EĞİTİM - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 11:32

İİBF yarım asrı aşan tecrübesiyle başarılı mezunlar vermeye devam ediyor

A
A
A
İİBF yarım asrı aşan tecrübesiyle başarılı mezunlar vermeye devam ediyor

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) 60 yılın üzerindeki geçmişi ile Türkiye’de kurulan akademiler içinde ilk olma özelliği taşıyor.


Üniversitemizin kurucu fakültesi olan İİBF, ilk olarak 1958 yılında Akşam Eskişehir Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu adıyla eğitim-öğretime başlamış, bir yıl sonra da Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (EİTİA) ismiyle Türkiye’deki az sayıda akademi arasında yerini aldı. Bu yıllarda Türkiye ve dünyadaki başarılı ekonomist ve idari bilimcileri yetiştiren kurum, 1982 yılında ise fakülte kimliğini kazandı. Öğrencilere hayatın vazgeçilmez bir alanı olan İktisadi ve İdari bilimler alanında disiplinlerarası bir yaklaşım ile çağın gerekliliklerine cevap veren kapsamlı bir eğitim imkânı tanıyan İİBF’nin yönetiminde ise Dekan Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Halil Cem Sayın ile Dr. Öğr. Üyesi Haldun Çolak yer alıyor.



Yedi bölüm ile çift diploma imkânı sunan fakülte


Fakültede Türkçe eğitim veren İktisat Bölümü, İşletme Bölümü, Maliye Bölümü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü; ayrıca 2025 yılı Güz dönemi itibariyle öğrenci alımına başlayacak olan yüzde 100 İngilizce "Foreign Trade and Logistics" ve "Management Information Systems" bölümleri de dahil olmak üzere toplam yedi bölüm bulunuyor. Fakültede ayrıca İktisat Bölümü ile İşletme Bölümünün İngilizce Programları da yer alıyor. Bu kapsamda İşletme Bölümü öğrencileri "UOLP-SUNY Empire State College", İktisat Bölümü öğrencileri de "UOLP-SUNY Cortland" çift diploma programlarından mezun olabiliyor. Bu yönüyle Anadolu İİBF, Türkiye’deki az sayıda çift diploma olanağı sunan fakültelerden biri olma özelliğini de taşıyor.


Anadolu İİBF, yabancı dil eğitimini önemsiyor ve kurumsal olarak da destekliyor. Fakültede, İngilizce İktisat ve İngilizce İşletme programlarının yanı sıra Türkçe programlar için isteğe bağlı hazırlık sınıfı eğitimi de veriliyor. Dileyen öğrenci bir yıl boyunca Yabancı Diller Yüksekokulunun İngilizce Hazırlık sınıfında yabancı dil eğitimi alabiliyor.



Öğrenciler için pek çok imkan seferber ediliyor


Anadolu İİBF, geniş uluslararası eğitim ve staj imkanlarıyla da öğrencilerine değer katıyor. Fakültenin Erasmus+, Mevlana, Farabi ve benzeri programlarla çok yaygın bir coğrafyada anlaşmaları bulunuyor. Öğrenciler ilgili anlaşmalarla bir başka ülkede eğitim alma ve staj yapma olanağına sahip olabiliyor. Bu kapsamda hem üniversitemiz öğrencileri farklı coğrafyalarda eğitim alabiliyor hem de fakültemizde çok sayıda uluslararası öğrenci de eğitim alma imkânı bulabiliyor.


İİBF, 202 kişilik güçlü akademik kadrosuyla nitelikli eğitim verirken öğrencilerini staj imkanları ile de destekliyor. İİBF öğretim üyeleri tarafından çok sayıda araştırma projesi yürütülüyor ve yapılan bilimsel çalışmalar ile sosyal ve beşerî bilimler alanına katkı sağlanıyor. Fakülte yapmış olduğu iş birliği protokolleri aracılığıyla öğrencilerine çeşitli staj imkanları sunuyor. Bu yolla İİBF öğrencileri staj yaptıkları kurumlarda istihdam edilme fırsatını da elde edebiliyor. Eğitim programlarında teorik derslerin yanı sıra sektör ve uygulama derslerine de ağırlık veriliyor. Alanlarıyla ilgili en güncel uygulamalarla tanışan öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdam edilme imkanları artıyor. Genellikle bankacılık ve finans alanına yönelen İİBF öğrencileri mezun olduktan sonra kamuda ve özel sektörde iş bulabiliyor. Bu doğrultuda pazarlama, dış ticaret, serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik mezunların istihdam edildiği alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca mezunlar arasında başarılı girişimcilik örnekleri de mevcut. Bunların yanı sıra Fakülte yıl boyunca çok sayıda akademik ve kültürel etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Düzenlenen uluslararası kongre, sempozyum ve seminerler öğrencilerin akademik yönlerini desteklerken diğer kültürel ve sanatsal etkinlikler de sosyal yönlerini güçlendiriyor.



BİST-LAB, kullanıcılara uygulama ve finans simülasyonu ortamı sunuyor


Fakültede yüksek teknolojili sekiz amfi, üç adet büyük amfi ve 16 derslik, çok sayıda öğrenciye hizmet verebilecek üç bilgisayar laboratuvarı, bir de finans laboratuvarı bulunuyor. 2021 yılında Borsa İstanbul tarafından yenilenen finans laboratuvarı, kısaca BİST-LAB ise kullanıcılara bir uygulama ve finans simülasyonu ortamı sunuyor. BİST-LAB’da öğrenciler ve araştırmacılar, Refinitiv EIKON/Datastream ve MATRIX veri tabanlarından saatlik, günlük, aylık, yıllık verilere ulaşarak araştırma ve uygulama yapma olanağına kavuşuyor. Fakültede ayrıca bir de sergi salonu bulunuyor. Sergi salonu yıl boyunca çeşitli sergilere ev sahipliği yaparak öğrencilere sanatla iç içe bir eğitim-öğretim ortamı sunuyor.



İİBF yarım asrı aşan tecrübesiyle başarılı mezunlar vermeye devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."
Van Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.