GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 16:29

Asrın felaketinde idrarını içerek hayatta kalmıştı: Aradan geçen 3 yıla rağmen hala o günleri unutamıyor

A
A
A

Asrın felaketinde Gölgeler Apartmanı enkazından 94 saat sonra kurtarılan ve enkaz altında çiçek yiyerek, idrarını içerek hayatta kalan Adnan Muhammed Korkut, depremin 3’üncü yılında o anları bir kez daha anlatarak depremin unutulmamasını istedi. Korkut, o anları anlatırken, "Çiçek yiyerek ve idrarımı içerek hayatta kaldım, hep umutluydum. İlk kurtarıldığım anda halüsinasyon görüyorum zannetmiştim" ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde İncilipınar Mahallesi’nde bulunan Gölgeler Apartmanı da yıkıldı. Asrın felaketinde 21 kişinin öldüğü, onlarca vatandaşın da yaralandığı apartmanın enkazından o dönem 18 yaşında olan Adnan Muhammed Korkut ise 94 saat sonra kurtarılarak hayata tutundu.

Enkaz altında 94 saat çiçek yiyerek ve idrarını içerek hayata tutundu

Gölgeler Apartmanı’ndaki evinde 04.17’deki depreme tek başına yakalanan ve 4 gün enkaz altında kalan Adnan Muhammed Korkut, çiçek yiyerek ve idrarını içerek hayata tutundu. Dördüncü günün sonunda ise AFAD ekiplerince oluşturulan yaşam koridoru sayesinde enkaz altından çıkarılan Adnan Muhammed Korkut’un kurtarılma anları ise İhlas Haber Ajansı kameralarına yansımıştı.

Asrın felaketinde idrarını içerek hayatta kalmıştı: Aradan geçen 3 yıla rağmen hala o günleri unutamıyor

Asrın felaketinin 3’üncü yılında o anları bir kez daha anlattı

Yaşanan depremin üzerinden geçen 3 yıla rağmen o anları anlatan ve hala her şeyi çok iyi hatırladığını belirten 21 yaşındaki Adnan Muhammed Korkut, "6 Şubat depreminde 5 gün enkaz altında kaldım. O gün her şey yolunda gidiyordu. Ben biraz geç uyumuştum. Saat 2 sularıydı. Saat 04:17’de bir deprem oldu ama ben o sıra ağır uykuya dalmıştım. Sonra bir anda her taraf sallanınca darbe girişimi falan oluyor zannettim. Sonra 18 saniyelik bir sallantıda ben kendimi bir şekilde düşüp enkazı altında buldum. Her taraf çok karanlıktı. Ben baygınlık geçirdim. Ondan sonraki süreç çok ürkütücüydü. Depremin olduğunu bilmediğim için, bu zamana kadar deprem görmediğim için ne yapacağımı bilmiyordum. Sonrasında her taraf çok zifiri karanlıktı. Görünmeyecek şekildeydi. Telefonum yanımda değildi. Ailem yanımda değildi. Köpeğim vardı yanımda ama o vefat etmişti. Bir gün sonra telefonumu buldum. Alarm falan çalmıştı. Ona uyandım. Sonra hayatta kalma mücadelesi başladı benim için" dedi.

"Çiçek yiyerek ve idrarımı içerek hayatta kaldım, hep umutluydum"

Enkaz altında çiçek yiyerek ve idrarını içerek hayatta kaldığını belirten ve hep umutlu olduğunu vurgulayan Korkut, "Yaşam üçgeni gibi bir alanda kaldım ama çok ezilmemiştim. Enkazda 5 gün kaldım ama çok kötü geçti ama her zaman içimde dışarı çıkacağıma dair bir umut vardı. Enkaz altındayken yukarıdaki insanların sesleri geliyordu, imdat sesleri, çığlık sesleri geliyordu, yardım sesleri geliyordu. Benim de elimden bir şey gelmiyordu. Sonra belli bir gün süre sonrasında sesleri kesildi. Sonra ceset kokuları falan bayağı inmeye başlamıştı. Ondan sonra ben, arama kurtarma çalışmalarının olduğunu zaten duyuyordum. Sonra telefonumu buldum. Onun ışığıyla yararlandım. Şebeke çekmiyordu. Sonrasında kendi idrarımı içerek hayatta kaldım. O an yapacak başka bir şey yoktu. Su niyetine içmiştim, annemin yetiştirdiği çiçekler vardı. Onları yiyerek biraz da kendimi hayata tutmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.

