EKONOMİ - 11 Nisan 2021 Pazar 12:55

Türkiye’nin en büyük GES yatırımı Gaziantepli firmalardan

A
A
A
Türkiye’nin en büyük GES yatırımı Gaziantepli firmalardan

Solartürk Enerji, Gap Galvaniz ve Öztan Elektrik firmaları 3’lü konsensüs kurarak, Türkiye’nin en büyük çatı GES projesine imza attı. 3’lü konsensüs, SANKO Holding’in 2021 yılında fabrikalarının çatılarına toplamda 100 MW’lık çatı tipi GES yatırımı yapacak.

Solartürk Enerji, GAP Galvaniz ve Öztan Elektrik ile birlikte üçlü konsensüs kurarak, SANKO Holding’in 2021 yılında fabrikalarının çatılarına toplamda 100 MW’lık çatı tipi GES yatırımı yapacak. Bu yatırım Türkiye’nin tek kalemde yapılacak olan en büyük çatı tipi GES yatırımı olacak. Enerji santralleri panellerini Solartürk, panellerin çelik konstrüksiyon imalatını Gap Galvaniz, Elektrik aksamını ise Öztan Elektrik yapacak.

17 Mayıs 2005 yılında 5348 Sayılı kararname ile Türkiye’de yenilenebilir enerji yolu açılmış ve santraller kurulmuştur. 12 Mayıs 2019 resmi gazetede yayınlanan lisanssız elektrik üretim yönetmeliği ile meskenlerde 10 KW'a, ticari işletmelerde maksimum 5 MW'a kadar öz tüketime dayalı güneş enerji yatırımlarında yeni dönem başladı. Solartürk Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özberk Türkiye’deki her çatıyı mini bir baraj olarak düşündüklerini söylerken, 3’lü konsensüs firmalarından Öztan Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztan ise, fosil yakıttan elde edilen enerjilerin yerini güneş ve yeşil enerjiye bırakacağını ifade etti. Gap Galvaniz Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Ormanlı da, çelik konstrüksiyon imalatı yaparak fabrikaların betonarme ağırlıklarını hafiflettiklerinin altını çizdi.

“Dünyanın en ucuz enerjisi güneş enerjisi”

Solartürk Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özberk, yerinde üretim, kullanım ve yatırımın kısa amortisman süresi sebebiyle yatırımcılara ciddi ekonomik katkılar sağlayan güneş enerjisi yatırımlarının 4 - 5 yıl içinde kendini amorti edeceğini ve sistemin 30-35 yıl boyunca kullanılabileceğini belirtti. Güneş enerjisi sistemlerinin fiyatlarının sürekli ucuzladığının altını çizen Özberk, 10 yıl öncesine göre fiyatların düşerek, dünyadaki en ucuz enerji kaynağı haline geldiğini ifade etti. Özberk ayrıca, Tarımsal sulama ve işletmelerde kurulacak güneş enerji sistemlerinin çiftçinin maliyetlerinin düşeceğini söyledi.

“Türkiye kurulumunun yüzde 6’sını biz yapıyoruz”

Özberk, “Türkiye’deki güneş enerji sistemlerinin son günlerde aşırı derecede artmasından dolayı buradayız. Artık güneş enerji sistemleri Türkiye’de önemli bir enerji kaynağıdır. 2005 yılında yola çıktığımız bu yolda bu sistemlerin artık geçtiğimiz 16 yıl içinde Türkiye’de 7 bin MW ile Türkiye kurulumunun yüzde 6’sı üretimde ise yüzde 3,5’ini üretmekteyiz” dedi.

“SANKO Holding’in 100 MW çatı güneş enerji sistemi anlaşması yaptık”

Özberk, SANKO Holding’in 100 MW çatı güneş enerji sistemi anlaşması yaptıklarını ifade ederek, “Bugün Türkiye’nin en büyük güneş enerji sisteminin anlaşmasını yapan 3 firma ile birlikteyiz. Türkiye’nin önemli kuruluşlarından biri olan SANKO Holding’in 100 MW çatı güneş enerji sisteminin anlaşmasını yaparak montajı başlamış durumdadır" dedi.

“10 milyon dolar enerji tasarrufu olacak”

100 MW ile 10 milyon dolar enerji tasarrufu sağlanacağını ifade eden Özberk, “ Bizim sistemimizde bu 100 MW ile yaklaşık 10 milyon dolarlık bir enerji tasarrufu olacaktır. Gaziantep, Adıyaman, Bursa illerindeki işletmelerinde kullanılacaktır” şeklinde konuştu.

