POLİTİKA - 01 Aralık 2011 Perşembe 09:27

TBMM BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI KANUN TEKLİFİ YASALAŞTI

A
A
A
TBMM BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI KANUN TEKLİFİ YASALAŞTI

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Meclis Teşkilatını yeniden yapılandıran, çalışanlara yönelik yeni düzenlemeler getiren TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, ’’TBMM Genel Sekreterliği Teşkilatı’’nın adı ’’TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı’’ olarak değişti. TBMM Başkanı’na yardımcı olmak üzere 5 başkan başmüşaviri, 15 başkan müşaviri ile 15 müşavir atanabilecek. Başkan başmüşaviri, başkan müşaviri ve müşavir kadrolarına, her biri kadro unvanının toplam
sayısının yüzde 40’ı oranında, istisnai memuriyet hükümlerine göre açıktan veya naklen atama yapılabilecek. Başkanlık Divanı, siyasi parti gruplarının personel ihtiyacını tespit edecek. Divan, ayrıca dolu kadrolarda derece ve sınıf değişikliği ile boş kadrolarda, sınıf, unvan ve derece değişikliği ile sınıflar arası atama yapabilecek.
Genel sekreter ya da genel sekreter yardımcılığı için üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren fakültelerinden veya YÖK tarafından kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olma ve en az 12 yıl kamu veya özel sektörde çalışma şartı aranacak. Memuriyette ilk defa idari teşkilat kadrolarında başlayacak olanlar, ÖSYM tarafından yapılan sınavda başarılı olanlar arasından sınavla seçilecek.
TBMM harcamalarının dış denetimi, her yıl Sayıştay tarafından görevlendirilen üç denetçiden oluşan bir komisyonca yalnızca hesaplar ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak yapılacak.
TBMM Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar, Bütçe ve Araştırma Merkezi Müdürlükleri ve Tutanak Müdürlüğünde müdürlük veya müdür yardımcılığı yapmış ya da yapmakta olanlar Yasama ve Denetimden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına atanabilecek. TBMM Genel Sekreterliğinde uzman unvanlı kadrolarda bulunanlardan, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğünde görevli olanlar, yasama uzmanı kadrolarına atanabilecek.
15 Ocak 2012 tarihinden önce Meclis kadrosunda bulunun personel, Meclisin mali ve sosyal haklarına ilişkin eski hükümlerden yararlanmaya devam edecek.
İDARİ TEŞKİLATTA ÇALIŞTIRILACAK PERSONEL SINAVLA ALINACAK
İdari teşkilatta toplam kadro sayısının yüzde 20’sini geçmemek üzere, sözleşmeli ve geçici personel de sınavla alınmak koşuluyla çalıştırılabilecek. İdari teşkilat kadrolarında herhangi bir personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına ihtiyaç duyulması ve Başkanlık Divanında bu konuda karar alınması halinde, atamaya ilişkin talep, TBMM Başkanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmek üzere Başkanlığa gönderilecek. Devlet Personel Başkanlığı, personelin atanacağı kurum ve kuruluş
ile kadro görevini tespit edecek. İdari teşkilat personeli, Başkanlık tarafından uluslararası kuruluşlarda görevlendirilebilecek.
DANIŞMANLARA İLİŞKİN DÜZENLEME
TBMM faaliyetleri ile ilgili Meclis Başkanı’na danışmanlık yapmak üzere, kadro şartı aranmaksızın ve diğer kurumların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak 5 TBMM Başkan danışmanı çalıştırılabilecek. Milletvekilleri için 1 danışman, 2. danışman ve ilave bir personel sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
Her siyasi parti grubunda 10 grup danışmanı, 25 büro görevlisi, partilerin milletvekili sayısının yüzde 10’u oranında ek büro görevlisi; yasama faaliyetlerinde milletvekillerine yardımcı olmak üzere her milletvekili için bir danışman, bir danışman yardımcısı ve ek bir personel sözleşmeli olarak çalışabilecek. Danışmana 83500, ikinci danışmana 73000, diğer personele ise 63000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık sözleşme ücreti ödenecek.
Söz konusu sözleşmeli personel ile ilgili düzenleme, 15 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girecek. Sınavlarda yasama uzman yardımcılığı için 35, stenograflık için ise 30 yaşını geçmeme şartı aranacak. TBMM Genel Sekreteri de diplomatik pasaport alabilecek.
