KÜLTÜR SANAT - 10 Haziran 2024 Pazartesi 12:30

7 yaşında başladığı nakış işini 43 yıldır severek sürdürüyor

A
A
A
7 yaşında başladığı nakış işini 43 yıldır severek sürdürüyor

Gaziantepli Zeynep Yılmaz, yaklaşık 43 yıldır yaptığı Antep işi nakışlar ile genç kızların çeyizlerini süslüyor.


Gaziantep’in geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan nakış işleme sanatı, 62 yaşındaki Zeynep Yılmaz’ın ellerinde hayat buluyor. 7 yaşında başladığı nakış işini 43 yıldır severek yapan Yılmaz, nakış işlemeyi büyük bir sevgi ve bağlılıkla sürdürmeye, genç kızların çeyizlerini süslemeye devam ediyor. Gaziantep’in el sanatlarında çeyizlik nakış ürünleri denince akla gelen ilk isimlerden olan Yılmaz, özgün tasarımları ve ince işçiliğiyle günler ve aylar süren sanat ile genç kızların ilgisini çekmeye devam ediyor. Gaziantep’te el işi nakışların önemine vurgu yapan Zeynep Yılmaz, “Kızların Antep işi nakışları olmazsa mercimek köftesi yedirirler, eğer Antep işi nakışları varsa lahmacunla patlıcan kebabı yedirirler” dedi.


“Tekrar dünyaya gelsem yine bu işi yaparım”


7 yaşında başladığı mesleğini 43 yıldır severek devam ettirdiğini söyleyen Zeynep Yılmaz, “Ben çeyizlik el işi ürünlere 7 yaşında başladım. Kendi yaptığım ürünlerimin 43 yıldır ticaretini yapıyorum ve işimden çok memnunum. Tekrar dünyaya gelsem yine bu işi yaparım. Antep işi nakışlarda 6 aşamadan oluşuyor. İlk olarak telini çekeceksin, sonrasında saracaksın ve mercimeklerini koyacaksın. Oygusunu oyacaksın, antikasını yapacaksın, bayağı özveri isteyen bir iş dolayısıyla severek yaptığım için zahmetli bir iş olmasına rağmen bana zahmetli gelmiyor. Çeyizlik bir başörtüsünü yapmak için ise ortalama 1 yıl zaman gerekiyor” dedi.


“Çeyizlik el işi nakışlar genç kızlarımızın hayali”


El işi nakışların herkes tarafından tercih edildiğini söyleyen Yılmaz, “Çeyizlik el işi nakışlar genelde genç kızlarımızın hayali. Genelde anneleri ve babaları gelir alır. Sezonu geldiğinde ise vazgeçilmez olur. Bizim yaptığımız el işi nakışlar her zaman istenildiğinde alınabilecek bir ürünler. O kadar ince işçilik yapıyoruz ki 60 -70 yaşında olsun, genç kızlar olsun fark etmiyor. Herkes tercih ediyor” ifadelerini kullandı.


“Antep işi nakışlarda fiyat 150 bin TL’ye kadar çıkıyor”


Her çeşit nakış ürettiklerini ve fiyatlarının ise 150 bin TL’ye kadar çıktığını söyleyen Yılmaz, “Biz burada çeyizlik olarak salon takımı, havlu, terlik kesesi, tesbih kesesi üretiyoruz. A’dan Z’ye tüm her şeyimiz var. Antep işi nakış ürünleri Gaziantepli kadınların olmazsa olmazıdır. Fiyatı ise bir başörtüsünde bin TL’den başlayıp 20 bin TL’ye kadar yükseliyor. Salon takımında ise 10 bin TL’den başlayıp 150 bin TL’ye kadar artıyor. Nakışlara ilgiyle bakan çok vatandaşımız var. Gaziantep yöresinde bir söz vardır, kızların Antep işi olmazsa mercimek köftesi yedirirler, eğer Antep işi nakışları varsa lahmacunla patlıcan kebabı yedirirler” diye konuştu.