“Hedefimiz Türkiye’deki yüzde 15 güneş enerji sistemi”

Hedeflerinin Türkiye’deki çatılarda kullanılacak güneş enerji sistemlerinin yüzde 15-20 pazar payına ulaşmak olduğunu ifade eden Özberk, “Burada panel, alüminyum konstrüksiyon montajı ve elektrik montajı olarak 3 firmada Gaziantep firmasıdır. Biz de bundan gurur duymaktayız. Türkiye’deki çatılarda kullanılacak güneş enerji sistemi hedefimiz yüzde 15-20 gibi bir pazar payına ulaşmaktır” ifadelerine yer verdi.

“Her çatı mini bir baraj”

Özberk, Türkiye’deki her çatıyı mini bir baraj olarak düşündüklerinin altını çizerek, “2019 yılında gelen kanunla bireysel müşterilere kolaylık sağlanmıştır. 10 KW’a kadar izin alınmadan yapılabilmektedir ve izin süreci çok kısalmıştır. Bu da yaklaşık 1 evin elektrik ihtiyacının tamamını karşılayabilmektedir. Yaklaşık 4-5 yıl arasında amorti süresi vardır bu durum çok önemlidir. Ayrıca Türkiye’nin her çatısı bir mini baraj olarak düşünebiliriz. Fabrikalar, küçük sanayi siteleri, işletmeler, tarımsal işletmeler, çiftliklerde yapılan bu sistemle maksimum 4 ile 5 yılda amorti olmaktadır. Amacımız maliyetlerin ucuzlaması, tarımda tüketilen enerji maliyetlerinin düşmesi adeta bir nevi çiftçimize bir can suyu olmaktır. 25-30 yıl kullanım süresi vardır. Türkiye’de en eski panel kurulumunu biz yapmış bulunmaktayız. Yaklaşık 9-10 yıldır sistem çalışmaktadır. Şu ana kadar da herhangi bir sorun görmedik” ifadelerini kullandı.

“Irak Bağdat Sadr Stadyumunda panelimiz kullanılmıştır”

Irak’ın başkenti Bağdat’ta bulunan Sadr stadyumunun panellerinin kendilerine ait olduğunu ifade eden Özberk, “Önemli bir kuşaktayız, bizim kuşağımız dünyada tarihindeki en verimli kuşaktır. Yılda bin 800 saatlik bir güneş enerji verimi almaktayız. Avrupa’ya göre yaklaşık 2 katıdır. Almanya’ya göre yüzde yüz farklı. İngiltere’ye göre yine yüzde yüz farklıdır. Gelecek güneş enerjisindedir. Yurt dışına, toplam 50 MW güneş paneli ihracatı yapan ve dünyanın en büyük 1 MW kapasiteli Off-Grid stadyum çatısı ve aşırı sıcak bölgede olan Irak ‘Bağdat Sadr Stadyumunda’ panelimiz kullanılmıştır” diye konuştu.

“Çelik konstrüksiyon imalatını yapıyoruz”

Gap Galvaniz Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Ormanlı ise panellerin çelik konstrüksiyon imalatını yaptıklarını belirterek, “2017 yılında hızlı bir şekilde güneş enerji sektörü yaygınlaşmaya başladı. Önceki yıllarda da vardı fakat Türkiye’de 2017 yılında yaygınlaşmaya başladı. Gaziantep’in güzide firmalarından birisi olan SANKO’ya 100 MW güneş enerji sistemi santrali kuracağız. Burada 3’lü konsensüs olarak girdik. Solarturk Osman Özberk, Öztan Elektrik İbrahim Öztan ile birlikte 3’lü bir konsensüs yaparak 100 MW çatı imalatının ve montajının yapımına başladık. Kurulumlar başladı. En kısa zamanda bitirmeyi hedefliyoruz. Biz çelik konstrüksiyon imalatı yaparak hem fabrikaların betonarme ağırlıklarını hafifletiyoruz. Hafif çelikten imalat yaptığımız için hem üzerine konulan güneş enerji panellerinin montajını yapıyor hem de daha sağlıklı bir sistemli olgusu oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

“Fosil yakıttan elde edilen enerjiler yerini güneş ve yeşil enerjiye bırakacak”

