EKONOMİ - 02 Nisan 2026 Perşembe 12:51

AB tescilli Araban sarımsağında yüksek rekolte ve kaliteli ürün bekleyişi

A
A
A
AB tescilli Araban sarımsağında yüksek rekolte ve kaliteli ürün bekleyişi

Gaziantep’in Araban ilçesinde son günlerde etkili olan yağışların ardından sarımsak üretimi yapan çiftçilerin yüzü güldü. Yeşil sarımsakta hasat için geri sayım başlarken elde edilen ürünlerden yaklaşık 50 bin tonluk yüksek rekolte bekleniyor.


Gaziantep’in Araban ilçesinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar adeta çiftçilere can suyu oldu. İlçede kış ve bahar aylarında etkili olan yağmur ve kar yağışları, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescilli olan Araban sarımsağında rekolte ve kalite artışı beklentisiyle çiftçinin yüzünü güldürdü.



Kuraklık korkusunu ortadan kalktı, kalite ve yüksek rekolte beklentisi arttı


Kuraklık korkusunu ortadan kaldıran bereketli yağışlar, yaklaşık 50 bin dönüm alanda ekili sarımsak için yüksek verim umudu sağladı. Kendine özgü aroması, lezzeti ve diş büyüklüğüyle tanınan Araban sarımsak çeşidi, ilçede ve kentte "beyaz altın" olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin sarımsak üretiminin yüzde 25’nin yapıldığı Araban ilçesinde yağışların istenilen düzeyde olması verim beklentisini önemli ölçüde artırdı. Türkiye’nin önemli sarımsak üretim merkezlerinden biri olan ilçede, hasat öncesi tarlalarda gözle görülür bir gelişim yaşandığı ifade edildi. Çiftçiler, yağışların toprağın nem dengesini sağladığını ve sarımsakların daha sağlıklı büyümesine katkı sunduğunu belirtti. Sarımsak başlarının dolgunlaştığını dile getiren üreticiler, bu yıl rekoltenin geçen yıllara oranla daha yüksek olmasını bekliyor. Yeşil sarımsak hasadında sezonun başlamasına sayılı günler kala tarlalarda hareketlilik de artmaya başladı. Üreticiler bir yandan ürünlerini kontrol ederken, diğer yandan hasat hazırlıklarını sürdürüyor.



"Bu sene rahmetimiz bol oldu"


Çiftçilerin yağışlar sonrası ilaçlama yaptığını ve üretimde kaliteyi arttırmaya çalıştığını söyleyen Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun, "Bu sene rahmetimiz bol oldu. Çiftçilerimiz şu anda yoğun yağışlardan dolayı pas tutmaması için yağmur-çamur demeden ilaçlama yapıyor ve hiç boş durmuyor. Her saati güzel değerlendirerek üretimde kaliteyi arttırmaya çalışıyor. Araban sarımsağı bu sene daha kaliteli çıkacak. Çünkü yağışlar bol oldu. Çiftçimiz biraz daha umutlandı. Kuraklıktan dolayı çiftçilerimiz karamsardı fakat yağan yağmur dolayısıyla sarımsakların yeşermesi güzel, gidişat tüm yönüyle güzel ilerliyor" dedi.



"Rekoltemiz yüksek olacak"


30 bin dönüm arazi üzerine ekili sarımsak bulunduğunu ve rekoltenin beklenenin üstünde olacağını söyleyen Altun, "Hasadımız yaklaştı. 1 ay sonra yeşil sarımsak hasadı yapacağız. Mayısın 15’inde de normal sofralık sarımsak hasadına başlayacağız. Dolayısıyla hem sevinçliyiz hem de mutluyuz. Bu sene hasadın bol olmasını bekliyoruz ve her yere sarımsak göndereceğiz. Bu sene 30 bin dönüm arazi üzerine ekili sarımsağımız var. Rekoltemiz yüksek olacak" dedi.



