SAĞLIK - 21 Mart 2024 Perşembe 13:01

Göz kızarıklığı deyip geçmeyin

A
A
A
Göz kızarıklığı deyip geçmeyin

Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hatice Onur, gözde kızarma çapaklanma sulanma batma ile kendini gösteren konjonktivit hakkında bilgi verdi. Hastaların genelde kırmızı göz sorunu ile kendilerine geldiğini anlatan Onur, “Her kırmızı göz konjonktivit olmayabilir, bunu mikroskobik muayene ile anlarız” dedi.


Konjonktivitin en sık görülen göz enfeksiyonlarında olduğunu ifade eden Onur, viral, bakteriyel ve alerjik olarak 3 tip konjonktivit olduğunu aktararak, “Virüslerden (nezleye neden olan virüslerin benzeri virüslerden) kaynaklanan viral tip çok bulaşıcıdır, ancak genellikle birkaç gün içinde tedaviye gerek olmadan kendi kendine iyileşebilir. Ama yine de viral enfeksiyonları basite almamak gerekir. Özellikle Adenoviral Konjonktivit çok ciddi seyredebilir. Bakterilerin neden olduğu Bakteriyel Konjonktivit ise, tedavi edilmezse göze ciddi zarar verebilir. Gözde yoğun akıntı (sarı-yeşilimsi renkte) vardır ve bulaşıcıdır. Alerjik Konjonktivit göz nezlesi olarak da bilinir. Polenler, toz ya da hayvan tüyüne alerjisi olanlarda görülebilir” dedi.



"Hijyenik nedenlerle çocuklarda daha fazla görülüyor"


Üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte son zamanlarda influenza salgınları nedeniyle çocuklarda çok sayıda viral konjonktivit vakası gördüklerini ifade eden Op. Dr. Onur, “Çünkü çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ile birlikte özellikle öksürme ve hapşırma ile bulaşabiliyor. Hijyenik nedenlerle çocuklarda daha fazla görülüyor. Okullarda ve kreşlerde de salgın şeklinde oluyor” şeklinde konuştu.



"Tedavi edilmezse görme sorunları oluşturabilir"


Konjonktivitin tedavi edildiğinde kalıcı bir hasar bırakmadan iyileştiğini ifade eden Dr. Onur, “Ancak tedavide geç kalınırsa veya hasta göz damlalarını, ilaçlarını kullanmazsa tablo ciddileşebilir, Keratite dönüşebilir. Keratit, gözün şeffaf örtüsü olan korneanın iltihaplanması demektir. Doğru tedaviler uygulanmazsa gözde aşırı kaşıntı meydana gelir. Çok kaşınma ileride keratokonus denilen korneanın incelmesi ile meydana gelen hastalığa neden olur. Bu da kalıcı görme kusurunu beraberinde getirir. Yani basit bir konjonktivit gözün görme bölümünü de etkileyebilir” diye belirtti.



Tedavi yöntemleri


Konjonktivitin tedavi şeklinin enfeksiyona neden olan faktöre göre düzenlendiğini dile getiren Op. Dr. Hatice Onur, tedavi yöntemlerine ilişkin şunları söyledi:


“Viral enfeksiyonların herhangi bir spesifik tedavisi olmamakla beraber, şikayetleri azaltacak ve enfeksiyon geçene kadar rahat hissetmeyi sağlayacak bir takım ilaçlar önerebilir. Bakteri kaynaklı olanlar antibiyotik tedavisine cevap verir. Antibiyotik göz damlası ve merhemleri kullanılır. Alerjik konjonktivitte göz damlalarıyla alerjinin neden olduğu kaşıntı ile kızarıklık giderilir.”



Korunma yolları


Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Göz Doktoru Op. Dr. Hatice Onur, konjonktivitten korunma yollarını ise şöyle sıraladı:


“Ellerinizi sık sık yıkayın, başkalarının kişisel eşyalarını (havlu, makyaj malzemesi gibi) kullanmayın. Gözlerinizde enfeksiyon varsa havuza girmeyin. Havuza girerken yüzücü gözlüğü kullanın. Lenslerinizi ellerinizi yıkadıktan sonra takıp çıkarın, lens solüsyonun her defasında yenileyin. Hapşırırken ve öksürürken ağzınızı kapatın, sonrasında gözünüzle temas etmeyin. Lenslerinizi başkalarıyla paylaşmayın. Ellerinizin değdiği mutfak tezgahı, lavabo, cep telefonu gibi yüzeyleri sık sık temizleyin” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.