Asrın felaketinde idrarını içerek hayatta kalmıştı: Aradan geçen 3 yıla rağmen hala o günleri unutamıyor

"İlk kurtarıldığım anda ben halüsinasyon görüyorum zannetmiştim"

Enkaz altından ilk çıkarıldığı anı da unutamadığını söyleyen Korkut, "İlk kurtarıldığım anda ben halüsinasyon görüyorum zannetmiştim. Ondan sonra AFAD’la temas haline geçtik sesli diyalogla. Sonra onlar beni çıkartamadılar ve tünel gibi bir yer açtılar. O tünelden ben tırmanarak çıktım" şeklinde konuştu.

"Depremin unutulmamasını istiyorum, biz her gün anları içimizde yaşıyoruz"

Asrın felaketinin üçüncü yılında hala acıların taze olduğunu belirten ve depremin unutulmaması çağrısında bulunan Adnan Muhammed Korkut, "Bu depremin unutulmamasını istiyorum. Sonuç olarak çok vefatımız var. Çok kötü şeyler yaşadık. Umarım bir daha hiç kimse yaşamaz. Yani psikolojik olarak ister istemez biraz iyiyiz desek de sonuç olarak her gün içimizde yaşıyoruz. Unutulmamasını istiyorum" diye konuştu.

Asrın felaketinde idrarını içerek hayatta kalmıştı: Aradan geçen 3 yıla rağmen hala o günleri unutamıyor

"Futbolda daha iyi yerlere gelmek için destek bekliyorum"

Profesyonel futbolcu olan ve kariyerine Gaziantep Futbol Kulübü’nde devam eden Adnan Muhammed Korkut, kariyerinde başarılı olmak ve daha iyi yerlere gelmek için destek beklediğini de sözlerine ekleyerek, "Geleceğimle alakalı olarak ben futbolda daha iyi yerlere gelmek istiyorum. Bundan dolayı kendi ismimi de duyurmak istiyorum. Tam destek alamadığımı düşünüyorum. Kolay bir şey yaşamdım, bu konuda da destek bekliyorum" dedi.

