EĞİTİM - 25 Eylül 2025 Perşembe 13:43

Bakan Tekin: "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar"

A
A
A
Bakan Tekin: "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "17-25 Aralık olduğunda odak aslında meselenin okullar ve eğitim sistemi ya da dershaneler olmadığı meselenin bir grup terör örgütü mensubunun ülkeyi ele geçirmeye çalıştığı aşikar olunca biraz bizim üzerimizden toplumun tamamının içerisine dahil olduğu bir hal aldı mücadele. Dolayısıyla biz böyle bir dönemde birlikte mücadele ettik" dedi.


Gaziantep’e gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilçe milli eğitim müdürleri ile buluşma programında konuştu.



"Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar"


Bakan Tekin, "Bakan olmadan önce 2013 yılında başlayan ve gerçekten çok zor şartlardaki benim müsteşarlığa başladığım dönem Gezi olaylarının başladığı günlerdi. 2013 yılı Mayıs ayının son haftası. Hemen akabinde Türkiye’yi 17-25’e götürecek süreci yaşadık ama bu sürecin asıl başlangıç noktası kamuoyunda dershane kanunu olarak bilinen 2014 yılı ilkbaharında Mart-Nisan aylarında yasalaşan kanunun hazırlık süreciydi ki o da hatırlayın 2013 yılı kasım ayında, kasım ayının başında gündeme geldi ve bizim gezi olaylarıyla başlayan o zor hikayemiz, zor yolculuğumuz 2013 yılı kasım ayının başında dershaneler üzerinden bambaşka bir boyut aldı. 17-25 Aralık olduğunda odak aslında meselenin okullar ve eğitim sistemi ya da dershaneler olmadığı meselenin bir grup terör örgütü mensubunun ülkeyi ele geçirmeye çalıştığı aşikar olunca biraz bizim üzerimizden toplumun tamamının içerisine dahil olduğu bir hal aldı mücadele. Dolayısıyla biz böyle bir dönemde birlikte mücadele ettik. 15 Temmuz’u hatırlayın. 15 Temmuz’dan sonraki ilk OHAL kararnamesinde biz zaten 15 Temmuz’a kadar tespitini yaptığımız FETÖ okullarının FETÖ kurumlarının kapatılmasını bir gecede resmi gazetede hemen yayınladık. Bütün bu zor mücadeleyi biz burada hala muhtemelen o gün bizimle en azından öğretmen olarak çalışan arkadaşlarımızla beraber yürüdük. O yüzden ben yol arkadaşlarım demeyi tercih ediyorum. Şunun da farkındayım. Eğitim içinde bulunduğumuz alan hiç kolay olmayacak. Dün de değildi. Bugün de kolay değil. Yarın da kolay olmayacak. Çünkü herkesin rahatlıkla fikir yürüttüğü düşüncesini ifade ettiği ve çok farklı fikirlerin olabildiği bir alandayız. Bir evde anne baba dahi çocukların eğitimi konusunda farklı görüş ayrılıkları içerisine düşebiliyor. Dolayısıyla 85 milyondan fazla 86 milyon vatandaşımızın hepsinin eğitim ve öğretimle ilgili çok farklı düşünceler olacak ve işin ilginç yanı herkes kendi düşüncesini mutlak doğru olarak ifade edecek. Hal böyle olunca da ortada 86 milyon tane doğru olduğunu düşüneceğimiz uygulama ya da politika önerisi olacak ve yaptığımız hiçbir iş bir başkası tarafından belki tasvip edilmeyecek, belki istediğimiz şekilde değerlendirilmeyecek. O yüzden zor bir mücadelenin içerisindeyiz. Bu toplantıyı yapma sebebimiz de şu; bu zorlu yolculukta bu kadar zor bir yolda giderken kendi aramızda bir birlikteliği temin etmek, kendi aramızda ne yapmaya çalıştığımızın istişaresini yapabilmek, nasıl bir yol yürüdüğümüzü önce sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hatırlarsanız bakanlık görevine başladığım 2023 haziran ayından itibaren bu minvalde sürekli sahadayız. Rutin olarak aylık il müdürleri toplantımızı yapıyoruz. Bununla yetinmiyoruz. Ziyaretlerimizde il eğitim yönetimi ile ilgili il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri ve şube müdürü arkadaşlarımızı toplayıp il eğitim değerlendirme toplantısı yapıyoruz. Ucu açık bir biçimde. Bu da yetersiz, tamamlayıcı bir unsur olarak başladığımız günden itibari mütemadiyen rutin aralıklarla öğretmenler odası toplantıları yapıyoruz. Tüm bunları yaparken muradımız şu. Bir kere sahada neyin problem olarak algılandığını ve arkadaşlarımızın neler istediklerini tespit edebilmek. 2’ncisi de tespit ettiğimiz bu eksiklikler, öneriler, düşünceler doğrultusunda attığımız adımların bir harmoni biçiminde yürümesi için herkesin aynı duyarlılıkta sahip çıkması için yapacağımız şeyleri paylaşıyoruz" dedi.



