EĞİTİM - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 10:45

YKS sonuçları açıklandı: Anadolu Üniversitesi’nde tüm kontenjanlar doldu

A
A
A
YKS sonuçları açıklandı: Anadolu Üniversitesi’nde tüm kontenjanlar doldu

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından Anadolu Üniversitesi, 2025-2026 akademik yılı için belirlenen tüm kontenjanlarını doldurdu.


Türkiye’nin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Anadolu Üniversitesi, öğrencilere sunduğu güçlü akademik altyapı, geniş sosyal imkânlar ve uluslararası düzeyde tanınırlığı ile bu yıl da en çok tercih edilen üniversiteler arasında yer aldı. Yetenek sınavıyla öğrenci alan programlar hariç örgün lisans ve önlisans programlarında 2 bin 938 kontenjana karşılık 2 bin 967 öğrenci yerleştirilirken, Açıköğretim Fakültesi lisans ve önlisans programlarında ise 50 bin 800 kontenjana karşılık 51 bin 985 öğrenci yerleştirildi. Böylece örgün ve Açıköğretim programlarında yüzde 100’lük doluluk oranı yakalanmış, ek yerleştirmelerle birlikte bu oran yüzde 102,3’e ulaşmış oldu. Açıköğretim, örgün öğretim ve lisansüstü programlarıyla her yıl yüz binlerce öğrenciye eğitim imkânı sağlayan Anadolu Üniversitesi, bu başarısıyla hem Türkiye’nin dört bir yanından hem de yurt dışından öğrencilerin gözdesi oldu. Tüm fakülte ve yüksekokullarda kontenjanların dolması, üniversitenin eğitimdeki kalite anlayışının ve köklü geçmişinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.



"Yeni öğrencilerimizi Eskişehir’in eşsiz kampüs ortamında en iyi şekilde karşılamaya hazırız"


Anadolu Üniversitesinde tüm kontenjanların dolmasıyla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi, akademik kadrosu, çağdaş eğitim anlayışı, öğrenci dostu kampüsü ve uluslararası projeleriyle öğrencilerimizin geleceklerine yön veriyor. Tüm kontenjanlarımızın dolmuş olması bizleri gururlandırıyor. Yeni öğrencilerimizi Eskişehir’in eşsiz kampüs ortamında en iyi şekilde karşılamaya hazırız" dedi.


Anadolu Üniversitesi, sadece eğitimdeki başarılarıyla değil, aynı zamanda öğrencilere sunduğu kültürel, sanatsal ve sportif imkânlarla da öne çıkıyor. Dünyaca tanınan Açıköğretim Sistemi sayesinde milyonlarca mezun veren üniversite, bu yıl da gençlerin geleceğe güvenle adım atacağı bir adres olduğunu bir kez daha kanıtladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.