Said Vakkas Yağcı - Uğur Dönek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Akçakoca’nın Geleceğine Işık Tutan "Akçakoca Turizm ve Ekonomi Sempozyumu" Başladı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından, Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi iş birliğinde, çok sayıda kurum paydaşlığında, yerel potansiyeli verilere dayalı olarak analiz etmek, sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirmek ve Akçakoca’nın geleceğine ışık tutacak bilimsel çıktılar üretmek amacıyla düzenlenen, ‘Akçakoca Turizm ve Ekonomi Sempozyumu’ başladı. Kortej Yürüyüşü ile başlayan sempozyuma protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, turizm ve ekonominin birbirini tamamlayan iki temel alan olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. Bu disiplinlerin kesişiminde yürütülecek bilimsel çalışmaların şehirlerin gelişimine önemli katkılar sunacağını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Kara, sempozyum kapsamında çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilecek oturumların, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımını güçlendireceğini belirtti. Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Akçakoca’nın tarihi ve doğal zenginlikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bu değerlerin korunarak geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Mingeçevir Üniversitesi Rektörü adına açılışta konuşan Doç. Dr. Asim Memmedov, iki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin güçlenmesinden duyulan memnuniyeti dile getirerek, sempozyumun bölgesel kalkınma ve bilimsel üretim açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. "Turizm ve ekonomi, Düzce’nin gelişiminde temel güçtür" Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise konuşmasında, Düzce’nin gelişiminde turizm ve ekonominin belirleyici iki temel unsur olduğuna dikkat çekerek, Akçakoca’nın bu noktada önemli bir destinasyon olduğunu vurguladı. Akçakoca’nın sahip olduğu potansiyelin doğru değerlendirilmesiyle bölgeye önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Sözbir, Akçakoca’nın Düzce’nin en önemli ilçesi olduğunu söyledi. Turizm ve ekonomi çok boyutlu olarak ele alındı Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun açılış paneline geçildi. "Düzce’de Turizm ve Ekonomi" başlıklı panelin yönetimini Prof. Dr. Oğuz Kara gerçekleştirirken; panelde "Düzce Turizmi ve Gelişimi", "Düzce İli Ekonomisi ve Gelişimi" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Panelde, Düzce’nin turizm potansiyeli, mevcut ekonomik yapısı ve bu iki alan arasındaki etkileşim çok boyutlu olarak ele alınarak bölgenin kalkınmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Farklı disiplinlerde zengin içerikli oturumlar Açılış panelinin ardından gün boyu eş zamanlı olarak düzenlenen oturumlarda, alanında uzman akademisyenler tarafından; turizmde dijital dönüşüm, finansal piyasalar ve kamu ekonomisi, sürdürülebilirlik ve çevre politikaları, tarih ve kültürel miras, tüketici davranışları ve pazarlama, turizmde istihdam ve kadın liderliği, bölgesel kalkınma ile sosyal dinamikler ve alternatif turizm gibi pek çok başlık kapsamlı biçimde ele alındı.
İstanbul Konut fiyatları Mart ayında yüzde 26,4 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 3,4 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artarak 219,7 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,4 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 3,4 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Mart ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 2,2, 2,5 ve 2,8 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 27,8, 30,4 ve 24,3 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Mart 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 31,5 ile Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Yozgat bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 21,1 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,4 arttı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,4, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Mart ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 2,2, 2,4 ve 3,6 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 39,4, 37,7 ve 35,0 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Mart 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 40,5 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars, Iğdır bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 25,7 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kayseri Kayseri’de bin 771 hacı adayına eğitim semineri verildi Kayseri’de Diyanet İşleri Başkanlı himayesinde İl Müftülüğü tarafından hacca gidecek vatandaşlar için eğitim semineri düzenlendi. Seminerde açıklama yapan İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "Hacca gidecekler helalleşsinler, kul haklarından arınsınlar" dedi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen seminere Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, ilçe müftüleri, din görevlileri ve hacı adayları katıldı. Seminer ile hacı adaylarına orada yapılacaklarla ilgili bilgiler verileceğini söyleyen Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "2026 yılı hac organizasyonunda inşallah Kayseri’den kutsal topraklara bin 771 hacımızı yolcu edeceğiz. Bugün de bin 771 hacımızın Hac Semineri var. Gitmeden önce hacılarımıza orada yapılacak olan ibadetlerle ilgili hac boyunca takınılması gereken hal ve tavırlarıyla ilgili, alınması gereken önlemlerle ilgili kapsamlı güzel bir bilgi sunumu yapılacak. Allah nasip ederse mayıs ve haziran ayında kafilelerimizi göndereceğiz. Bizim buradaki amacımız ilk defa hacca gidecek ve daha önce de umreye gitmemiş olanların gitmeden önce o topraklara hazır hale getirilmesi, bilinç ve şuur aşılanması önemli. Burada hac ibadetleri ile ilgili tatbikatlar da yapılacak. Aynı zamanda hacılarımızın başsında görevli olacak kafile başkanları ve din görevlileri hacılarımızla tanışacaklar. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uhdesinde hacılarımıza geniş kapsamlı bir bilgilendirme seminerimiz burada yapılıyor" dedi. "Kul haklarından arınmalılar" Ayvaz, hacı adaylarının gitmeden önce kul haklarından arınması gerektiğini söyleyerek, "Bir ömür boyu bu anı bekledi hacı adaylarımız. En az 10-15 senelik bir bekleyişten sonra böyle sevinçli bir ana kavuştular. Benim tavsiyelerim de şunlardır. Helalleşsinler, kul haklarından arınsınlar. Çünkü peygamberimiz ‘Kul hakkı hariç hac bütün günahların af olduğu bir ibadettir’ diye haccı bizlere müjdeliyor. Onun için dargınlıklardan, küskünlüklerden uzak aynı zamanda kul hakkından arınmış bir şekilde gitmelerini tavsiye ediyorum. Aynı zamanda hasta olan kardeşlerimiz varsa doktorların tavsiyelerine uymalarını, ilaçlarını yanlarına almalarını tavsiye ediyorum. Çünkü farklı bir iklime gidecekler. Dolayısıyla orada da hazır olmaları gerekir. İnsanların yükseldiği, melekleştiği, arındığı o kutsal topraklarda elde edecekleri o aşkı bilinci ömür boyu taşımalarını da kendilerine tavsiye ediyorum. Çünkü hacı olmak kolay hacı kalmak zor. Önemli olan da hacı kalabilmek" ifadelerini kullandı. (EK