KÜLTÜR SANAT - 24 Aralık 2022 Cumartesi 09:18

SANKO Sanat Galerisi’nde “barınaklar” temalı resim sergisi

A
A
A
SANKO Sanat Galerisi’nde “barınaklar” temalı resim sergisi

Ressam Mümin Candaş, tuval üzerine akrilik boya tekniği ve kağıt çalışmalarda suluboya, mürekkep kalemler ve füzen gibi farklı tekniklerle hazırladığı eserlerinden oluşan “Barınaklar” konulu kişisel sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde açtı.

Ressam Mümin Candaş, tuval üzerine akrilik boya tekniği ve kağıt çalışmalarda suluboya, mürekkep kalemler ve füzen gibi farklı tekniklerle hazırladığı eserlerinden oluşan “Barınaklar” konulu kişisel sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde açtı.


Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yaşam alanlarını yaptığı çalışmalarla sanat eserine dönüştürdüğünü belirten Mümin Candaş, yaptığım resimlerle tarihe not düştüğünü söyledi.


Gittiği şehirlerde ve çalıştaylarda eski yapıların fotoğrafını çekerek resmettiğini ifade eden Candaş, “Resimlerimde bir anlamda yaşamla insan arasındaki ilişkiyi sorguluyorum. Kişinin resimle olan bağını ortaya koyabilmek için insan figürü kullanmıyorum” şeklinde konuştu.


“Barınaklar” resim serisinin geçmişle gelecek arasındaki bir sorgulama gibi ruhsal derinlik kavramından yola çıkılarak oluşturduğunu anlatan Candaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


“İnsan ve doğa arasındaki ilişkiyi, doğanın insan üzerindeki etkisini, ruhsal ve fiziksel derinlik kavramlarını estetik yorumlarla yeniden şekillendirdim. Resimlerimde insan ve doğa arasındaki ilişkiyi, derinlik kavramını kendi yorumum ile ele alıyorum. Doğanın insan üzerindeki etkisini estetik yorumlarla yeniden şekillendirip boyuyorum. Bu şekilde kendi beğenilerimi ortaya koyacak eserler oluşturuyorum. Genellikle kullandığım renk ve kompozisyonlarda, denge, ritim ve zaman arayışı içindeyim bu denge doğanın renk dengesi ve yansımalar, bazen de her insanın ortak paylaşılan duygularını doğadan benzeştirmeleri kullanarak ifade etmekteyim. Kullandığım imgeler zaman kavramıyla uzayan renk planlarını oluştururken bulundukları ortamlarda gölgeleriyle izlerde bırakmaktadır.”


Gaziantep’in tarihi, doğası ve derin kültürü ile sanatla buluşan bir kent olduğunu dile getiren Candaş, sözlerini şöyle tamamladı:


“SANKO Sanat Galerisi, sergi ve eser anlamında sunum imkanları sağlayan bir galeri. Sanatseverlerin nefes alarak gezebileceği bir ortam var. Bir galeride olması gereken her türlü özelliği taşıyor. Gaziantep’te sanatseverler ile buluşmama imkan sağlayan ve ev sahipliği yapan SANKO Sanat Galerisi yönetimine şükranlarımı sunuyorum.”


Gaziantep Valiliği Hukuk Müşaviri Salih Altınok ise yaptığı konuşmada, sanata ve sanatçıya verilen önemin toplumların gelişmesine önemli katkı sunduğuna vurgu yaparak, “Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın estetik duygudan yoksun kalmaması için sanat derslerine daha fazla önem vermeliyiz. Bu tür sergiler toplumsal farkındalığı da artırıyor. Böylesi anlamlı organizasyona emek verip katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.


Konuşmalardan sonra, Gaziantep Valiliği Hukuk Müşaviri Salih Altınok, SANKO Holding tarafından bastırılan “Zeugma” isimli yayını Ressam Candaş’a takdim etti.


Sergi açılışına, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, sanatçılar, sanatseverler ve öğrenciler katıldı.


Candaş’ın 61 eserinin yer aldığı “Barınaklar” resim sergisi, SANKO Park AVM’de bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 13 Ocak 2023 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.


Mümin Candaş, 1971 yılında Trabzon Beşikdüzü’nde doğdu. 1994 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim - İş Öğretmenliği Bölümünde lisans eğitimini tamamladı, 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Çevresel ve Görsel Sanatlar Yüksek Lisans Programını bitirdi.


2002 yılından itibaren Trabzon-Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesinde Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yapan Candaş, eserlerinde derinlik kavramını ruhsal ve fiziksel yansımalarını konu olarak ele almaktadır.


