EKONOMİ - 25 Haziran 2025 Çarşamba 09:42

Gaziantep’in eşsiz lezzeti artık tüm dünyada tescilli

A
A
A
Gaziantep’in eşsiz lezzeti artık tüm dünyada tescilli

Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen mutfak mirasının önemli simgelerinden biri olan Antep Fıstık Ezmesi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından yürütülen başvuru süreci sonucunda, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldı.


2017 yılında yine GTB tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescillenen bu eşsiz lezzet, AB onayıyla birlikte artık tüm dünyada Gaziantep’e ait tescilli bir ürün olarak kabul edilecek. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği tescilinin hem ürünün marka değerini yükselttiğini hem de Gaziantep’in gastronomi alanındaki öncülüğünü pekiştirdiğini ifade etti.


Antep Fıstık Ezmesinin AB tescili için gerekli başvuruları 2023 yılında yaptıklarını hatırlatan Akıncı, "Antep Fıstık Ezmemiz artık sadece Türkiye’de değil, dünyada da şehrimizin ismiyle özdeşleşen bir marka haline geldi. Umuyorum ki AB tescili ile birlikte bu ürünün kökenine dair zaman zaman gündeme gelen tartışmalar da nihayete ermiştir. Zira, bu tescil, sadece bir ürünün değil, bir kültürün ve emeğin de dünya çapında tanınması anlamına geliyor. Antep Fıstık Ezmesi, Gaziantep’in coğrafi, tarihi ve kültürel dokusunda yoğrulmuş özgün bir üründür. 2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerçekleştirdiğimiz tescil ile bu lezzeti koruma altına almıştık. Bugün geldiğimiz noktada ise Avrupa Birliği’nden aldığımız tescille, Antep Fıstık Ezmesi artık tüm dünyada Gaziantep’in bir lezzeti olarak kabul görmüştür. Bu, hepimiz için büyük bir gurur vesilesidir. Ülkemize ve Gazi şehrimize hayırlı olsun" dedi.


Gaziantep’in Antep Baklavası, Araban Sarımsağı ve Gaziantep Menengiç Kahvesi’nden sonra Avrupa Birliği’nden tescil alan dördüncü ürününün Antep Fıstık Ezmesi olduğunu belirten Akıncı, "Gaziantep mutfağı, aynı topraklarda yüzyıllar boyunca yaşamış, hayat birliği yapmış farklı medeniyetlerin yeme-içme kültürlerinin aynı sofrada harmanlanmasıyla oluşmuş evrensel bir değerdir. Farklılıklarını her zaman bir zenginlik olarak gören ve bu anlayışı hayatın her alanına taşıdığı gibi mutfağına da başarıyla yansıtan Gaziantep, bu yönüyle son derece seçkin ve köklü bir mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Bu kıymetli mirasın ortak temsilcilerinden biri olarak, lezzet hazinelerimizi koruma altına almak, katma değer kazandırmak ve gelecek nesillere en özgün halleriyle aktarmak amacıyla tescil çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu alanda, bulunduğu şehir adına en fazla coğrafi işaret tescil belgesi alan ticaret borsalarından biri konumundayız. Son 7-8 yıl içerisinde Gaziantep adına 24 ürünü coğrafi işaret tesciliyle güvence altına aldık. Şehrimiz, toplamda 107 tescilli ürünle Türkiye’de bu alanda ilk sırada yer almakta. Son olarak, Antep Fıstık Ezmesinin Avrupa Birliği tescilini alarak, bu eşsiz ürünün Gaziantep’in kültürel zenginliği olduğunu tescillemiş ve dünya vitrinine taşımış olduk" ifadelerini kullandı.


Antep Fıstık Ezmesi’nin ayırt edici özelliklerine de değinen Akıncı, "Fıstığın ana vatanı Gaziantep’te üretilen bu eşsiz lezzetin en önemli farkı, üretiminde erken hasat edilen ve ‘boziç’ olarak adlandırılan özel nitelikli Antep fıstıklarının kullanılmasıdır. Ayrıca bu lezzet, maharetli ustaların elinde, geleneksel yöntemlerle lezzet bulur. İşte bu unsurlar, Antep Fıstık Ezmesi’ni benzerlerinden ayıran en temel özelliklerdir" diye konuştu.



Gaziantep’in eşsiz lezzeti artık tüm dünyada tescilli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Teknokent COP 31 sürecinde iş birliğini güçlendiriyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) sürecinde iş birliğini güçlendiriyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Genel Müdürü, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün’ü Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent’te ağırladı. Görüşmede, Antalya’da düzenlenmesi planlanan 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) hazırlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. Antalya’nın bu büyük organizasyona en iyi şekilde hazırlanabilmesi için kurumlar arası iş birliği, hazırlık çalışmaları ve organizasyon süreçlerinin etkin yönetimi gibi başlıklar değerlendirildi. Güçlü bir akademik katkı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Rektör Özkan, bilimsel bilgi üretimi ve bu bilginin sahaya aktarılması noktasında üniversitelerin kritik bir konumda yer aldığını belirterek, COP 31 gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın hem akademik hem de toplumsal açıdan sorumluluk getirdiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi olarak bu sürece güçlü bir akademik katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Antalya’nın sahip olduğu potansiyelin bu tür uluslararası organizasyonlar için büyük bir avantaj sunduğunu belirterek, COP 31 sürecinin yalnızca bir organizasyon değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurguladı. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliği Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi Rio Sinerji Eylem Ajandası oldu. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması, çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Antalya Teknokent’in sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle bu sürece önemli katkılar sağlayabileceği belirtildi. Teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31’e aktif katılımı Ayrıca, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) iş birliği çerçevesinde Türkiye genelindeki teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31 hazırlık sürecine daha aktif şekilde dahil edilmesi konusu gündeme geldi. Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz ile yapılan görüşmede, ortak projeler geliştirilmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretin sonunda, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP 31 sürecinin hem şehir hem de ülke adına önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.
Aydın Aydın sanayisinin kadın ustası: On parmağında on marifet Aydın’da oto doğrultma ustası olarak çalışan 63 yaşındaki kadın, erkek egemen sanayide 45 yıllık tecrübesi ve yetiştirdiği çıraklarla dikkat çekiyor. Koçarlı ilçesine bağlı Zeytinköy Mahallesi’nde tarım işlerinde çalıştıktan sonra gelin olarak Aydın’a gelen 63 yaşındaki Hatice Körükçü, evlendikten sonra eşinin yanında çırak olarak mesleğe adım attı. Zamanla kendini geliştirerek ustalığa yükselen Körükçü, yaklaşık yarım asırdır sanayide aktif olarak çalışıyor. Mesleğe başladığı yıllarda kadınların sanayide çalışmasının yadırgandığını belirten Körükçü, tüm ön yargılara rağmen işini bırakmadığını ifade ederek, "Kimsenin ne diyeceğine bakmadım, işime odaklandım" dedi. İki çocuğunu büyütürken bir yandan da mesleğini sürdürdüğünü anlatan Körükçü, zamanla işlerini büyüterek çok sayıda çırak yetiştirdi. Meslek hayatı boyunca yaklaşık 100 çırak yetiştirdiğini belirten Hatice Usta, bugün birçok öğrencisinin kendi iş yerini açtığını söyledi. Çalışmanın ve üretmenin önemine dikkat çeken Körükçü, iş yerinde çalışanlarına da adeta annelik yaptığını ifade etti. Eşiyle birlikte yaklaşık 45 yıldır aynı iş yerinde faaliyet gösterdiklerini dile getiren Körükçü, kadınlara çalışma hayatına katılmaları yönünde çağrıda bulunarak, "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı. Kimseye muhtaç olmadan kendi parasını kazanmalı. Çalışmak çok güzel bir duygu" diye konuştu. "Adamlara güvenmeyin" Kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının çok önemli olduğunu belirten Hatice Usta, "Kadınlar evde boş boş oturmasın. Adam eline hiç bakmasın. Adamlara güvenmesin. Anasının babasının eline bakmasını da tavsiye etmem. Ben gelin olmadan önce köyde zeytin işleri yapıyordum. Evlenince kocamın yanında çalışamaya başladım. Adam 2 bin lira para verecek de çarşıda harcayacağım diye mi bakacağım. Kadın kendi parasını kazansa kötü mü olur. Kadın yediden yetmişe çalışmalı" diyerek çocukluğundan beri parasını kazandığını söyledi.
Düzce 86 yaşında eşi için gelin arabası süsledi, kendi yazdığı şiirle aşkını haykırdı Düzce’de yaşayan 86 yaşındaki adam, 55 yıllık hayat arkadaşı için unutulmaz bir yıl dönümü sürprizi hazırladı. Süslediği gelin arabası ile eşinin karşısına çıkan ve ona kendi yazdığı romantik aşk şiirini okuyan Adem Karagülle’nin, "Çocuk gibi heyecanlıyım, kendimi 25 yaşında hissediyorum" sözleri yarım asırlık sevdanın en güzel özeti oldu. Merkeze bağlı Çamköy’de ikamet eden ve yarım asrı aşan evlilikleriyle dikkat çeken Karagülle çifti, sevgi ve saygıyla geçen 55 yılı geride bıraktı. Her evlilik yıl dönümünde eşine sürprizler hazırlayarak genç çiftlere örnek olan Adem Karagülle, bu yıl dönümünde ise bir aracı gelin arabası gibi süsleyerek eşini mutlu etti. "Vatanımı, bayrağımı, eşimi çok seviyorum" Eşinin iyi bir hayat arkadaşı olduğunu ve kendisini güzel davranışlarıyla her zaman mutlu ettiğini dile getiren 77 yaşındaki Dilber Karagülle, "Onunla bir arada olduğum için mutluyum. Allah ondan razı olsun. Vatanımı, bayrağımı ve eşimi seviyorum. Evlilik konusunda yarım asrı devirdik, 55. yılımızı kutluyoruz. Evli olanlara ve evlenecek gençlere de bizim kadar mutlu ve uzun ömürlü bir beraberlik diliyorum. Bizleri yalnız bırakmayanlara da teşekkür ediyoruz" dedi. "Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık" Eşine duyduğu sevgiyi dile getiren Adem Karagülle ise yarım asırlık süreçte acıyı ve tatlıyı birlikte paylaştıklarını anlattı. Evliliklerinde karşılaştıkları zorlukları birlikte aştıklarını vurgulayan Karagülle, şunları kaydetti: "55 senedir evliyiz. Bu süreç içerisinde ağladık, güldük. Dilber Hanım’la beraber acısıyla tatlısıyla yaşıyoruz. Her zaman güler yüzlü olmadık ama Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık. Gençlere tavsiyem de araya üçüncü kişiyi sokmamalarıdır. Birbirimize her zaman sımsıkı sarıldık." "Şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum" Yıl dönümü hazırlığı için heyecanlandığını söyleyen Karagülle, "Bugün çocuk gibi heyecanlıydım. Sabahtan beri arabayı süslüyorum. Yaşım 86 ama ben şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum. Kendi mezar yerimi hazırlayıp taşımı yaptırdım. Her cuma günü gidip dua ediyorum. Allah hayırlı bir ömür versin, hayırsızsa vermesin" diye konuştu. "Nasıl seviyorum bir bilsen" Adem Karagülle, eşi için kaleme aldığı, "Aşkım, ay doğmuş gözlerine ışıl ışıl. Aşkın kalbimde yatıyor mışıl mışıl. Nasıl seviyorum bir bilsen. Ufacık ellerinle gözyaşımı bir silsen. Ne olur bana bir meleğim desen" dizelerinden oluşan şiiri de okudu.