EKONOMİ - 28 Eylül 2025 Pazar 11:30

Antep fıstığına ithalat izni çıkıcınca fiyatlar ve satışlar düştü

A
A
A

Gaziantep’in önemli geçim kaynaklarından olan Antep fıstığında hasat sezonu sona erdi. Yok yılı, zirai don ve kuraklık nedeniyle rekoltesi düşen Antep fıstığına ithalat izni verilmesi satışları düşürdü.

Türkiye’nin önemli Antep fıstığı üretim merkezlerinden olan Gaziantep’te "yeşil altın" olarak bilinen Antep fıstığında hasat tamamlandı. Gaziantep’in eşsiz lezzeti olan baklavada kullanılan ve boz olarak adlandırılan fıstık başta olmak üzere kuruyemiş olarak tüketilen Antep fıstığı çeşitleri ile çikolata ve lokum gibi ürünlerde kullanılan kırmızı iç fıstığın fiyatı yaklaşık yüzde 100 oranında arttı.

Rekolte azlığı nedeniyle fıstığa art arda yapılan zamlar sonrasında Ticaret Bakanlığı harekete geçti. Bu yıl zirai don ve kuraklık nedeniyle yüzde 80 oranında rekoltenin düştüğü Antep fıstığında yaşanan fiyat artışı sonrası Ticaret Bakanlığı fıstığa geçici ithalat izni verdi.

Ticaret Bakanlığı fıstığa geçici ithalat izni verdi

Bu yıl yaşanan kuraklık ve zirai don nedeniyle rekoltenin ciddi oranda düştüğü Antep fıstığı fiyatlarının son dönemlerde ciddi oranda artmasının ardından Ticaret Bakanlığı, fiyatlardaki artışa karşı geçici olarak Antep fıstığına ithalat izni getirdi. Antep fıstığı fiyatlarının yükselmesi üzerine ABD, İran ve Suriye’den geçici ithalat izni çıkmasına fıstık üreticileri ve tüccarlar karşı çıkarken, baklavacılar ise karardan memnun kaldı.

Antep fıstığına ithalat izni çıkıcınca fiyatlar ve satışlar düştü

İthalat izni fiyatlara ve satışlara yansıdı

Eşsiz lezzeti, aromasıyla ve ekonomik değeriyle öne çıkan Antep fıstığı fiyatlarının artması nedeniyle getirilen geçici ithalat izni kararı sonrası fıstıkta fiyatlar ve satışlar ciddi oranda düştü. Bu yıl fıstıkta yok yılı olmasına rağmen geçen sene rekoltenin çok yüksek olduğu ve depolarda tonlarca geçen yıla, hatta önceki yıllara ait fıstık olduğu öne sürüldü.

Antep fıstığına geçici ithalat izni verilmesi kararını değerlendiren Fıstıkçılar Sitesi esnafı, ithalat izninin ardından fıstık fiyatlarının yanı sıra satışlarında ciddi oranda düştüğünü belirtti.

Aroması, lezzeti ve kalitesi bakımından İran ile ABD fıstığının Antep fıstığı ile kıyaslanamayacağını dile getiren esnaf, İran fıstığının gerek yağ gerek aroma olarak baklava için uygun olmadığına dikkat çekti.

En lezzetli fıstık Antep fıstığı

Çikolata, lokum ve şekerleme sektörünün de kırmızı iç fıstığı kullandığını belirten esnaf, hiçbir ülkenin fıstığının Antep fıstığı kadar kaliteli ve lezzetli olmadığını dile getirdiler.

Gatem Fıstıkçılar Sitesi’nde baklavada kullanılan boz iç fıstık 1750 ila 2000 TL’den, çikolata, lokum ve şekerlemede kullanılan kırmızı iç fıstık fiyatı 1500 ila 1600 TL’den, kırmızı kabuklu fıstık 500 ila 550 TL’den, boz kavlak fıstık 600 ila 700 TL’den, kavrulmuş tuzlu fıstık ise 850 ila 950 TL’den satılıyor.