MECLİS BAŞTABİPLİĞİ, SAĞLIK BAKANLIĞI’NA DEVREDİLECEK
Meclis Baştabipliği, Sağlık Bakanlığı’na devredilecek. Sağlık hizmetleri, TBMM Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokol çerçevesinde, bakanlığa bağlı eğitim ve araştırma hastanelerince ve bu hastanelerin TBMM yerleşkesi içinde kuracakları yataklı veya yataksız sağlık birimlerince verilecek. Özel sağlık kurumlarında da sağlık hizmeti alınabilecek.
MECLİSİ, POLİS KORUYACAK
TBMM’nin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri, TBMM Başkanlığı eliyle düzenlenecek. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet, İçişleri Bakanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na tahsis edilecek. Böylece, Meclisin güvenliği yalnızca polis tarafından sağlanacak. Meclisteki Tabur Komutanlığının görev süresi sona erecek. Kanun yürürlüğe girdikten sonra Mecliste görevlendirilecek polis memurları, Meclisin mali haklarından yararlanamayacak.
ERKEN EMEKLİ OLMAK İSTEYENLERE YÜZDE 30 İLE 50 ARASINDA FAZLA İKRAMİYE
Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, 1. Hukuk Müşaviri, Daire Başkan Yardımcısı, Müdür, Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, İdari Şube Müdürü, Saray Müdürü ve Müdür Yardımcısı, Grup Başkanı, İşletme, Fabrika ve Personel müdürlükleri unvanlı kadrolarda bulunanların görevleri sona erecek. Aynı unvanlı bu kişiler, TBMM Başkanlığınca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilecek. rat kadrolarında herhangi bir personel
TBMM Genel Sekreterlik kadrolarında görev yapanlardan, emekli aylığı bağlanmaya hak kazanan ve bu tarihten itibaren 4 ay içinde emeklilik başvurusunda bulunanlara emekli ikramiyesi; yasanın yayımı tarihi itibariyle yaş haddinden emekliliğine en fazla 3 yıl kalanlara yüzde 30, 3 yıldan çok 6 yıldan az kalanlara yüzde 40, 6 yıldan fazla kalanlara yüzde 50 oranında fazla ödenecek. Bu şekilde emekli olanlardan boşalan toplam kadro sayısının yüzde 40’ı, hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilecek.
Genel Sekreterlikte geçici personel olarak görev yapan ve kanun yürürlüğe girdikten sonra emekli aylığı bağlanmasına hak kazananlara iş sonu tazminatları ise emekli aylığı bağlanmasına hak kazanılan tarihi aşan süresi 10 yıl ve üstü olanlara yüzde 30, 5 ile 10 yıl arasında olanlara yüzde 40, 5 yıldan az olanlara yüzde 50 oranında fazla ödenecek.
İDARİ TEŞKİLATTA 4-C STATÜSÜNDE ÇALIŞANLARA ÖNCELİK
İdari teşkilata personel alımında 4-C statüsünde çalışanlara öncelik verilecek. Alınacak toplam personelin yüzde 20’si, 4-C’li çalışanlardan olacak. 4-C’li personelin atanmasında, kurum içindeki sınavlarda başarılı olma şartı aranacak. İdari teşkilatta norm kadro ilke ve standartları uygulanacak. Meclisteki personel sayısı norm kadro sayısına düşünceye kadar personel alınmayacak. Personelde aranacak nitelikler, norm kadro ilke ve standartları dikkate alınarak Başkanlık Divanınca belirlenecek.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, gece saatlerinde teklifin yasalaşmasının ardından birleşimi saat 14.00’de toplanmak üzere kapattı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Farmahane" projesinde 29 kursiyer sertifika aldı Çorum Belediyesi ile Çorum Eczacı Odası iş birliğinde düzenlenen "Farmahane Eczane Teknisyeni Yetiştirme Kursu"nu tamamlayan kursiyerlere sertifikaları teslim edildi. Çorum Belediyesi ile Çorum Eczacı Odası iş birliğinde hayata geçirilen "Farmahane Eczane Teknisyeni Yetiştirme Kursu"nu başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifikaları törenle verildi. Çorum Belediyesi Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü, Çorum Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan, Çorum Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Ekrem Özer ile kursiyerler katıldı. Yoğun ilgi gören kurs programında başvuruların ardından gerçekleştirilen mülakat sürecine 144 aday katılırken, yapılan değerlendirmeler sonucunda 30 asil ve 20 yedek kursiyer belirlendi. Eğitim almaya hak kazanan kursiyerler, 9 Şubat-10 Nisan tarihleri arasında Buhara Kadın Kültür Merkezi’nde, alanında uzman eğitmenler eşliğinde toplam 72 