GÜNDEM - 21 Kasım 2025 Cuma 14:56

TEI’den 17 bin fidanlık 40. Yıl Hatıra Ormanı

A
A
A
TEI’den 17 bin fidanlık 40. Yıl Hatıra Ormanı

Kurulduğu 1985 yılından bugüne Türkiye havacılık tarihine pek çok ilki ve rekoru kazandıran TEI, çalışanlarının katkılarıyla gerçekleştirdiği 17 bin fidan bağışıyla TEI 40. Yıl Hatıra Ormanı’nı oluşturdu.


2025 yılı içerisinde Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının neden olduğu tahribatı hafifletecek ve mevcut orman nüfusunu güçlendirecek TEI 40. Yıl Hatıra Ormanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan "Yeşil Vatan Seferberliği" vizyonu doğrultusunda hayata geçirildi. TEI çalışanlarının da yüksek sayıda fidan bağışlayarak yer aldığı proje, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonuyla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen ağaç dikim etkinliğine TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir Orman Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Bozan, Eskişehir İşletme Müdürü Doğan Kiras ve TEI çalışanları katıldı.


Törende konuşan TEI Genel Müdürü Akşit, "Bu yıl toplam 22 binin üzerinde fidan bağışladık. Bunu sadece kurum olarak gerçekleştirmedik, ciddi bir kısmı çalışanlarımızın şahsi bağışlarından oluşuyor. Türkiye, orman alanını artıran nadir ülkelerden biri. Bu konuda kurumlarımız çok iyi çalışıyor. Orman yangını olan bölgelerimize de çok hızlı bir şekilde kaybedilen ağaç sayısından fazla ağaç dikiliyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.


Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü adına söz alan Eskişehir Orman Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Bozan ise konuşmasında "İnşallah bu bağış ülkemizin ormanlık alanları genişletecek ve küresel ısınmayla mücadelede önemli bir destek sağlayacak. Başta Genel Müdürümüz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.


TEI 40. Yıl Hatıra Ormanı’nın yanı sıra, Eskişehir’deki orman yangını müdahalelerinde vefat eden TUSAŞ çalışanı anısına oluşturulan TUSAŞ Muharrem Can Hatıra Ormanı’na 5 bin, TEI stajyerleri için de 500’e yakın fidan bağışlayan TEI, bu sene toplam 22.500 ağaç bağışında bulundu.


Doğanın korunması ve sürdürülebilir bir gelecek inşası için çalışmalarını sürdüren TEI ayrıca, Eskişehir kampüsünde yer alan 45 farklı ağaç türünde, 7 bine yakın ağaç nüfusunu da günden güne artırmaya devam ediyor.