"Araban’da Türkiye’ye yetecek kadar sarımsak var"


Yetkililerden ithal sarımsağın getirilmemesini isteyen Altun, Araban’da Türkiye’ye yetecek kadar sarımsağın olduğunu ifade ederek, "Yetkililerden tek istediğimiz, hasat yaptığımız dönemde ithal mal getirmesinler. İthal mal geldiği zaman çiftçiler ekemeyecek duruma geliyor. İthal sarımsak gelmezse üretici ürününü hakkı olan fiyata satar. Tüketici de uygun fiyattan alabilir. Biz yurt dışına ihracata başlayacağız. Ama bilin ki bizim ürünümüz Türkiye’mize yeter. Biz, insanlarımız her ürünü sofrasında bol bol yesin istiyoruz" diye konuştu.



"Bu sene yüksek verim bekliyoruz"


Yoğun geçen yağışların ardından ilaçlama işlemine başladıklarını ve bu sene yüksek verim beklediklerini belirten çiftçi Şemsettin Girişmez ise "Yağışlar bu sene çok güzel geçti. Biz de ardından harekete geçerek ektiğimiz ürünleri ilaçlamaya başladık. Yağmur yağmadan önce gübre ve ilaç kullanmıştık. O aradaki farkı kapatmak için tekrar ilaçladık. Ürünlerin hepsi birbirinden güzel. Rekolteyi yüksek bekliyoruz" diye konuştu.



