POLİTİKA - 17 Nisan 2026 Cuma 13:46

İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik: "600 bin kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor"

A
A
A
İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik: "600 bin kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor"

Kolluk Gözetim Komisyonu Eskişehir Programı’na katılan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, "Yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli sahada sizlerin hizmeti, huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden 24 saat esasına göre görevlerini ifa ediyorlar" dedi.


Program, Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Yabancı Diller Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, "Devletimizin ve komisyonumuzun kurulundaki süreçlerdeki tek bir amacı var; malumlarınız olduğu üzere, birçok alanda hepimiz kendi özgürlük alanlarımızın kısıtlanarak devlet otoritesiyle düzenin ve özgürlüklerin garanti altına alınması, güvenli bir şekilde ortak yaşama iradesinin organize edilmesi için iradelerimizin bir kısmını ’devlet’ dediğimiz kurumsal organizasyona devrediyoruz. Kurumların organize olmuş hali olan devletin de bu işleri yaparken bir düzen ve güvenlik dengesi kurması, toplumun tüm kademelerinden en zayıf halkasının bile hakkının korunduğu bir sürecin inşası içinde bir yapılanma ve organizasyon gerekiyor ki bunun en temel alanı da hepimizin sıkça karşılaştığı bir konudur. Kamuoyunda bugünlerde daha çok değerlendirdiğimiz bu konu; özgürlük ve güvenlik dengesidir. Hangi alana kadar neyi yapabileceğimiz ve bunun sınırlarının nerede biteceği. Bunlar hepimizin malumu olduğu üzere; özgürlükler ancak kanunlarla sınırlanabiliyor. Kanunun verdiği yetki çerçevesinde bu süreçler devam ediyor. Hem birey olarak hem de kurumsal organizasyon olan devlet olarak bu özgürlük-güvenlik dengesinin, kanunların verdiği yetki çerçevesinde herkes tarafından kullanılabilir olması hepimizin ortak amacı" ifadelerini kullandı.



"Yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyorlar"


Kolluk birimlerindeki görevli personel sayısıyla ilgili bilgiler paylaşan Çelik, "Ülke genelinde ortalama 350 bin civarında Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı personeli var. Bunların 20 bin civarı sivil personel, 300 bin civarında da emniyet mensubu diye tabir ettiğimiz polis kardeşimiz var. Buna ilave olarak 186 bin civarında jandarmamız, 10 bin civarında da sahil güvenliğimiz var. Bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli sahada sizlerin hizmeti, huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden 24 saat esasına göre görevlerini ifa ediyorlar. Kollukla ilgili şikayetlere baktığımızda yıllık 60 bin civarında bildirim yapıldığını ve soruşturma açıldığını gözlemliyoruz. Yıl içinde amacımız bu soruşturmaların akamete uğramadan, maddi ve somut gerçekliğin gecikmeksizin şeffaf bir şekilde açığa çıkarılmasıdır. Tabii bunun için soruşturmacılar ve müfettişler görevlendiriliyor. Bu müfettişler marifetiyle yılda bu 60 bine yakın soruşturmanın hemen hemen 50 küsur bin tanesi sonuçlandırılıyor. Yüzde 18 civarında da sonuçlandırılamayan dosyamız kalıyor" diye konuştu.



"Eskişehir’de ortalamanın altında kolluk şikayeti yaşandığını gördük"


Sözlerinin devamında Eskişehir ile ilgili verilere de değinen Çelik, şunları söyledi:


"Sayın Vali Yardımcımız ve ekibinden, Kolluk Gözetim Komisyonunun idare kurulu bünyesinde 2024 yılında sonuçlandırılamayan, yanılmıyorsam 7 civarında dosyamızın neden sonuçlanmadığı sorusunu sorduk. Onlar da süreçleri ifade ettiler. Tabii ki soruşturmaların 2 yıl içinde her halükarda sonuçlandırılması gereken olaylar olduğunu biliyoruz. Olayın açıldığı tarihten itibaren müfettiş görevini yapıyor, sonra ceza teklif ediliyor ve disiplin kurulları buna karar veriyor. Bazılarına memuriyetten çıkarma, bazılarına meslekten çıkarma gibi iki ayrı süreç var. Bu süreçlerden bir tanesi Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na gidiyor. Yüksek Disiplin Kurulu karar alıp memuriyetten çıkarma konularında Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na gidiyor gibi birbirini besleyen üç ayrı aşamada sonuçlanıyor. Dolayısıyla bunların hemen hemen son aşamaya gelmiş, Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na ulaşmış dosyalar olduğunu gördük. Zaman aşımına uğramasına en erken olanın dahi iki buçuk ayı var; bazılarının 7-8 aylık süreçleri olduğu ve dosyaların Ankara’da olduğu ifade edilince, sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlandırılacağını görmekten memnuniyet duyduk. Eskişehir’imiz açısından baktığımızda, ülke genelindeki ortalamaların altında bir kolluk şikayeti yaşandığını görmüş olduk. Bu sayısal veriler bizim açımızdan anlamlıdır; ancak sizlerin sahadaki zihinsel karşılığı da bunu ifade edecek şekildedir diye değerlendiriyoruz. Eskişehir’imizde kolluk personelinin Türkiye ortalamasının altında bir soruşturma ve şikayete muhatap olduklarını görmüş olduk."