TEI’den 17 bin fidanlık 40. Yıl Hatıra Ormanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kızılay Genel Sekreteri Saygılı: "Kızılay her zaman milletin yanında yer aldı" Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, Balkan Harbi’nden Çanakkale Cephesi’ne, Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze kadar uzanan süreçte Kızılay’ın milletin yanında yer aldığını vurgulayarak, bu mirasın sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir sorumluluk olduğunu söyledi. Üniversiteli genç Kızılay gönüllülerinin öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, Türk Kızılayı’nın tarihî mirası ve geleceğe uzanan iyilik vizyonu ele alındı. Etkinlik kapsamında, Kızılay’ın kurucu isimlerinden Kırımlı Aziz Bey’in hayatı anlatılırken, tıp tarihinin önemli şahsiyetlerinden İbn-i Sina üzerine bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca Kızılay’ın geçmişten günümüze uzanan tarihî yolculuğunu konu alan film gösterimi gerçekleştirildi. "Bizim bir hikayemiz var" Programda konuşan Saygılı, Kızılay’ın köklü geçmişine dikkat çekerek, "Bizim bir hikâyemiz var ve bu hikâyeyi milletimizle birlikte yazdık" dedi. Balkan Harbi’nden Çanakkale Cephesi’ne, Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze kadar uzanan süreçte Kızılay’ın milletin yanında yer aldığını vurgulayan Saygılı, bu mirasın sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir sorumluluk olduğuna işaret etti. Saygılı, geçmişte cephe gerisinde hem yaraların sarıldığını hem de ihtiyaç sahiplerine destek olunduğunu belirterek, "Bir yandan kırık buğday çorbaları ikram edilirken, diğer yandan yaralar sarıldı. Bu ruh, bugün de aynı kararlılıkla devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Birlik olduğumuz sürece geleceği şekillendiririz" Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Saygılı, "Biz birlik olduğumuz sürece hem bugünümüzü hem de yarınımızı birlikte şekillendiririz. İyilik adına, güzellik adına atılan her adım, bu ülkenin geleceğini güçlendirir" dedi. Gençlere özel bir mesaj da veren Saygılı, Anadolu’nun köklü kültürünü "ilmek ilmek dokunan bir kilim" benzetmesiyle anlatarak, gençlerin bu değerleri geleceğe taşıma sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. "Sizler, bu toprakların iyilik mirasını büyütecek olan nesilsiniz. Kendi hikâyenizi, kendi iyiliğinizle yazmalısınız" sözleriyle gençlere çağrıda bulundu.
Sivas Köylünün suyla imtihanı, mezarlar bir görülüyor bir kayboluyor Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Pusat-Özen Barajı’nda kuraklıkla ortaya çıkan ve köylülerin düzenlediği köy mezarlığı, su seviyesinin artmasıyla yeniden sular altında kaldı, köy sakinleri yürüyerek gittikleri mezarlığa geçmişte olduğu gibi uzaktan bakmak zorunda kaldı. Sivas’ın Hafik ilçesinde inşa edilen ve 2009 yılında su tutan Pusat-Özen Barajı, bir çok köyü sular altında bırakmıştı. Son yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle ilçeye bağlı Maden ve Alanyurt köylerinin mezarları ortaya çıkmıştı. Köy sakinleri yıllar sonra tamamen ortaya çıkan mezarlıklarına yaya olarak gidip, mezarlıkları yeniden düzenlemişti. Ancak bu iki yıl sürdü. Geçtiğimiz kış mevsiminde yağan yoğun karların erimesi barajda su seviyesini yükseltti. Mezarlık 2 yıl sonra yeniden baraj sularına gömüldü. Köy sakinleri, 2 yıl önce yaya gidip onardıkları mezarlığa tekrar uzaktan bakıp dua etmek zorunda kaldı. Onarılan mezarların büyük bir bölümü sular altında kalırken, mezarlıktan geriye kalan küçük bir adacık ve bir kaç mezar oldu. "Bu sene geçme şansımız yok" Alanyurt köyünde yaşayan ve yakınlarının mezarına gitmek isteyen Fuat Yıldız, "Gördüğünüz baraj geçen yıl bu şekilde dolmamıştı. Bu sene güzel doldu, kar ve yağmur yağışı iyiydi. Seviye 4 metre kadar yükseldi. Geçen yıl mezarın oraya çıkmıştık, çekim yapmıştık ama bu sene geçme şansımız yok. Karşısına geçip duamızı edeceğiz" dedi. Kuraklık yıllarında mezarlara ulaşabildiklerini ifade eden Harun Keskin ise, "Bu baraj oldu olalı yollar kesildi. Mezarların karşısına geçip dua edeceğiz, yapacak bir şeyimiz yok" şeklinde konuştu.
Muğla Kadın emeği ile üretilen çiçekler Muğla sokaklarını süslüyor Köyceğiz’in Beyobası Mahallesi’nde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile başlatılan, özellikle kadınların üretime katılmasını sağlayan alım garantili çiçek üretimi kent estetiğini güzelleştirmeye, bölge ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve üç üreticiyle başlattığı alım garantili çiçek üretimi projesi, bugün 30 üretici ve çok sayıda seraya ulaşarak büyümeye devam ediyor. Yaz ve kış sezonu olmak üzere iki dönemde dikimi yapılan çiçek üretimi ile bugüne kadar 28 milyon çiçek üretildi. 2026 yaz sezonu içinde 1 Milyona yakın çiçeğin dikimine başlandı. Bugüne kadar piyasa değeri yaklaşık 80 milyon TL olan çiçek üretimi yapılarak hem üretici hem de Muğla kazandı. Muğla’nın sokaklarını muğla’nın çiçekleri süslüyor Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı Beyobası Mahallesi’nde kadın emeğiyle üretilen alım garantili süs bitkileri, kentin cadde, sokak ve refüjlerini süsleyerek şehir estetiğine katkı sağlıyor. Bugüne kadar 14 milyon adet çiçek satın alarak üreticilere önemli ölçüde ekonomik destek sağladı. Yerli üreticiye can suyu olan bu çiçekler, yalnızca Muğla’da değil; Antalya, Denizli, Isparta, Burdur ve Afyon gibi illerle birlikte ilçe belediyeleri tarafından da tercih edilmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Üreten kadınların emeğiyle Muğla’nın sokaklarını güzelleştiriyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Yerel üretimi destekleyen, özellikle kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren projeler bizim için büyük önem taşıyor. Beyobasında başlattığımız alım garantili çiçek üretimi modeliyle hem üreticimize güvence sağladık hem de kentimizin estetik görünümüne kendi değerlerimizle katkı sunduk. Bugün 30 üreticiye ulaşan bu başarı hikâyesi, doğru planlama ve dayanışmanın bir sonucudur. Üreten kadınların emeğiyle Muğla’nın sokaklarını güzelleştirmeye, kırsal kalkınmayı desteklemeye ve yerel ekonomiyi büyütmeye devam edeceğiz" dedi.
Şırnak Şırnak’ta dünyaevine giren gelin, asırlık gelenekle baba evinden alındı Şırnak’ta dünyaevine giren bir çift, asırlık geleneği sürdürdü. Gelin, yöresel kıyafetli davetliler eşliğinde at sırtında baba evinden alındı. Kent merkezinde dünyaevine giren 23 yaşındaki Nazlı Kadırhan ile 25 yaşındaki Yunus Baysal çifti, düğünlerini modern alışkanlıkların dışında, geçmişten bugüne uzanan örf ve adetlere bağlı kalarak gerçekleştirdi. Çift, son dönemde düğün harcamaları ve sadeleşme tartışmalarının gündemde olduğu kentte, geleneksel düğün tercihiyle dikkat çekti. Düğün töreninde herhangi bir çalgı kullanılmadı, program mevlüt ile başladı. Gelin, baba evinden at sırtında alınarak damat evine getirildi. O anlar davetliler tarafından ilgiyle izlenirken, törene katılan kadınların rengarenk kıras-fistan, erkeklerin ise geleneksel şal-u şapik giymesi düğüne renk kattı. Şırnak’ın kültürel zenginliğini yansıtan bu görüntüler, düğünü adeta geçmişe uzanan bir zaman yolculuğuna dönüştürdü. Kürtçe yöresel türküler eşliğinde gerçekleşen törende, geleneksel motifler ön plana çıktı. Düğün boyunca sergilenen kültürel detaylar, genç kuşaklara örnek olacak nitelikte bulundu. Damat Yunus Baysal, atalarından miras kalan bu geleneği sürdürmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Dedelerimizden duyduğumuz kadarıyla eskiden gelinler atla getirilirdi. Ailece karar aldık ve örf-adetimizi yeniden canlandırmak istedik. Bu bizim için sadece bir düğün değil, kültürümüzü yaşatma meselesidir" dedi. Damadın ağabeyi Muhyettin Baysal, eski örf ve adetleri yaşatmak istediklerini belirterek, "Bugün kardeşimin düğününü eski geleneklerimize göre yapıyoruz. Gelinimizi beygir ile getirmeyi düşündük. Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. Darısı tüm bekar gençlerimizin başına" diye konuştu.