Resim çalışmalarına kendi atölyesinde devam eden Çandaş, bugüne kadar 10 kişisel sergi açtı. Uluslararası ve ulusal pek çok karma sergiye, resim çalıştaylarına katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de öğrenciler Ramazan ruhunu okullarda yaşıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar Ramazan’a özel süslendi, öğrenciler için paylaşma ve dayanışma odaklı programlar başlatıldı. Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar, "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla Ramazan ayına özel olarak süslendi. Bazı okullarda Ramazan ayının maneviyatını pekiştirmek amacıyla mukabele programları düzenlenirken, bazı okullarda ise özel panolar hazırlandı, yardımlaşmanın önemi konusunda sadaka kutuları konuldu. Böylece öğrencilere Ramazan ayında paylaşmanın ve dayanışmanın önemi vurgulandı. Okulları süsleyen Cizre İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mesut Monis, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri çerçevesinde yürütülen ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması ile düzenlenen etkinlikleri okulumuzda gerçekleştiriyoruz. Etkinliklerimiz hâlen devam ediyor. Çocuklarımızla okul içerisinde gerek mukabele olsun gerekse Ramazan ayını yansıtan diğer temalarla ilgili yoğun bir mesai içerisindeyiz" şeklinde konuştu. Ramazan’ın ruhunu yaşatmak için pano ve sınıfları süslediklerini ifade eden okul öğretmeni Feyza Uysal, "Maarif Modeli’ne uygun olarak geliştirdiğimiz, kendi oluşturduğumuz projeler de oldu. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Din Öğretimi bölümünden de yararlanarak projelerden örnek alıp süslemeler yaptık. Öğrencilerimizle hep birlikte sınıflarımızı canlandırdık, Ramazan ruhunu yaşatmak adına süslemeler yaptık. Her Ramazan’da gerçekleşen mukabele geleneğini de okulumuzda başlattık" dedi. Menderes Ortaokulu öğrencilerinden Ela Aslan ise, "Ramazan ayı bizim için çok önemli ve mübarek bir aydır. Pano sayesinde Ramazan ayında oruç tutmanın önemi ve oruçlarımızla beraber namaz kılmanın önemini, ayetleri öğrendik. Bu bizim için çok önemlidir. Ayrıca burada kurulan sadaka kutusunda, gönlümüzden koptuğunda sadaka koymanın önemini öğrendik. Her gün gelip panoya bakıyor ve panolardaki yazıları okuyoruz" şeklinde ifadeler kullandı. Sema Aydede ise, "Öğretmenimizle beraber bu panoyu hazırladık. Panoda ayetler, hadisler ve maniler var. Sadaka kutumuz var; burada biriken sadakaları ihtiyaç sahibi arkadaşımıza vereceğiz. Panomuzda iftar saatini gösteren imsakiyemiz var. Panoda en sevdiğim bölüm ‘iyilik, paylaşmak, sabretmek’ yazılı yerdir" diye konuştu.
Kırıkkale Evlerde yemek pişmiyor, köy halkı ortak sofrada iftar yapıyor Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde Ramazan ayı dolayısıyla evlerde ocak yanmıyor, hayırseverlerin desteğiyle hazırlanan iftar yemekleri köy konağında kurulan ortak sofralarda paylaşılıyor. Köy halkı her akşam aynı sofrada buluşarak orucunu birlikte açıyor, komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendiriyor. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde ramazan ayı, kurulan ortak iftar sofralarıyla birlik ve beraberlik içinde yaşanıyor. Ramazan ayında evlerde yemek pişmezken, maddi durumu iyi olan hayırseverlerin katkısıyla dört çeşit yemek hazırlatılıyor. Vatandaşlar, iftar vakti köy konağında bir araya gelerek orucunu birlikte açıyor. İftara yakın saatlerde köyün gençleri yemekleri masalara taşıyarak servis ediyor, özellikle yaşlı vatandaşlarla yakından ilgileniyor. Ezanın okunmasıyla birlikte aynı sofrada buluşan her yaştan köy sakini, ramazanın manevi atmosferini hep birlikte paylaşıyor. Ortak iftar sofraları hem komşuluk bağlarını güçlendiriyor, hem de uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostları bir araya getiriyor. Vatandaşlar, bu buluşmaların kendilerini daha da yakınlaştırdığını ve dayanışmayı artırdığını ifade ediyor. Köy muhtarlığı tarafından 2024 yılında başlatılan bu uygulama geleneksel hale getirildi. Ramazan ayı boyunca devam eden iftar buluşmaları Hacıbalı köyünde paylaşma ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri olarak yaşatılıyor. Hacıbalı Köyü Muhtarı İbrahim Sağkol, uygulamanın geleneksel hale getirildiğini belirterek, "Geçen sene de 30 gün boyunca iftarlarımızda bir araya geldik. Bu sene de aynı şekilde devam ettik. Geleneksel hale getirdik. Her yıl durumu iyi olan iki üç vatandaşımız Allah rızası için yemek veriyor. Herkes burada iftarını yapıyor. Ramazan ayı boyunca evlerde yemek pişmiyor. Bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde devam edeceğiz" dedi. Köy sakinlerinden Arif Karakuş (70) ise ortak sofraların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, "Bu ortam çok iyi. Evde iki kişiyle yemek oluyor ama burada birlik ve beraberlik var. Görmediğimiz komşularımızı, akrabalarımızı görüyoruz" diye konuştu. Mehmet Karakuş da eski gelenek ve göreneklerin yaşatıldığını vurgulayarak, köylüler arasındaki dayanışmanın güzel bir örneğinin sergilendiğini ve etkinliğin uzun yıllar sürmesini dilediğini söyledi. Dursun Uçar (73) ise uygulamadan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Burası çok iyi oluyor, millet kaynaşıyor. Görmediğimiz arkadaşlarımızı görüyoruz. Eskiden bir kap yemek zor bulunurdu. Şimdi dört çeşit yemek var" ifadelerini kullandı.