GÜNDEM - 31 Aralık 2024 Salı 09:52

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

A
A
A

Türkiye’de dijital platformda yayınlanan diziyle gündem olan gassallar, asırlardır işlerini fedakarlıkla yaparak ölü yıkıyor. Bazen yakınlarının bile yaklaşamadığı ölüleri son yolculuklarına hazırlayan gassallar, son günlerde merak konusu olan mesleklerinin zorluklarını anlattı.

Türkiye’de dijital bir platformda yayınlanan diziyle yazılı ve görsel basında gündem olan gassallık, son zamanlarda en çok merak edilen meslekler arasında yer aldı. Dizinin yayınlandığı TRT Tabii dijital platformu ise en çok tıklanan ve izlenen platform olarak zirveye yerleşti. Yayınlanan dizi ile gündem olan gassallar, bazen yakınlarının bile yaklaşamadığı cenazeleri son yolculuklarına hazırlarken asırlardır işlerini fedakarlıkla yapmaya devam ediyor.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

Bugün gündem oldular ama asırlardır hassasiyetle işlerini yapıyorlar

Bu günlerde toplumun dikkatini bir kez daha üzerine çeken gassallık mesleği, yıllardır aynı hassasiyetle Gaziantep Asri Mezarlık’ta bulunan gasilhanede de icra ediliyor. Hayatını kaybeden insanları son yolculuklarına hazırlarken büyük bir özenle görev yapan gassallar, yaptıkları işin manevi sorumluluğunu ve zorluklarını ise İhlas Haber Ajansı’na anlattı.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

Gassal, merak edilen mesleğin zorluklarını anlattı

Son günlerde merak konusu olan mesleği ile ilgili de bilgi veren Gassal Celal Ulaşlı, "Gassallık ölü yıkamadır. Ölüyü yıkayıp, kefenleyip, hazırlamaktır. Bunun için zaten erkekler için 3 adet kefen lazımdır. İzar, lifafe ve kamis dediğimiz. Daha sonra işte ayak bağları ve bağcıktan oluşan toplam 3 parça olan kefendir. Cenaze ilk geldiğinde önce avret temizliği yapılır. Teneşir taşına alındıktan sonra önce temizliği yapılır. Ardından normal namaz abdesti alınır. Ondan sonra iki kez yıkanır, durulanır. En sonunda da tekrardan durulandıktan sonra kefen bölümüne geçilir. Burada her türlü cenaze gelebiliyor. Yaralı gelebiliyor. Kokmuş evde terk edilmiş cenazeler oluyor. Cenazelerde kurtlanma falan olabiliyor. Bunun için de boy naylonu dediğimiz naylonla tedbir alıyoruz. Naylonla sarıldıktan sonra yine 3 adet 3 kat kefenle sarılıp ona göre defin hazırlığı yapılıyor. Pandemide cenazeler yıkanmadan defnedildi. Daha sonra tekrardan hani bu hastalığın geçici bir şey olduğu anlaşıldığından tekrardan yıkandıktan sonra kefenlendi. Deprem sürecinde burası bayağı yoğundu. Ona göre zaten cenazeleri bekletmeden bir an evvel hazırlayıp kefenledik, defnettik” dedi.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

"Bebek cenazeleri etkiliyor"

Karşılaştıkları cenazeler içerisinde en çok etkilendiği cenazelerin bebek ve şehit cenazesi olduğunu söyleyen Ulaşlı, “En zorlandığımız cenazeler genelde yanan, kimsesiz, evde kalmış, mesela 10 gün kalmış kimsesi olmayan o tür cenazeler. Onun dışında genelde bizleri bebek cenazeleri etkiliyor. Çünkü sabidir. Ondan dolayı da insan biraz daha hüzünleniyor. Şehit olan cenazeler biraz etkiliyor bizi. Onun dışında da cenazelerden genelde çok etkilenmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

"Manevi, duygu yüklü bir iş, bir görev"

Yaptığı işten memnun olduğunu ve işi layıkıyla yerine getirmeye çalıştığını aktaran Gassal Yavuz Akçaba, "Birilerinin bu mesleği üstlenmesi gerekirdi. Biz de camia olarak bu mesleğe en uygun insanlarız. Okuma bakımından, okuduğumuz ilimler, medrese vs. Arapça, imam hatip bakımından. Şu an yaptığım işten gayet memnunum. Manevi duygu yüklü bir iştir, bir görevdir. Biz de bunu en güzel şekilde layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

En acı anlara tanık olan gassal: "Zihnimizde kalmasın diye ölünün yüzüne bile bakmıyoruz"