7 yaşında başladığı nakış işini 43 yıldır severek sürdürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da İzci Evi ve Kamp Alanı müjdesi Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Fetih Kampı, yüzlerce genci aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye İzcilik Federasyonu Bursa İl Temsilciliği tarafından Merinos Parkı’nda gerçekleştirilen organizasyonda 200 izci, fetih ruhunu doğayla iç içe geçen kamp programında yaşadı. İki gece üç gün süren kamp boyunca izciler, dayanışma, disiplin ve takım ruhunu pekiştiren birçok etkinliğe katılırken, kamp alanında renkli görüntüler oluştu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği program, aynı zamanda Bursa’nın köklü tarihine ve kültürel mirasına dikkat çekti. Kampın kapanış programında düzenlenen bayrak törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da katıldı. Genç izcilerle bir araya gelen Biba, "Ben buraya bakınca geleceğin Türkiyesi’ni görüyorum. Gerçekten inanılmaz mutluyum ve heyecanlanıyorum. Çünkü sizler bizim geleceğimizin teminatısınız. Bu nedenle biz yerel yönetimler olarak sizlere destek vermek birinci sorumluluğumuz olmalı. Ben size şu müjdeyi veriyorum, şu anda çalışmaları yapıyoruz size çok güzel bir yerde İzci Evi kazandırıyoruz. Ardından da kamp alanı kazandıracağız. Sizlerin layık olduğu şekilde en iyi imkanları taşıyacak kampı da inşallah en kısa zamanda size teslim edeceğiz. Bizden ne isterseniz size vermeye hazırız. Yeter ki çalışın, üretin" ifadelerini kullandı. Fetih ruhunun yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapılan program, Bursa Mehter Takımı’nın seslendirdiği marşlarla sona erdi.
Edirne Edirne’de madencilik işçileri maaş ve tazminat iddiasıyla greve çıktı Edirne’de bir maden ocağında maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını iddia eden işçiler greve giderken, çok sayıda ailenin yaşanan süreç nedeniyle mağdur olduğu öne sürüldü. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Maden Ocağı’nda çalışan işçilerin, maaşlarını alamadıkları ve tazminat ödemeleri yapılmadan işten çıkarıldıkları iddiasıyla greve çıktı. İddiaya göre, uzun süredir maaşlarını alamayan çok sayıda işçi ve aileleri ciddi mağduriyet yaşamaya başladı. İşçiler, aylardır emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve seslerini duyurmakta zorlandıklarını belirterek haklarını aramak için greve gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti. İşçiler adına yapılan açıklamada, Kiremitçiler Grup Madencilik tarafından kamuoyuna yapılan açıklamaların sahadaki gerçekleri yansıtmadığı ileri sürüldü. Grev haklarını kullandıkları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen işçilere, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı öne sürüldü. İşçilerin 4 gündür grevde olduğu belirtildi. İşçiler ve yakınları, yaşanan mağduriyetin kamuoyuna duyurulmasını isterken, yetkililerin konuya ilişkin inceleme başlatmasını talep etti. "Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan kamuoyu açıklaması" Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, konkordato sürecinde çalışan haklarının korunmasına öncelik verildiği belirtilerek, geçmiş döneme ait yaklaşık 1,5 aylık ücret alacağının 26 Mayıs’ta İŞKUR aracılığıyla çalışanların hesaplarına yatırılmasının planlandığı ifade edildi. Açıklamada, Nisan ayı maaş ödemelerinde üretim faaliyetlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle gecikme yaşandığı belirtilirken, ödemelerin en geç 12 Haziran’a kadar tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ankara Bakan Çiftçi: (Gülistan Doku davası) "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku davasına ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını bildirdi. Bakan Çiftçi, resmi sosyal medya hesabından Gülistan Doku davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Başta Interpol olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını açıklayan Çiftçi, Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başladığını ifade etti. "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için yürütülen kararlı mücadelenin bugün uluslararası ölçekte önemli bir aşamaya ulaştığının altını çizen Çiftçi, "21 Nisan tarihinde hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürüttüğümüz çok katmanlı ve titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış; adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur. Şüpheli hakkında hazırlanan kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebi, ilgili uluslararası mercilere vakit kaybetmeden iletilmiş; süreç boyunca elde edilen tüm teknik veriler ve soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler anlık şekilde ilgili ülke makamlarıyla paylaşılmıştır. INTERPOL, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır" diye konuştu. "Hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" Yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD INTERPOL birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlandığını vurgulayan Çiftçi, "Firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış; sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme, yalnızca bir operasyonel başarı değil; aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımızın gelişmiş teknik imkânları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonu sayesinde artık hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" şeklinde konuştu. "329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır" Bakan Çiftçi; güvenlik birimleri tarafından yürütülen açık kaynak araştırmaları, dijital iz sürme faaliyetleri, sosyal medya analizleri, finansal hareket incelemeleri ve uluslararası veri paylaşım mekanizmaları sayesinde firari şüphelinin izlerinin hassasiyetle takip edildiğini belirterek, "Soruşturmaya katkı sağlayabilecek her veri titizlikle değerlendirilmiş; sosyal medya paylaşımlarından saha bilgilerine kadar tüm unsurlar adli süreçlerle koordineli şekilde analiz edilmiştir. Devletimizin kararlı mücadelesi neticesinde yalnızca 1 Ocak - 22 Mayıs tarihleri arasında 329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu tablo, suçlular açısından dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil; uluslararası alanda da suç ve suçluyla mücadelede yüksek koordinasyon kabiliyetine sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Cezasızlık algısını besleyen hiçbir yapıya, hiçbir ihmale ve hiçbir suskunluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin hafızası güçlüdür; adalet iradesi sarsılmazdır. Suçlu nerede olursa olsun, hangi ülkeye saklanırsa saklansın, devletimizin nefesi ensesinde olmaya devam edecektir" dedi. Bakan Çiftçi, Gülistan Doku’nun ailesi başta olmak üzere adalet bekleyen vatandaşlara seslenerek, hiçbir acının ve bekleyişin unutulmayacağını, maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak hukuk önünde gerekenin yapılacağını söyledi.