GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 10:32

Araban ile Kastamonu arasında iyi niyet ve iş birliği protokolü imzalandı

A
A
A
Araban ile Kastamonu arasında iyi niyet ve iş birliği protokolü imzalandı

Araban ile Kastamonu arasında "İyi Niyet ve İş Birliği" protokolü imzalandı.


Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, "Araban’ımızın tarımsal gücünü büyütecek önemli bir iş birliğine daha imza attık" dedi.


Altun açıklamasında, "Araban Belediye Başkanı Mehmet Özdemir, Kastamonu Orhan Reis Gıda Sarımsak Entegre Tesisi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Reis, kıymetli üreticilerimiz ve Araban Ziraat Odamızın katkılarıyla, Araban Belediyesi ile Orhan Reis Gıda Sarımsak Entegre Tesisi arasında iyi niyet ve iş birliği protokolü imzalanmıştır. Bu protokolün; başta üreticilerimiz olmak üzere ilçemize, tarımımıza ve bölgemizin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Araban’ın bereketini büyütmek, üreticimizin emeğini daha güçlü pazarlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Hayırlı olmasını diliyorum’’ ifadelerini kullandı.



Araban ile Kastamonu arasında iyi niyet ve iş birliği protokolü imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep 17 yıl sonra aydınlatılan cinayette karar Gaziantep’te 2007 yılında kaybolan Erdal Öztürk’ün kayınpederi ve kayınbiraderleri tarafından öldürülmesine ilişkin açılan davada mahkeme kararını açıkladı. Gaziantep’te 2007 yılında ortadan kaybolan Erdal Öztürk’ün birikethanede darbedilerek öldürüldüğü ve cesedinin de yakılarak gömüldüğü 2024 yılında ortaya çıkmıştı. 17 yıl sonra Erdal Öztürk’ün öldürülmesine ilişkin davada karar duruşması görüldü. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada "Kasten öldürmek" suçundan yargılanan sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve maktul aile avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan maktul aile suçluların en ağır cezayı almasını istedi. Sanıklar suçlamaları kabul etmedi Duruşmada savunma yapan maktulün Kayınpederi Hanifi Y., "Maktul Erdal benim damadım olur. Erdal ismini hatırlamadığım bir mahallede ev kiralamıştı. Bir iki ay oturduktan sonra Erdal bıçaklınmış diye duydum. Kaynanasını da yanıma alarak damadımı ziyarete gittik. Yarasına baktık, Erdal bıçaklanmıştı. Evde yatıyordu. Kendisine neden evde gitmediğini sorduğumuzda beni yabancı bıçaklamadı dedi. Kim diye sorduğumuzda annem ile babam çocuklarına beni bıçaklattı dedi. Geri kendisini oraya bırakıp köye gittim. Bir ay sonra geri geldim. Erdal kumar oynamış. Ev sahibinden borç altın almışlar. Seni köye götüreyim mi oğlum dedim. Kendisi de bana ev varsa götür baba dedi. Ben de eşimin abisinin köydeki evine kendisini oturtturdum. Benim normalde birikethanem vardır. Esnaf adamım. Benim yanımda bir iki üç gün gelip çalıştı. İki üç günden sonra çarşıda iş yerime adamlar geldi. Erdal’ın kayınbabası sen misin dediler. Ben de evet dedim. Erdal’ın bize kumar borcu var dediler. Ben Erdal’ın kumar oynadığını bilmiyordum. Erdal da o esnada Mehmet Hanifi ile traktöre biriket yüklüyorlardı. Erdal’ı yanıma çağırdım. Bu adamlar kim dedim. Onlar yalan konuşuyorlar dedi. Onlar yalan sen sağ mısın dedim. Git biriketini yükle dedim. Aynı adamlara da paralarını hepsini sorarak üzerimde şuan para olmadığını söyleyerek haftaya gelin hesabınızı kapatayım dedim. İki üç gün daha durduktan sonra Erdal benden 30 TL borç istedi. Ancak ben kendisine 60 TL verdim. Fazla para verdim ki geri dönüşünde parası olsun diyeydi. Erdal’ın gidişi o gidişti. Bir daha dönmedi. Ben de tuttum kumar oynayan kişilerin kulübüne bir iki sefer gittim. Orada birkaç arkadaş çıktı. Bana nasıl böyle bir adama kız verdin dediler. Ben de