GÜNDEM - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:23

Evde başladığı yemek serüvenini işletmeye dönüştürdü

A
A
A
Evde başladığı yemek serüvenini işletmeye dönüştürdü

Gaziantep’te 45 yaşındaki Seda Bayram, evde başladığı yemek yapma serüvenini kendi işletmesine dönüştürdü.


Millet Bahçesi içerisinde hizmet veren işletmesinde yöresel ev yemekleri hazırlayan Seda Bayram, hem ailesine destek oluyor hem de müşterilerine anne eli değmiş lezzetler sunuyor. Yaklaşık 6 yıldır yemek sektörünün içinde olduğunu belirten Seda Bayram, işe ilk olarak evde pasta ve börek yaparak başladığını söyledi. Sosyal medya üzerinden sipariş almaya başladığını anlatan Bayram, zamanla toplu yemek organizasyonları yaptığını ifade etti. Üç çocuk annesi olduğunu belirten Bayram, yaptığı iş sayesinde hem çocuklarının eğitimine katkı sağladığını hem de sevdiği işi yaptığını söyledi. İşini severek yaptığını ifade eden Bayram, müşterilerden aldığı olumlu dönüşlerin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi. Hayalinin kendi restoranını açmak olduğunu söyleyen Bayram, "Evde başladım. Pasta ve börek yapmayı çok seviyordum. Daha sonra siparişler arttı. Okullara, taziyelere ve nişan organizasyonlarına yemek hazırladım. Şimdi ise eşimle birlikte Millet Bahçesi’nde kendi işletmemizi açtık" dedi.



"Her şey evde başladı"


Mesleğe nasıl başladığını anlatan Bayram, "Her şey evde başladı. Pasta ve börek yapmaya karşı büyük bir ilgim vardı. Öncelikle evde yapıp çevreme ikram ediyordum. Daha sonra dışarıdan sipariş almaya başladım. Sosyal medya üzerinden satış yaptım, ardından toplu yemek siparişleri almaya başladım. Ev yemeklerimi beğenenler sayesinde okullara, taziyelere ve nişan organizasyonlarına yemek hazırladım. En büyük hayalim bir restoran açmaktı ve bugün eşimle birlikte bu hayalimi gerçekleştirdik. Burada karı-koca dayanışmasıyla çalışıyoruz. Yemeklerin hepsini kendim yapıyorum. Ayrıca aşçılık belgelerim de mevcut. Hem ev ekonomisine katkı sağlamak hem de çok sevdiğim bir işi yapmak için başladım. Çocuklarımın eğitimi için aile bütçesine destek olmak istedim. Zamanla işler büyüdü, talepler arttı. 30-50 kişilik yemek siparişleri almaya başladım. Bir dönem evimin mutfağını adeta işletmeye çevirmiştim" dedi.



"Ben her zaman kendime güvendim"


Mesleğini severek yaptığını söyleyen Bayram, "Çok şükür işlerimiz iyi gidiyor. Her geçen gün daha da gelişiyoruz. Gaziantep bir gastronomi şehri ama insanlar hala anne eli değmiş ev yemeklerini arıyor. Özellikle yuvarlama ve sütlacımız çok ilgi görüyor. Ben yemekleri profesyonel bir aşçı gibi değil, bir annenin sevgisiyle hazırlıyorum. Üç çocuğum var. Büyük kızım Ankara’da üniversite okuyor, bir çocuğum üniversite sınavına hazırlanıyor, en küçük oğlum ise 10 yaşında. Evden çalıştığım dönemlerde de çocuklarımın eğitimine destek oldum. Eşimle birlikte zor günleri dayanışmayla atlattık. Özellikle sosyal medya üzerinden Gaziantep gibi bir yerde satış yapmanın zor olduğunu söyleyenler vardı. Ama ben her zaman kendime güvendim. Şimdi ise işlerimizin iyi noktaya geldiğini görmek beni mutlu ediyor. Çevremdekiler bana ’Atom Karınca’ diyor. Çünkü hiç durmadan çalışıyorum. Bu işin mutfak kısmı gerçekten çok emek istiyor. Hazırlık, malzeme tedariği, çalışanlarla ilgilenmek kolay değil. Ama yaptığım işi severek yaptığım için bütün yorgunluğumu unutuyorum. Müşterilerimizin memnun ayrılması benim için maddiyattan daha değerli. Bir kişinin ‘Çok güzel olmuş, elinize sağlık’ demesi tüm yorgunluğumu alıyor. Temizlik benim için çok önemli. Tüm süreci birebir kendim takip ediyorum. Malzemelerimizi özenle seçiyoruz. Et tedariğimizi de güvendiğimiz aile çevremizden sağlıyoruz. Ev yapımı salça, kaliteli baharatlar ve özellikle zeytinyağı kullanıyoruz. Burada her şeyin birinci sınıf olmasına dikkat ediyoruz. Amacımız, hem Gazianteplilere hem de şehrimize gelen misafirlere gerçekten kaliteli ve samimi ev yemekleri sunabilmek" diye konuştu.



Evde başladığı yemek serüvenini işletmeye dönüştürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’de Hemşirelik Haftası etkinlikleri tamamlandı Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen Hemşirelik Haftası etkinlikleri, bilimsel ve sosyal programlarla tamamlandı. Karabük Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Hemşirelik Haftası kapsamında konferanslar, kültürel etkinlikler ve sosyal programlar yoğun katılımla düzenlendi. Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ile Nightingale Hemşirelik Kulübü iş birliğinde düzenlenen Hemşirelik Haftası etkinlikleri sona erdi. Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Azime Öztürk, açılış konuşmasında hemşireliğin bilimsel bilgi, klinik karar verme becerisi ve insani yaklaşımı bir arada taşıyan güçlü bir disiplin olduğunu belirtti. Öztürk, Uluslararası Hemşireler Konseyi’nin (ICN) 2026 yılı temasının "Hemşirelerimiz Geleceğimiz: Güçlendirilmiş Hemşireler Hayat Kurtarır" olarak belirlendiğini ifade etti. Program kapsamında düzenlenen "Farkındalıkla Güçlenen Hemşirelik" konferansında konuşan Prof. Dr. Aysel Karaca, hemşirelik mesleğinin taşıdığı duygusal yük ve tükenmişlikle mücadelede öz-farkındalık ile psikolojik dayanıklılığın önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Nevin Onan moderatörlüğündeki konferansta, sağlık çalışanlarının iyi oluşunun sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğu vurgulandı. Etkinliklerde ayrıca Nightingale Hemşirelik Kulübü öğrencileri tarafından tiyatro gösterisi sahnelendi. Program sonunda etkinliğe katkı sunan katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edildi.
Denizli Suyun verimli kullanımı Denizli’de konuşuldu Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Su Verimliliği Belgesi Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı", Denizli’de yaklaşık 500 kurum ve kuruluş temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında düzenlenen "Su Verimliliği Belgesi Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı", Denizli Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Su Verimliliği Belgesi almakla yükümlü kurum ve kuruluş temsilcilerinden yaklaşık 500 kişinin katıldığı programın açılış konuşmaları, telekonferans yöntemiyle Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever ile Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim tarafından yapıldı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, tarımsal üretimin yanı sıra güçlü sanayi ve tekstil altyapısına sahip Denizli’de suyun etkin kullanımının büyük önem taşıdığını ifade etti. Son yağışlarla birlikte baraj doluluk oranlarının yüzde 100’e yaklaşmasının rehavete neden olmaması gerektiğini belirten İl Müdürü Zayim; kamu kurumları, fabrikalar, organize sanayi bölgeleri ve sulama birliklerinde su kayıplarının azaltılması, tasarruflu sistemlerin yaygınlaştırılması ve atık suların geri dönüştürülerek yeniden üretime kazandırılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Toplantının devamında Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz tarafından kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; su kaynaklarının mevcut durumu, Su Verimliliği Seferberliği kapsamında yürütülen çalışmalar, ilgili yönetmelik süreçleri, sistem kurulumu ile Su Verimliliği Belgesi başvuru ve uygulama aşamalarına ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı.
Gaziantep Ticaret Bakanlığı’ndan GSO’ya URGE ödülü Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Responsible-Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi programında, yürüttüğü UR-GE Projesi kapsamında "İyi Uygulama Örneği" ödülüne layık görüldü. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, ihracat odaklı çalışmalar, firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler ve başarılı uygulamalar değerlendirildi. Bu kapsamda Gaziantep Sanayi Odası’nın yürüttüğü ‘’Gaziantep Ayakkabı Kümesi İhtiyaç Analizi’’ faaliyeti iyi uygulama örneği olarak ödüllendirildi. Programda ödül, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi’ye takdim edildi. Ödül sonrası değerlendirmelerde bulunan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "Gaziantep köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, yenilikçi vizyonu ve yıllık 10 milyar doların üzerinde ihracatı ile ülkemizin 6’ıncı büyük ekonomisine sahip kentidir. Ayakkabı, terlik ve yan sanayi sektörü de en başarılı olduğumuz sektörlerden birisi olup, sektörümüz yaptığı ihracatla İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de sektörümüzün daha da gelişip büyümesi için proje bazlı çalışmalar yürütüyoruz’’ dedi. GSO tarafından 2011 yılından bu yana hayata geçirdikleri UR-GE projeleriyle firmaların ihracat kapasitelerini artırmaya ve dış pazarlarda rekabet avantajı kazanmalarına katkı sunduklarını dile getiren Ünverdi, "Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında 20 proje yürütürken, farklı sektörlerden 500’ün üzerinde firmanın katılımıyla çok sayıda faaliyet gerçekleştirdik. Ödüllendirilen İhtiyaç Analizi faaliyetimizin rehberliğinde firmaların ihtiyaçları ve sektörel hedefleri belirleyerek küme faaliyetlerine yön verecek stratejik bir yol haritası oluşturuyoruz. Hazırladığımız yol haritası doğrultusunda eğitim, tanıtım, Romanya ikili iş görüşmeleri yurtdışı pazarlama faaliyeti ile Çin Canton Fuarı yurtdışı pazarlama faaliyetleri gerçekleştirdik. Gaziantep Sanayi Odası olarak UR-GE projeleri kapsamında firmalarımızın ihracat kapasitelerini geliştirmeye, yeni pazarlara erişimlerini artırmaya ve uluslararası rekabet güçlerini desteklemeye yönelik çalışmalarımızı aynı doğrultuda devam ettireceğiz. Bu vesileyle Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’a, Zirve’nin düzenlenmesinde emeği olan herkese ve UR-GE ekibimize teşekkür ediyorum’’ ifadelerini kullandı. 5973 sayılı Karar kapsamında yer alan "Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Genelge" UR-GE Proje Desteği ile iş birliği kuruluşlarının, kümelenme anlayışı ve proje yaklaşımı çerçevesinde ihracata yönelik gerçekleştirdikleri faaliyetler desteklenmektedir. Yüzde 75 destekli olarak gerçekleştirilen URGE projeleri ile tanıtım, eğitim, danışmanlık, yurtdışı pazarlama, alım heyeti faaliyetleri, istihdam desteği ve bireysel danışmanlık gibi konularda firmalara destek verilerek uluslararası rekabet güçlerinin artırılması sağlanmaktadır.