GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:27

İkinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yılı törenle kutlandı

A
A
A
İkinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yılı törenle kutlandı

İkinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yıl dönümü Eskişehir’in İnönü ilçesinde düzenlenen görkemli bir törenle kutlandı. Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olan zaferin kutlamalarında konuşan İnönü Kaymakamı Teymur, "Burada sadece bir cephe kazanılmadı, bir millet ayağa kalktı" ifadelerini kullandı.


Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve Batı Cephesi’nde düzenli ordunun kazandığı İkinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yıl dönümü, Eskişehir’in İnönü ilçesinde resmi törenlerle kutlandı. Program, şehitler için yapılan dualar, askeri bando gösterileri ve protokolün anıta çelenk sunumu ile başladı. Türk Hava Kurumu paramotor ekibinin gösterisi ile devam eden programda, Mustafa Kemal Atatürk’ün İsmet Paşa’ya gönderdiği ünlü "Milletin kötü talihini de yendiniz" telgrafı törenin ana teması oldu. Duygu dolu anların yaşandığı etkinlikte, zaferin kazanıldığı topraklarda birlik ve beraberlik mesajları verildi.



"Açları doyuran, mazlumu koruyan devletler kurduk"


Törende konuşan İnönü Kaymakamı Talha Atılay Teymur, zaferin manevi derinliğine vurgu yaparak, Türk milletinin hiçbir zaman zorluklara teslim olmadığını belirtti. Kaymakam, "Burada, esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden bir millet tarih yazdı. Biz hiçbir zaman iptidai şartların esiri olmadık, yokluğu mazeret saymadık. En çetin zamanlarda dahi töremizden vazgeçmedik. Çünkü biliyorduk; töre giderse düzen bozulur, devlet dağılır. Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi, düşmanın istila hırsı vatanseverliğimizin yalçın kayalarına çarparak paramparça olmuştur. Bugün de aynı inançla buradayız; çadırdan devlete uzanan o büyük yürüyüşü aynı azimle sürdürüyoruz" dedi.



"İhanete karşı boyunlarında idam fermanı taşıyanların zaferidir"


İsmet İnönü’nün üçüncü kuşak torunu olan Zeynep Bilgehan ise törende yaptığı konuşmada, dedesinin ve silah arkadaşlarının mücadelesini andı. Bilgehan, "105 yıl önce milletin kötü talihinin yenildiği yerde, canları pahasına savaşan vatanseverlerimizi şükranla anıyoruz. Bu zafer, bilime ve akla dayalı ilk düzenli ordunun zaferidir. İhanete karşı boyunlarında idam fermanı taşıyan cesur insanların meydan okumasıdır. Sınırları harita üzerine cetvelle değil, kanla çizilmiş bir ülkenin çocukları ve torunları olarak onurla, gururla bu topraklarda yaşıyoruz. Kalbimiz aynı vatanseverlikle dolu" şeklinde konuştu.


Programa, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Hava Muharip Kuvvet Komutanı Hava Orgeneral Rafet Dalkıran, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, İl Müftüsü Muharrem Gül, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve protokol üyeleri katıldı. Tören çeşitli etkinlik gösterileriyle son buldu.



İkinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yılı törenle kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yerli yapay zeka girişimleri artıyor Yapay zeka sohbet botları son dönemde çok fazla kullanılan teknoloji olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık hayatın her alanında bu yapay zeka sohbet botlarını kullanıyor. Artan taleple birlikte yapay zeka girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı da 457’ye ulaştı. Yapay zeka artık hayatın her alanında kullanılan bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Özellikle ChatGPT, Gemini veya Grok gibi sohbet botları kullanıcılar tarafından oldukça tercih ediliyor. Metinler oluşturabilen, soruları anlayan ve uygun yanıtlar vermeye çalışan yapay zeka sohbet botları dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu teknolojiyle birlikte talebin artması, yapay zeka girişimlerin de çoğalmasına neden oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Sengi.surf adı altında bir uygulama geliştirdiklerini ve kullanıcıya daha sade bir dille ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Yazılım Uzmanı ve platformun kurucusu Uğur Toprakdeviren, "Bu uygulama daha sade bir dille kullanıcılarına hitap ediyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte çok karmaşık bilgilere de maruz kalabiliyoruz. Bu amaç doğrultusunda birkaç arkadaşımızla birlikte bu siteyi kurduk. Bu tarz platformların örneği var ancak bu chatbot’lar daha çok seni sohbetin içinde tutmaya çalışıyor. Bizim yaptığımız platformda ise kişinin sadece sorduğu soruyla ilgileniyor. Platformumuz kullanıcı ile ilgili herhangi bir kayıt tutmuyor" dedi. "Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum" Yapay zekanın günümüzde bu kadar popüler olmasının ve gelişmiş olmasının çok fazla veriye sahip olunmasından kaynaklandığının altını çizen Toprakdeviren, "Eskiden çok fazla veriye sahip değildik. Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum. Yapay zeka insanların işlerini kolaylaştırır ama insanı doğallıktan uzaklaştırma ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka konusunda geride değiliz" Toprakdeviren, "Türkiye’de yapay zeka anlamında birçok çalışma yapılıyor. Özellikle ses teknolojilerinde ve doğal dil işleme gibi konularda çalışmalar bulunuyor. Yapay zeka konusunda geride değiliz. Sadece bu konudaki asıl problem veriye erişim. Çok fazla veri olmadığı için çok iyi bir ürün çıkaramıyor olabiliriz. Veriye ne kadar çok erişebilirsek, ne kadar çok kategorize edilmiş temiz veriye sahip olursak, çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" Yerli yapay zeka projelerinin en önemli ortak özelliğinin kendilerine has üsluplarının olması olduğunu vurgulayan Toprakdeviren, "Özellikle dilimiz ve kültürümüz bu anlamda ön plana çıkıyor. Yapay zekada dezavantajlı olduğumuz konu veriye erişim. Bu konunun üzerinde biraz daha çalışma yapılırsa, yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gebze’de çöken bina için yeni rapor Gebze’de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi. Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı. Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor. Zemin hareketi sınırlı kaldı Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor. Tünellerde hasar bulgusu yok Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.
Bursa Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Bursa’da sıfır atık, çevre ve israfı engelleme konularında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, hayata geçirdiği çalışmalarla Türkiye’ye örnek oluyor. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. Sürdürülebilir atık yönetimi Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmalarımız sürecek Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.