EKONOMİ - 28 Haziran 2025 Cumartesi 12:30

Gaziantep Nizip zeytinyağı dünyanın en iyisi seçildi

A
A
A
Gaziantep Nizip zeytinyağı dünyanın en iyisi seçildi

Zeytin ve zeytinyağının Türkiye’deki önemli üretim merkezlerinden olan Gaziantep’te üretilen Nizip zeytinyağı, kalite ve saflıkta dünyanın en iyisi seçildi.


Fıstık başta olmak üzere birçok tarım ürününe adını veren Gaziantep, 10 milyona yakın zeytin ağacı varlığıyla da dikkati çekiyor. Kente has "Nizip yağlık" türü zeytin üretiminin yaygın olduğu kentte, her yıl yaklaşık 100 bin tonun üzerinde zeytin elde ediliyor. Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Gaziantep’te 460 bini aşkın dekarda yetiştirilen ve kalitesiyle dünya pazarında da adından söz ettiren Nizip zeytini, sofralık ürünün yanı sıra daha çok zeytinyağı olarak hazırlanıyor.



Nizip zeytinyağı, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor


Zeytin üretiminin yanı sıra zeytinyağı üretiminde de istihdama önemli katkısı bulunan Gaziantep’te zeytin üretiminde Nizip ilçesi lokomotif görevi görmekle birlikte kendine özgü yağlık çeşidiyle de üretimin yüzde 50’ye yakın kısmını karşılıyor. Aroması, kalitesi ve saflığıyla ilgi gören Nizip zeytinyağı, Türkiye’nin yanı sıra başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine de ihraç ediliyor.



Gaziantep zeytinyağı dünyanın zirvesinde


Gaziantep’in Nizip ilçesinde üretilen zeytinyağı, kalite ve saflıkta dünyanın en iyisi seçildi. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (IOOC) tarafından düzenlenen ve 17 ülkeden 419 ürünün yarıştığı yarışmada, Nizipli üreticiler 4 büyük ödül alarak büyük bir başarıya imza attı.



"Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum"


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, başarıya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Gaziantep artık sadece fıstığıyla, baklavasıyla değil, zeytinyağıyla da dünya markasıdır. Nizip’ten çıkan bu başarı, üreticimizin emeğinin, toprağımızın bereketinin ve kalitenin taçlandığı bir sonuçtur. Uluslararası arenada alınan bu ödüller, şehrimizin tarım ve gıda vizyonunun ne kadar doğru yolda olduğunu gösteriyor. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum" dedi.


Zengin Gaziantep mutfağının vazgeçilmez lezzeti olan Nizip zeytinyağı, girdiği her yemeğe ayrı bir tat ve lezzet verirken, Nizip zeytinyağının, kalite ve saflıkta dünyanın en iyisi seçilmesi kentte büyük bir sevince neden oldu. Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, meyvelik alanlarda Antep fıstığından sonra en fazla yetiştirilen ürünler arasında ikinci sırada yer alan zeytinden elde yağın dünyada adından söz ettirmesinin gururunu yaşadıklarını söyledi. Gaziantep’in, Antep fıstığından sonra zeytin konusunda da bölgede söz sahibi olduğunu ifade eden Karayılan, son yıllarda Gaziantep’te zeytin üretiminin ve veriminin ciddi oranda arttığına dikkat çekti.



"Sahada yapılan çalışmaların karşılığını alıyoruz"


Karayılan, "Gaziantep denilince akan sular duruyor. Gaziantep denilince hem tüm Türkiye hem de tüm dünya Gaziantep’i ayakta alkışlıyor. Gaziantep’te birlikte çalışma modeli var. Bu birlikte çalışma modeli çok büyük eserler ve gururlar kazandırıyor. Bugün yine gururluyuz, mutluyuz. Sahada yapılan çalışmaların karşılığını alıyoruz" dedi.


Türkiye’de 107 tane coğrafi işaret tescilli ürünüyle Gaziantep’in birinci sırada yer aldığını bildiren Karayılan, "Avrupa’da coğrafi işaret tescilli ürünlerimize baktığımızda Türkiye’nin 36 tane ürünü var. Bu 36 ürününün en başında Gaziantep baklavası var. 36’ıncısı da Gaziantep Fıstık Ezmesi oldu. Şu an 4 ürünümüz Avrupa Birliği tarafından tescillendi. Avrupa’da da coğrafi işaret tescili alan ürünler içinde çok iyi bir durumdayız" ifadelerini kullandı.



"Emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum"


Gaziantep’in ödüllere doymayan bir şehir olduğunu vurgulayan Karayılan, "Bu başarılarda emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Özellikle Gaziantep Valiliğimizin, Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin ve Gaziantep Ticaret Borsamızın çok büyük emekleri var, emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.



"Biz ödüllere doyamayacağız"


Türkiye’nin zeytinyağı üretiminin önemli bir bölümünün Gaziantep’te yapıldığını belirten Karayılan, "Sofralık zeytin ve yağlık zeytinde başarı elde ettik. Gaziantep’te meşhur olan Nizip yağlık çeşidimiz var. Nizip’te üretim yapan 3 firmamız Nizip Kaymakamlığı ile birlikte son dönemde yapılan hem ulusal zeytin festivalinde hem de Uluslararası Zeytinyağı Festivali’nde toplamda 17 ülkeden 419 ürünün yarıştığı yarışmada, Nizipli üreticilerimiz 4 büyük ödül alarak büyük bir gurura imza attı. En güzel ödüller çiftçilerimizin, bu ürünleri yetiştirenlerin ve üretim yapanlarındır. Üretim yapanların ellerinden öpüyoruz. Gaziantep bütün ürünleriyle önde olduğu gibi sofralık zeytin ve zeytinyağı ile ilgili de ödüllerimizi aldık. Biz ödüllere doyamayacağız, çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Gaziantep Nizip zeytinyağı dünyanın en iyisi seçildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."
Van Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.