GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 10:27

Depremde ölen eşinin mesleğini sürdürerek hayata tutundu

A
A
A
Depremde ölen eşinin mesleğini sürdürerek hayata tutundu

Kahramanmaraş merkezli depremlere Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan, oturdukları binanın çökmesi sonucu eşi Ali İnce’yi kaybeden ve kendisi de enkazdan yaralı çıkartılan Esin İnce, eşinin izinden giderek gözlükçülük mesleğini sürdürüyor.


6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen asrın felaketi, İslahiye’de de büyük yıkım ve acıların yaşanmasına neden oldu. Atatürk Mahallesi’ndeki Müge Siteleri F Blok Apartmanı depremde saniyeler içerisinde çöktü. Apartmanın 5’inci katında oturan Ali İnce (39), eşi Esin İnce (38), Nuran Gökçe İnce (6) ve Aynur Ece İnce (9), binanın yıkılması sonucu enkaz altında kaldı. Depremde Ali İnce hayatını kaybederken, eşi Esin ile kızları Nuran Gökçe ve Aynur Ece ise saatlerce kurtarılmayı bekledi. 8 saat enkaz altında kalarak kızları Nuran Gökçe ile Aynur Ece ile hayata tutunan Esin İnce, kızları ile birlikte 10 gün hastanede tedavi gördü. Esin İnce, kendine geldiğinde ise eşinin ölümüyle sarsıldı. Tedavi olduktan sonra kızlarıyla hastaneden çıkan Esin İnce, eşinin gözlükçü dükkanının aylarca kapalı kalmasına gönlü razı olmadı.



Eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırıyor


Vefatından önce eşi Ali İnce’nin yönlendirmesiyle Kilis 7 Aralık Üniversitesi Optisyenlik Bölümü’nü 2 yıl okuduktan sonra geçen yıl mezun olan Esin İnce, eşinden kendisine emanet kalan iş yerini çalıştırmaya karar verdi. İnce, depremden sonra eşinin 25 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle hayata tutundu. Hayata karşı olan azmi ve başarısıyla takdir toplayan Esin İnce, kendisi gibi depremzede olan kadınlara da örnek oluyor.



Eşinden emanet kalan gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacak


Depremden bu yana kızlarına hem annelik hem de babalık yapan Esin İnce, eşi ölmeden önce ev hanımı olduğunu söyledi. Eşinin hayatını kaybetmesinin ardından başladığı gözlükçülük mesleğini severek yaptığını belirten İnce, cam kestiğini ve gözlüklere çerçeve yaptığını söyledi. Eşini hatırlayınca gözyaşlarını tutamayan Esin İnce, eşinden kendisine emanet kalan ve iki yıldır severek çalıştırdığı gözlükçü dükkanını ömrü yettiği sürece kapatmayacağını belirtti.



"Binamızda fazla kurtulan olmadı"


Deprem anında yaşadıklarını anlatan İnce, "Deprem olduktan sonra enkaz altından 7-8 saat sonra çıkarıldık. Evimiz en üst kattaydı. Eşim Ali İnce bina ilk yıkıldığı anda kafasına kolon devrilmesi sonucu vefat etti. İki kızımla ben enkaz altında kaldık. 7-8 saat sonra çevredeki insanlar gelip bizi kurtardı. En üst katta oturuyorduk. Bundan dolayı zaten 7-8 saat sonra kurtarılabildik, rahat kurtarılabildik. Çünkü karşı komşumuz 18-19 saat sonra enkaz altından çıkarıldı. Apartman 5 katlıydı. Binamızda da çok fazla kurtulan olmadı, birkaç kişi kurtulduk" dedi.



"Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum"


Optisyen olma sürecini de anlatan İnce, "Bu mesleğe başlamam ve mesleği öğrenme kararım eşimin isteğiyle oldu. Benim ilk başta pek fazla bir isteğim yoktu. Eşimin beni yönlendirmesiyle depremden önce Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Optisyenlik Bölümü’nü okumaya başladım. İlk dönem bitti, deprem oldu. Ondan sonra da hem iş yerimizin kapalı kalmaması hem de eşimin isteğini gerçekleştirmek için okumaya devam ettim. Geçen yıl mezun oldum. Eşim pandemi döneminden önce bu iş yerini açmıştı. Eşimin mesleğini devam ettirmek çok güzel bir duygu ve şu an herkes, ‘Eşin bugünleri görmüş galiba ve seni bundan dolayı mesleğine yönlendirmiş’ diyorlar. Eşim mesleğini çok seviyordu. Pandemi döneminde hiç kimse dışarı çıkamadı. Yine de kendisi servisçilik yapıp, burayı açık tutmaya devam etti. Zararda da olsa devam etti. Deprem olduktan sonra benim tek düşündüğüm eşimin mesleğini devam ettirmek oldu. Eşim bu mesleği çok sevdiği için beni bu yönde yönlendirdi. Bu yönde okutmak istediği için ben burada çalışmaya başladım. Eşimin emeklerini boşa çıkarmamak için çabalıyorum" ifadelerini kullandı.



"Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum"


Hep eşiyle birlikte çalışmayı hayal ettiklerini belirten İnce, "Eşim zaten onun için beni okuttu. ‘Beraber çalışırız’ diyordu. Hatta hayattayken bazen buraya gelirdim bana, ‘Atölyeye gel, yeni cam geldi, onları sana öğreteyim’ diyordu. Eski müşterilerimiz geldiğinde çok duygulanıyorum. Çünkü o an eşim aklıma geliyor. Eşim durumu olmayan kişilerin camlarını ve çerçevesini ücretsiz yapıyordu ve o kişiler geldiği zaman daha da kötü oluyorum. Çünkü hatıraları canlanıyor" şeklinde konuştu.


Eşinin hatırasına sahip çıkacağını belirten İnce, "Burası eşimden kalan bir emanet. İlk başta da zaten onun emanetine sahip çıkmak için dükkanı açmıştım. İnşallah Allah izin verdiği müddetçe de eşimin mesleğini devam ettireceğim" diye konuştu.



Depremde ölen eşinin mesleğini sürdürerek hayata tutundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.