AB tescilli Araban sarımsağında yüksek rekolte ve kaliteli ürün bekleyişi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Prof. Dr. Ersanlı: "Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir" Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, "Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir" dedi. Sosyal Hizmet Bölümü tarafından gerçekleştirilen "Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları" konulu konferansta, denetimli serbestlik sürecinde sosyal hizmetin rolü, bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla interaktif bir ortamda gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, denetimli serbestlik uygulamalarının yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefleyen çok boyutlu bir müdahale alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Yeniden umut inşa etme süreci" Ercümend Ersanlı yaptığı konuşmada, "Sosyal hizmet, insan onurunu merkeze alan, bireyin ve toplumun iyilik halini güçlendirmeyi amaçlayan bir meslektir. Ancak bu meslek, bazı alanlarda çok daha karmaşık, çok daha çok boyutlu ve çok daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. İşte denetimli serbestlik uygulamaları da tam olarak bu alanlardan biridir. Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanı, sadece bir meslek elemanı değil; aynı zamanda bir rehber, bir destekleyici, bir değişim kolaylaştırıcısıdır. Burada yürütülen çalışmaların merkezinde şu temel soru yer alır: "Bir birey, yeniden topluma nasıl kazandırılır?" Bu sorunun yanıtı, yalnızca hukuki düzenlemelerde değil; insanı anlama becerisinde, empati kurabilmede ve bilimsel yöntemleri sahaya doğru şekilde yansıtabilmede saklıdır" diye konuştu. Konferansın açılış konuşmalarının devamında Samsun Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu ise denetimli serbestlik sisteminin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, bu uygulamanın bir cezasızlık sistemi olmadığını, aksine bireye sorumluluk yükleyen ve denetim altında gelişimini destekleyen bir infaz modeli olduğunu vurguladı. Ofluoğlu, yükümlülerin kamu yararına işlerde çalışarak topluma katkı sunduğunu ve bu süreçte hem bireysel sorumluluk bilincinin geliştiğini hem de toplumsal faydanın artırıldığını ifade etti. Konferansta, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü uzman sosyal çalışmacısı Gökhan Özdemir "Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir sunumunda, denetimli serbestlik sürecinin yalnızca denetim değil, bireyin risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalelerin planlandığı bir sosyal hizmet süreci olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Özdemir, bireysel görüşmeler, müdahale teknikleri ve vaka örneklerini rol-play uygulamalarıyla katılımcılara aktardı. Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlandığı tartışma bölümü ve Özdemir’e teşekkür belgesinin takdimi ile sona erdi. Etkinlik hem mesleki farkındalığın artırılması hem de öğrencilerin uygulama alanlarına dair bilgi edinmeleri açısından önemli katkılar sağladı.
Bursa Can pazarında korku dolu anlar kameraya yansıdı... Metrelerce yüksekte itfaiye ekiplerini böyle bekledi Bursa’da 6 katlı bir binanın çatı katında çıkan yangında, metrelerce yüksekte alevlerin arasında mahsur kalan bir işçinin kurtarıldığı anlar ortaya çıktı. Yangının, tadilat sırasında kullanılan yanıcı polyester ve zift malzemelerinin oluşturduğu ısı nedeniyle başladığı belirlendi. Alevler 1 saati aşkın müdahale sonrası kontrol altına alınırken, dumandan etkilenen 2 işçi hastaneye kaldırıldı. Söndürme çalışmasına 17 itfaiye aracı katıldı. Yangın, saat 11.30 sıralarında merkez Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi’nde meydana geldi. Çatıdan yükselen yoğun dumanı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede büyüyen alevler paniğe neden olurken, ekipler çatı katında mahsur kalan bir vatandaşı son anda kurtardı. O anlar kameraya anbean yansıdı. Facianın eşiğinden dönülen olayda, tadilat yapan ustaların kullandığı yanıcı malzemelerin ısıya bağlı olarak tutuştuğu öğrenildi. Yangın sırasında dumandan etkilenen işçiler Yunus Y. ve İzzet O., olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların bilincinin açık olduğu bildirildi. Ekipler bina içerisinde yaptıkları anonslarla vatandaşları hızla tahliye ederken, alevlerin alt katlara sıçramadan kontrol altına alınması muhtemel bir faciayı önledi. Yangına toplam 17 itfaiye aracıyla müdahale edildi. Öte yandan korku dolu anlar dron ile havadan görüntülendi. Görüntülerde çatı katını saran alevler ve gökyüzünü kaplayan yoğun duman dikkat çekti. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı tahkikat başlattı.