3’lü konsensüs firmalarından Öztan Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztan da, fosil yakıttan elde edilen enerjilerin yerini güneş ve yeşil enerjiye bırakacağını ifade ederek, “Türkiye’nin gerçekten şu anda en büyük çatı güneş enerji sistemi işi olan bu işe imza attığımız için gerçekten çok mutluyum. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar olarak 3’lü bir konsensüs kurduk. Panel üretimine Solartürk Enerji, alüminyum konstrüksiyon üretimini ve montajını Gap Galvaniz yapacak bizde Öztan Elektrik olarak bütün tecrübemizi ikinci nesil elektrik mühendisi olarak aktarmaya çalışacağız. Şuanda enerjinin depolanması şu zamanki en büyük problemlerden birisi. Mevcut pil teknolojisiyle bu durum maalesef çok verimli değil ama pil teknolojisinin gelişmesiyle bu arada çok hızlı gelişiyor bu sektör eğer daha da geliştiği takdirde önümüzdeki 10 yılı bulacağını zannetmiyorum. Gerçekten fosil yakıttan elde edilen enerjiler yerini güneş ve yeşil enerjiye bırakacağını düşünüyorum” diye konuştu.

3'lü konsensüs kuran firmalar hakkında

Solartürk Enerji

2008 yılında 'Solartürk Enerji' markasının patenti alınarak, 2012 yılına ülkemizde ilk Fotovoltaik Panel üretimine başlanılmıştır. Gaziantep’te kurulan ve Türkiye’de ilk güneş enerjisi paneli üretimine başlayan Solartürk Enerji olarak hedefi, dünya standartlarında, kaliteli ve yerli bir ürün üretmektir. Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası (EBDR) tarafından “Sürdürülebilir Enerji ve Avrupa’daki PV Modül Yatırımı” konusunda “MÜKEMMELİYET” ödülüne layık görülmüştür. Ayrıca, TÜMSİAD tarafından düzenlenen "25 ALTIN YILDIZ" ödülü çerçevesinde, bu sektörde "ALTIN YILDIZ" ödülü ile takdir edilmiş ve Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği EUROSOLAR tarafından Türkiye Güneş Başarı Ödülü 2013 ile takdir edilmiştir. Ülke şartlarına uygun, yüksek ısıya ve +120 santigrat sıcaklığa dayanıklı PV güneş panelini üreten ilk ve tek firması olması sebebiyle, 2017 yılında 8. Türkiye enerji zirvesinde ‘Altın voltaj’ ödülüne layık görülmüştür. Ülkemizdeki Güneş Enerji Santralları panel tedariki dışında Ortadoğu ve Afrika’ya Panel ihracatını devam ettirmektedir.

Gap Galvaniz

2010 yılında sac işleme tesisi olarak kurulan firma, 2017 yılından bu yana çelik konstrüksiyon imalatları alanında faaliyet gösteriyor. 12 bin metrekaresi kapalı, toplamda 40 bin metrekare alanda üretim yapan firma, montaj ekipleri dahil toplam 150 kişiye istihdam sağlıyor. Kurulduğu ilk etapta enerji iletim-dağıtımına yönelik hat direkleri, şalt sahaları ve aydınlatma direkleri imalatlarıyla başlayan firma 2017 yılı ikinci çeyreğinde ülkemiz ve dünyanın geleceği için çok büyük önem arz ettiğini düşündüğü ülkemizde de yıldızı parlayan Güneş Enerji Santrali (GES) yatırımlarına yönelik GES çelik konstrüksiyon imalatı hattımızı da kurarak güneş enerji sahalarına yönelik çelik konstrüksiyon imalatlarıyla devam ediyor. Konstrüksiyon imalatının yanı sıra geçmişten gelen mekanik ve elektrik montaj tecrübelerini de değerlendirerek anahtar teslimi saha kurulumlarına da başladı ve halen devam ediyor. Taleplere göre çelik konstrüksiyon tedarikinin yanı sıra mekanik ve elektrik montaj faaliyetlerini de sürdürüyor.

