SAĞLIK - 24 Mayıs 2024 Cuma 10:19

Çikolata kisti kısırlığa neden olabilir

A
A
A
Çikolata kisti kısırlığa neden olabilir

ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, kadınlar arasında yaygın şekilde görülen, endometriozis, bilinen adıyla çikolata kistine dikkat çekti. Hamidanoğlu, çikolata kistinin, ağrılı adet dönemleri, pelvik ağrı, ilişki sırasında ağrı ve fertilite(doğurganlık) sorunları gibi bir dizi semptomla neden olabileceği konusunda uyardı.


ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozisin kadınlarda görülen önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Hamidanoğlu, “Çikolata kisti, kadınlarda oldukça sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Endometriozis yani bilinen adıyla çikolata kisti, rahim astarını oluşturan dokuya benzer yapıdaki bir dokunun rahim boşluğunun dışında büyüme gösterdiği bir kadın hastalığı. Genetik yatkınlık, hormonal dengesizlikler, menstrüel akışın rahim dışına doğru geriye kaçması ve bağışıklık sistemi sorunları çikolata kisti oluşumunda etkili olabilir. Çikolata kisti, ağrılı adet dönemleri, pelvik ağrı, ilişki sırasında ağrı ve doğurganlık sorunları gibi bir dizi semptomla neden olur. Bu durum, kadınların yaşam kalitesini büyük oranda olumsuz etkiler. Endometriozis genellikle nükslerle seyreden progresif lokal veya yaygın bir hastalıktır. Stabil kalabilir, ilerleyebilir ya da gerileyebilir. Hastalık tanısında genellikle geç kalınıyor, ancak son dönemde görülme oranı arttı. Çünkü laparoskopi gibi yöntemlerle farkındalık arttı. Bu hastalığın en yaygın belirtisi ağrı ve infertilitedir. Adöloson dönemde en sık görülen semptom ise ağrıdır. Hatalığın tedavisinin kısa dönemde 2 amacı vardır bunlar ağrının giderilmesi ve fertilitenin sağlanmasıdır. Medikal tedavi sonrası rekurrens oranları ilk yıl yüzde 5-15 olup sonraki 5 yıl süresinde ise oran yüzde 40-50’dir, cerrahi sonrası yüzde 15-20 oranında yeniden cerrahi gerektirir endometriozis sıklığı yüzde 10-11’dir. Postmenapozal dönemde yüzde 5 civarında insidansa sahiptir ve genellikle postmenapozal östrojen kullanımı ile ilişkilidir. Primer tanı yöntemi histolojik tanı için yapılan biyopsili veya biyopsisiz laporoskopidir. Endometriozis iyimser bir hastalıktır ancak over kanseri ile yakın ilişkisi vardır” dedi.


“Kızıl saçlı, zayıf ve uzun boylu olmak çikolata kisti riskini arttırıyor"


Kızıl saç, zayıf ve uzun boylu olmak gibi özelliklerin endometriozis ile ilişkili olduğunun düşünüldüğünü dile getiren Op. Dr. Hamidanoğlu, ”Ailede endometriozisi olan kadınlarda risk daha artmış olmakla beraber, çevresel faktörler, genetik faktörlerin etkisi araştırılmaktadır. Vücut kitle indeksi düşük olan aşırı zayıf kadınlarda, doğumda ikiz eşi olanlarda, infertilite öyküsü bulunan , erken adet gören, kısa adet döngüsü olan , birinci derece akrabalarda hastalık olan, düşük doğum ağırlığı ile doğuranlarda riskin daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Artmış beden kitle indeksi, artmış bel-kalça oranı gibi etkenler ise riski azaltır” ifadelerini kullandı.


Hastalığın tanısı için ilk olarak transvajinal ultrason yapıldığını, ancak bunun spesifik bir bulgu vermediğini söyleyen ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, “Bu hastalığın tanısında Mrı derin endometriozis ve endometrioma iyi bir yöntemdir. Ancak negatif bir mrı tanıyı dışlamaz. Tanıda altın standart laparaskopidir. Hastalığın tedavisinde ağrı ve infertilite için medikal ve cerrahi tedavi yapılır. Ağrı tedavisinde hedef östrojendir. Endometriozise bağlı ağrının cerrahi tedavisinde operasyondan sonra 1 yılda yüzde 15, 5 yılda yüzde 35, 7 yılda yüzde 50 rekurrens görülür Derin endometriozis genelde multifokaldir. Tekrarlayan cerrahilerden kaçınılarak tam bir cerrahi tek seferde yapılmalıdır. Fertilite açısından, medikal tedavilerin etkisi çok sınırlıdır. En başarılı yöntem ivf dir. Cerrahi uygulandıktan sonra iki yıl içinde gebelik oluşmaz ise doğal yolla gebelik ihtimali yok denecek kadar azdır” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."