"Çoklu yabancı dil pilot uygulamasını başlattık"


Bakan Tekin, "Sabahleyin katıldığımız okuldaki programda niye çoklu yabancı dil pilot uygulamasını başlattık. Neyden rahatsızız. Neden böyle bir uygulamayı hayata geçirdik. Arkadaşlarımızı anlatıyoruz. Şunu görüyoruz. Arkadaşlarımız bizim bu konuları anlatmamıza ihtiyaç duyuyorlar. Kendilerine bunu paylaşmamızdan mutlu oluyorlar. Öyle olunca da mümkün olduğunca bu sayıyı artırmak bu toplantıların sayısını artırmak muhatap olduğumuz herkesi sürecin içerisine dahil etmek istedik. Bugüne kadar hiç yapmadığımız bir şeyi yaptık. Hiç örneği de yok. İlçe müdürü arkadaşlarımızın da fikirlerini alalım. Onlarla da yaptıklarımızı paylaşalım diye bu toplantıları organize ettik. Bugün burada yaklaşık Türkiye’nin değişik illerinden gelen yaklaşık 200 civarında öğretmen arkadaşımız var. Bu 200 öğretmen arkadaşımız da öğretmen kökenli ilçe müdürü arkadaşımız, öğretmen deyince ilçe müdürü arkadaşımız da biraz önce söylediğim çerçevede ne yapıyoruz, ne yapmak istiyoruz, bunu paylaşalım istedik. Çünkü yapmak istediğimiz şeyi anlatırsak ancak etkili olur. Değerlendirme toplantılarına katıldığımızda illerde yaptığımız toplantılarda eksikliğini gördüğümüz hususlarda bir tanesi buydu. 2023 yılı haziran ayında başladığımızda bir puzzle’ın parçaları gibi birbirini tamamlayan bir dizi uygulamayı hayata geçireceğimizi taahhüt ettik. Biz öyle başkaları gibi afaki projeler sunmuyoruz. Yapmayacağımız ve yapamayacağımız şeyleri önermiyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Taahhüt edilen şeylerin tamamına yakınını hayata geçirmiş durumdayız"


Geçmiş dönemdeki eğitim sistemindeki zorluklara değinen Bakan Tekin, "2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. Projesinde diyor ki herkes cumhuriyetin yüzüncü yılına mektup yazsın. PTT de bunu koordine ediyor. PTT’nin koordinesinde o gün yazılan mektuplar cumhuriyetin yüzüncü yılında ilgili kamu otoritelerine teslim edildi. Yani 2023 yılı ekim ayında Milli Eğitim Bakanı olarak ben o pozisyonda olduğum için mektuplar bana geldi. 2001 yılında sayın cumhurbaşkanımızın başbakan olmadan önceki dönemde Türkiye’deki eğitim öğretim sistemini ortaya koyan mektuplar var. Eğitim öğretiminin fiziki altyapısı, içler acısı. Üçüncü dünya ülkesi görünümündeyiz. Bunları anlattığıma gerek yok. Sizler zaten biliyorsunuz. Eğitimde teknolojik altyapı derseniz zaten yok öyle bir şey. Öğretmenlerimiz inşallah cumhuriyetin 100. yılında okullarımızda bir tane bilgisayar olur. Tek bir tane bilgisayar olur diye mektuplar yazıyor. Demokrasi ve insan hakları açısından baktığımızda programımız müfredatımız tamamen ötekileştirici, ayrıştırıcı bir program. İnsanların kılık kıyafetinden dolayı eğitim öğretim hakkından mahrum bırakıldığı bir Türkiye ve bu ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kuruyor Cumhurbaşkanımız. Partiyi kurarken de bir dizi politika öneriyor. Bülent Ecevit’in başlattığı mektupları da öğretmen arkadaşlarımızın, idarecilerimizin keşke cumhuriyetimizin yüzüncü yılında şöyle bir Türkiye olsa dediği o eksiklikleri giderecek bir dizi politika adımına öneriyor. Diyor ki, ‘biz iktidara gelirsek bunları yapacağız’ 3 Kasım 2002 seçimlerinde de seçim beyannamesinde aynen bunları söylüyor. Sınıf başına düşen öğrenci sayısının azaltılmasından okullarımızın teknolojik altyapıya kavuşturulmasına kadar öğretmen ihtiyacının giderilmesinden müfredatın demokratikleşmesine kadar Türkçenin ana dil becerilerinin çocuklarımız tarafından içselleştirilmesinden milli ve manevi değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılmasına kadar bir dizi öneri. Taahhüt edilen şeylerin tamamına yakınını hayata geçirmiş durumdayız. Bunu tamamlayıcı bazı şeyleri de biz 2023’ten itibaren hayata geçirmeye çalışıyoruz. Anlatmaya çalıştığım şey şu. Yapılan hiçbir şey, atılan hiçbir adım birbirinden bağımsız birbirinden kopuk şeyler değil" şeklinde konuştu.



