GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 12:58

Eskişehir’de umuda dokunan proje: ESMİAD’dan onkolojiye 3 yeni hasta odası

A
A
A
Eskişehir’de umuda dokunan proje: ESMİAD’dan onkolojiye 3 yeni hasta odası

Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’nde yaptırılan 3 yeni hasta odasının açılışı gerçekleştirildi.


ESMİAD tarafından kazandırılan hasta odaları, modern donanımı ve konforlu yapısıyla dikkat çekerken, özellikle uzun ve zorlu tedavi sürecinden geçen onkoloji hastalarına hem fiziksel hem de psikolojik destek sağlamayı hedefliyor. Projenin, hasta memnuniyeti ve tedavi sürecine olumlu katkı sunması bekleniyor.



"Bu şehre borcumuz var"


Açılışta konuşan ESMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Sinlenmez, iş dünyasının toplumsal sorumluluğuna dikkat çekerek, "Eskişehir’de kazanan, büyüyen her iş insanının bu şehre bir borcu olduğuna inanıyoruz. Bugün burada sadece bir oda açmıyoruz; hastalarımıza umut olacak bir dokunuş gerçekleştiriyoruz. ESMİAD olarak sosyal sorumluluk projelerimizi artırarak sürdüreceğiz" dedi.



İş dünyasından sağlığa güçlü mesaj


Bu katkının sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını vurgulayan protokol mensupları, iş dünyası ile kamu kurumları arasındaki bu tür iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Dernek yetkilileri, benzer projelerle Eskişehir’e katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.


Açılış törenine; ESOGÜ Genel Sekreteri Harun Yoldaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Bülent Yıldız, Tıbbi Onkoloji öğretim üyeleri Doç. Dr. Metin Demir ve Doç. Dr. Duygu Bayır Garbioğlu, Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı ile Sağlık Hizmetleri Müdürü Zeynep Akgözlü katıldı.



