EĞİTİM - 02 Nisan 2026 Perşembe 14:11

Prof. Dr. Ersanlı: "Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir"

A
A
A
Prof. Dr. Ersanlı: "Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir"

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, "Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir" dedi.


Sosyal Hizmet Bölümü tarafından gerçekleştirilen "Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları" konulu konferansta, denetimli serbestlik sürecinde sosyal hizmetin rolü, bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla interaktif bir ortamda gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, denetimli serbestlik uygulamalarının yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefleyen çok boyutlu bir müdahale alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.



"Yeniden umut inşa etme süreci"


Ercümend Ersanlı yaptığı konuşmada, "Sosyal hizmet, insan onurunu merkeze alan, bireyin ve toplumun iyilik halini güçlendirmeyi amaçlayan bir meslektir. Ancak bu meslek, bazı alanlarda çok daha karmaşık, çok daha çok boyutlu ve çok daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. İşte denetimli serbestlik uygulamaları da tam olarak bu alanlardan biridir. Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanı, sadece bir meslek elemanı değil; aynı zamanda bir rehber, bir destekleyici, bir değişim kolaylaştırıcısıdır. Burada yürütülen çalışmaların merkezinde şu temel soru yer alır: "Bir birey, yeniden topluma nasıl kazandırılır?" Bu sorunun yanıtı, yalnızca hukuki düzenlemelerde değil; insanı anlama becerisinde, empati kurabilmede ve bilimsel yöntemleri sahaya doğru şekilde yansıtabilmede saklıdır" diye konuştu.


Konferansın açılış konuşmalarının devamında Samsun Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu ise denetimli serbestlik sisteminin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, bu uygulamanın bir cezasızlık sistemi olmadığını, aksine bireye sorumluluk yükleyen ve denetim altında gelişimini destekleyen bir infaz modeli olduğunu vurguladı. Ofluoğlu, yükümlülerin kamu yararına işlerde çalışarak topluma katkı sunduğunu ve bu süreçte hem bireysel sorumluluk bilincinin geliştiğini hem de toplumsal faydanın artırıldığını ifade etti.


Konferansta, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü uzman sosyal çalışmacısı Gökhan Özdemir "Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir sunumunda, denetimli serbestlik sürecinin yalnızca denetim değil, bireyin risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalelerin planlandığı bir sosyal hizmet süreci olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Özdemir, bireysel görüşmeler, müdahale teknikleri ve vaka örneklerini rol-play uygulamalarıyla katılımcılara aktardı.


Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlandığı tartışma bölümü ve Özdemir’e teşekkür belgesinin takdimi ile sona erdi. Etkinlik hem mesleki farkındalığın artırılması hem de öğrencilerin uygulama alanlarına dair bilgi edinmeleri açısından önemli katkılar sağladı.



Prof. Dr. Ersanlı: "Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’deki kurye skandalını ortaya çıkaran öğretmenden açıklama DÜZCE (İHA) – Düzce’de sipariş ettikleri pizzadan yiyen ve apartmanın asansörüne tuvaletini yapan kuryenin görüntülerini ortaya çıkaran tarih öğretmeni Fatih Lermi, yaşanan olayın esnaf ahlakı ve "Ahilik" kültüründen uzaklaşıldığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Lermi, karşılaştıkları bu mide bulandırıcı manzaranın ardından, "Bundan sonra dışarıdan sipariş vermeyi sonlandıracağız. Görünüyor ki artık kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" ifadelerini kullandı. Kent merkezindeki bir apartmanda yeğeninin evinde bulunan tarih öğretmeni Fatih Lermi, sipariş ettikleri pizzanın teslim edilmesinin ardından malzemelerde eksiklik olduğunu ve asansörde ıslaklık bulunduğunu fark etti. Durumdan şüphelenen Lermi, apartmanın güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğinde kuryenin asansörde pizzanın iç malzemelerinden yediğini ve asansöre tuvaletini yaptığını gördü. Durumun ilgili firmaya bildirilmesinin ardından kurye S.M.’ye asansör temizletildi. Şikayet üzerine polis ekiplerince "Genel Ahlaka Uygun Hareket Etmemek" suçlamasıyla gözaltına alınan şüpheli, geceyi nezarethanede geçirdikten sonra ailenin şikayetini geri çekmesi üzerine serbest bırakıldı. "Pizzada eksiklik olduğunu fark edince kameraları inceledik" Siparişteki eksikliği ve asansördeki durumu fark ederek olayı aydınlatan tarih öğretmeni Fatih Lermi, süreci ve toplumun esnaf ahlakına bakışını değerlendirdi. Olay akşamı yeğeninin isteği üzerine pizza siparişi verdiklerini anlatan Lermi, "Yeğenim ile pizza siparişi verdik ama getirilen üründe eksiklik olduğunu fark edince kameraları inceledik. Asansörde de bir ıslaklık fark edince isin aslı ortaya çıktı. Durumu bu şekilde anladık" dedi. "Ahilik kültüründen uzaklaşıyoruz" Yaşananların ahlaki boyutuna dikkati çeken Fatih Lermi, toplum olarak Selçuklu ve Osmanlı’dan miras kalan "Ahilik" kültüründen uzaklaşıldığını söyleyerek, "Ben esnafın, topluma hizmet eden insanların ahilik kültüründen uzaklaştıklarını düşünüyorum. Özellikle kusurları örten bir yapımız var. ’Kusurları örtmekte gece gibi ol’ düsturu ile yetişen bir toplumuz. Eğer bu kusur toplumun sağlığı ile ilgili problem teşkil edecekse, gerek esnaf, gerekse esnaf çalışanı kim olursa olsun, pabucunun dama atılması kanaatindeyim. Bizler esnafımızı seviyoruz, değer veriyoruz ama personel alırken, özellikle bu kişilerin ahlaki tecrübelerinin olduğu konusunda eğitim almalarını sağlamalarını istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" Lermi, karşılaştıkları bu mide bulandırıcı manzaranın ardından aile olarak yeni bir karar aldıklarını belirterek, "Bundan sonra dışarıdan sipariş vermeyi sonlandıracağız. Görünüyor ki artık kendimiz pişirip, kendimiz yiyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ankara Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar KKTC Büyükelçisi Korukoğlu’nu kabul etti TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar KKTC Büyükelçisi İsmet Korukoğlu’nu kabul etti. Akar, KKTC Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile makamında görüştü. Akar, Kıbrıs milli meseleleri olduğunu söyleyerek, "Türkiye kardeşlerimizi çalışmalarını siyasi, savunma, güvenlik, sanayi, üniversiteler konularında destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. Ortadoğu’daki gelişmeleri takip ediyoruz. Güney Kıbrıs’ın aldığı kararların hiç de doğru olmadığını görüyoruz. Bazı ülkelerin üs kurmalarını, yerleşmeleri sadece kendilerinin değil adanın güvenliğini riske etmektedir. Biz adanın barış adası olmasını istiyoruz. Kıbrıs hiçbir şekilde Yunan adası değildir. Barış ve huzurun devam etmesini istiyoruz. İster Doğu Akdeniz’de ister Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs’ın haklarını çiğnetmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Korukoğlu ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin zihniyetinin değişmediğini belirterek, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin liderinin EOKA açıklamaları Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin zihniyetinin değişmediğini göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma, güvenlik alanlarında verdiği destek çok önemlidir. Güney Kıbrıs’ın farklı ülkelerde yaptığı anlaşmalarla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi askeri üs haline getirmiş, Güney Kıbrıs adayı hedef haline getirmiştir" şeklinde konuştu.