GÜNDEM - 13 Şubat 2025 Perşembe 14:58

Eskişehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor

A
A
A
Eskişehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kentsel dönüşüm konusunda öncelikli olan mahallelerde hızlı taramalar yaptıklarını ve hazırlanan raporları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na göndereceklerini anlattı. Ünlüce, Eskişehir’de acil kentsel dönüşüm bekleyen 10-12 mahallelik bir alan olduğunu belirterek, "Tabii ki hepsi yıkılacak demek değil, ama depremde ağır hasarlı ve hasarlı olabileceği tahmin edilen 6-10 bin bina var" dedi.


Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, İhlas Haber Ajansı Eskişehir Ofisi’ne ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında Ünlüce, Eskişehir’le ilgili çözüm bekleyen konularla ilgili olarak muhabirlerin sorularını yanıtladı. "Emek ve Erenköy depreme biraz daha dayanıklı zeminleri oluşturuyor, ancak Sarısungur ve Çankaya’nın bir bölümünde evler 4 katta kalmış. Konuyla alakalı imar çalışmaları ne durumda?" sorusu üzerine Ünlüce, "Bahsettiğimiz imar planları çok eskiden yapılmış planlar. Özellikle problemli bazı bölgelerimiz var. Emek ve Erenköy bölgelerinin zemini biraz daha sağlam ama zaten Vadişehir, Ihlamurkent tarafı açıldı ve orada biliyorsunuz ki kat yükseklikleri de var, TOKİ de orada evler yaptı. Dolayısıyla orada bir yerleşim oluştu zaten. Erenköy’le ilgili çalışılıyor. Kuzey tarafta da Fevzi Çakmak ve Yeşiltepe’de imar problemleri var, oralarda bazı yerlerde 2 kat bazı yerlerde 3 kat kalmış" şeklinde konuştu.



"Adalar bazında ve ayrık nizamlı bir kentsel dönüşüm planlıyoruz"


Eskişehir’in hem kuzey ve güneyi, hem de Tepebaşı’nı ve Odunpazarı’nı kapsayan eski mahalleleri için kendilerine gelen talebin ‘Yerinde kat verilmesi’ olduğunu dile getiren Ünlüce, konuyla alakalı şu açıklamalarda bulundu:


"Zaten bu bölgelerde eski plan olduğu için yapılar bitişik nizam; çok fazla ayrık nizam yok. Biz de buralarda kat yüksekliği verebileceğimizi düşündük. Çünkü kat yüksekliği vermeden imar problemlerini çözemezsiniz. Ama bir yandan da ayrık nizam ve parsel birleştirmeleri yapalım dedik. Yani parsel bazında değil, adalar bazında çözüm üreteceğiz. Çünkü ada bazlı modelde nüfusu arttırmadan olayı çözebiliyoruz. Kat yükseltme veriyoruz, ama geri çekmeler yapıyoruz, sokakları açıyoruz, yeşil alan, sağlık alanı ve okul alanı, otopark oluşturuyoruz."



"Umarım bu dönemde sorunlu eski mahallelerin dönüşümünü tamamlamış oluruz"


Kentsel dönüşüm sürecinin belli bir zaman alacağını ifade eden Başkan Ünlüce, çalışmaların son durumuyla ilgili ise, "Yeşiltepe’deki çalışmalar bitmek üzere, Tepebaşı bitirmek üzere. Erenköy ve Odunpazarı da yoğun şekilde çalışıyorlar. Çünkü bu dönüşümler daha çok binlik olarak yapılacak, bir yandan 5 binliğini de çalışıyoruz. Biz 3 başkan olarak ara ara imar toplantıları da yapıyoruz, umarım bu dönemde sorunlu eski mahallelerin dönüşümünü tamamlamış oluruz" ifadelerine yer verdi.



"Eskişehir’de acil kentsel dönüşüm bekleyen 10-12 mahallelik bir alan var"


6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, kentsel dönüşüm alanları üzerindeki yetkinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda olduğuna dikkat çeken Ünlüce, "Bu kanun yetkiyi Bakanlığa vermiş. Aynı zamanda Bakanlığa bu yetkiyi belediyelerle paylaşma yetkisi de vermiş. O yüzden Bakanlığın Eskişehir’de kentsel dönüşüm alanlarını belirlemesi lazım ki onlar da zaten belli az çok. Toplamda 10-12 mahalleyi kaplayan bir alan var. Biz İnşaat Mühendisleri Odası’yla (İMO) birlikte hızlı tartama yöntemiyle Eskişehir’de 50 bine yakın binanın taramasını yaptık. Ve artık biliyoruz ki hangi binaların yıkılması lazım, neler yapılması lazım. Bu raporları Bakanlığa göndereceğiz.



"Dönüşümle ilgili maddi yardımda bulunulacak bir takım çözümler önerilmesi lazım"


Başkan Ünlüce, şehir merkezinde 99 depremi öncesinde yapılan binaların güvenli olmadığına vurgu yaparak, kentsel dönüşümle ilgili gerekli noktaları şu şekilde dile getirdi:


"99 öncesinden kalan, o klasik eski, 8 katlı, bitişik nizam, altında sonradan ticaret yapılmış, kolon kesilmiş ve ne olduğu belli olmayan bir sürü eski yapılanma var. Bunların bazıları deprem sonrası ağır hasarlı ve hasarlı hale geldiğini tahmin ettiğimiz binalar. Onların riskli olmadığını söylemek mümkün değil. Tabii bu yapıların bir kısmı yerinde dönüştü biliyorsunuz ama o da parsel bazında çok sağlıklı olmadı. Geçenlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la görüştüğümüzde Eskişehir’le ilgili olarak bu konular gündeme geldi. Önce düzgün bir imar planının yapılması, sonra da dönüşümle ilgili maddi yardımda bulunulacak bir takım çözümler önerilmesi lazım."



"Depremde ağır hasarlı ve hasarlı olabileceği tahmin edilen 6-10 bin bina var"


Ünlüce, "Biz İMO’yla birlikte hızlı tartama yöntemiyle Eskişehir’de 50 bine yakın binanın taramasını yaptık. Ve artık biliyoruz ki hangi binaların yıkılması lazım, neler yapılması lazım. Bunu uzman bir ekiple beraber raporlaştırdıktan sonra da Bakanlığa göndereceğiz. 6 ila 10 bin gibi bir rakam veriliyor. Tabii ki bu binaların hepsi kesinlikle yıkılacak diye bir şey söz konusu değil. Bunların bazıları depremden sonra ağır hasarlı ve hasarlı olacağı tahmin ettiğimiz binalar. Çünkü deprem planına göre çadır ve konteyner için sayı belirlememiz gerekiyor. Ama bu 6 bin binanın ya da 10 bin binanın hepsi yıkılacak demek değil tabii ki, o kadar olmasını beklemiyoruz." diye anlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.