EKONOMİ - 07 Ocak 2025 Salı 15:26

CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı rekor katılımla açıldı

A
A
A
CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı rekor katılımla açıldı

Dünya halı sektörünü İstanbul’da bir araya getiren CFE Carpet and Flooring Expo 2025, Uluslararası Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı.


İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen halı ve zemin kaplamaları sektörünün dünyadaki en büyük buluşmalarından birisi olan CFE Uluslararası Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’na 18 ülkeden 145’i yabancı olmak üzere 600 firma ve firma temsilciliği ile rekor bir katılım gerçekleşti. Afganistan, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Çin, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, İran, Kazakistan, Mısır, Nepal, Özbekistan, Pakistan, Suudi Arabistan, Ürdün katılımcı ülkeler arasında yer alıyor.



10 Ocak’a kadar açık kalacak


İlk kez 2023 yılında düzenlenen CFE Uluslararası Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı her yıl daha da büyüyor. Fuar bu yıl 120 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşiyor. 11 salonda 50 bin metrekarenin üzerinde net stant alanında yüzlerce yerli ve yabancı marka, sektördeki en son yenilikleri ziyaretçilere sunuyor. Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği ve TÜYAP Tüm Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen fuar 10 Ocak’a kadar açık kalacak.



Açılışa yoğun katılım


Katılımcılardan ve ziyaretçilerden büyük ilgi gören fuarın açılışına Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Selahattin Kaplan, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Hayri Diler, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan ve kalabalık bir davetli topluluğu katıldı.



Başkan Şahin’den halıcılara övgü


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Gaziantepli halı üreticisi ve ihracatçılarına övgüler yağdırdı. Başkan Şahin, "Bugün şehirlerin anasındayız. İstanbul’dayız. Bizim için çok kıymetli olan bir şehirdeyiz. Halının başkenti, Gaziantep’ten size selam getirdik. Biz Gaziantep’te, Gaziantep modeliyle çalışıyoruz. Bu gördüğünüz arkadaşların hepsinde büyük bir emek var, büyük bir yürek var. Aslanlar gibi çalışıyorlar. Günün sonunda ortaya çıkan eser, bütün dünyayı ısıtıyor. Bütün dünyaya tasarım ve iletişim merkezi olarak dönüyor. Halıyla insanlığı, sevgiyi ve iyiliği dokuyalım" dedi.



“Fuar sektörün geleceğine yön verecek”


Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan da açılışta yaptığı konuşmada, fuarın sektörün geleceği için büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Kaplan, "Halının üretim merkezi Türkiye. Bu nedenle dünyanın en büyük halı fuarının da Türkiye’de olması gerektiği düşüncesi ile çıktığımız bu yolda çok büyük mesafe aldık. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki, bu fuar sektörümüzün geleceğine ışık tutacak ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.



CFE Carpet and Flooring Expo 2025, Uluslararası Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı, halı dünyasına dair her şeyi tek bir çatı altında buluşturuyor. El yapımı halı ve kilimlerden makine yapımı halılara, seccade çeşitlerinden tekstil zemin kaplamalarına kadar çok geniş bir ürün yelpazesi sergileniyor. Sürekli artan ziyaretçi ilgisi nedeniyle bu yıl üç salon daha eklenen fuar, toplamda 11 salonda düzenleniyor. Fuarda, sadece ürün stantları değil, sektörün geleceğine yön verecek çeşitli etkinlikler de yer alıyor. Sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve çevre dostu üretim teknikleri gibi konuların ele alındığı panellerin yanı sıra profesyonel tasarımcıların ve önde gelen firmaların yeni trendleri sunduğu sunumların da fuar kapsamında yer alıyor.



CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı rekor katılımla açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.