Öztan Elektrik

Sektöre, 1983 yılından bu yana trafo imalat, bakım, onarım ve taahhüt alanlarında Gaziantep Trafo Sanayi olarak hizmet veriyor. 2013 yılı Haziran ayı itibarı ile yoluna Öztan Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak Alçak Gerilim ve Orta Gerilim elektrik malzemeleri satışı ile sektöre daha büyük bir adım attı. 2013 ün 2. yarısında kurulan firma güçlü bayilik ve partnerlik anlaşmaları ile elektrik malzemesi tedarik zincirinin en önemli parçalarından biri oldu. Orta Gerilim ürünlerinde, endüstriyel tesis ürünlerinde, konut, AVM, hastane, okul ve Solar Enerji (Photovoltaic) tesislerinde kaliteli markalar ile hizmet veriyor.

Ahmet Demir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Er, vatandaşların mahalle bakkallarına ve fırınlarına olan borçlarını kapattı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, mübarek Ramazan ayında Osmanlı’dan miras kalan zimem defteri geleneğini sürdürerek, ihtiyaç sahibi vatandaşların mahalle bakkallarına olan borçlarını kapattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Osmanlı döneminde Ramazan aylarında maddi durumu iyi olanların bakkal esnafının veresiye defterlerini rastgele sayfalar seçerek satın alıp borçlarını silme geleneğini sürdürdü. Kentte ihtiyaç sahiplerinin yoğunlukta yaşadığı mahallelere giden Başkan Er, zimem defteri geleneği kapsamında ihtiyaç sahiplerinin bütün borçlarını kapattı. Bakkalların mahalle için önemli yerler olduğunu dile getiren Başkan Er, "3,5 sene bakkallık yaptım. Mahalle bakkalı çok önemli; mahallenin en güvendiği yerdir. Bakkal, o mahallenin ağabeyidir, amcasıdır, kardeşidir, evladıdır. Gelir derdini sana anlatır. Aileler çocuklarını bakkala emanet ederlerdi. Ben bakkallık yaparken aileler çocuklarını getirirlerdi. Benim matematiğim çok iyiydi. Çocuklara ders çalıştırırdım" dedi. Ziyaretinde bakkallardan borç defterlerini isteyen Başkan Sami Er, "Osmanlı’da zimem defteri geleneği vardır. Hali vakti yerinde olan insanlar bakkala gider, mahallelinin ne borcu varsa bir sayfayı açar öderdi. Biz sadece bir sayfayı değil, bütün borç defterini kapatacağız. Bakkala borcu olan mutlaka ihtiyaç sahibidir. Biz o borçları kapatmaya geldik. Büyükşehir Belediyemizin de imkânları var ama hayır sahipleriyle vatandaşlar arasında bir köprü oluşturuyoruz" diye konuştu. Hayırseverler ile ihtiyaç sahibi vatandaşlar arasında köprü görevi üstlenen Büyükşehir Belediyesi, bakkallara ve fırınlara borçlu olan ihtiyaç sahibi vatandaşların borçlarını kapatmak isteyen hayırseverlerin de desteklerini bekliyor.
İstanbul Zeytinburnu’nda cesetleri bulunan anne ve kızın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’ndan alındı İstanbul Zeytinburnu’nda denize atlamaları sonucu hayatını kaybeden anne ve kızının cenazeleri aile yakınları tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. Olay, dün akşam saat 22.00 sıralarında Zeytinburnu’nda bulunan Kazlıçeşme Sahili’nde yaşandı. Balık tutmaya gelen vatandaşlar denizde gördükleri hareketsiz halde duran insan bedeni sonrası polise ihbarda bulunmuş, olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptığı inceleme sonrası, denizden çıkartılan cesedin 8 yaşındaki H.İ.Ş.’ye ait olduğu ortaya çıkmıştı. İlk cesedin bulunmasından 1 saat sonra sahil güvenlik ekiplerinin yaptığı geniş kapsamlı arama sonucu anne Fatma Nur Çelik isimli şahsın (30) de cesedine ulaşıldı. Olay yerinde bulunan görgü tanıklarının ifadelerine göre önce annenin, daha sonra ise kızının denize atlayarak hayatını kaybettiği iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanması için Adli Tıp morguna kaldırıldı. Bugün ise otopsisi tamamlanan anne ve kızının cenazesi aile yakınları tarafından teslim alındı. "3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz" Avukat Buse Naz Güneş yaptığı açıklamada, "Ben kendisini 3 yıl önce bir dernek aracılığıyla tanıdım. 