Aydın Başkan Özel, iki yıllık görev süresini değerlendirdi Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, görevdeki iki yıllık süreci değerlendirdi. Başkan Özel’in açıklamalarında tasarruf belediyeciliği, mali disiplin ve öz kaynakların verimli kullanımı ön plana çıktı. Başkan Özel, zorlu mali tabloya rağmen hizmet üretmeye devam ettiklerini vurgulayarak, "Her bir çaktığımız çivi personelimizin emeğidir. Kısıtlı imkanlara rağmen kendi öz kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanarak üretim odaklı belediyeciliği hayata geçirdik" dedi. İki yıllık süreçte sahaya yansıyan somut hizmetlere dikkat çeken Özel, ilçede 150 bin metrekareyi aşan kilitli parke taşı döşendiğini, üreticiler için 700 kilometrelik arazi yolunda iyileştirme çalışması yapıldığını açıkladı. Çevre temizliği ve düzenine öncelik verdiklerini belirten Özel, tüm mahallelerde sosyal tesislerin bakım ve yenilemelerinin tamamlandığını ifade etti. Yaya ve araç güvenliği için taş duvar çalışmalarının hayata geçirildiğini belirten Özel, belediyeye ait işletmelerde mali disiplin çerçevesinde verimlilik esaslı düzenlemeler yapıldığını söyledi. Atatürk Parkı’nın yenilenerek modern bir yaşam alanına dönüştürüldüğünü kaydeden Özel, çocuk oyun alanları ve kadınlara yönelik "Bizim Gız Kafe" ile sosyal yaşamın güçlendirildiğini ifade etti. İlçe giriş ve çıkışlarında yapılan peyzaj düzenlemeleriyle Bozdoğan’ın çehresinin değiştiğini dile getirdi. Sivrisinek ve haşereyle mücadelede de geçtiğimiz iki yılda aktif bir çalışma yürütüldüğünü belirten Özel, yeni ekipmanlarla düzenli ilaçlama yapıldığını ve üreticilerle koordineli hareket edildiğini söyledi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Özel, ilçe merkezi ile hastane arasında ücretsiz minibüs seferlerinin yapıldığını, yaş almış ve hasta vatandaşlara yönelik ziyaretlerin düzenli olarak sürdürüldüğünü ifade etti. Uzun süredir kapalı olan belediye restoranının yeniden hizmete açıldığını belirten Özel, araç filosunun hibeler ve belediye bütçesiyle güçlendirildiğini, böylece hizmet kapasitesinin artırıldığını kaydetti. İlçe merkezinde Simit Pazarı Sokağı’nda yenileme çalışmalarının başladığını, 55 araç kapasiteli otoparkın hizmete alındığını belirten Özel, ilçe meydanı ve Çarşı Camii şadırvan projelerinin de hazır olduğunu ve kısa sürede hayata geçirileceğini açıkladı. Başkan Özel, "Tasarruf belediyeciliği anlayışıyla, mali disiplinden taviz vermeden, öz kaynaklarımızı etkin kullanarak Bozdoğan için üretmeye devam edeceğiz. Mazeret değil, çözüm üretiyoruz" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Samsun Başkan Kul: "Terme, Karadeniz’in parlayan yıldızı olacak" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Çay Mahallesi’nde yürütülen kapsamlı altyapı ve üstyapı çalışmalarını yerinde inceleyerek mahalledeki dönüşüm hakkında bilgi vererek, "Bu şehir artık kabuğunu kırdı; Terme, Karadeniz’in parlayan yıldızı olacak" dedi. Başkan Kul’un Çay Mahallesi’ndeki incelemelerine Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Şahin, Mahalle Muhtarı Yavuz Ekiz ve mahalle sakini eşlik etti. Teknik ekipten çalışmaların son durumu hakkında bilgi alan ve vatandaşların taleplerini dinleyen Kul, mahallede planlanan çalışmaların yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını belirtti. "Çay Mahallemizde planladığımız çalışmaların büyük bölümünü tamamladık. Altyapı sorununu çözdüğümüz mahallemizde şimdi üstyapı ile estetiği buluşturuyoruz" diyen Başkan Kul, "Bu yaz Çay Mahallesi; modern yolları, kaldırımları ve planladığımız iki yeni park projesiyle hemşehrilerimizin aileleriyle huzur içinde vakit geçirebileceği bir yaşam alanına dönüşecek. Çay Mahallemiz adeta yeniden doğuyor" ifadelerini kullandı. Belediyeciliğin sadece yol yapmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Kul, "Biz burada sadece taş döşemiyoruz; komşularımızın yaşam standartlarını yükseltiyoruz. Sahada çalışırken hemşehrilerimizin yüzündeki memnuniyeti görmek tüm yorgunluğumuza değen en büyük ödüldür. Terme’mize hayırlı olsun" diye konuştu. Terme’nin bölgesinde güçlü bir şehir olma yolunda ilerlediğini de vurgulayan Kul, "Kurumlarımızla el ele vererek Terme’yi Karadeniz’in parlayan yıldızı yapmaya kararlıyız. Bu şehir artık zincirlerini kırdı; asıl yükseliş şimdi başlıyor" şeklinde konuştu. Çay Mahallesi Muhtarı Yavuz Ekiz ise mahallede yapılan hizmetlerden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Ekiz, "Mahallemiz adeta kabuk değiştiriyor. Bu yaz tüm hemşehrilerimizi Çay Mahallemizin yeni yüzünü görmeye ve bizlerle bir bardak çay içmeye davet ediyoruz" açıklamasında bulundu.