Yaşadığı bir olayın etkisinde kaldığını anlatan Akçaba, ailelerin yaşadığı duygu dolu anları kendilerinin de aynı şekilde yaşadıklarını söyledi. Yavuz Akçaba, "Geçen hafta bir genç kardeşimiz, 4 aylık evli bir kardeşimizin eşinin bir sözüne tanık oldum. Kocası trafik kazasında vefat etti. Eşinin ayağını öperken şunu ifadeyi kullandı, ’ben her sabah işe senin ayaklarını öperek uyandırıyordum, bundan sonra seni işe nasıl uyandıracağım’ ifadesinin çok etkisi altında kaldım. Onun dışında mesleğimizi dışarı hayata taşımadan, evimize, akrabalarımıza taşımadan sadece iş niyetiyle yapıyoruz. Her insan bunu yapamaz. Cenazelerin öncelikle çok hassasiyetli bir şekilde tertemiz yıkanması gerekiyor. Öncelikle gusül abdesti ve namaz abdesti olmak üzere üç defa cenazenin hiçbir yerinde necaset kalmaması için temiz bir şekilde en son gusül abdesti alınıp, üç tane kefene sarılıp ve de yakasız gömlek giydirilip, bağlanıp tabuta koyulması. Bundan oluşmaktadır. Cenazeleri yıkarken iş niyetiyle baktığımızdan dolayı asla o ölünün yüzüne bile bakmıyoruz. Çünkü zihnimizde kalmasını istemiyoruz. O da mesleğin bizi alıştırdığı bir şeydir” ifadelerine yer verdi.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

"Mesleğimizi duyanlar arasında ürperen oluyor, hayranlıkla karşılayan oluyor, korkan oluyor"

Zorlu mesleğin kadın kahramanlarından olan gassal Selvi Yağmur, mesleklerini yalnızca bir iş olarak değil aynı zamanda büyük bir insanlık görevi olarak gördüklerini söyledi. Yağmur, “Her cenazede, son bir görev bilinciyle hareket ediyoruz, Mesleğimizi duyanlar arasında ürperen oluyor, hayranlıkla karşılayan oluyor, korkan oluyor. İşte sen benim annemi yıkamıştın veya çocuğumu yıkamıştın, bebeğimi yıkamıştın diyen oluyor. Merakla karşılıyorlar bu konuyu. İşte ben aynı odada oturamam diyen oluyor, pişirdiğimiz yemeği yemeyen bile oluyor” dedi.

"Her cenaze uyur gibi olmuyor"

Gassal Selvi Yağmur, "Başladığınız zaman dokunduğunuzda, gördüğünüzde bir korku hissederseniz eğer devam edebileceğinizi düşünmüyorum. O cesaret, o mide ya da o ruh hali varsa vardır o insanda. Yoksa da yapamaz. Zamanla alışılan bir şey değil. Her cenaze uyur gibi olmuyor. Mesela yakın zamanda bir deprem geçirdik. Kaza geçirenler var, otopsi olanlar var. Aklınıza gelen bütün ölüm çeşitlerinin bir de cenazeye yansıyan halleri var. Kanaması olan var, uzvu parçalanan var. Yani bu iş cesaretten ziyade sağlam da bir irade istiyor açıkçası. Yani iradeniz ve mideniz sağlam değilse gördüğünüz şeyi kaldıramayacaksanız da yapamazsınız. Bu yüzden korkulacak bir tarafı tabii ki var" şeklinde konuştu.

Eskiden dillendirmeye çekindikleri meslekleri şimdi gündem oldu

"İşimizi büyük bir merhametle yapmaya çalışıyoruz"

Yağmur, "Mesleğimize manevi olarak bakacak olursak, ölüyü kendi annen gibi, ablan gibi, kardeşin gibi, çocuğun gibi görürsen büyük bir merhametle yapıyorsun bu işi. Benim hayatımı negatif anlamda değiştirmiyor. Pozitif anlamda değiştiriyor. Yani anneme karşı, aileme karşı, çocuklarıma karşı daha merhametli ve duygusal bakıyorum. Çünkü her an kaybedebilecekmişim gibi geliyor. Yani bugün bir çocuk cenazesi yıkadığımda eve gittiğimde çocuğumu sarmam sarmalamam tabii ki daha başka oluyor. Mesela annesinin üzerine kapanıp da işte özür dilerim diye ağlayanları çok görüyoruz. Annene karşı bakışın değişiyor, çevrene karşı bakışın değişiyor. Biz her gün ölümle yüzleşiyoruz. Her nefis ölümü tadacaktır ve sen bu ölümü her gün dokunuyorsun. Yani ölüme temas ediyorsun. Bu hakikatle yüzleşmek insanı iman anlamında tabii ki kuvvetlendiriyor. Mesela alıştınız mı diye soruyorlar bize. Ben şey diyorum Allah alıştırmasın. Yani ölüme de alışırsak artık bizden arsızı kalmaz değil mi dünyada. Yani insanı durduran bir ölüm var, korkutan bir ölüm var. Ben kendi nefsime böyle bakmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu.

