EĞİTİM - 04 Aralık 2025 Perşembe 11:01

İletişim Buluşmaları’nda "Belgesel Sineması: Fikirden Festivale Yolculuk" konuşuldu

A
A
A
İletişim Buluşmaları’nda "Belgesel Sineması: Fikirden Festivale Yolculuk" konuşuldu

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Frig Salonu’nda düzenlenen atölyede yapımcı ve yönetmen Esin Özalp Öztürk, belgesel sinemasında uluslararası stratejiler ve pitching süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Arş. Gör. Elif Akçakaya moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.



Belgeselde stratejik yol haritası


TRT’deki 15 yıllık deneyiminin ardından kendi yapım şirketini kuran Öztürk, belgesel projelendirme sürecinin perde arkasını aktararak fon kaynaklarına erişim, uluslararası ağlara dahil olma, festival stratejileri ve proje sürdürülebilirliği üzerine bilgiler verdi. Genç sinemacılara şu tavsiyede bulundu: "Projelerinize güveniyorsanız önce yurt dışı stratejinizi oluşturun, ardından Türkiye pazarına açılın."



Yönetmen Özalp Öztürk: "Filminize ömür biçin"


Belgesel projelerinde planlamanın önemini vurgulayan Öztürk, festivallerin filmin gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Filminize ömür biçin; bence 1,5 yıl filminizi gezdirin ve jürilerden geri dönüş alın."


Pitching sürecinin yalnızca bir finansman aracı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Öztürk şunları söyledi: "Pitch sadece bir satış değil, bir ortaklık davetidir. Seyirciyi hikâyenin parçası olmaya, yapımcı ve fonları ise projenin riskini paylaşmaya davet edersiniz."



"Işığın Hasadı" MUBI’de yayına hazırlanıyor


Atölye kapsamında Öztürk’ün filmografisinden çeşitli örnekler de incelendi. Tarladaki emeği konu alan, yalnızca altı günde çekilen "Işığın Hasadı" (Harvest of Light) belgeselinin fragmanı katılımcılarla buluştu. İlk gösterimini Paris’te Avrupa Bağımsız Film Festivali’nde yapan filmin yayın haklarının MUBI’ye satıldığını belirten Öztürk, filmin Ocak ayında platformda izleyiciyle buluşacağını açıkladı.



Yeni projelerden örnekler


Atölyede ayrıca, kaba kurgu aşamasında olan "Cephe", 16. yüzyıl Topkapı Sarayı’nda kadın görünürlüğünü merkeze alan animasyon projesi "In the Margins" ve dans filmi "Göçer Zaman"dan seçilen bölümler eşliğinde vaka analizleri yapıldı.


Festival ve endüstri pitching forumlarının teknik yönlerini anlatan Öztürk, sunumların genellikle 5-7 dakika sürdüğünü belirtti. Başarılı bir pitching’in; proje dosyası, fragman ve sözlü sunumdan oluştuğunu aktaran Öztürk, bu sürecin bütçe, takvim ve ortak yapım yapısının test edildiği eşsiz bir alan olduğunu ifade etti.


Uluslararası başarı örneklerine değinirken Joshua Oppenheimer’ın "The Act of Killing" (Öldürme Eylemi) belgeselini hatırlatan Öztürk, "İşimiz gerçek insan ve gerçek hikâye. Belgesel, gerçeği olduğu gibi yansıtmalıdır" dedi.



Geleceğin belgeselcilerinden yoğun ilgi


Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencileri başta olmak üzere belgesel yapımcılığına ilgi duyan birçok katılımcının sorularını yanıtlayan Öztürk, kapanışta şu mesajı verdi: "Pitch, yalnızca bir proje sunumu değil; belgeselcinin ve yapımcının hikâyeye duyduğu inancı paylaşma anıdır."


Etkinlik, Arş. Gör. Elif Akçakaya’nın Esin Alp Öztürk’e teşekkür belgesi takdim etmesi ve katılımcılara sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.



