERAVIGLIA Projesi kapsamında ayrıca Akdeniz’de sosyal içermeyi artırmak ve yeşil girişimciliği desteklemek amacıyla karar vericilere yönelik 9 farklı politika önerisi hazırlanacağı bildirildi.
Düzce Konuralp pirinciyle atıksız mutfak Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında "Coğrafi İşaretli Konuralp Pirincinin Türk Mutfağında Kullanımı (atıksız mutfak uygulaması)" başlıklı uygulamalı etkinlik düzenlendi. Programa; Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Kavuncuoğlu, Doç. Dr. Zeynep Mesci, Dr. Öğr. Üyesi Emrah Öztürk ve Öğr. Gör. Dr. Atıf Akkil katılım sağladı. Ayrıca teknik gezi kapsamında Düzce Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek-İçecek Hizmetleri Alanı öğretmenleri ve öğrencileri de etkinlikte yer aldı. Etkinlikte, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış’ın yürütücülüğünü yaptığı "Mutfaklarda Atık Yönetimi" dersi kapsamında coğrafi işaretli Konuralp pirincini kullanarak Türk mutfağına özgü çeşitli yemek uygulamaları gerçekleştirdi. Atıksız mutfak anlayışının ön plana çıkarıldığı etkinlikte; sürdürülebilir gastronomi yaklaşımı doğrultusunda yerel ürünlerin verimli kullanımı, gıda israfının azaltılması ve geleneksel mutfak kültürünün korunmasına yönelik uygulamalara yer verildi. Etkinlik süresince öğrenciler tarafından hazırlanan yemekler incelenirken, coğrafi işaretli ürünlerin gastronomi turizmi açısından taşıdığı önem ile yerel mutfak değerlerinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.