"Cenaze yıkama suyu ne çok sıcak ne çok soğuk olmalı, dinimizin hassasiyeti tatlı bir su diye tarif eder"

Yağmur, "Cenazeler tatlı bir suyla yıkanır. Bebek yıkama suyu gibi ne çok sıcak ne çok soğuk ama şartlar neyi gerektiriyorsa da ona göre davranılır. Yani teyemmüm de yaptırıldığı olur. Bu tamamen şartlara göre ayarlanır ama bizim dinimizin hassasiyeti tatlı bir su diye tarif eder" dedi.

"12 yıldır unutamadığım tek olay deprem döneminde oldu"

En unutamadığı olayı ise deprem döneminde yaşadığını söyleyen kadın gassal Yağmur, "12 yıldır unutamadığım tek olay deprem döneminde oldu. Yıkadığım bir kız çocuğunun saçlarından tokalarını çıkartıp annesinin avucuna vermiştim. Çocuk tokaları daha bir önceki gün istemiş annesi saçlarına takmış. Onu çıkardığımda belki de kendim de anne olmam hasebiyle onu unutamıyorum” diye konuştu.

Uğur Dönek - İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Aydın Doğaseverler Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan ve Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin görüldüğü doğal alanlardan olan Bahçecik Boğazı’nın, çevre kirliliği ve artan yangın riski nedeniyle ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çeken Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Doğal güzelliklerin tanıtılması ve korunması adına çalışmalar yürüten Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin yer aldığı alanlardan olan Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti. Yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riskinin arttığını ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alanın kirletildiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yetkililere ’koruma’ çağrısında bulundu. Bölgede gerekli önlemlerin alınmaması halinde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş ile değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabileceğine dikkat çeken Sürücü; "Doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından Kuşadası’nın en özel alanlarından biri olan Bahçecik Boğazı, çevre kirliliği ve yangın tehdidi altındadır. Kuşadası’ndaki sivil toplum örgütleri tarafından, alanın ’Tabiatı Koruma Alanı’ ve ’Tabiat Parkı’ statüsüne alınması amacıyla, 4 bilim insanının hazırladığı raporlar da eklenerek Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yapılmıştır. Bugüne kadar olumlu bir yanıt gelmemiştir. Ancak yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riski artmakta ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alan kirletilmektedir. Belediye temizlik işleri atılan atıkları temizlese de bunu alışkanlık haline getirenler yine kirletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Selçuk yangınında, alevler Bahçecik Boğazı’ndaki işletmelere ve Efes’e su taşıyan antik su kemerlerine kadar yaklaşmış, daha büyük bir felaket helikopter müdahalesiyle son anda önlenmiştir. Mesire alanı olmamasına rağmen doğal alanda piknik ateşleri yakılmakta, ormanlık alanın hemen yanında dökülen atıkların yakıldığı açıkça görülmektedir. Bahçecik Boğazı, Kuşadası’nın doğal kalmış son ormanlık ve maki alanlarından biri olup, biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Geofit türlerinin yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkileri barındırmaktadır. Ayrıca oklu kirpi, çakal, tilki, sansar, porsuk ve yaban domuzu gibi memeliler için önemli bir yaşam alanı olup, bu canlılar için son doğal sığınaktır. Sürüngenler, böcekler ve kelebekler açısından da zengin olan bu bölge, aynı zamanda balıkçıllar ve diğer su kuşlarının geldiği bir gölete ev sahipliği yapmaktadır. Ormanlık ve makilik alanlarda puhu, şahin, yılan kartalı ve atmaca gibi yırtıcı kuşlar da gözlemlenmektedir. Bu eşsiz doğa alanının korunabilmesi için ilgili tüm kurumların kontrolsüz ve tehdit oluşturan faaliyetlere karşı etkin önlem alması gerekmektedir. İnşaat ve tadilat molozları, çöpler, ev eşyaları gibi pek çok atık, alanın bakir ve ıssız olması nedeniyle doğaya gelişigüzel dökülmektedir. Oysa bu tür ihlallerin tespiti ve cezalandırılması mümkündür. Bahçecik Boğazı’nın tek girişi olan yola yerleştirilecek bir kamera sistemiyle, alana giren araçlar kolaylıkla tespit edilebilir ve caydırıcı yaptırımlar uygulanabilir. Kuşadası’nın hemen yanı başındaki bu doğal zenginliğin yok olmaması için alana ivedilikle koruma statüsü verilmelidir. Aksi halde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş, bu değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabilir. İlgili kurumlardan, moloz ve çöp atıklarının temizlenmesini, ateş yakılmaması için uyarı tabelalarının yerleştirilmesini ve kaçak dökümlerin önlenmesi amacıyla giriş-çıkış noktalarına kamera sistemi kurulmasını talep ediyoruz" dedi.