Programa Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslanca, Muhammet Ecevit Carti, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu 2. Başkanı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Dr. Yavuz Selim Akkoç ve Avukat İsmail Gazel eşlik etti.



İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik: "600 bin kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Çobanları hamama götürüp oyaladılar, 36 büyükbaş hayvanı çaldılar Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, hamama götürdükleri çobanları oyalayıp yaklaşık 5 milyon TL değerindeki 36 büyükbaş hayvanı çalan zanlılar yakalandı. Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları hayvanlar bulunup sahibine teslim edilirken, yakalanan 8 zanlıdan 4’ü tutuklandı. 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen büyükbaş hayvan hırsızlığı olayı ile ilgili Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT Dedektif Timleri ve Sivrihisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından araştırma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin, çalınan hayvanların çobanlarını oyalamak maksadıyla Ankara’da bir hamama götürdükleri ve ağılda kimsenin kalmadığı esnada diğer 3 şüphelinin kamyon ile ağıla gelip hayvanları çalarak Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları tespit etti. Eskişehir ve Afyonkarahisar’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda olaya karışan 8 şüpheli yakalandı ve yapılan aramada piyasa değeri yaklaşık 5 milyon TL olan 36 büyükbaş hayvan ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Konuyla ilgili açıklamada, "Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı halkımızın huzur ve güven içerisinde hayatlarına devam etmeleri amacıyla hırsızlık olaylarının kısa sürede aydınlatılması, faillerinin yakalanması ve çalınan malzemelerin ele geçirilmesi için her türlü tedbiri almaya kararlılıkla devam edecektir" denildi.
Rize Türkiye’de engelli yakınlarını ilgilendiren emsal karar Rize’de kendisine ait engelli aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu kullanınca kendisine vergi borcu çıkan vatandaş açtığı davayı kazandı. Engelli yakınlarını ilgilendiren emsal kararda mahkeme engelli aracını 2. ve 3. derece akrabaların da kullanabileceğine hükmetti. Rize’de engelli bir vatandaş kendisine ait aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu, yani torunu kullandığı sırada polis tarafından işlem başlatıldı. Tutulan tutanak doğrultusunda engelli vatandaştan aracı alınırken, muaf tutulduğu ÖTV ve KDV ödemeleri istendi. Bunun üzerine yargıya başvuran vatandaş Trabzon Vergi Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda vergi dairesinin aracı en fazla 2 kişinin kullanabileceğine dair aldığı taahhütnamenin hükümsüz olduğuna karar verdi. Gerekçe olarak ise aracın engellinin istifadesine sunulmak şartıyla 3. dereceye kadar akrabalarının kullanabileceği gerekçesiyle, vergi dairesinin aksi görüşle yapmış olduğu cezalı tarhiyatları kaldırdı. Müvekkilinin açtığı dava sonucunda haklı bulunduğunu bu nedenle cezanın kaldırıldığını ifade eden Avukat Remzi Kutanoğlu "Rize’de bir müvekkilimiz, engelli, kendine tahsis edilmiş bir aracı vardı. Bunu taahhütname ile iki kişi kullanabilirdi ve birinci derece akrabalarıydı bu. Burada sadece ailede birinci derece akrabası olan bir oğlu vardı, o kullanabiliyordu. Hayatın içerisinde aynı zamanda bazen hem hastanın hastalık işleri dışında kendisinin de özel işleri olduğundan, hastanın kullanımına özgülenmiş bu aracı, hastaya hizmet etmek amacıyla bazen kendi kullanamıyordu. Yani dolayısıyla bir başkasının ona hizmet etmek amacıyla, onun hastalık işlerinde özgülenmesi amacıyla kullanması gerekiyordu. Engelli kişinin torunu, yani yasal kullanacak kişinin oğlu ehliyeti vardı. Hastanın yani dedesinin aracını ona hastalığına refakaten hastaneden alıp evine bırakma noktasında bir sürüş yaparken polisler durduruyor. Orada tutanak tutuyorlar. Bakıyorlar ki vermiş oldukları taahhütnamede o babasının adı yazıyor, kendi adı yazmıyor. Dolayısıyla buna bir tutanak düzenliyor. Biliyorsunuz engelli araçları ÖTV ve KDV indirimiyle alınıyor. Vergi Dairesi bu tutanağa göre ÖTV indiriminin geri alınması ve KDV ile ilgili bir tarhiyat düzenliyor. Tabii bu karar, bu tarhiyat bize gelince inceledik bunun hukuksuz olduğunu düşünerek Trabzon Vergi Mahkemesi’ne bir dava açtık. Açtığımız davayı haklı buldular ve bu karar aslında bir emsal oldu. Türkiye’de de bu konuda birçok insanı ilgilendirecek bir karar oldu" dedi. "Deyim yerindeyse bir anahtar olduk" Türkiye’de engellileri ve yakınlarını doğrudan ilgilendiren bu kararın emsal dikkat çeken Kutanoğlu "Bu davaların çoğalması, bu emsallerin artmasıyla Türkiye’de aynı zamanda hastanın 1. derece yakınları dışında 3. derece yakınlarının da araçlarını o hastanın işleriyle ilgili kullanabileceğine bir emsal olmuş oldu. Yani bu konuda müvekkilimizin sorununu çözmede bir deyim yerindeyse bir anahtar olduk. Türkiye’de de bu konunun emsal olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.