"Yaptığımız her iş attığımız her adım bir bütünün anlamlı bir parçasıdır"


Bakan Tekin, "2023’ten itibaren bizim hayata geçirmeye çalıştığımız şeyler de bu anlamda birbirini tamamlayan şeyler. Sizden isteğim şu. Bu yaz da yaptık aynı şeyi. Sizlere genelgeler gönderiyoruz. Yaz aylarında eğitim öğretim yılına hazırlık anlamında. Sizden isteğim genelgede bu yazılan madde acaba niçin yazılmıştır. Yani bakanlık ne yapmaya çalışıyor? Ya da bir yönetmelik değişikliği gündeme geliyor. Ben bu eksikliği gördüğüm için bunu ifade ediyorum. İllere gittiğimizde arkadaşlarımıza soruyorum. İlçe müdürlerinin de bulunduğu toplantılarda. Diyorum ki ya biz mesela bu yaz mesleki ve teknik eğitimle ilgili nasıl bir düzenleme yaptık. Arkadaşlar sağ olsunlar ya da hayat boyu öğrenmeyle ilgili. Sağ olsunlar çok güzel anlatıyorlar. Madde madde işte şunu yazmışsınız, bunu yazmışsınız. Peki bundan niye yazmış olabiliriz. Ya bu neyin devamıdır? Ne olmuş? Bunu görebiliyor musunuz? diye sorduğumda o bağlantıyı kaçırıyorlar. Bir alışkanlığımız var. Sizden isteğim şu. Birinci yapacağımız şey arkadaşlar yaptığımız her iş attığımız her adım bir bütünün anlamlı bir parçasıdır. Lütfen size gelen metinleri size gelen düzenlemeleri bu çerçevede değerlendirin" diye konuştu.



Bakan Tekin: "Terör örgütünün eğitimi faaliyetleriyle devleti ele geçirme çabası açıkça aşikar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), kentte yapı ve inşaat malzemeleri sektörünü daha rekabetçi hale getirmek ve dış pazarlara açmak amacıyla önemli bir adım attı. DTSO öncülüğünde "Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişimi" oluşturuldu. Ticaret Bakanlığı’ndan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) desteği alınarak yürütülecek girişimle, sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak hareket ederek güç birliği oluşturması ve yurt dışına açılmaları hedefleniyor. Yeni oluşturulan küme yapısı ile Diyarbakır’daki firmaların yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Girişim kapsamında firmalara ihtiyaç analizi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve tanıtım faaliyetleri ile yurt dışı pazarlama ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların dış ticaret kapasitesinin artırılması sağlanacak. Böylece hem kurumsal gelişim desteklenecek hem de firmaların küresel değer zincirlerine entegrasyonu için zemin hazırlanacak. ‘’Küme girişimi sektörel gelişme açısından Diyarbakır için bir ilk’’ Konuyla ilgili açıklama yapan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, girişimin sektörde yeni bir anlayışın kapısını aralayacağını söyledi. Ulusal pazarda daha güçlü bir etki oluşturmak ve uluslararası piyasalara açılmak için birlikte hareket etmenin bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Kaya, küme yaklaşımının firmalara önemli bir çarpan etkisi sağlayacağını dile getirdi. Kaya, firmaların birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak bir güç oluşturma perspektifiyle hareket edeceğini belirterek, bu ilk URGE girişimine katılımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Halihazırda Ticaret Bakanlığından proje onayı alınmış olup Diyarbakır Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişiminde yer almak isteyen firmaların katılımı kurumsal gelişimleri ve uluslararası piyasalarda yer almaları bakımından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, istekli firmaların DTSO İhracat Destek Ofisi’ne başvuru yapmaları gerektiğini kaydetti.
Antalya Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler" dedi. Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Engelsiz Kafe’de özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Uysal, yaptığı konuşmada toplumun gelişmişlik düzeyinin dayanışmaya ihtiyaç duyan kesimlere gösterilen yaklaşımla ölçülebileceğini söyledi. Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler. En fazla yardıma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan toplum kesimleri nasıl yaşıyor, onlara yönelik yaklaşım nedir; ben ona bakarım" dedi. Kent yaşamını herkes için erişilebilir hale getirmeye çalıştıklarını ifade eden Uysal, yalnızca engelli bireyler için değil; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için de çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Uysal, "Elimizden geldiğince sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Eksiklerimiz var, bana yetmiyor. Çok daha farklı hayallerim var ama eldeki imkanlar buna yetiyor. Dayanışmanız için, varlığınız için, çocuklarınıza verdiğiniz emek için hepinize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa Türkiye Sakatlar Derneği, Aktif Engelliler GSK Derneği, Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Vakfı, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, Down Sendromlular ve Engelliler Derneği, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği, İşitme Engelliler Derneği, İşitme Engelliler Spor Kulübü, Döşemealtı İşitme Engelliler Derneği, Engel Tanımayanlar Derneği, Engelliler Sanat Evi, Biriz Engelsiz Yaşam Derneği, Batı Akdeniz Çölyak Derneği, Uluslararası Engelli Yaşlılar Federasyonu, Türkiye Beyaz Ay Derneği, Erişilebilirlikte Yenilikçi Çözümler Derneği, Ramazan Hatice Savaş Özel Eğitim Uygulama Okulu (OÇEM), Tutku Bakım Evi, Artı Nefes Otizm Spor Derneği, Salih Fikri Yaman Özel Eğitim Sınıfı, Engelsiz Kafe ve Ramazan Savaş Özel Eğitim Sınıfı katıldı.
Tokat Tokat’taki 8 asırlık kervansaray, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor Tokat’ın Pazar ilçesindeki Mahperi Hatun Kervansarayı, Selçuklu’dan günümüze uzanan tarihi dokusu ve ipek yolu üzerindeki stratejik konumuyla yüzyıllardır ticaret yollarına tanıklık ederken bugün restoran olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. İlçe merkezindeki Mahperi Hatun Kervansarayı, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan tarihi yapısıyla kültür turizmindeki önemli durakları arasında yer alıyor. "Hatuniye hanı" olarak da bilinen kervansaray, yüzyıllardır ticaret yollarının sessiz tanığı olmayı sürdürüyor. 13’üncü yüzyılda Sultan 2’nci Gıyaseddin Keyhüsrev’in eşi Mahperi Hatun tarafından yaptırılan tarihi yapı, Selçuklu döneminde Sivas-Tokat-Amasya güzergahındaki ticaretin güvenli şekilde sürdürülmesi amacıyla inşa edildi. Dönemin tüccarlarına konaklama, dinlenme ve güvenlik imkânı sunan kervansaray, aynı zamanda malların depolandığı ve hayvanların bakımının yapıldığı önemli bir merkez olarak kullanıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü himaye ve korumasında bulunan tarihi yapı günümüzde ise restoran olarak kullanılıyor. Kadın baniler tarafından yaptırılan önemli Selçuklu eserlerinden biri olarak öne çıkan Mahperi Hatun Kervansarayı, tarihi ipek yolu üzerindeki stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Kervansarayın tarihe tanıklık ettiğini söyleyen vatandaş Göktuğ Başkan, "Selçuklu döneminden kalma kesme taş olan bu yapımız Tokat ili Pazar ilçemizde hala tarihe tanıklık etmektedir" dedi.