GÜNDEM - 26 Kasım 2025 Çarşamba 16:35

’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20. Yılında Denetimli Serbestlik’ konferansı yapıldı

A
A
A
’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20. Yılında Denetimli Serbestlik’ konferansı yapıldı

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anadolu Üniversitesi işbirliği ile ’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20.Yılında Denetimli Serbestlik’ başlıklı konferans düzenlendi.


Türkiye’de ceza adalet sisteminde köklü bir dönüşümün öncüsü olan Denetimli Serbestlik sistemi, 20’nci yılını geride bıraktı. 20 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile uygulamalar, insan odaklı ve onarıcı adalet anlayışıyla ceza infaz sistemine yeni bir boyut kazandırdı. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir konferans gerçekleştirildi.



"Eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra farklı alanlarda çalışmalar ortaya koymaya çalışıyoruz"


Açılış konuşması yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Denetimli Serbestlik uygulamalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversite olarak sadece eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra farklı alanlarda çalışmalar ortaya koymaya çalışıyoruz. Bugün burada değerli akademisyenlerimizle Denetimli Serbestlik sistemini değerlendireceğiz. Denetimli serbestlik uygulamalarında yaşanan gelişmeler, sorunlar ve çözümleri değerlendireceğiz. Akademisyenlerimizin katkılarıyla gerçekleşecek konferansımızın paydaşlarımıza ve tüm öğrencilerimize faydalı olacağına inanıyorum" dedi.



"Denetimli Serbestlik, 2005 yılında hukuki temellerine kavuşmuştur"


Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Türk Ceza Adalet Sistemi’nde modern ve insan odaklı olan Denetimli Serbestlik uygulamalarını 20’nci yılına ulaştırmanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, "Denetimli Serbestlik sistemimiz, 2005 yılında yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Kanunuyla hukuki temellerine kavuşmuştur. Bu 20 yıllık süreç, denetimli serbestliğin Türk hukuk sistemi içerisindeki yerini sağlamlaştırdığı, uygulama alanını genişlettiği ve profesyonel bir yapıya kavuştuğu bir dönüşüm hikayesidir" diye konuştu.



"Erken tahliye aracı değil, sosyal bir rehabilitasyon sistemi"


Başsavcı Karakülah, Denetimli Serbestlik sisteminin sadece bir infaz yöntemi ya da erken tahliye aracı olmadığını vurguladı. Ceza hukuku yaptırımlarının bireyselleştirilmesi ilkesini hayata geçiren, onarıcı adalet anlayışını ön plana çıkaran, sosyal bir rehabilitasyon sistem olduğunu dile getiren Başsavcı Karakülah, Denetimli Serbestlik uygulamalarının akademik ve adli açıdan kapsamlı bir şekilde incelenmesinin uygulama birliğini güçlendirmeye ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkı sağlayacağına inandığını söyledi.



"Adalet sadece cezalandırmak değil, aynı zamanda iyileştirmek ve fırsat vermektir"


Konuşmasının devamında öğrencilere de seslenen Başsavcı Karakülah, sözlerine şöyle devam etti:


"Denetimli Serbestliğin geleceği; daha fazla uzmanlaşma, elektronik takip sistemlerinin daha etkin kullanımı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla daha güçlü iş birlikleri ve en önemlisi, onarıcı adalet felsefesinin sistemin tüm kılcallarına nüfuz etmesiyle şekillenecektir. Değerli hukuk öğrencileri, sizler geleceğin hakim, savcı ve avukatları olarak, bu modern infaz rejimini sadece kanun maddelerinden ibaret görmemelisiniz. Kanunların arkasındaki insan odaklı felsefeyi de benimsemelisiniz. Unutmayınız ki, adalet sadece cezalandırmak değil, aynı zamanda iyileştirmek ve fırsat vermektir."



Konferansa katkı sağlayan akademisyenlere plaket takdimi yapıldı


Program, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya’nın moderatörlüğünde sunumlar ile devam etti. TOBB ETÜ Hukuk Fakültesinden Prof Dr. Olgun Değirmenci, "Genel Hatları ile 5275 Sayılı Kanunda Düzenlenen Denetimli Serbestlik Kurumu" başlığıyla; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Doç. Dr. Hakan A. Yavuz, "Dünü, Bugünü ve Yarınıyla Türkiye’de Denetimli Serbestlik" başlığıyla; ESOGÜ Hukuk Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Semih Yumak, "Türk Ceza Adaleti Sisteminde Yenilikçi Bir Yaklaşım: Denetimli Serbestlik Hizmetleri" başlığıyla konferansta sunum gerçekleştirdi. Sunumların ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vali Yardımcıları Yakup Güney ve Adem Keleş tarafından konferansa katkı sağlayan akademisyenlere plaket takdim edildi.



’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20. Yılında Denetimli Serbestlik’ konferansı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kurşunlardan 2 kez kaçtı, üçüncü defa yaralanmaktan kurtulamadı Antalya’da aralarında husumet bulunan şahısların silahlı saldırısına uğrayan bir kişi yaralandı. Olay anı güvenlik kamerasına yansırken, yaralının daha öncede iki kez uğradığı silahlı saldırıdan şans eseri yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Olay, saat 16.00 sıralarında Kepez ilçesi Teomanpaşa Mahallesi Yeşilırmak Caddesi üzerinde bulunan Mısır Çarşısı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mısır Çarşısı’nde esnaflık yapan Süleyman K. arıcını park ederek işyerine doğru yürüdüğü sırada yanına yaklaşan ve tanımadığı 18-19 yaşlarında bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Şüpheli şahıs olayın ardından hızla yaya olarak olay yerinden uzaklaşırken, her iki bacağına toplam 4 kurşun isabet eden Süleyman K. acı içinde yere yığıldı. Bacağından yaralandı Silah sesini duan çevredeki vatandaşlar Süleyman K.’nın koşarken, durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Süleyman K. çevredeki vatandaşlar tarafından kendi imkanları ile hastaneye kaldırılırken Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro amirliği ekipleri olay sonrası kaçan ve isminin Mustafa M. olduğu öğrenilen şahsın yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Süleyman K.’nın daha önce de iki kez silahlı saldırı girişiminden yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Olay anı güvenlik kamerasında Öte yandan daha öncede işyerine ve kendisine yönelik tabancayla ateş açılan Süleyman K.’nin uğradığı silahlı saldırı bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Süleyman K.’nın aracından indikten sonra orda işyerine doğru yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan bir kişinin belinden silahı çıkartarak ateş ettiği ve olayı gerçekleştirdikten sonra koşarak uzaklaştığı görüldü. Olayın ardından Olay Yeri İnceleme ekipleri boş kovanlar üzerinde inceleme yaparak muhafaza altına aldı.
Muğla Geleceğin hekimleri ‘Beyaz önlük’ giydi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimlerine başlayan 1. sınıf öğrencileri için ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. Törende akademik unvanları yükselen öğretim üyeleri yeni cübbelerini giyerken, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri verildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri salonunda gerçekleştirilen tören, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılımıyla yapıldı. Törenin açılışında Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından verilen mini konserin ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş konuşma yaptı. ‘Beyaz önlük giyme’ töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, "Tıp, hem teorik donanım, hem de pratik beceri gerektiren bir alan olmanın ötesinde, insana dokunan, insan hayatını merkeze alan sabır, merhamet ve sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan çok özel bir meslektir. Bir hekimin attığı her adım, verdiği her karar, bir insanın hayatına doğrudan etkiler. Çünkü hayatımızın her safhasında tıbbın farklı branşlarını temsil eden hekimlerle hepimiz bir şekilde karşılaşıyoruz. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük yalnızca bir kıyafet değildir. O önlük bilginin, sorumluluğun, cesaretin, güvenin ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Bu önlüğü taşımanın onurunu yaşarken, aynı zamanda onun gerektirdiği sorumluluğun da farkında olacağınıza inanıyorum. Sizlerden beklentimiz bilimin ışığında ilerleyin, mesleki etik değerlerinden taviz vermeyin, insan hayatını her şeyin üzerinde tutan hekimler olmanızdır. Hastalarınızla kuracağınız güçlü iletişim, zarafet ve nezaketiniz, mesleki bilgi ve beceriniz ile bir araya geldiği zaman muhataplarınızın nezdinde nasıl bir kahramana dönüştüğünüzü hayatınız boyunca sıkça göreceksiniz. Bu vesileyle büyük bir özveriyle çalışan tüm hekimlerimizin ve sağlıkçılarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Hepinize önünüzdeki yaşamınızda üstün başarılar diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından MSKÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar ve törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi.