ASAYİŞ - 15 Şubat 2026 Pazar 12:47

Düğün salonu önünde silahlı saldırıya uğrayan genç kurtarılamadı

A
A
A
Düğün salonu önünde silahlı saldırıya uğrayan genç kurtarılamadı

Gaziantep’te düğün salonu önünde silahlı saldırıya uğrayarak ağır yaralanan 23 yaşındaki Volkan Durmuş, tedavi gördüğü hastanede gece saatlerinde hayatını kaybetti. Cinayet Büro Amirliği ekiplerince 1 zanlının gözaltına alındığı olayın 6 ay önce yaşanan bir cinayete misilleme olarak gerçekleştirildiği öne sürüldü.


Olay, dün akşam saatlerinde Şahinbey ilçesi 75. Yıl Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 23 yaşındaki Volkan Durmuş isimli genç, sokaktaki bir düğün salonu önünde H.A. isimli şahsın silahlı saldırısına uğradı. Olay sonrası vücuduna çok sayıda mermi isabet eden Durmuş ağır yaralanırken, saldırgan H.A. ise hızla olay yerinden kaçtı.



Kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı


112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralı genç, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahale sonrası Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Volkan Durmuş, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen gece saatlerinde hayatını kaybetti. Durmuş’un cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.



Katil zanlısı yakalandı, şok gerçek ortaya çıktı


Olay sonrası geniş çaplı çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, katil zanlısı H.A.’yı yakalayarak gözaltına alındı. Yakalanan şahsın emniyetteki işlemleri sürerken ifadesinde cinayeti, 30 Ağustos 2025 tarihinde Mehmet Akdeniz isimli şahsın öldürüldüğü olaya misilleme olarak gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Gözaltındaki katil zanlısının emniyetteki işlemlerinin sürüdüğü öğrenildi.


Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Lise öğrencilerine yerinde eğitim ve gözlem fırsatı Antalya Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri, Estonya / Parnu’da "AB standartlarına dayalı eğitim modelleri ve iyi uygulamalar" konulu işbaşı gözlem ve öğrenci grup hareketliliğini başarıyla tamamladı. Erasmus+ 2025 Yılı Okul Eğitimi Akreditasyonu kapsamında Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri, 25–30 Ocak 2026 tarihleri arasında Estonya’nın Parnu şehrinde bulunan Sindi Gümnaasium okuluna ziyarette bulundular. Estonya’daki ziyaretleri süresince öğrenciler, AB Standartlarına Dayalı Eğitim Modelleri ve İyi Uygulamalar konularında yerinde gözlem fırsatı buldular. Okulun eğitim-öğretim faaliyetlerine aktif olarak katılım sağlayan liseli öğrenciler; yetkinlik temelli ve öğrenci merkezli ders etkinliklerine katıldı, proje tabanlı ve disiplinler arası çalışmalarda rol aldı, dijital öğrenme araçlarını kullanarak ortak çalışmalar yürüttü ve uluslararası akranlarıyla iş birliği içinde grup görevleri gerçekleştirerek eğitimlerine katkı sağladılar. Aynı zamanda bu sürecin İngilizce iletişim becerilerini geliştirmelerine, farklı bir eğitim sistemini deneyimlemelerine ve kültürlerarası farkındalık kazanmalarına önemli katkıları olduğunu belirten Gazi Anadolu Lisesi yönetimi, faaliyet süresince okul yöneticileri ve öğretmenlerle gerçekleştirilen mesleki paylaşımlar sayesinde AB standartlarına dayalı eğitim modellerinin uygulama boyutu hakkında kapsamlı bilgi edinildiğini; elde edilen kazanımların kurumumuza aktarılmasına yönelik planlamalar yaptıklarını ifade etti.
İstanbul Tuzla Marmara Denizi’ne bir kez daha umut oldu Deniz ekosistemi için çok önemli olmasına rağmen Akdeniz’de sayıları giderek azalan pina ve deniz çayırlarının Tuzla kıyılarında görülmesinin ardından Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl dalış yaparak keşfi yerinde gözlemledi. Başkan Bingöl, "’Koku sorunu bitti’ dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı" dedi. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Tuzla’nın Postane Mahallesi’ndeki Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü kıyısında Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar bulmuştu. Akdeniz’de sayıları azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sarı, yerel yöneticileri dalış yaparak bu nadir bölgeleri yerinde görmeleri için çağrı yapmıştı. Bu çağrıya ilk yanıt veren Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl oldu. Prof. Dr. Sarı, Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu ve Başkan Bingöl’ün yer aldığı dalış ekibi Tuzla’da su altına indi. Yapılan gözlemler, Tuzla kıyılarında ekolojik toparlanmanın somut işaretlerini ortaya koydu. Yapılan yeni dalışta daha önce Tuzla’da görülmeyen ve deniz ekosistemi için çok önemli olan bir tür deniz çayırı da görüntülendi. Prof. Sarı, 2 ila 5 metre derinliklerde iki ayrı noktada Zostera marina ve Cymodocea nodosa türü deniz çayırı ve hem yetişkin hem yavru pinaların görüntülendiğini söyledi. Başka bir bölgede yeni pinalar bulundu Dalış sonrası değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının varlığının kıyı ekosisteminin iyileşmeye başladığını gösterdiğini belirtti. Daha önce küçük bir alanda gözlemlenen deniz çayırlarının, bu kez başka bir noktada ve daha yoğun biçimde görüldüğünü ifade eden Sarı, çayırların içinde bebek pina bireylerine rastlandığını söyledi. Bunun su kalitesindeki iyileşmeye işaret ettiğini vurgulayan Sarı, "Bu bölge canlanıyor, tekrar hayata dönüyor demektir" dedi. Denizin canlı ve kendini yenilemeye çalışan bir sistem olduğunu belirten Sarı, insan müdahalesinin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kirlilik ve kıyı tahribatı azaldıkça deniz canlılarının geri döndüğünü ifade eden Sarı, pinaların içinde görülen küçük bireylerin yeni yerleşimlerin göstergesi olduğunu kaydetti. "Deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair belge varsa, birini görmüş olduk" Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl ise dalışta gözlemlenen tabloyu, göreve geldikleri günden bu yana yürüttükleri çevre politikalarının somut bir sonucu olarak değerlendirdi. "Koku sorunu bitti" demenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bingöl, pinaları ve deniz çayırını burada görüyor olmak bizim açımızdan önemli bir duygu. Tuzla’daki koku ve kirlilik sorununa ilişkin olarak göreve geldiğimiz günden bu yana yaptıklarımızın bir sonucunu alıyoruz. ’Koku sorunu bitti’ dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı" dedi. Başkan Bingöl, özellikle ileri biyolojik arıtma tesisinden çıkan suyun doğrudan denize verilmesinin önüne geçilmesini önemli bir adım olarak gösterdi. Mevzuata uygun şekilde derin deşarj yapılmasında hukuki bir engel bulunmadığını ancak İSKİ ile yürütülen görüşmeler sonucunda arıtılmış suyun denize ulaşmadan park sulama ve yol temizliğinde kullanılmaya başlandığını belirtti. Başkan Bingöl böylece hem su tasarrufu sağlandığını hem de arıtma çıkış suyunun doğrudan denize aktarımının engellendiğini dile getirdi. "Zabıta özel araçlarla vidanjör takibi yapıyor" Kaçak deşarjlarla mücadeleye de değinen Başkan Bingöl, "Özellikle dereye yapılan kaçak deşarj büyük bir sorun oluşturuyor. E-5’in üstünde çok sayıda Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve iş yeri var. Ayrıca Umur Deresi gibi Kocaeli sınırlarıyla bağlantılı olan derelerimiz bulunuyor. Yetki karmaşasını fırsat bilen bazı vidanjör sahipleri ve bazı fabrikalar dereye kaçak deşarj yapıyor. Kolektöre yapılan kaçak deşarjda su en azından arıtmadan geçiyor. Ancak dereye yapılan kaçak deşarj hiçbir arıtmaya uğramadan doğrudan denize ulaşıyor. Bu da deniz yaşamını ciddi şekilde tehdit ediyor. Aynı zamanda dereden geçerken kötü kokuya neden oluyor. Bu nedenle derelerimizin tamamına güvenlik kameraları ve güneş enerjili aydınlatma sistemleri kuruyoruz. Kolektör hatlarında zabıtamız özel araçlarla vidanjör takibi yapıyor. Şu anda kolektörlere ve derelere yapılan kaçak deşarj büyük ölçüde azaldı; yakında tamamen bitirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve İSKİ’yle ciddi süreçler yürütüyoruz. Biz bildiriyoruz, İl Müdürlüğü ruhsat iptali yapıyor; İSKİ suyu kesiyor. Denizi korumak ve koku sorununu kalıcı olarak çözmek için dereye kaçak deşarja kesin olarak son vermemiz gerekiyor" dedi. "Kimyasal yüklü çamur artık dereye akmıyor" Diğer kritik başlığın OSB’deki üç numaralı gölet olduğunu söyleyen Bingöl, göletin altında yaklaşık bir milyon metreküp kimyasal yüklü çamur bulunduğunu, yağışlı dönemlerde bu suyun Umur Deresi üzerinden denize ulaştığını belirtti. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan çalışmalarla bu suyun kolektörler aracılığıyla doğrudan arıtmaya yönlendirildiğini ve artık dereye akmadığını kaydetti. "Oksijenin önemli bir bölümü denizden sağlanır" Prof. Dr. Sarı ise denizin, yapılan müdahaleleri inkâr etmeyeceğini belirterek, "İyilik yapıldıkça deniz de iyileşir" dedi. Marmara çevresini yıllardır gözlemlediğini ifade eden Sarı, deniz ekosisteminin insan hayatı için hayati önem taşıdığını ve oksijenin önemli bir bölümünün denizlerden sağlandığını hatırlattı. Prof. Mustafa Sarı, "Tuzla Belediye Başkanımızı denizi korumak için gösterdiği gayret için kutluyorum. Bugün birlikte dalıp, denizde başlayan iyileşmeyi bizzat suyun altında birlikte gördük. Deniz çayırı alanı içinde hayata tutunmuş yavru pinalara dokunduk. Deniz çayırlarının askıdaki katıları nasıl çöktürdüğüne şahit olduk. İyi uygulamaları artırarak sürdürmek, denizi tanımak ve tanıtmak için daha çok çabaya ihtiyacımız var. Tuzla sahillerinde yürüyen, gezen, denize giren her insanın denizdeki dirilişten haberi olmalı. Buralara panolar yerleştirerek pinaları, deniz çayırlarını anlatmalı, denizi korumak için onların da bireysel desteğini almalıyız" dedi. "Büyük bir memnuniyet duyuyoruz" Başkan Bingöl, göreve gelmeden önce koku sorununu çözmek, kirliliği azaltmak ve deniz temizliği için mücadele etmek üzere üç temel vaatte bulunduklarını belirterek, "Bugün bu üç başlıkta da olumlu gelişmeleri görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi. Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü kıyısından dalan; Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Gökhan Karakaş, Fırat Gökçen’i su altı fotoğrafçısı Serdar Avcı görüntüledi.
Bursa Bursa’da ‘Ramazan’ coşkusu Bursa Büyükşehir Belediyesi, yoğun yaya ve araç trafiğine sahip noktaları özel ışıklandırmalarla süsleyerek Ramazan coşkusunu tüm kentte hissettiriyor. Bursa’da Ramazan ayına özel dolu dolu programlar hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, kentin farklı noktalarını da ışıklandırmalarla donattı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Kent Estetiği Şube Müdürlüğü tarafından kentin en işlek noktalarına LED teknolojisi ile üretilen aydınlatma, kandil ve ay yıldız süslemeleri yerleştirilerek şehrin atmosferine manevi bir dokunuş kazandırıldı. Setbaşı Caddesi, Tarihi Hanlar Bölgesi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Haşim İşcan Caddesi, Gökdere, Kent Meydanı ve Mihraplı Parkı gibi yoğun yaya ve araç trafiğine sahip noktalar, ‘Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan’ yazılı mahyalarla süslendi. Özel tasarımlı ışıklandırmalar, Ramazan ayı boyunca vatandaşlara görsel şölen yaşatacak. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayının ruhuna uygun bir şekilde yaşanması için tüm hazırlıkları tamamladıklarını söyledi. 17 ilçede düzenleyecekleri iftar programlarıyla binlerce insana sıcak yemek ulaştırılacağını ve iftariyelik dağıtılacağını belirten Başkan Bozbey, "LED teknolojisi ile üretilen Ramazan ışıklandırmalarıyla da Bursa’nın siluetine Ramazan ayına özgü zarif ve anlamlı bir dokunuş kazandırdık. Ramazan ayının, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini temenni ediyor, tüm hemşehrilerime hayırlı olmasını diliyorum" dedi.