saatlik ve 8 hafta süren yoğun bir eğitim programına katıldı. Program sonunda yapılan sınavda başarılı olan 29 kursiyer sertifika almaya hak kazandı. Yoğun ilgi gören kurs programında, başvuruların ardından yapılan mülakat sürecine 144 aday katıldı. Değerlendirmeler sonucunda 30 asil ve 20 yedek kursiyer belirlenerek eğitime kabul edildi. Eğitim almaya hak kazanan kursiyerler, 9 Şubat-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Buhara Kadın Kültür Merkezi’nde alanında uzman eğitmenler eşliğinde toplam 72 saatlik, 8 hafta süren yoğun bir eğitim programına katıldı. Program sonunda yapılan sınavda başarılı olan 29 kursiyer sertifika almaya hak kazandı. Sertifika töreninde konuşan Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan, projenin sağlık sektörüne nitelikli ara eleman kazandırılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan yardımcısı Lemzi Çöplü ise işçi ve işveren arasında köprü vazifesi gördüklerini dile getirerek, belediye olarak mesleki eğitim projelerine destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Çöplü, eczacı odasıyla işbirliği içerisinde gerçekleştirilen bu süreci başarıyla tamamlayan kursiyerlerin de donanımlı olarak sektöre kazandırıldığını belirtti. Program kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sınavında dereceye giren ilk dört kursiyere, Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü ve Çorum Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan tarafından plaket ve sertifikaları takdim edildi. Tören sonunda programa katılan tüm kursiyerlere sertifikaları verildi. Toplu fotoğraf çekimi ile program son buldu.
Van Van TSO’da "Gözetim ve Analiz Programı" toplantısı düzenlendi Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Van Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğinde ‘Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı Kapsamında Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor? Nelere Dikkat Etmeliler?’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, "Bugün; Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı hakkında bilgilenmek üzere bir aradayız. Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı, Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un yapacağı bilgilendirmeler büyük önem taşıyor. İl Defterdarımız ve deftardalık yetkililerimiz yine bugün aramızdalar. Yaşanabilecek muhtemel riskleri ortadan kaldırmaya yönelik Van SMMMO ile birlikte böyle bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Hızlı bir değişim, dönüşüm var. Üyelerimizde; yeni uygulamalar konusunda değişim, dönüşüm ve alınacak tedbirler hakkında bizlere bilgilendirme yapılması konusunda talepleri oluyor. Bizde bu doğrultuda böyle bir programı gerçekleştiriyoruz" dedi. Van SMMMO Başkanı Yakup Örenci ise "Günümüzde vergi idareleri, klasik denetim anlayışından hızla uzaklaşmakta; bunun yerine veri analitiğine dayalı, risk odaklı ve proaktif denetim modellerine geçmektedir. Ülkemizde de bu dönüşümün en somut örneklerinden biri; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen gözetim ve analiz programlarıdır. Artık vergi denetimi sadece geçmişe dönük bir inceleme süreci değil; aynı zamanda eş zamanlı izleme, karşılaştırma ve risk tespiti üzerine kurulu bir yapıya dönüşmüştür" dedi. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunduğunu vurgulayan Örenci, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yeni dönemde; mükelleflerin beyanları, sektörel ortalamalarla anlık olarak karşılaştırılmakta, elektronik belgeler, banka hareketleri ve üçüncü taraf verileri entegre şekilde analiz edilmekte, uyum düzeyi düşük görülen mükellefler sistem tarafından otomatik olarak riskli kategorilere alınmaktadır. Bu gelişmeler mükellefler açısından yalnızca bir denetim baskısı olarak görülmemelidir. Aksine, doğru okunduğunda bu sistem; kayıt dışı ile mücadelede adaleti güçlendiren, dürüst mükellefi koruyan, vergide gönüllü uyumu teşvik eden bir yapıyı da beraberinde getirmektedir. Ancak bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunmaktadır. Beyan ile fiili durum arasındaki tutarlılık, sektörel kârlılık oranlarına uyum, nakit ve banka hareketlerinin açıklanabilirliği, elektronik belge düzenine tam uyum ve en önemlisi, mali kayıtların şeffaf, izlenebilir ve savunulabilir olması gerekmektedir. Biz mali müşavirler olarak bu yeni dönemde yalnızca kayıt tutan değil; aynı zamanda riskleri önceden öngören, rehberlik eden ve stratejik danışmanlık yapan bir rol üstlenmekteyiz. Ancak bunun gerçekleştirebilmek için iş ve işlemlerinize ait tüm bilgileri zamanında mali müşavirlerinize teslim etmeniz, bu konularda mali müşavirinizi bilgilendirmeniz son derecece önem arz etmektedir. Bugünkü seminerimizin amacı da tam olarak budur. Sizleri bu yeni denetim yaklaşımı hakkında bilgilendirmek, karşılaşılabilecek riskleri ortaya koymak ve alınması gereken önlemleri somut şekilde paylaşmak." Toplantı; Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un ’Vergi İdaresi Gözetim ve Analiz Programı’ hakkındaki sunumları ile devam etti. ’Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor?’ ve ’Nelere Dikkat Edilmeli?’ gibi akıllarda yer alan sorularla ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı toplantı, soru-cevap bölümü ile son buldu.
Sivas Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bursa Mudanya Çayönü Mahallesi’nde yağlık ay çiçek tohumu dağıtımı yapıldı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Alanlarının Kullanımını Etkinleştirilmesi (TAKE) Proje çalışmaları sürerken, Bursa’da toplamda 369 üreticiye 9 bin 262 dekar alanda uygulanmak üzere 3 ton 720 kilogram ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan alanlarda uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanılarak bitkisel üretimin arttırılmasına yönelik projeler Bursa’da uygulanmaya devam ediyor. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt’un verdiği bilgilerde, Proje Kapsamında Mudanya İlçesi Çayönü Mahallesinde gerçekleşen tohum dağıtım programına katılan Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, dağıtılan yağlık ayçiçek tohum çeşidinin ürün verimi olarak üstün bir çeşit olduğunu belirtti. Ayçiçek tohumunun yetiştirilme süreci hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde bilgi alınabileceğini vurgulayan Sülün, dağıtılan tohumların tüm üreticilere ve ülkemize hayırlı olmasını temenni etti. 2026 yılında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Müdürlüğümüzce teklif edilen projelerden Ayçiçeği Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi (Bakanlık Katkısı 1 milyon 593 bin TL) kabul edilmiştir. Bu yıl İlimizde yürütülecek olan Yağlık Ayçiçeği projemiz Kestel, Karacabey ve Mudanya İlçelerimizde gerçekleşecektir. Dağıtım törenine Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ercan Yavuz, AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak katılım gösterdiler.
Bursa Öğretmen ve öğrenciler çiçeklerle karşılandı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından, Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden bir gurup öğrenci, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çiçeklerle karşıladı. Bursa Osmangazi Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınlarından sonra farkındalık oluşturmak adına anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sabah okula gelen öğretmenlerini çiçeklerle ve pankartlarla karşıladı. Öğrenciler, ‘öğretmene silah değil, çiçek uzatılır’ ve ‘Vatanı korumak çocukları korumaktan başlar’ pankartlarıyla arkadaşlarını karışlayan öğrenciler, ayrıca tüm öğretmen ve öğrencilere karanfil dağıttı. Öğrencilerinin bu duyarlılığının kendilerini çok duygulandırdığını ifade eden Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mehmet Niyazi Köse, "Eğitimci olarak bizler on iki günde meslek hayatlarının en zor dönemini yaşadık. Bu süreç öğrencilerimiz için çok daha zordu. Ancak onlar kendi zorluklarını unutarak arkadaşlarına ve bizlere büyük bir sürpriz yaptı. Kendileri küçük de olsa kalplerinin ne kadar büyük olduğunu bize gösterdiler. Bizim tahayyül ettiğimiz Türk Gençliği işte tam olarak budur. Öğrencilerimiz kutluyor ve onların öğretmenleri olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.