GÜNDEM - 23 Şubat 2025 Pazar 12:26

Kendi sirke markasını kurup hem hayatını değiştirdi hem de şifa dağıttı

A
A
A
Kendi sirke markasını kurup hem hayatını değiştirdi hem de şifa dağıttı

Eskişehir’de bir girişim yaparak kendi markasını kuran Sevgi Aykul, ürettiği organik sirkelerle hem kendine yeni bir kazanç kapısı aralarken, vatandaşlara şifalı ürünler yapıyor.


Eskişehir’de yaşayan girişimci Sevgi Aykul, doğal ürünlerle kimyasaldan uzak sirkeler üretiyor. 2011 yılından beri sirke işi ile uğraştığını belirten Aykul, yıllarını sirkeye verdiğini ve sirke aşikârı olduğunu dile getirdi. Ürettiği sirkelerinden içenin şifa bulduğunu ifade eden Aykul, vatandaşlardan aldığı geri dönüşlerden memnun olduğunu söyledi. Organik sirkelerin mide yakmadığını ve vücudun herhangi bir yerine zarar vermediğini vurgulayan Aykul, "Ürünlerim kimyasaldan uzak ve doğal ürünlerden yapılıyor. Hepsi organiktir. Özel ürünler hastalıklara göre üretiliyor. Şifa mahiyetinde olan sirkeler toptan ve perakendedir. Diğer sirkeler bütün Türkiye’ye yayılacağı için organik yapma imkânı çok zor. Onlar bir gecede asidik salgılayan sirkelerdir. Ama organik sirkeler hem doğallığı ile ormanın içerisinde hem organikliği ile ilaç almamış 6 ay fermente sonucunda 1 yıl sonra satışa sunulan sirkelerdir. Bunlar mide yakmaz, vücudun herhangi bir yerine zarar vermez ve içenler şifa bulur" dedi.



"Kişiye özel sirkelerde üretiyorum"


Sirkeleri kullananlardan aldığı dönüşlerden oldukça memnun olduğunu ve kişilere özel sirke üretimi yaptıklarından bahseden Aykul, " 2011 yılından beri sirke yapıyorum. Yıllarımı sirkeye verdim. Sirke aşikârı olarak araştırdım, eğitimler aldım. Profesyonel olarak toptan ve perakende de 5 yıldan beri büyük firmalarla çalışıyorum. Yaptığım her sirke önce bir deneme aşaması oldu. Lezzeti, tadı, menfaati görünce sirkenin toptanına girmiş oldum. Kişiye özel sirkelerde üretiyorum. Bu işe maddi boyutla başlamıştım fakat bunun manevi değerlerini görünce daha istekli oldum. Aldığım dönüşlerdeki memnuniyet beni çok mutlu etti. Midem rahatladı, kolesterolüm düştü, akciğerimdeki leke gitti gibi geri dönüşler ve memnuniyetler duyunca bu beni onore etti. Covid-19 hastalığından sonra herkesin hasta olup eski usul organiğe dönüşün olması beni mutlu etti" diye konuştu.



Kendi sirke markasını kurup hem hayatını değiştirdi hem de şifa dağıttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.