utandığımdan bir daha o kulübe de gidemedim. Erdal’ın nasıl öldürüldüğünü ne gördüm ne de kendisini öldürdüm. Ölümü ile ilgili bir bilgim yoktur. Benim Yavuzeli’nden yanımda çalışan işçilerim vardır. Bana işçi gerek olduğundan Erdal’ı da yanımda çalışması için teklif ettim. Erdal benim yanımda 1 hafta çalıştı. Bana okumuş olduğunuz 04/12/2007 tarihli maktulün bana ait birikethaneden sinyal alanına girdiği hususunu hatırlayamam. Olsa olsa benim kendisine 60 TL verdiğim ve ayrıldığı gün olabilir. HTS kayıtlarında otogara geçtiğim doğrudur. Ben işim gereği her yere giderim. Erdal’ın amcası Mehmet Öztürk isimli şahsı tanımam. Kendisi ile hiç görüşmem olmadı. Erdal’ın kumar borcu sebebi ile ben oğullarıma ve damadıma bulun getirin şu adamı şeklinde sözler söylemedim. Ben bu zamana kadar karakolda ifade vermedim. Savcılıkta ifadem alınmadı. Hakim karşısına da çıkmadım. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin" dedi. Sanık karakol ifadesiyle çelişti Karakol ifadesinde yalan söylediğini söyleyen sanık Hanifi Y., "Fayat S. isimli bir şahsa damadımın borcundan ötürü ödeme yaptım. Fayat S. şuan ceza infaz kurumundadır. Edirne’de ceza evinde diye biliyorum. Borcu ödedikten sonra oğlum Mehmet Hanifi’nin bu işe kızdığını, damadım ile konuşmaya gittiği, demir levye ile damadımın kafasına vurduğu ve öldürdüğü daha sonra traktör ile taşıdığı şeklindeki ifadeleri vermiştim. Ancak 4-5 gün nezarethanede kalmıştım. Hanımım da diğer nezarethanede kalıyordu. Polisler hanımını hastaneye kaldırdık, serum verildi deyince ben de böyle ifadeler verdim. Bu ifadeleri verince çıkacağımı düşündüm. Bunun üzerine bu şekilde yalan ifade verdim. Kolluk kuvvetlerine yer gösterme işlemi yaptım. Onlara damadımı oğlum Mehmet Hanifi öldürdü dedim. Yerini göstermeye götürdüm. İş yerine yakın bir yeri gösterdim. Kaza alanında ifadem ile uyumlu şekilde yanmış lastik bulunmasının sebebi o bölgenin dere olması, ve başka insanların gelip burada lastik yakmalarından kaynaklıdır. Erdal’ın ne zaman kaybolduğunu ay yıl bazında bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur" Duruşmada savunma yapan maktulün kayınbiraderi Sanık Orhan Y., "Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur. Babamın olan iş yerine günde bir kamyon kum dökerim. Onun haricinde ben döktükten sonra oradan çıkarım. Ardından başka iş yerlerine kum çekerim. Başka da Erdal ile bir istişarem yoktur. Kim Erdal’a ne yapmış kim öldürmüş görmedim. Erdal bizim yanımızda 1 hafta kadar çalıştı. Ondan sonra da gitti gelmedi. Kumar oynarmış babamın yanına kumar alacaklıları gelirmiş ancak ben bunları da görmedim. Sadece bunlar benim duyumlarımdır. Bu hususları babamdan ve orada bulunan işçilerden duydum. Babam Erdal’ın alacaklılarına ve Fayat S. borçtan ötürü ödemeler yapmış. Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktu. Kız kardeşim ile Erdal evlendiğinde düğüne bile katılamadım. Çünkü benim günlerim hep yollarda geçerdi. Babam bize Erdal’ı bulun getirin konuşalım şeklinde bir şey söylemedi. HTS kayıtlarımda da iletişimimin olduğu açıktır. 03/12/2007 tarih saat 20:17 de telefonumun pasif hale getirildiği, 06/12/2007 tarih saat 16:02telefonumun aktif hale getirildiği hususunda telefonum bozuktu. Bu sebeple arızalı olduğundan kendi kendine kapanmış olabilir. Telefonumu evde çocuklar ile kardeşlerim ile açmak için uğraşırdım. Ancak açılmadı. Bir iki gün sonra gidip tekrar telefon aldım. Çünkü işim telefonlaydı. Bildiklerim bunlardan ibarettir. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin" dedi. Maktulün diğer kayınbiraderi sanık Mehmet Hanifi Y.’de suçlamaları kabul etmeyerek beraatını talep etti. Heyet kararı açıkladı Mahkeme heyeti sanıklara, kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezalar indirildi. Buna göre Hanifi Y., kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Mehmet Hanifi Y. ve Orhan Y., yardım etme suçundan ceza aldıkları için 10’ar yıl hapis cezasına çaptırıldı. Resul Y.’nin ise beraatine karar verildi. Heyet, ceza verilen sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. "Sanıklar, suçu 17 yıl boyunca gizlemiş" Duruşmadan sonra açıklama yapan maktul Avukatı Önder Alkurt, "Sanıklar, emniyet müdürlüğünde verdikleri ifadelerde özellikle baba sanık olmak üzere olayın tüm detaylarını anlatmış, maktul Erdal Öztürk’ün nereye gömüldüğünü, kuyuya atılarak nasıl yakıldığını ayrıntılı biçimde ifade etmiştir. Ancak DNA incelemesinde maktulün kimliğinin kesin olarak tespit edilememesi üzerine sanıklar, mahkeme aşamasında bu ifadelerinden vazgeçmiştir. Bu durum dahi sanıklar hakkında iyi hal indirimi uygulanmaması için başlı başına yeterlidir. Sanıklar, suçu 17 yıl boyunca gizlemiş, suç ortaya çıktıktan sonra ise iki sanık eylemi kabul etmemiştir. Buna rağmen iyi hal indirimi uygulanması, hukuken de vicdanen de kabul edilebilir değildir. Verilen iyi hal indirimi kararı, hukukun yanlış uygulanmasıdır" ifadelerine yer verdi. Olay geçmişi Gaziantep’te 2007 yılında kaybolan ve o zaman 23 yaşında olan Erdal Öztürk’ün silahla ateş edilerek, kafası kesilerek ve yakılarak öldürüldükten sonra gömüldüğü ortaya çıktı. Gaziantep’te 17 yıldır kayıp olarak aranan Erdal Öztürk’ün cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Polis ekipleri, Erdal Öztürk’ün kaybından kısa süre sonra evlendirilen dini nikahlı eski eşten şüphelendi ve kadının akrabalarını takibe aldı. Cinayeti itiraf eden şüphelilerin Erdal Öztürk’ün parçalandıktan sonra lastikle yaktıkları ortaya çıktı. Olayla ilgili Erdal Öztürk’ün kayınbabası Hanifi Y., kayınbiraderleri Orhan ve Mehmet Hanifi Y. ile bacanağı Resul Y. gözaltına alınmıştı.
Niğde Niğde’nin lezzet merkezi Tabal, dünya vitrininde Niğde Belediyesi’nin vizyon projesi Tabal Gastronomi Evi, Michelin Rehberi’ne girerek sadece kente değil, Türkiye’ye de büyük bir gurur yaşattı. ’Bib Gourmand’ ödülünü göğüsleyen Tabal, başarıyı elde eden dünyadaki tek kamu iştiraki olarak adını tarihe yazdırdı. Lezzet ve kaliteyi erişilebilir fiyatlarla sunan mekanlara verilen Michelin Bib Gourmand unvanı, 2026 seçkisinde Tabal Gastronomi Evi’nin oldu. Ödül Nevşehir’de taçlandı Tarihi başarının plaketi, geçtiğimiz günlerde Nevşehir’de düzenlenen törenle evine geldi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, ödülü Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay’ın elinden alırken, Niğde’nin turizm ve gastronomi geleceğine imza atıldı. "Bu vizyon ortak eserimiz" Elde edilen küresel başarının tesadüf olmadığını ve arkasında büyük bir emek birliği bulunduğunu belirten Belediye Başkanı Emrah Özdemir, "Başarının ardında güçlü bir iş birliği ve inanç yatıyor. Bir hayali gerçeğe dönüştürdük. Bu yolda bizden inancını ve desteğini hiç esirgemeyen Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a ve projenin her aşamasında yanımızda duran KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’na şükranlarımızı sunuyoruz. Tabal’ın başarısı, yerel potansiyelin doğru destekle nasıl küresel bir markaya dönüşebileceğinin göstergesidir" dedi. "Sırada Kadıoğlu Konağı var" Niğde’nin potansiyeline olan inançlarını yineleyen Başkan Özdemir, hedeflerini büyüttüklerini söyledi. Özdemir, "Tabal ile çıtayı en tepeye koyduk, ancak burada durmuyoruz. Şimdi rotamızı şehrimizin bir diğer hazinesi Kadıoğlu Konağı’na çevirdik. Kadıoğlu Konağı’nı; UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Kadın Kültür Merkezi ve Gastronomi Merkezi olarak şehrimize