GÜNDEM - 27 Şubat 2025 Perşembe 10:23

Eskişehirli taksiciler yeni kamera zorunluluğuyla ilgili görüşlerini dile getirdi

A
A
A
Eskişehirli taksiciler yeni kamera zorunluluğuyla ilgili görüşlerini dile getirdi

Eskişehir’de ticari taksi sürücüleri, taksilere kamera taktırma zorunluluğu ve güvenliği artırmayı hedefleyen yeni yasal düzenlemeyle alakalı değerlendirmelerde bulundu.


Yeni yönetmelik kapsamında 1 Mart’tan itibaren ticari taksilere güvenlik kamerası taktırılması zorunlu hale getirildi. Kamera takmayan taksilerin ise araç muayenesinden geçemeyeceği ve çalışmaya devam edemeyeceği açıklandı. Yürürlüğe girecek olan yeni yasaya göre, taksilere takılacak olan kameraların, sürücü koltuğu dâhil aracın içini ve gidiş yolunu kaydedecek şekilde konumlandırılması gerekiyor. Yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından erişim sağlanacak olan bu kayıt sistemi sayesinde, hem ticari taksi sürücülerinin hem de yolcuların güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor. Eskişehir’deki ticari taksi sürücüleri yürürlüğe girecek olan yeni yasayla ilgili düşüncelerini aktarırken, hem sürücüler hem de yolcular açısından olumlu ve olumsuz görüşleri ele aldı.



"İftiraya ya da şiddete maruz kaldığımızda bunun ispatı da daha kolay olacak"


Ömer Şen, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:


"Yaklaşık 30 yıldır bu işi yapıyorum, aynı zamanda durak başkanıyım. Durak olarak hazırlıklarımız devam ediyor, mecbur taktırmak zorundayız yoksa muayeneden geçemeyecek. Tabii aslında bizim iyi daha iyi olur, çünkü içerde müşterilerin bazen ne yaptığı ettiği belli olmuyor, onun için kamera kaydı faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Güvenlik açısından da önemli, herhangi bir iftiraya ya da şiddete maruz kaldığımızda bunun ispatı da daha kolay olacak."



"Her gün olmaz ama bir gün olur, o gün de kamera lazım olur"


Kamera maliyetlerinin taksicileri zorlayabileceğini dile getiren Şen, bu noktada piyasada pek çok farklı rakam geçtiğini ifade etti. Şen, "Arkadaşlarımıza sıkıntı yaşatmadan bütün taksicilerin kameralarını taktırması hepimiz için iyi olur. Çünkü her gün olmaz ama bir gün olur, o gün de kamera lazım olur" dedi.



"Taksi biraz daha özel bir vasıta, bazı müşteriler kameraya alınmak istemeyebiliyor"


Şenol Pakol, herkesin her gün müşteri olarak taksilere bindiğini ancak kendilerinden görüntü alınması konusunda herkesin aynı düşüncede olmadığını dile getirerek, "Mesela arkada önemli bir telefon görüşmesi yapıyor olabilirsiniz ya da bizzat görünmekten hoşlanmazsınız; böyle olunca bazı müşteriler soruyor, ‘takside kamera var mı?’ diye. Taksi çünkü dolmuş ya da otobüs gibi toplu taşıma değil, biraz daha özel bir vasıta. Haliyle bireysel kullanıldığı için bazı müşteriler kameraya alınmak istemeyebiliyor" ifadelerine yer verdi.



"Adam öldükten sonra bizi kameradan izleyip korusalar ne olacak?"


Zorunlu kamera sisteminin taksicilerin yaşadığı güvenlik problemlerine çözüm olacağını düşünmediğini ifade eden Pakol, görüşlerini şu sözlerle aktardı:


"Genelde bir olay olduktan sonra anca bakılır ya kameralara, adam öldükten sonra bizi kameradan izleyip korusalar ne olacak? İzmir’deki olayı hatırlayın mesela, adam öldü biz öldükten sonra izledik. Bizim bağlı olduğumuz cemiyet Şoförler Odası, onların piyasa araştırmasını yaptıktan sonra bize bilgi vereceğini düşünüyorum. Şu an için bizim durağa gelen bir bilgi yok, ama yasanın çıktığıyla ilgili haberleri görüyoruz tabii, biz de bekliyoruz."



"Müşterilerin kendilerini güvende hissetmeleri açısından da iyi olacaktır"


Murat Yıldırım, hayata geçecek yeni uygulamanın olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağını ve iki yönlü olarak da faydalı olacağını düşündüğünü belirtti. Konuyla ilgili olarak Yıldırım, "Güvenlikten ziyade kazalar için önemli olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda acil durum butonu da olacakmış, bu da bizim için öncelikli bir şey. Eskişehir’de çok olay yaşanmıyor tabii ama genel olarak faydalı bir uygulama olacağını düşünüyorum. Şu an birkaç arkadaş kamera fiyatlarını paylaştı, 25-30 bin arasında değişiyor. Kamerayı taksi sahipleri taktıracak o yüzden bizlerden bir şey talep edilmedi. Müşterilerle daha görüşmedik o yüzden ne düşünürler bilmiyoruz ama eminim kendilerini güvende hissetmeleri açısından onlar için de iyi olacaktır. Bize henüz bir bildiri gelmedi ama zaten Kasım ayında yasa çıktı, yürürlüğe girmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.



Eskişehirli taksiciler yeni kamera zorunluluğuyla ilgili görüşlerini dile getirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı konserin ilki Kayseri’de yapıldı Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) ve Kayseri Kent Konseyi’nin işbirliği ile gerçekleştirilen "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kayseri’de düzenlendi. "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlendi. KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu’nun şeflik yaptığı konsere çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran vatandaşlar, türkülere alkışlarla eşlik etti. Konser öncesi açıklamalarda bulunan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Konserlerimizin her biri özel ama bu kez daha özel bir konser yapıyoruz. 6 Şubat depreminden sonra biz dernek olarak deprem bölgelerinden elimizi hiç çekmedik. Özellikle Antakya, Defne ve Adıyaman’da çok var olmaya çalıştık. Buralara Kayserililerin de faydası çok oldu. Biz 3 yıl sonra Antakya’ya gittiğimizde böyle bir kültürel etkinliğe ihtiyaçları olduğunu gördük. Aslında bu konseri de Antakya için hazırladık. Ancak Kayserililerin de desteklerini unutmayıp, ‘biz bu konsere hazırlandık’ dedik. Kayserililerin desteği de hep yanımızdaydı. O yüzden konserimizin ilk ayağı Kayseri olsun diye düşündük. 6 Mayıs’ta Aksaray’da, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Defne Belediyesi’nin davetiyle konserimizi yapacağız. Repertuvarımız bölge insanının sevdiği hep birlikte söyleyebileceğimiz türkülerden oluşuyor. Yine çok güzel ve keyifli bir konser olacak. Kültürümüze sahip çıkmazsak, ‘biz bizi unuturuz’ şiarıyla gidiyoruz. Biz çok keyif aldık. Dinleyicilerimizde keyif alır umarım" ifadelerini kullandı. ’Bir Türkü, Bin Duygu’ temalı konserlerin ikinci ayağı 6 Mayıs’ta Aksaray’da, üçüncü ayağı da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Hatay’ın Defne ilçesinde düzenlenecek.
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.