SAĞLIK - 25 Eylül 2025 Perşembe 10:04

4 yaşındaki çocuk bademcik ameliyatı sonrası engelli kaldı, doktora 109 milyon TL tazminat cezası verildi

A
A
A

Gaziantep'te bademcik ameliyatı yapılan 4 yaşındaki çocuk, operasyon sonrası gelişen kanamada solunum yolunun tıkanmasıyla beyni oksijensiz kalarak engelli kaldı.

İhmal iddiasıyla yargıya taşınan olayın ardından operasyonu yapan KBB uzmanı doktora yasal faizleriyle birlikte yaklaşık 109 milyon TL'yi bulan tazminat cezası verildi. Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, hükmedilen tazminat miktarının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu kararın ileriye dönük benzer veya daha farklı operasyonları olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Olay, 2018 yılında Gaziantep'te özel bir hastanede meydana geldi. İddiaya göre, 4 yaşındaki bir çocuk, yapılan bademcik ameliyatının ardından gelişen komplikasyonla yaşanan kanama sonucu solunum yolunun tıkanması nedeniyle beyni oksijensiz kalarak engelli kaldı. Yaklaşık 7 yıl önce yaşanan olay sonrası yargı süreci başladı.

Hastanın ailesi ihmal iddiasıyla davacı oldu, mahkeme rekor tazminata hükmetti

Küçük çocuğun ailesi, ihmali olduğu ve tıbbi yanlış uygulama yapıldığı iddiasıyla hastane ve hekim H.B.'den şikayetçi olarak tazminat davası açtı. Hastane ve hekim ise kanamanın ameliyatın komplikasyonlarından kaynaklandığını savunarak iddiaları reddetti. Tarafların savunmaları, adli tıp raporları ve bilirkişi raporlarının ardından görülen duruşma sonrası mahkeme heyeti ameliyatı gerçekleştiren hekimi sorumlu tutarak yasal faizleriyle birlikte yaklaşık 109 milyon TL'yi bulan rekor bir tazminat ödemesine hükmetti.

Dr. Av. Cengiz Bayram, karara tepki gösterdi

Yaşanan süreci değerlendiren Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, karara tepki göstererek ve hükmedilen tazminat miktarının çok fazla olduğunu belirterek, bu kararın ileriye dönük benzer veya daha farklı operasyonları olumsuz etkileyeceğini söyledi. Dr. Av. Cengiz Bayram, "Hiçbir meslek yoktur ki kendi kusuru oranında değil de en ufak kusurundan zararın tamamını karşılasın. Böyle bir şey olamaz. Şuanda yaşanan problem hekimlerin bundan sonra hiçbir ameliyatı yapmayacağı anlamına gelecek. Bu işten yine en fazla mağduriyet vatandaşa olacaktır. Çünkü bugün 15-20 bin liraya bir bademcik ameliyatı bundan sonra 100-150 bin liranın altında yapılmayacak. Bu ektiğini biçmek dediğimiz bir kavram olacak. Bu kararla bu işten yine vatandaş zararlı çıkacak. Bunun çözümünü biz daha önce önermiştik. Yetkililer bunu dinlemediler. Umarım bizim önerimizi dinlerler" dedi.

"Söz konusu tazminat miktarı kabul edilemez bir rakam"

Hükmedilen tazminatın çok yüksek olduğunu belirten Dr. Av. Cengiz Bayram, "Böyle bir tazminat bir insanın geliriyle, yaptığı işle hiçbir ilişkisi olmayan bir rakam. Burada söz konusu tazminat miktarı kabul edilemez bir rakam. Çünkü burada hekimin majör bir hatası yok. Kasten adam öldürme durumu olsa dahi böyle bir ceza alabilmeniz mümkün değil ama burada ben kesinlikle yargıyı suçlamıyorum. Yargı, bilirkişi adını verdiğimi hekim meslektaşlarımızın raporu doğrultusunda karar veriyor. Bu cezanın alınmasında en büyük sorun bilirkişi raporlarında bir standardizasyon olmaması ve milletin kendi kafasına göre rapor vermesidir. Burada mahkeme yasal mevzuatları uygulayarak, çelişkili raporlar olmasına rağmen adli tıp kurumu 3'üncü üst ihtisas kurumuna bu raporları göndermesi gerekirken göndermemiş, burada bir eksiklik olduğunu düşünüyoruz. İnşallah istinaf mahkemesi bu eksikliği giderir diye düşünüyoruz. Bu rakam üzerinde konuşulacak yada kabul edilecek bir rakam değil" ifadelerini kullandı.

"Bilirkişi heyetlerinin ilk raporları ile ikinci raporları çok farklı"

Bilirkişi raporlarında da tutarsızlık olduğunu belirten Bayram, "Bu konunun uzmanları bilirkişi heyetleri ama ilk rapor ile ikinci rapor çok farklı. İlk raporda çok farklı tıp standartlarına aykırılık varken, ikinci raporda bunların hiçbirinden hemen hemen bahsedilmiyor. Burada mavi kod verilmemesi bir eksiklik olarak kabul edilmiş, halbuki bir babanın çocuğunu alıp 5'inci kattan aşağılara doğru götürürken mavi kodu neresi için vereceğinizi sorgulamanız lazım. Bu arada ameliyata alınan bir kişi için artık mavi kod verilmesine yasal olarak da gerek yoktur. Burada aslında raporlar konusunda bir eksiklik yada yanlışlık olduğunu düşünüyorum. O yüzden bu raporun gerçekten konusunda hakim insanlar tarafından tekrar değerlendirileceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bayram, konuşmasının sonunda, "Yargıtay başkanının yargı yılındaki açılış konuşmasından sonra bu kararın verilmesi de düşündürücüdür" diye konuştu.

Said Vakkas Yağcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.