"Fıstık fiyatları biraz geriledi"

Bu yıl zirai don ve kuraklık nedeniyle Antep fıstığı rekoltesinde ciddi düşüş yaşandığını belirten fıstık ihracatçısı İbrahim Halil Cevahir, "Bu yıl ülkemiz kurak geçti. Yağmurlar beklenen derecede olmadı. Bu da toprak mahsullerini ciddi oranda etkiledi. Kuraklıktan en fazla etkilenen ürünler kayısı, fındık ve badem oldu. Antep fıstığımız da susuzluktan etkilendi. Zaten bu sene fıstığımız azdı. Fıstık bir sene verim veriyor, bir sene ise az verim veriyor. Bu sene yüzde 10-15’lik bir rekoltemiz vardı. Fıstık bu sene çok az olunca mahsul haliyle pazara çok az geldi. Bunun üzerine bir de fıstıktan para kazanmak isteyen sektör dışı kişilerin fıstığa yönelmesi, yaklaşık 60 günlük süre içerisinde fıstık fiyatlarının neredeyse yüzde 100 oranında artmasına neden oldu. Bu da haliyle tüccarların işini biraz zorlaştırdı. Üretim sektörü biraz zora girdi. Bundan dolayı da haliyle satışlarda düşüş yaşandı. Birdenbire yüzde 100 oranında prim yapan ürünü hemen pazara sunamazsınız. Fıstık üretiminde dünyada 3’üncü sıradayız. Haliyle karşımızda hem ABD hem İran fıstığı var. Buna paralel olarak İtalya’da, İspanya’da, Özbekistan ve Tacikistan’da fıstık var. Dünya pazarına girebilmemiz için fiyatlarımızın da bu ülkelere yakın olması lazım. Elbette ki bizim ürünümüz dünyada ender bulunan bir ürün. Hiçbir ülkenin ürünü bizim ürünümüz gibi yeşil, rehası bol ve lezzetli değil. Fakat yüzde 100’lük bir fiyat artışı olduğunda da bunu tüketiciye kabullendirmek çok kolay olmuyor. Ama arada bir yüzde 10’luk, yüzde 20’lik ve yüzde 30’luk bir fark olsa bile bizim ürünümüzü tercih ediyorlar. Zaten devletimiz de bu sorunlar çözülsün diye 20 yıl aradan sonra fıstık ithalatını açtı. Yine köylümüzün ürünü kendini korusun diye yüzde 43.2’lik bir vergi getirdi. Fıstık fiyatları biraz geriye geldi. Bize göre normal değerine geldi. Bu saatten sonra çok düşüş olacağını beklemiyorum. Bu fiyatlara köylümüzün malını dünya pazarına sunmaya devam edeceğiz" dedi.

Antep fıstığına ithalat izni çıkıcınca fiyatlar ve satışlar düştü

"Antep fıstığına geçici ithalat izni verilmesi satışları düşürdü"

Antep fıstığında bu yılın yok yılı olduğunu, hem kuraklık hem de zirai don nedeniyle rekoltenin çok düşük kalmasının fıstık fiyatlarının ani yükselmesine neden olduğunu belirten esnaf Necip Akay ise "Antep fıstığında mahsul bellidir. Yok ve var yılı nedeniyle Antep fıstığı bir yıl olur, bir yıl olmaz. Bu sene de yok yılıydı. Rekolte düşüşü nedeniyle Antep fıstığı fiyatlarında talebe bağlı olarak artış yaşandı. Fiyat artışından sonra baklavacılar ve ihracat yapan firmalar, artan fiyatlara ve fiyat istikrarsızlığına tepki gösterdiler. Son bir-iki haftadır ithalat gündeme geldi. Antep fıstığına geçici ithalat izni verilmesi satışları düşürdü. Satışlarımız hemen hemen neredeyse yok denecek kadar düştü. Satışların düşmesi çiftçiyi ve esnafı mağdur ediyor" diye konuştu.

Son yılların en düşük rekoltesinin yaşandığı Antep fıstığı fiyatlarıyla ilgili de bilgi veren Akay, "Kırmızı kabuklu fıstık 500 ila 550 TL arasında, boz kavlak fıstık 600 ila 700 TL arasında, baklavada kullanılan iç fıstık bin 750 ila 2 bin TL arasında ve meverdi kırmızı iç fıstık fiyatı ise bin 500 ila bin 600 TL’den satılıyor" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.