Eskişehir’de umuda dokunan proje: ESMİAD’dan onkolojiye 3 yeni hasta odası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Necmeddin Bilal Erdoğan: "Palet Türk Müziği İlkokulu Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje" YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, " Palet Türk Müziği İlkokulu, bugün Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje, hamdolsun sekizinci yılındayız, devam ediyoruz. Dubai’de bir Arap Müzik Enstitüsü adıyla buna benzer bir projeyi hayata geçirdik. Orada da Arap müziğinin adeta korunmasıyla ilgili bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz. dedi. Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu ve Haliç Üniversitesi arasında gerçekleştirilen eğitim iş birliğinin imza törenine katıldı. Program kapsamında protokol üyeleri okul içerisinde bulunan sergi alanlarını gezdi. Gezinin ardından okul öğrencileri davetlilere müzik konseri gerçekleştirdi. İki kurum arasında gerçekleştirilen eğitim iş birliği protokolünü Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın imzaladı. İmza töreninin ardından protokol üyeleri katılımcılarla Türk Müziği hakkında sohbet ederek, Türk Müziği hakkında bilgiler verdi. "Bugün Türkiye’de, dünyada da eşi benzeri olmayan bir proje" Programda konuşan Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Biz 2011 yılında ilk anaokulumuzu açtığımız zaman yine Palet markasıyla, müzik eğitimini nasıl yapmalıyız, bizde bu nasıl farklı olmalı, anaokulunda nereden başlanmalı? Hem kullandığımız Montessori pedagojisine uygun bir şekilde hem de bizim müziğimizde bunu nasıl yapabiliriz diye çalışmaların sonunda Yüce ile tanıştık. Yüce ile bir yerden başladık. İlk önce anaokulunda müzik eğitimi, ondan sonra ilkokulumuzu açtığımızda ilkokulda nasıl devamını getiririz ve sonra Palet Türk Müziği İlkokulu taçlandığı adeta yer olmuş oldu. Bugün Türkiye’de, dünyada da eşi benzeri olmayan bir proje, hamdolsun sekizinci yılındayız, devam ediyoruz. Dubai’de bir Arap Müzik Enstitüsü adıyla buna benzer bir projeyi hayata geçirdik. Orada da Arap müziğinin adeta korunmasıyla ilgili bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz. Dubai çok da bir kültürel olarak ne diyeyim kozmopolit bir yer. Ama onun içinde dahi kendi müziğini korumak isteyen insanlar var elbette. Orada da bir müzesi, bir ’meclis’ diyorlar Arap usulünde meclisi olan, yine buradaki gibi sınıfları, çalışma hücreleri olan bir yerimiz var; oraya da yolunuz düşerse görmenizi isterim." dedi. "Bir nesli belki yeniden Türk müziğiyle barıştıracak müzik insanlarının yetişebileceğine biz inanıyoruz" Bugüne kadar birçok kurumla bir araya gelerek iş birlikleri konuştuklarını, akademik sempozyumlar gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, "Çocuk beste yarışması, çocuk şarkıları beste yarışmaları yaptık. Çocuk enstrümanları yapım yarışması yaptık. Bu şekilde hem buradaki imkanları kullanmak istiyoruz hem buradan yetişen çocuklarımızın çok daha, yani 10-11 yaşında buradan mezun oluyorlar ama çok daha görgülü, donanımlı bir şekilde mezun olmalarını istiyoruz. Buradan konservatuvara devam eden var, etmeyen var; hepsi konservatuvara gidecek diye bir derdimiz yok. Ama Türk müziğini bilen, icra eden, çok iyi icra eden entelektüeller yetişsin, hangi alana devam ederse etsin. Derdimiz bu. Hele hele şöyle üç yılda, beş yılda bir böyle paradigma değiştirecek bir Alaeddin Yavaşça, Cinuçen Tanrıkorur boyutunda işler yapacak, bir Sadettin Kaynak, Tamburi Cemil... Kim bilir? Birisi buradan çıksa maksat hasıl olmuş olacak. Bir nesli belki yeniden Türk müziğiyle barıştıracak müzik insanlarının yetişebileceğine biz inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Büyük oranda bütün çocuklarımız kısmi veya tam burslu olarak burada okuyorlar" Öğrencilerin her sene yetenek sınavıyla alındığını belirten Erdoğan, "Şu anda sınavlarımızı yapıyoruz. Binden fazla öğrenci içerisinden 24 çocuğumuzu alıyoruz. Çocuklarımız elbette müzik yeteneği üst düzeyde. Ailelerinin gelir durumuna göre burslandırıyoruz yeteneğe göre seçtikten sonra. Büyük oranda bütün çocuklarımız kısmi veya tam burslu olarak burada okuyorlar. Buradan mezun olup konservatuvara devam etmek isteyenler için Medeniyet Üniversitesi yakın, onların müzik bölümüyle çalışıyoruz. Milli Eğitim, Medeniyet Üniversitesi ve bizim iş birliğimizle Üsküdar’da bir müzik ortaokul-lisesi açıldı; oraya devam edebiliyorlar. Böylelikle müzik bölümüne de ortaokuldan itibaren devam edebiliyorlar. Biz de oradaki öğrencilerden ihtiyaç sahibi olanları yine burslandırarak destekliyoruz. Bu bizim vakfımız, vakfımızın bünyesindeki okullarımız. Dolayısıyla hem kar amacı gütmüyoruz hem de bu şekildeki sosyal sorumluluk projelerimizi güçlendirerek sürdürmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Programa, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Abdullah Ceylan, Mütevelli Heyeti Üyesi Hulusi Yiğit, Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç Genel Sekreter Alim Uçar katıldı.
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na yanıt: "Devletler ezberlerle değil, akılla yönetilir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve parti hakkındaki sözlerine ilişkin, "Devletler ezberlerle değil, akılla yönetilir. Milliyetçi Hareket Partisi, hem Başbuğ Türkeş döneminde hem de Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli döneminde her adımını milli akılla ve Türkiye’nin menfaatlerini önceleyerek atmıştır" dedi. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun MHP Lideri Bahçeli ve partiyi hedef alan açıklamalarına yanıt verdi. Dervişoğlu’nun Alparslan Türkeş’i referans göstererek Bahçeli’yi eleştirdiğine dikkat çeken Büyükataman, "Varlık sebebi tükenen, siyaseten biten bu zatın Türkiye’nin ve bölgemizin gerçeklerinden son derece kopuk olduğu, çağı yakalayamadığı, bugün yaptığı grup konuşmasında bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ‘Türkiye-Rusya-Çin’ (TRÇ) ittifakı önerisi, Türkiye’nin bölgesindeki söz sahibi ve oyun kurucu konumunu güçlendiren bir stratejidir. Devletler ezberlerle değil, akılla yönetilir. Milliyetçi Hareket Partisi, hem Başbuğ Türkeş döneminde hem de Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli döneminde her adımını milli akılla ve Türkiye’nin menfaatlerini önceleyerek atmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin attığı her adım millidir, millet ve devlet menfaatinedir. Çünkü Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, ‘Benim aklım hep Türkiye’dir’ şiarıyla düşünmekte ve adımlarını buna göre atmaktadır" ifadelerini kullandı. Günün şartlarında Türkiye’nin kendisini merkeze alıp ekonomik, siyasi ve sosyal her gelişmeye karşı başrol olmak durumunda olduğunu belirten Ataman, "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi ‘Mustafa Kemal Atatürk döneminden itibaren Türkiye milli hedefler ve menfaatler doğrultusunda Selçuklu kartalı misali hem Doğu’ya hem de Batı’ya bakan bir anlayışla Türkiye merkezli politikalar belirlemiştir.’ Bu çizgi bugün de devam etmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya tesisini kendisine siyasi görev olarak belirlemiştir. Dünyaya meydan okuyan, coğrafyalara kan ve savaş ithal eden, uluslararası hukuku ve diplomasiyi hiçe sayan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek ‘TRÇ’ ittifakının inşa ve ihya edilmesidir. Bu seçenekten rahatsız olan Dervişoğlu, efendilerinin sesiyle konuşmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti kurulduğu günden bu yana nettir. Çizgimiz hiçbir zaman değişmemiştir. Önceliğimiz her dönem Türkiye’nin ve büyük Türk milletinin menfaatleri olmuştur" şeklinde konuştu.