kazandıracağız. Tabal’da yakaladığımız ivmeyi, Kadıoğlu Konağı ile taçlandırmak istiyoruz. Tarihi dokusuyla büyüleyen yapıyı, gastronomi turizminin yeni kalbi yapmaya kararlıyız. Sayın Bakanımızdan ve KOP İdaresi’nden alacağımız güçle, Kadıoğlu Konağı’nı da tıpkı Tabal gibi parlayan bir yıldız yapacağımıza inancımız tam. Desteklerinizle, Niğde’nin ikinci başarı hikayesini yazmak için sabırsızlanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Osmaniye Yazın serinlik, kışın kar: Zorkun Yaylası dört mevsim ilgi görüyor Osmaniye’de yaz aylarında sıcaktan kaçanların, kış aylarında ise kar görmek isteyenlerin uğrak noktası olan Zorkun Yaylası, dört mevsim turizme katkı sağlamayı hedefliyor. Yaylaya gelen vatandaşlara hizmet veren esnaflar, Zorkun’un 12 ay boyunca turizm potansiyelinin değerlendirilmesini istediklerini dile getirdi. Türkiye’nin en büyük yaylalarından biri olan Zorkun Yaylası, başta Osmaniye olmak üzere çevre illerden gelen ziyaretçileri ağırlıyor. Yaz aylarında serin havasıyla sıcaktan bunalan vatandaşlara nefes aldıran yayla, kış aylarında ise kar manzarasıyla doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Yaylada faaliyet gösteren esnaflar, artan ziyaretçi sayısının bölge ekonomisine önemli katkı sağladığını belirterek, yapılacak tanıtım ve yatırımlarla Zorkun Yaylası’nın yılın her döneminde cazibe merkezi haline gelebileceğini ifade etti. Esnaflar, dört mevsim turizmin gelişmesiyle birlikte hem istihdamın artacağını hem de bölgenin ekonomik ve sosyal açıdan daha da canlanacağını vurguladı. Zorkun Yaylası’nın, yaz aylarında serin havası, kış aylarında ise kar manzarasıyla hem yaz hem de kış turizmi potansiyeli olduğu, söyleyen esnaf Reşit Durgar, "Yaz aylarında burası oldukça yoğun olduğu için kalabalık oluyor. Buna istinaden biz kışın da burada kalıyoruz. Yaylaya gelen vatandaşlarımızın mağdur olmaması için yılın her döneminde hizmet vermeye devam ediyoruz. Burada çok güzel doğal güzellikler var. Ben yılın 12 ayı burada kaldığım için, daha önce yaşadığım bazı rahatsızlıklarım şu an yok. Daha rahat nefes alabiliyorum. Önceden nefes almakta zorlanıyordum ancak şu anda burada çok rahatım. Yaklaşık 12 ay buradayım vatandaşlar bizi arayarak mahallelerinde elektrik olup olmadığını soruyor ya da yoğun kar yağışı sonrası evlerinin durumunu kontrol etmemizi istiyor. Biz de bu konularda yardımcı oluyoruz. Mahsur kalan vatandaşlarımıza destek oluyoruz. Burada adeta Kızılay ya da AFAD gibi bir görev üstleniyoruz. Burayı canlı tutmaya çalışıyoruz. 12 ay boyunca buradayız. Bu vesileyle yaylanın tanıtımına katkı sunduğu için Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Çenet’e teşekkür ediyorum. Gerçekten şu an yoğun bir talep var. Burada olduğumuz için geleni gideni birebir görüyoruz. Gelen olsun ya da olmasın, biz burada talebi karşılamaya devam ediyoruz." Diye konuştu. Yaylanın yaz aylarında çok yoğun olduğunu kış aylarında da oraya gelen vatandaşlar hizmet verdiklerini söyleyen esnaf Murat Altun, "Yaz aylarında oldukça serin olan Zorkun Yaylası’nın nüfusu, bu dönemde Osmaniye merkez nüfusunu geçmektedir. Hal böyle olunca ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Biz de bu nedenle 12 ay boyunca açığız. Amacımız, vatandaşlarımızın yaylamıza gelip kömbemizden, ekmeğimizden ve Zorkun tavamızdan tatmalarıdır. Bizim yaptığımız tamamen bir hizmettir ve bu hizmeti sunmanın gururunu yaşıyoruz. Zorkun Yaylası’nın rakımı yaklaşık bin 650 metredir. Yaz-kış kömbe üretimi yapıyoruz. Buranın berrak suyu ve temiz havası, kömbemize ayrı bir lezzet katıyor. Yaz aylarında siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz, kış aylarında da gelen müşterilerimizi eli boş göndermemeye özen gösteriyoruz." Dedi.