3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. Soruşturma aşamasında zaten çok büyük sorunlarla karşılaştık. Dosyayı üstlendik, kovuşturma aşamasındaydık. Zaten hala çok şaşkınım. Sanıyorum 1 hafta önce çocuğunu kendisi bir özel hastaneye yatırmıştık bir süre tedavi alması için. Çünkü çocuk artık yaşadığı travmalardan ve ihmallerden kaynaklı olarak yemeden içmeden kesilmişti. Zar zor şırıngayla artık birkaç damla su verilecek şekilde bekleniyordu. Bu sebeple öncelikle acil bir şekilde bir özel hastaneye yatışı yapıldı. Burada kısa bir tedavi görüldü ilk müdahale olarak. Daha sonra bu çocuğun psikolojik açıdan destek alması gerektiği için tam teşekküllü bir hastaneye yatışının yapılması konusunda zaten biz haftalardır belki yetkililerle iletişim halindeyiz" şeklinde konuştu. "Avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum" Çocuğun önceki süreçte neşeli bir yapısı olduğuna değinen Güneş, "Ben bunu şu an avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum. O yüzden cümlelerim çok profesyonel gelmeyebilir ama gerçekten 7 yaşında bir çocuk, neşeyle bana sarılan, hayata böyle çok bağlı olan, çok zeki olan, çok akıllı bir çocuktu kendisi" ifadelerini kullandı. "Şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" "Babası bir gün bile ne gözaltına alındı ne tutuklu yargılandı" şeklinde açıklamasına devam eden avukat, "Bir gün bile hapis yüzü görmedi. Ben ifadeye çağrılacağını düşünmüyorum şu an. Zaten biz şüpheli bir ölüm olduğunu belirtiyoruz ancak ben de henüz raporlara ulaşamadım. İntihar olup olmadığı ile ilgili veya arkasında başka bir şey olup olmadığı ile ilgili net bir şey söyleyemiyoruz. Şu an şüpheli bir ölüm var ama şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" dedi. "Anne 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi" Açıklamasına devamında Avukat Güneş, "Anne, biz ilk tanıştığımızda kendisi de çok daha dirayetliydi. Bu 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi. Tek başına, yanında hiç kimse yoktu, tek başına mücadele verdi ve bu süreçte oldukça yıprandı. Kendisini zaten bildikleri için çocuğuyla korkuttular. Sürekli adliye önünde eylem yaptığı esnada bu eylemlere devam edersen bak çocuğu ihmal ediyor olursun, işte çocuğun elinden alınır gibi şeylerin kendisine gayri resmi yollarla söylendiğini bize söylüyordu. Sürekli korkutulmaya, sindirilmeye çalışılıyordu" dedi.
Mersin 10 bin kişi deniz kenarında iftarda buluştu Mersin’in Erdemli ilçesinde vatandaşlar, Erdemli Belediyesi’nin geleneksel iftar sofrasında bir araya geldi. Ramazan ayı dolayısıyla tüm Türkiye’de olduğu gibi Erdemli’de de binlerce kişi iftar için aynı sofrada buluştu. Deniz kenarında kurulan sofralarda yaklaşık 10 bin kişi ellerini semaya kaldırarak dua edip, oruçlarını birlikte açtı. İftar öncesi vatandaşlar davul, zurna ve maniler eşliğinde iftara çağrıldı. Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’nda yoğun katılımın olduğu programda meddah, Nasrettin Hoca, İbiş, semazen, kum sanatı, Hacivat ve Karagöz, ateşbaz gösterileri ve konser yer aldı. Çocuklar için kurulan oyun parkurunda çeşitli geleneksel gösteriler sahnelenirken, yüz boyama ve balon dağıtımı yapıldı. Birlik ve beraberlik içerisinde iftar yaptıkları için çok mutlu olduğunu ifade eden Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "11 ayın sultanı Ramazan ayında bugün Devlet Bahçeli Meydanı’nda vatandaşlarımızla birlikte iftar soframızda buluşuyoruz. 