İzmir Sigorta sektörünün kalbi İzmir’de atacak Türkiye’nin sigortacılık alanındaki en kapsamlı buluşmalarından biri olan "Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi", 11-13 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Ticaret Odası ve Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın girişimleriyle İzmir’de ilk kez düzenlenecek olan fuar, binlerce yıllık ticaret kültürü, liman kenti kimliği ve ulaşım avantajlarıyla öne çıkan İzmir’e, "sigortacılık" alanında ivme kazandıracak. Tüm kurumlardan iş birliği "Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi", Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayesinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), TOBB’un Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) başta olmak üzere sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının katkı ve destekleriyle İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenecek. Üç gün sürecek 11-13 Haziran 2026 tarihinde düzenlenecek organizasyon kapsamında; sigorta şirketleri, sigorta acenteleri, eksperler, reasürans firmaları, insurtech girişimleri, kamu kurumları ve finansal kuruluşlar başta olmak üzere akademisyenler, öğrenciler, hasar süreçlerinde aktif rol oynayan hasar onarım şirketleri, inşaat hizmet sağlayıcıları, sağlık kuruluşları, oto onarım hizmet sağlayıcıları gibi farklı alanlardan sektörün tüm bileşenleri bir araya gelecek. Katılımcılar, üç gün boyunca hem ürün ve hizmetlerini sergileme hem de sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurma imkanı elde edecek. Özgener: "Bu organizasyon bir başlangıç" Sigorta sektöründe ülkemizin en önemli buluşması olan ve TOBB himayesinde gerçekleştirilen Sigorta Sektörü İş Birliği Fuarı ve Kongresi’nin İzmir’de düzenlenmesine yönelik girişimlerinin olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Sektörlerimizi bir araya getiren ulusal çaptaki organizasyonların, İzmir’in ‘fuarlar kenti’ olma vizyonuna büyük katkı sağlayacağı kanaatindeyim. 3 gün boyunca devam edecek bu organizasyon yalnızca sigortacılık sektörüne katkı sağlamakla kalmayacak, başka sektör buluşmalarının da kentimizde düzenlenmesinin önünü açacak. Bu vesileyle TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Başkan Yardımcımız Sayın Ender Yorgancılar başta olmak üzere, organizasyonun İzmir’de düzenlenmesi için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yorgancılar: "İzmir’de bir ilke imza atmaktan dolayı çok mutluyuz" Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar da "TOBB Sigorta Acenteleri Meclisi, Sigorta Acenteleri İcra Komitesi ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesi olarak Fuarlar ve Kongreler şehri misyonu olan İzmirimizde, "Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi"nin gerçekleştirilmesi önerimizin hayata geçirilmesinden ve İzmir Ticaret Odamızla birlikte ilklerin şehri İzmir’de bir ilke imza atmaktan dolayı çok mutluyuz. Hem sektöre, hem de İzmir’e sağlayacağı katkı açısından Fuarı çok önemsiyoruz. Gerek ülkemiz ve gerekse İzmirimiz ne yazık ki afetler bakımından oldukça riskli konumda. Depremleri, yangınları, selleri yaşayan bir şehir olarak, afetlerin zararlı etkilerini bertaraf etmenin önemli ve etkin bir yolunun sigorta sistemi olduğunu en iyi bilenlerdeniz. Bu nedenle 3 gün boyunca çeşitli etkinliklerle sürecek olan Fuar tüm paydaşları bir araya getirerek, hayati ve milli bir meseleye de katkı sağlayacaktır. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve tüm paydaşlarımıza iş birlikleri için çok teşekkür ediyorum. İzmir için hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
İstanbul Uçakta canlı bomba şakasına 4 yıl hapis İstanbul Sabiha Gökçen-Şanlıurfa seferinde uçağa binen bir yolcunun canlı bomba şakası yapmasıyla ilgili kamu davası açıldı. Mahkeme tarafından şaka yapan sanığa "Hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Cezanın onanması durumunda uçakta canlı bomba şakası yapan yolcu hapse girecek. Mahkemeye taşınan olay, 9 Şubat 2026 tarihinde, İstanbul Sabiha Gökçen- Şanlıurfa seferinde yaşandı. VF 3222 sefer sayılı uçağa binen iki kız kardeşten biri, kabin memuruna dönerek, yanında bulunan kardeşini gösterip, "Bu canlı bomba, bunu uçağa almayın" dedi. Yolcunun bu beyanı üzerine güvenlik prosedürü uygulandı. Uçakta bomba araması yapılarak tüm yolcular uçaktan indirilirken, iki yolcu gözaltına alındı. Detaylı aramanın ardından herhangi olumsuz bir duruma rastlanmazken; seferde 3 saat gecikme yaşanması yolcularda mağduriyete neden oldu. "Bomba yok, şaka yaptık" Uçak içinde bomba ifadesini kullanan kişi ile kardeşi ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. İki yolcu yanlarında herhangi bir bomba olmadığını; sadece şaka yaptıklarını ifade etti. İfadeleri alınan iki yolcu adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, hava yolu tarafından bir yıl süreyle kara listeye alındı. Bomba şakasına kamu davası açıldı Şirketi ve yolcuları mağdur eden olay mahkemeye taşındı. Olay "şikayete tabi olmayan suçlar" kapsamında olduğu için savcılık tarafından soruşturma başlatılarak bomba şakasıyla ilgili kamu davası açıldı. Şakayı yapan kişi hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" başlıklı 223. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" suçundan iddianame hazırlandı. Bomba şakasına 4 yıl hapis cezası verildi İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanığa "hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Cezanın istinafta onanması durumunda sanığın cezaevine gireceği belirtildi. Ayrıca sanık hakkında hukuk davası açılması söz konusuyken, şirketin seferin gecikmesi nedeniyle yolcuların mağdur olması ve ticari kayıptan dolayı konuyu yargıya taşınması da gündeme geldi.