GÜNDEM - 17 Eylül 2025 Çarşamba 10:01

Karı-koca 13 yıldır bez bebek yapıyor

A
A
A
Karı-koca 13 yıldır bez bebek yapıyor

Eskişehir’de çocukları için başladıkları bez bebek yapımını bir tutkuya dönüştüren Zafer ve Arzu Özer çifti, aile saadetlerini sanatla harmanlayarak hem doğal oyuncaklar hem de eşsiz sanat eserleri üretiyor.


Eskişehir’de yaşayan ve ikiz çocukları olan Özer çifti, çocuklarının daha sağlıklı ve doğal oyuncaklarla oynaması amacıyla başladıkları bez bebek yapımını 13 yıldır sürdürüyor. Önce kendi çocukları için başlayan bu serüven, zamanla hem dekoratif hem de oyun amaçlı sanat bebekleri üretimine dönüştü. Özer çifti, bez bebeklerin yanı sıra kumaş ve kilden küçük heykeller de üreterek "Doll Art" sanatını icra ediyor. Yaptıkları eserleri "sanat bebekleri" olarak adlandıran çift, atölyelerinde tekstil ve heykel sanatını bir araya getiriyor.



"Bir günde 20 ila 40 bebek yaptığımız oluyor"


Sanatını takım çalışmasıyla oluşturduklarını vurgulayan sanatçı Arzu Özer, "Beraber 13 yıldır bu işi yapıyoruz. Birlikte başladık. Bazı bebeklerde takım çalışması yapıyoruz. Bir kısmını ben, bir kısmını eşim yapıyor. Sonra birleştirip görselliğe sunuyoruz. Güne erken başlıyoruz. Sabah erkenden kalkıp Kahvaltı yapıyor ardından köpeğimizi gezdiriyoruz. Sonra atölyeye geliyor ve çalışmaya başlıyoruz. Bir günde 20 ila 40 bebek yaptığımız oluyor. Bu bebekleri yapmak tüm günümüzü alıyor" ifadelerini kullandı.



"Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz"


Atölyelerini ziyaret edenlerin yaklaşımları ile ilgili bilgiler veren Arzu Özer, "İnsanlar atölyemizi gezerken yüzlerinde küçük bir tebessüm oluşuyor. Geri dönüşler bizi mutlu ediyor. Özellikle çocukları için uyku bebekleri alıyorlar. Rafları için elfler alıyorlar. Atölyemizi gezenler genellikle bebeklerde hangi malzemeleri kullandığımızı soruyorlar. Kumaş, kil, kağıt hamuru. Hepsini anlatıyorum. Mutlu oluyorlar. İnsanların buradan mutlu ayrılması bizi de mutlu ediyor" dedi.



"İçimin rahat olması gerekiyor"


Plastikten üretilen oyuncakların küçük yaştaki çocuklar için sağlıklı olmadığını düşünen Arzu "Günümüzde plastikten üretilen oyuncaklar çok fazla. Bence küçük yaştaki çocukların daha doğal kumaşlarla ve koyun yünü gibi doğal olan bebeklerle oynamaları gerekmekte. Bizim kumaşlarımızın hepsi belgelidir. Kullandığım ürünlerin çocukların sağlığına zarar vermeyecek malzemelerden olmasına çok dikkat ediyorum. Çünkü bunu bir çocuk elleyecek, oynayacak, yüzüne sürebilir, ağzına sokabilir dolayısıyla içimin rahat olması gerekiyor. Doğal bir malzeme olması lazım ki çocuklarımıza zarar verilmesin. Bu benim için önemli. Lütfen aileler çocuklarını plastik gibi kanserojen maddelerden uzak tutsunlar" şeklinde konuştu.



"Bebek formunda sanat eseri yapıyoruz"


Emekli gazeteci olduğunu söyleyen Zafer Özel emekli olduktan sonra eşiyle beraber sanat bebeklerin yapımına başladıklarını ve 13 yıldan fazla bir süredir bu bebekleri yaptıklarını belirtip sözlerine şöyle devam etti:


Aslında biz bebek yapmıyoruz. Bebek formunda sanat eseri ortaya koyuyoruz. Dünyada da bu bir sanat dalı. Bu kavramı da Türkiye’ye getirenlerdeniz. Bebeklerimiz dünyanın çeşitli ülkelerinden koleksiyoncular tarafından talep ediliyor. Biz bu yola eşim Arzu ile beraber hobi olarak başlamış, çocuklarımıza oyuncaklar yapalım demiştik ama bugün geldiğimiz nokta da dünya çapında bir faaliyet alanına dönüştü" dedi.



"Bebeklerimizin eşi benzeri yok"


Bebeklerinin neden eşsiz olduğuna değinen Zafer, "Bizim bebeklerimizi değerli kılan birkaç unsur var. Bunlardan en önemlisi tek örnek olması. Aynı bebekten bir ikincisini yapmıyoruz. Bu yüzden koleksiyonerler için değeri çok daha yüksek oluyor. Bunun dışında bir de üretimde genellikle geri dönüşüm malzemeleri kullanıyoruz. Örnek vermem gerekirse, mesela Antep fıstığından yumurta kabuğuna kadar her şey bizim için bir bebek malzemesi olabilir. evimizde ya da atölyemizde çöp kavramı yok. Her şeyi geri dönüştürebiliriz. Bu geri dönüşüm malzemelerini kullanmamızdan dolayı bebeklerimize ilgi biraz daha yoğun oluyor. Daha sıcak yaklaşıyorlar" diye vurguladı.