10 bin vatandaşımız bugün bizimle birlikte aynı sofrada iftarını açacak. Ben bugün bu iftar soframıza icabet eden vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yoğun ilgi gösteren Erdemli’nin Erdemli insanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu. Toplu bir şekilde iftar yaptıkları için memnun olduğunu ifade eden Ayşe Tezcan, "Her gün aynı evde yalnız başımıza iftar açıyorduk. Bugün dedik kalabalık toplu olarak iftarımızı açalım. Hep birlikte Ramazan’ın maneviyatını yaşıyoruz" dedi. Ramazan’ın atmosferinin böyle bir iftarda daha iyi yaşandığını ifade eden Ali Yavuz da, "İlk önce belediye başkanına çok teşekkür ederim bu iftarı hazırladığı için. Ben Kütahya’dan geliyorum şu an. Gerçekten çok güzel, manevi bir duygu var burada. Buradaki insanlar birbirine kaynaşmış bir şekilde çok güzel. Buranın iftarı güzel, birbiriyle tanışması güzel. Teşekkür ederim başkana" diye konuştu. İftar sofrasını hazırlayanlara teşekkür eden Yasemin Bozkır ise, "Hazırlayan, sunan herkese, belediye başkanına teşekkür ediyoruz ama tabii evle buranın arası çok farklı. Buranın atmosferi daha güzel. Birlik, kardeşlik bağımız çok güzel" dedi. Birlik beraberlik içerisinde güzel bir iftar yaptıklarını ifade eden Hüseyin Bakkal, "Mustafa Kara başkanımdan Allah razı olsun. Ramazan’a yakışır birlik beraberlik içerisinde böyle güzel sofra kurduğu için gönül sofrası kurduğu için tekrardan teşekkür ediyorum. Burada toplu yemekler, toplu halde iftar açmak eski bir gelenektir. Ramazan’ın ruhuna yakışır bir şey. Onun için tekrardan teşekkür ediyorum böyle bir organizasyon için" şeklinde konuştu.
Düzce İkinci el araç piyasasında durgunluk yaşanıyor Düzce’de otomotiv sektörü 2026 yılına durgunlukla başlarken, sektör temsilcileri yatırımcıların farklı alanlara yönelmesinin piyasaya yansımalarını değerlendiriyor. Düzce’de uzun yıllardır galericilik yapan İhsan Açıkgöz, 2026 yılı itibariyle otomotiv piyasasında yaşanan durgunluğa ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki yön değişimlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Açıkgöz, araç alım satımında ciddi bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. Geçmiş yıllarda kripto para borsalarındaki yükseliş dönemini hatırlatan Açıkgöz, "Kripto para artarken herkes o işin uzmanıydı. Ardından araç fiyatları yükseldi, bu kez herkes araç satış uzmanı oldu. Şimdi ise altın ve gümüş yükseliyor, herkes bu alanın uzmanı kesildi" dedi. 30 yılı aşkın süredir galericilik yaptıklarını belirten Açıkgöz, çok iyi ve çok kötü piyasa dönemleri gördüklerini vurguladı. "Araç satışı eş-dost üzerinden dönüyor" Mevcut dönemde araç alım satımının büyük ölçüde tanıdık çevre üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Açıkgöz, şehir dışından araç alımının ciddi oranda azaldığını kaydederek, "İnsanlar artık ’Arabamı satayım’ diye galerilere koşmuyor. Sadece eş, dost ve tanıdık vasıtasıyla alım satım yapılıyor. Şehir dışından araç almaya kimse sıcak bakmıyor. Çünkü dışarıdan alınan araçlarda yaşanan sorunlar güveni zedeledi. Bu nedenle alışveriş daha çok bilindik çevrede dönüyor" diye konuştu. Altın ve gümüş yatırımı araç satışını etkiliyor Araç satışlarındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin yatırım tercihlerindeki değişim olduğunu belirten Açıkgöz, vatandaşların birikimlerini otomobile bağlamak yerine altın ve gümüşe yöneldiğini söyleyerek, "Altın ve gümüş sürekli yükseliyor. İnsanlar parasını faize ya da kıymetli metallere yatırıyor. Yüksek faiz oranları da piyasayı etkiliyor. Çoğu esnaf şu an kâr etmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ancak müşteri portföyü güçlü olan işletmeler ayakta kalabiliyor" şeklinde konuştu. "Savaş bitmeden piyasaların düzelmesini beklemek yanlış" Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişi de küresel gelişmelere bağlayan İhsan Açıkgöz, piyasaların normalleşmesi için uluslararası gerilimlerin sona ermesi gerektiğini savunarak, "Altın ve gümüş savaş odaklı yükseliyor. Ne zaman savaşlar biter, o zaman bu emtialarda gerileme olur. Ardından araç ticareti, arsa ve konut piyasası yeniden hareketlenir. Ancak savaşlar bitmeden eski düzenin geri gelmesini beklemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı.