GÜNDEM - 01 Ocak 2025 Çarşamba 00:34

Gaziantep’te 2025 yılı gelişi coşkuyla kutlandı

A
A
A
Gaziantep’te 2025 yılı gelişi coşkuyla kutlandı

Gaziantep’te vatandaşlar yeni yılı büyük bir coşkuyla karşıladı. Şehir merkezinde düzenlenen etkinliklerde gençler ve aileler, konser eşliğinde keyifli anlar yaşadı.


Türkiye’nin pek çok noktasında olduğu gibi Gaziantep’te de 2025 yılının gelişi coşku ve mutlulukla karşılandı. Şehitkamil Belediyesi’nin düzenlediği yılbaşı kutlamaları, renkli görüntülere sahne oldu. Korupark’ta kurulan sahnede yerel sanatçılar sahne aldı. Vatandaşlar, soğuk havaya aldırış etmeden müzik ve dansla eğlendi.


Etkinliklerde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için alınan üst düzey güvenlik tedbirleri dikkat çekti.



Gaziantep’te 2025 yılı gelişi coşkuyla kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’da İSKİ kaynaklı su arızası eski İstanbul’u hatırlattı Beykoz Gümüşsuyu Mahallesi sakinleri, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)’ye ait su hatlarında yaşanan arıza nedeniyle yaklaşık 4 gündür susuzlukla mücadele ediyor. Vatandaşlar günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelirken ortaya çıkan görüntüler eski İstanbul’un su kuyruklarını aratmadı. İSKİ’nin Beykoz’da şebeke arızası nedeniyle Gümüşsuyu Mahallesi sakinleri yaşanan mağduriyetin uzamasına isyan etti. Susuz kalan mahalle sakinleri, İSKİ’ye ulaşmak için defalarca çağrı merkezlerini aradıklarını ancak net bir bilgilendirme alamadıklarını söyledi. Mahallede yaşanan susuzluk nedeniyle vatandaşlar ellerinde bidon, damacana ve kovalarla sokaklara çıktı. Su tankerlerinin başında uzun kuyruklar oluşurken, bazı vatandaşlar taşıdıkları bidonlarla metrelerce yürüyerek evlerine su götürmek zorunda kaldı. Ortaya çıkan görüntüler, 1990’lı yıllarda İstanbul’da yaşanan su sıkıntısını hatırlattı. Mahallede yaşanan krizin büyümesi üzerine devreye Beykoz Belediyesi girdi. Belediye ekipleri mahalleye su tankerleri sevk ederek vatandaşların acil su ihtiyacını karşılamaya başladı. Tankerlerden bidon ve kovalarına su dolduran vatandaşlar, temel ihtiyaçlarını giderebildi. "Sabah tuvalete gittim su yoktu" Yaşadığı mağduriyeti dile getiren mahalle sakini İbrahim Özdemir, "Tankerlerden abdest suyu aldım, lavabolara da yağmur suyu kullanıyorum. Dün gelecek dediler sabah tuvalete gittim su yoktu, taharet musluğunu yağmur suyu ile doldurdum" dedi. "2026 senesinde doksanları yaşıyoruz, eski İstanbul’u yaşıyoruz" Mahalle sakini Eray Külyat ise beş gündür mağdur olduklarını söyleyerek, " Evimin 2 sokak üstünde su var ama burada su yok. Doksanları yaşıyoruz, böyle bir şey olamaz. İnsanların hastası var, doğalgaz yakamıyorsun kombiler arıza yaptı. İSKİ’yi arıyoruz birde gelecek diyor, sonra akşam 19.00’da gelecek diyor, gerçekçi olun. 2026 senesinde doksanları yaşıyoruz, eski İstanbul’u yaşıyoruz, ‘ herşey çok güzel olacak’ dedi, hani bekliyoruz. Büyükşehir görsün bunu yakışık almıyor." diye konuştu "Gece yarısı içme suyu ile abdest alıyorum" Kadir Özkaya ise "2026 yılında dijital çağ diyoruz, yapay zeka diyoruz ama ne hikmetse bir suyu veremiyorlar. Telefon açıyorum, basınç düşüklüğü hava var diyorlar. Çok büyük iletişim kopukluğu var. Tuvalete gitmeye korkuyoruz, ben namaz kılan bir vatandaş olarak gece yarısı içme suyu ile abdest alıyorum. Abdest aldıktan sonra yatmıyorum ki abdestim bozulmasın diye, camiye bile gidemiyorum. 185’i arıyorum onlardan da bilgi alamıyorum, durum vahim" ifadelerini kullandı.
Bolu Ailelerden basın mensuplarına tepki: "Allah belanızı versin, daha 18 yaşında, çekmeyin" Bolu’da konuşmak için çağırdıkları sokakta 2 genci silahla vurarak yaralayan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyeye getirilişi sırasında aileleri, görüntü almak isteyen basın mensuplarına, "Allah belanızı versin, biz çekilmesini istemiyoruz. Daha 18 yaşında oğlum" diyerek tepki gösterdi. Olay, dün akşam saatlerinde Çıkınlar Mahallesi 20. Cadde üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, F.K. (22) ve Ç.G. (27), konuşmak üzere cadde üzerine çağrıldı. Buluşma noktasına gelen araçtan inen E.C., hiç vakit kaybetmeden F.K. ve Ç.G.’nin ayaklarına doğru ateş açtı. Meydana gelen silahlı saldırı sonucu F.K. ve Ç.G. kurşunların hedefi olarak yaralanırken, silahı ateşleyen E.C. ve olay esnasında yanında bulunan B.K. ile O.S. araçla olay yerinden kaçtı. Yaralılar hastanede tedavi altına alındı. Basın mensuplarına engelleme girişimi Olayın ardından kaçan şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan polis ekiplerinin iz sürmesi ve uzun süren kovalamacası sonucunda E.C., B.K. ve O.S. gece saatlerinde kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, bugün geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. "Allah belanızı versin" Şüphelilerin adliyeye çıkarıldığı esnada bina önünde bekleyen şahısların aileleri ve yakınları, haber takibi yapan ve görüntü almak isteyen basın mensuplarına, "Allah belanızı versin, biz çekilmesini istemiyoruz. Daha 18 yaşında oğlum" diyerek tepki göstererek zorluk çıkardı.
Gaziantep Prof. Dr. Erol Murat Yıldız SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, "Derin" isimli baskı resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, sergi açılışında yaptığı konuşmada sanatın birleştirici ve iyileştirici yönünün toplumlar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Sanat ve bilim itibar görmediği toplumları terk eder" dedi. Eserlerinde Türkiye sahillerinde sıklıkla karşılaşılan terk edilmiş tekne ve kayıklardan hareketle insan-doğa ilişkisine ve toplumsal hafızaya dikkat çektiğini anlatan Prof. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yalnızlığa bırakılan bu unsurları insan vefasızlığının bir yansıması olarak ele aldım. Gravür ve elek baskı teknikleriyle hazırladığım çalışmalarla Türk Baskı Resim Sanatına katkı sunmayı hedefledim. Kompozisyonlarımda yer verdiğim nesneler, deniz kültürü ve geçmiş yaşanmışlıklardan beslenen metaforik anlatımlar içeriyor. Her bir çalışmamı estetik bir bakış açısıyla günceli sorgulayan ve geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran yüzeyler olarak kurguluyorum. Sosyal hayatın trajik yönlerine odaklanırken eserlerimde desen anlayışını korumaya özen gösteriyorum. Bu doğrultuda doku-biçim ilişkisi ve lekesel renk kullanımı gibi plastik unsurları ön plana çıkarıyorum." Dijital dünyanın imkanlarını üretkenliğe dönüştürmeliyiz Teknolojinin doğru ve verimli kullanımının sanatın gelişimi açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, özellikle gençlerin dijital dünyanın sunduğu imkanları üretkenliğe dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin sanata yönlendirilmesinin hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme açısından kritik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yıldız, sanatla büyüyen nesillerin daha duyarlı, bilinçli bir toplumun temelini oluşturacağını kaydetti. Sanatın evrensel bir dil olduğuna işaret eden Yıldız, kültür ve sanat faaliyetlerinin artırılmasının toplumların kimliğine değer kattığını ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini söyledi. SANKO Sanat Galerisi 363 sergiye ev sahipliği yaptı Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat da SANKO Sanat Galerisi’nin aktif çalışan ve seçkin sanatçılara ev sahipliği yapan kurum olduğuna işaret ederek, "Gaziantep’te nitelikli eserlere ev sahipliği yapması bakımından kültür ve sanatın gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir" diye konuştu. SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi ve Küratör Aslı Özen ise galerinin sanatçılar ile sanatseverler arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini hatırlatarak, bugüne kadar 363 sergide 728 sanatçıya ev sahipliği yaptıklarını bildirdi. Galerinin yalnızca bir sergi mekânı olmadığını vurgulayan Özen, "Burası aynı zamanda sanatçıların ve sanatseverlerin tanıştığı, buluştuğu ve etkileşim kurduğu bir platformdur" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Aslı Özen, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Prof. Dr. Erol Murat Yıldız’a takdim etti. Sergi açılışına; Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yıldız, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, SANKO Park AVM yöneticileri, sanatçı ve sanatseverler katıldı. SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan "Derin" isimli baskı resim sergisi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Erol Murat Yıldız Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programından 1994, Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi yüksek lisans programından 1998 yılında mezun oldu. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve orta dereceli okullarda 1994-2011 yılları arasında Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yaptı, 2011’de Eğitim Bilimleri Enstitüsü Resim-İş Öğretmenliği Ana Bilim Dalı doktora programını tamamladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programında 2011-2015 yılları arasında öğretim görevlisi olarak çalışan Erol Murat Yıldız, 2015 yılında Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Resim ve Baskı Sanatları Bölümünde öğretim üyesi olarak göreve başladı. Plastik sanatlar alanında 2019 yılında Doçent unvanı alan sanatçı, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde 2020’de Doç. Dr., 2025’te Prof. Dr. kadrosuna atandı. Yurt içi ve yurt dışında sergi, sempozyum, kongre, panel gibi pek çok kişisel ve karma sanatsal ve bilimsel etkinliğe katılan ve gravür baskı alanında çalışmalarını sürdüren sanatçı, Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir’den bahar temizliği seferberliği Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte boş arazilerde kapsamlı ot biçme ve atık temizliği çalışmalarına hız verdi. Kent merkezi başta olmak üzere, çevre estetiğini olumsuz etkileyen ve halk sağlığını tehdit eden atıklar ile birlikte hızla büyüyen yabani otlara karşı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın desteğiyle geniş çaplı bir çalışma başlattı. Boş arazi ve arsalarda yürütülen çalışmalar kapsamında, kaçak yollarla dökülen soba külleri, hurda eşyalar, evsel atıklar ve inşaat molozları gibi kentin görünümünü bozarak çevre kirliliğine yol açan unsurlar, 10 büyük kamyon, 2 greyder, 4 beko loder ve 1 lastikli ekskavatör ile en zorlu noktalara dahi ulaşılarak titizlikle temizleniyor. Toplanan atıklar yeniden kazandırılıyor Toplanan atıklar, Katı Atık Depolama Merkezi’ne sevk edilerek yeniden değerlendirilmek üzere işleme tabi tutuluyor. Ortaya çıkan geri dönüştürülebilir malzemeler ise başta kaldırım yapımı olmak üzere çeşitli altyapı çalışmalarında kullanılıyor. Ekipler, park ve yeşil alanlarda da bahar hazırlıklarını sürdürüyor Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri ayrıca parklar, yeşil alanlar sahalarında kapsamlı bakım, onarım ve yenileme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, ağaçlarda form budaması yapılırken kuru dallar temizleniyor ve genel bakım çalışmaları titizlikle gerçekleştiriliyor. Ekipler, mevsime uygun gül ve süs bitkisi dikimleriyle kent estetiği daha da güçlendirirken park ve yeşil alanlarda çim biçimi, peyzaj düzenlemeleri, temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları da aralıksız şekilde devam ediyor. Öte yandan teknik ekipler tarafından parklarda bulunan çocuk oyun grupları, kent mobilyaları ve donatı elemanlarının bakım ve onarımları da özenle yürütülüyor. Tespit edilen arızalar hızlı bir şekilde giderilerek, vatandaşların güvenli, konforlu ve modern alanlardan faydalanması sağlanıyor.
Mersin Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi. "Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. "Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik" Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu. "Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette" Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı. Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti. "Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor" Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi. Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu. Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi. Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Gönül köprülerini de birlikte kuracağız" Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi. Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.
İzmir Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.