"Aile saadetine önemli katkılar sağlıyor"


"Eşimle beraber bez bebek yapmak tabii ki çok önemli, çok anlamlı" diyen Zafer, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:


"Daha doğrusu bütün insanların eşiyle, ailesiyle ortak çalışmalar yapabilmesi, hatta bu meseleye çocukları da dahil edebilmesi ve bunu bir sanat dalıyla ilgili yapabilmesi bizce çok anlamlı. Bu, aile saadetine de önemli katkılar sağlayan bir unsur."


Özer çifti, sanatı bir aile meselesi haline getirerek, çocuklarının da dahil olduğu bu süreci, mutlu ve huzurlu bir yaşamın anahtarı olarak görüyor.



Karı-koca 13 yıldır bez bebek yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
Antalya Edebiyat tutkunları Antalya’da buluşuyor Antalya’da kitapseverlerin heyecanla beklediği Kepez Kitap Fuarı için geri sayım başladı. "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, zengin programı ve dikkat çeken konuklarıyla 27 Mart Cuma günü kapılarını açıyor. Kepez, önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 27 Mart - 5 Nisan tarihleri arasında Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Kepez Kitap Fuarı, on gün boyunca kenti edebiyatın kalbine dönüştürecek. Kepez Belediyesi tarafından "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, yayınevleri, yazarlar, söyleşiler ve imza günleriyle kitapseverlere dolu dolu bir program sunacak. Edebiyattan bilime, psikolojiden güncel meselelere kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilecek etkinlikler, her yaştan ziyaretçiye hitap edecek. Kepez Kitap Fuarı, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini okurlarla bir araya getirecek. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 27 Mart’ta kapılarını açacak fuarda, 28 Mart’ta Tarık Tufan saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek, 15.00’te ise okurlarıyla imza gününde buluşacak. Aynı gün Mert Arık da 15.00’te söyleşi düzenleyecek ve saat 16.00’da okurlarıyla imza etkinliği gerçekleştirecek. Aynı gün Sinan Meydan saat 16.00’da ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’ konulu söyleşi, saat 18.00’de ise Prof. Dr. Ethem Duygulu ve Hayrettin Filiz, Köy Enstitülerinin eğitim anlayışını ve Cumhuriyet’e katkılarını ele alacak. Moderatörlüğünü Tuncer Çetinkaya’nın üstleneceği söyleşi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Kepez Kitap Fuarı’nın her günü dolu dolu etkinliklerle geçecek. 29 Mart programında Prof. Dr. İsmail Tufan 13.00’da ‘Yaşam Boyu Öğrenmeyi’ anlatacak. Kemal Varol (14.00), Coşkun Aral (15.00) ve Prof.Dr. Ahmet Taşağıl (16.00) söyleşilerin ardından imza günlerinde ziyaretçilerle buluşacak. Japon deprem uzmanı kitap fuarında Kepez Kitap Fuarı’nın 30 Mart Pazartesi günü ise dikkat çeken konuğu Japon deprem uzmanı Morivaki Yoshinori olacak. Saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek olan Moriwaki, deprem bilinci, yapı güvenliği ve risk azaltma konularında deneyimlerini paylaşacak. Çocuklar için deprem farkındalığını anlatacak. Söyleşinin ardından saat 15.00’te imza gününde okurlarıyla buluşacak. Moriwaki, Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve deprem deneyimiyle önemli bir isim olarak fuarda yer alacak. Kepez Kitap Fuarı’nın nisan ayı programı da yoğun geçecek. 1 Nisan’da Yasemin Sungur 10.00’da ‘Atatürk’ten Sana’ , Hatice Karakayalı da saat 14.00’da ‘Kalbe Masal Düştü’, 2 Nisan’da Sabiha Gürdemir ‘Elanko ile Çocuklarla Felsefe’ konulu söyleşi ve ardından imza gününde okurlarıyla buluşacak. 3 Nisan’da saat 10.00’da Serkan Kansu, saat 11.00’da Berfin Sıla söyleşi ve imza günleriyle fuarda yer alacak. Kepez Kitap Fuarı, 4 Nisan Cumartesi günü Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ağırlayacak. ‘Güncel Siyasi ve Hukuki Gelişmeler’ üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek olan Başkan Uysal, ardından da kitabını okurları için imzalayacak. Aynı gün Nurullah Genç 15.00, Ercan Kesal 16.00 ve Beyhan Budak 17.00’daki söyleşileriyle dikkat çekecek. Yazarlar söyleşilerin ardından okurlarıyla imza gününde bir araya gelecek. Fuarda, 5 Nisan Pazar günü Emekli Emniyet Müdürü ve yazar Dr. Akif Aktuğ saat 13.00-14.00’da, Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Kaplan ise 16-00-17.00 saatlerinde ‘Bir insanı Kitap Gibi Okumanın Yolları’ konulu söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluşacak. Fuarın onur konuğu Ahmet Şerif İzgören ise bilgi ve deneyimlerini paylaşarak ziyaretçilere ilham verecek. Çok sayıda yazar, akademisyen ve eğitmenin katılımıyla gerçekleşecek Kepez Kitap Fuarı, Antalya’ya kültür ve edebiyat dolu bir on gün hediye edecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise tüm Antalyalıları fuara davet ederek, kitapların birleştirici gücüne vurgu yaptı. Kocagöz, "Kültürle büyüyen bir şehir idealini birlikte güçlendirelim" çağrısında bulunurken, Antalya’nın kültürel kimliğini geleceğe taşıma hedefini yineledi.