İletişim Buluşmaları’nda "Belgesel Sineması: Fikirden Festivale Yolculuk" konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar, "Bilim ve teknolojiyle güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz" Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Kocasinan IQ İnovasyon ve AR-GE Merkezi’ ile gençler, teknoloji altyapısı noktasında daha donanımlı şekilde geleceğe hazırlanıyor. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Güçlü Türkiye’nin teminatı olan evlatlarımızı daha donanımlı bir gelecek için hazırlıyoruz. Bilim ve teknolojiyle güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz" dedi. Sümer Yenimahalle Tesisi’ndeki sınıfları ve atölyelerin bulunduğu ‘Kocasinan IQ’ merkeziyle çocuklara ve gençlere sistematik düşünme becerisi kazandırmanın yanı sıra ezberci yaklaşımdan uzak, düşünen bireyler yetiştirilmesi hedefleniyor. Çocukların ve gençlerin günümüzde zihinsel gelişimlerini televizyon, bilgisayar ve internet gibi alışkanlıkların olumsuz etkilediğini hatırlatan Başkan Çolakbayrakdar, güçlü Türkiye’nin yarınları ve aydınlık geleceğin teminatı olan çocukları daha donanımlı yetiştirmek için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi. Gençler ve çocuklar için hayata geçirdikleri ‘Kocasinan IQ’ merkeziyle beynin doğru ve aktif kullanımı sayesinde çocukların akıl dolu saatler geçirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Eğitim ve öğretim konusunda Türkiye’ye örnek olan projeler ve yatırımlar gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Bizler biliyoruz ki gençlerimiz ve çocuklarımız bu ülkenin teminatıdır. Bundan dolayı Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak için daha donanımlı gençlerin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Böylelikle gençlerimiz güçlenen, büyüyen Kayseri’nin ve Türkiye’nin istikbali olacak. Bu doğrultuda gençlere yönelik bir mekânı daha ilçemize ve Kayseri’mize kazandırdık. Kocasinan IQ İnovasyon ve AR-GE Merkezi’nde ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerimiz; robotik kodlama, yazılım, Arduino’nun yanı sıra model uçaklar ve insansız hava araçları üzerinde çalışıyor, öğreniyor ve projeler üretiyorlar. Gençlerimizin özellikle teknoloji altyapısı konusunda donanımlı bir şekilde yetişmeleri için hayata geçirdiğimiz bu merkezle geleceğin mühendisleri ve bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlamak amacıyla yoğun çaba gösteriyoruz. Diğer yandan Kocasinan Akademi ile el becerilerinden kültürel etkinliklere, sanatsal faaliyetlerden daha farklı alanlarda hizmet ediyoruz. Çocuk Kulübü ve Gençlik Merkezimizle de çocuklarımıza ve gençlerimize farklı bir ufuk açabilmek için çalışıyor ve geleceğe hazırlıyoruz. KOCAFEST ile ise Anadolu’nun ortasında ‘Dijital bir Fidan’ diktik. Bu fidanı akıl, bilgi ve gayretle büyütmenin çabası içerisindeyiz. Bütün gayretimiz; Büyük ve Güçlü Türkiye’nin yarınları olan evlatlarımızın daha iyi bir şekilde yetişebilmesi içindir. Biz onların geleceği adına yarınlarda huzurlu ve mutlu olmaları için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, gençler ve çocukların hayal gücünü geliştiren ve ufuklarını açan farklı konsept çalışmaların yer aldığı merkez ile zihinsel gelişimlerine büyük katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.
Antalya Hiç tanımadıkları genci "Neden bakıyorsun" diye darp edip burnunu kırdılar Antalya’da arkadaşları ile oturan genç ‘Neden bakıyorsun’ diyerek yanına gelen ve hiç tanımadığı 2 akranı tarafından darp edilerek burnu kırıldı. Olaya tepki gösteren gencin babası "Akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılmalı. Anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor" dedi. 8 Şubat tarihinde Konyaaltı ilçesi Öğretmenevleri Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan bir işyerinde meydana gelen olayda, Batuğ Y. (15) arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek ve bir şeyler yemek üzere bir zincir restoran bayisine geldi. 2 arkadaşı ile birlikte masaya oturan Batuğ Y.’nin yanına bir süre sonra 15-16 yaşlarında tanımadığı bir kişi geldi. İsminin Kayra K. Ç. olduğu öğrenilen genç "Neden bakıyorsun" diyerek önce Batuğ Y.’nin oturduğu sandalyeye tekme vurdu. Ardından Batuğ Y.’nin yüzüne doğru tokat attı. Bu sırada Kayra K. Ç.’nin çevresinde toplanan bir grup içerisinde isminin Batuhan K. olduğu öğrenilen aynı yaşlardaki genç Batuğ Y.’ye yumruk attı. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı Olay anı işyerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilirken, gençler arasındaki kısa süreli arbede işyerinde bulunan bir vatandaşın araya girmesi ile sonlandı. Aldığı yumruk darbesi ile yüzünden yaralanan Batuğ Y. kendi imkanları ile hastaneye giderken, yapılan kontrollerde burnunun kırıldığı belirlendi. Olayın ardından ameliyat olan gencin tedavisi devam ederken, Batuğ Y.’nin ailesi polis merkezine giderek şahıslar hakkında şikayetçi oldu. Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera incelemeleri sonucu kimlikleri tespit edilen Batuhan K. ve Kayra K. Ç. ikametlerinde gözaltına alınarak işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi. "Akran zorbalığına karşı yasa çıkartılması" Burnunda kırıklar bulunan ve rapor alan Batuğ Y.’nin babası Cihangir Yılmaz, yaşanan akran zorbalığına tepki gösterdi. Oğlunun olay sonrası psikolojik destek almaya başladığını ve akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "8 Şubat tarihinde akşam saat 20.00 sıralarında oğlum kuzenleri ile birlikte yemek yerken kendi akranı 8-9 tane çocuk mekana geliyor. İçlerinden bir tanesi ‘Bana niye bakıyorsun’ diyerek masaya tekme vuruyor. Oğlum da ‘Ben sizi tanımıyorum’ derken arkadan birisi gelip yumruk vuruyor. Bunun sonucunda burnunda kırıklar meydana geliyor. Ertesi gün ameliyat oldu. Şu anda tedavisi devam ediyor. Ama psikolojisi bozuk, destek alıyoruz. Devletimizin bu konuda akran zorbalığına karşı bir yasa çıkartması gerekiyor" dedi. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Akran zorbalığı konusunda ailelere büyük sorumluluk düştüğünü belirten baba Cihangir Yılmaz, "Nasıl ki köpek sahibi köpeği vatandaşı ısırdığı zaman ceza alıyor. Ama çocuklarımız sahipsiz gibi, anne ve babalara burada çok sorumluluk düşüyor. Kanun çıkartılırken ailelerinde sorumlu olması gerekiyor. Bu şekilde olmadığı sürece çocuklarımızda şiddet olayları devam edecek. Biz çocuklarımızı topluma hayırlı evlatlar olsun diye yetiştiriyoruz. Ailelerden ricam lütfen çocuklarına sahip çıksınlar ve bilinçli birey yetiştirsinler. Çocukların daha önceden bir karşılaşması veya sosyal medyadan bir arkadaşlığı yok, birbirlerini tanımıyorlar. Çocuklar televizyonlardaki akran zorbalıklarını görüyor, belki de toplumda kendilerini bu şekilde göstermek istiyorlar. Ama bir an önce bu konuda bir kanun çıkartılması gerekiyor" ifadelerini
Muğla Bodrum’daki kazada yaralanan iş adamı Kösedağı, hayata tutunamadı Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçen 11 Şubat’ta geçirdiği trafik kazasında ağır şekilde yaralanan işisanı Onur Kösedağı, yaşam savaşını kaybetti. Geçtiğimiz 11 Şubat günü akşam saatlerinde Ortakent Bayraklı Kavşağı’ndan Turgutreis yönüne giden Onur Kösedağı (38) yönetimindeki otomobil önce bir minibüse, ardından da bir otomobile çarptı. Kontrolden çıkan otomobil, kaldırımı aşıp uçuruma düşmek üzereyken durdu. Araçtan burnu bile kanamadan çıkan Onur Kösedağı, kaza yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerine hastaneye gitmek istemediğini söyledi. Aracını o halde bırakıp yolun karşısındaki evine giden Onur Kösedağı, bir süre sonra tekrar kaza yerine gelmek için evden çıktı. Yolun karşısına geçmeye çalışan iş adamına ilçe merkezi yönüne giden bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır şekilde yaralanan Kösedağı, Acil Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kazayı haber alan ve hamile olduğu öğrenilen eşi ise olay yerinde fenalaştı. Eşine sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Memorial Bodrum Hastanesi’nde tedavi gören Onur Kösedağı, bir ay süren yaşam savaşını bugün akşam saatlerinde kaybetti. Yahşi Mahallesi’nde orman ürünleri satışı yapan Kösedağı’nın vefat haberi sevenlerine büyük üzüntü yaşattı. Cenazesinin bugün ikindi namazı sonrası Bitez Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi’ndeki törenin ardından Ortakent Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.