GÜNDEM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 09:54

Gaziantep’te 45 yıllık semerci ustası mesleğini yaşatmaya çalışıyor

A
A
A
Gaziantep’te 45 yıllık semerci ustası mesleğini yaşatmaya çalışıyor

Gaziantep’te ağabeyi ile birlikte babasından öğrendiği semer, palan, heybe ve çeşitli ekipmanları tamamen el emeğiyle üreten 54 yaşındaki Mehmet Danaoğlu, teknolojiye yenik düşen baba mesleğini yaşatabilmek için mücadele ediyor.


Nizip ilçesinde ilkokula gittiği dönemde okuldan çıktıktan sonra ve tatil günlerinde semer ustası olan babasına yardım etmeye giden Mehmet Danaoğlu, mesleğin tüm inceliklerini babasından öğrendi.


Gaziantep’te mesleği sürdüren 2-3 usta kaldı


Henüz 7-6 yaşlarındayken babasının yanında çırak olarak mesleğe ilk adımını atan Danaoğlu, aradan geçen 45 yıla rağmen baba mesleğini sürdürmenin gururunu ve hüznünü bir arada yaşıyor. Kentte bir dönem birçok ustanın icra ettiği semerciliğin son temsilcilerinden olan Danaoğlu, babasının vefatının ardından ağabeyi ile birlikte Gaziantep’e yerleşti.


Şahinbey ilçesinin Suyabatmaz Mahallesi’ndeki 6 metrekarelik dükkanında baba mesleği semerciliği sürdüren Danaoğlu, 45 yıldır devam ettiği mesleğinden elde ettiği kazançla 3 çocuğunu üniversitede okutmanın gururunu yaşıyor.


Tarlalarını atlarla süren müşterilerinin siparişlerini hazırlıyor


Büyük bir emekle yaptığı semer ve hayvancılık alanında kullanılan diğer malzemeleri yapan Danaoğlu, yük ve binek hayvanlar için yaptığı ürünleri tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu illere gönderiyor.


Yarım asra yakın sürdürdüğü baba mesleğinden vazgeçemeyen Danaoğlu, yaşadığı zorluklara rağmen baba mesleğini yaşatmak için çabalıyor. Bir zamanların en gözde mesleklerinden olan, büyük sabır ve emek isteyen baba mesleğini tek başına yapmaya devam eden Danaoğlu, hayvancılığın yaygın olduğu ve traktörlerin giremediği tarlalarını atlarla süren müşterilerinin siparişlerini hazırlıyor.


Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte talebin azaldığı ve son yıllarda da artık bitme noktasına gelen baba mesleğine sürdürmenin çabasını veren Danaoğlu, mesleğe çocukluğunda başladığını söyledi.



"8 yaşından beri bu mesleği yapıyorum"


Semerciliğin baba yadigarı olduğunu söyleyen Danaoğlu, "Çocukluğumuzdan beri babamızın yanında büyüdük. Çocukluğumuzdan beri bu mesleğin içindeyiz. Hem okula giderdik hem de babamızın yanına gelir mesleği öğrenirdik. Zaten küçük yaşta mesleği öğrenemezsen bu mesleği yapamazsın. At ve eşek gibi hayvanlar için semer, palan, heybe ve çeşitli ekipmanlar yapıyorum. 54 yaşına girdim. 8 yaşından beri bu mesleği yapıyorum" dedi.



"Yaptığımız ürünler tamamen el yapımı ürünüdür"


8 yaşında babasının yanında öğrendiği mesleğini 45 yıldır teknolojik gelişmelere rağmen sürdürmeye çalıştığını ifade eden Danaoğlu, "Dükkanımızda babam, kardeşim ve ben birlikte çalışıyorduk. Diğer kardeşlerim bu mesleği yapmadı. Şu anda mesleği sadece ben, ağabeyim ve yeğenim yapıyoruz. Bu meslek dışarıdan göründüğü gibi değil, dışarıdan basit bir iş görünüyor ama basit de değil. Çünkü bu meslek çok ustalık isteyen bir meslek olduğu için yeni birisi gelse 2-3 sene burada uğraşsa palanları bile yapamaz. Çünkü yaptığımız ürünler tamamen el ürünüdür" şeklinde konuştu.


"Çocuklarımız bile bu mesleği öğrenmek istemedi"


Köylerde ve dağlık bölgelerde eşek, at ve katır kullanan çiftçilerin traktörlere yönelmesiyle semercilik mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Danaoğlu, meslekte yeni yetişen elamanın da olmadığını belirterek, "Çocuklarımız bile bu mesleği öğrenmek istemedi. Bizde artık son nesiliz. Bizde meslek ölmesin diye yapıyoruz. Çıraklık dönemimizde sadece Nizip’te 10-15 usta vardı. O ustalardan bir tanesi bile kalmadı. Bu meslek kolay bir meslek değil, tamamen el emeği istiyor" dedi.



"2 milyonluk şehirde sadece 2-3 usta var"


Mesleğini, hayvancılığın devam ettiği bölgelere bağlı olarak devam ettirdiğine dikkat çeken Danaoğlu, "Hayvancılık olmazsa bizimde işimiz olmaz. Sadece tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu, traktörlerin giremediği tarlalarını atlarla süren müşterilerimiz için ayaktayız. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra at biniciliği var, onlar için de ürün yapıyoruz. Gaziantep’te müşterimiz neredeyse yok denecek kadar az. Daha çok İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde müşterilerimiz var. Hayvancılık bitti, bizim meslekte bitti. 2 milyonluk şehirde sadece 2-3 usta var" ifadelerini kullandı.


Tarımda traktör ve modern araçların yaygınlaşmasıyla semerciliğin giderek unutulduğunu dile getiren Danaoğlu, mesleğin artık yalnızca kırsal kesimde sınırlı bir ihtiyaca karşılık geldiğini ifade etti.


Bir semeri yapmanın ustasının bir gününü aldığını ifade eden Danaoğlu, palanları ise daha çok çobanlar için yaptıklarını da sözlerine ekledi.




Gaziantep’te 45 yıllık semerci ustası mesleğini yaşatmaya çalışıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Dutlulu, MASMEK kursiyerleriyle buluştu Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (MASMEK) bünyesindeki el sanatları atölyelerini ziyaret ederek eğitmen ve kursiyerlerle bir araya geldi. Yeni Han’daki eğitim merkezinde gerçekleştirilen ziyarette Başkan Dutlulu, yürütülen çalışmalar ve üretilen eserler hakkında bilgi aldı. MASMEK ziyaret programında Başkan Dutlulu’ya, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, başkan danışmanları, daire başkanları ve şube müdürleri eşlik etti. Atölyeleri tek tek gezen Başkan Dutlulu ve beraberindekiler, kursiyerlerin el emeği göz nuru çalışmalarını yerinde inceledi. İğne oyasından ahşap işlemeciliğine, seramikten dokuma sanatına kadar pek çok farklı branşı inceleyen Başkan Dutlulu, MASMEK’in sadece birer üretim alanı olmadığını vurguladı. Dutlulu, bu merkezlerin aynı zamanda dayanışma, öğrenme ve kişisel gelişimin güçlendiği çok kıymetli birer sosyal buluşma noktası olduğunu ifade etti. "MASMEK ile hem öğreniyor hem paylaşıyoruz" Kursiyerlerin el emeği göz nuru eserlerini inceleyerek kendileriyle sohbet eden Başkan Besim Dutlulu, "MASMEK, hemşehrilerimizin bir araya geldiği, yeteneklerini keşfettiği ve kültürel değerlerimizi yaşattığı çok kıymetli bir çatı. Burada sadece bir şeyler üretilmiyor; aynı zamanda çok güzel bir paylaşım ve öğrenme süreci yaşanıyor. Kursiyerlerimizin emeği, sabrı ve bu atölyelerden çıkan her bir eser bizler için çok değerli. Emek veren, öğrenen ve bu kültürü geleceğe taşıyan tüm vatandaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum" dedi.
İstanbul Ahmet Ürkmezgil: "Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız" Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, divan toplantısında yaptığı konuşmada, "Önümüzde güzel günler var. Ama o güzel günlere ancak birlikte yürüyerek ulaşabiliriz. Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız" dedi. Beşiktaş Kulübü’nde 2026 Yılı 1. Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Akatlar Mustafa Kemal Merkezi Attila İlhan Salonu’nda düzenleniyor. Toplantının açılış konuşmasını Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil yaptı. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Ürkmezgil, "Bugün burada, yalnızca bir kulübün çatısı altında değil; onlarca yıllık ortak heyecanın, ortak acının ve ortak zafer sevincinin birleştirdiği büyük bir ailenin sıcaklığında bir araya geliyoruz. Beşiktaş, sadece siyah-beyaz renklerden ibaret değil. Beşiktaş bir duruş, bir karakter, bir yaşam biçimidir. Bu kulübün gücü hiçbir zaman yalnızca sahada kazanılan kupalardan gelmedi. Bu kulübün asıl gücü; tribünde omuz omuza oturan taraftardan, fedakarca görev yapan yöneticiden, geçmişine sahip çıkan her üyeden beslendi. İşte bu yüzden bugün hepinize seslenirken aklımda tek bir kelime var, o da birlik. Beşiktaş’ı büyük yapan, farklı görüşleri, farklı karakterleri tek bir çatı altında buluşturabilme kabiliyetidir. Anlaşmazlıklarımız olabilir, tartışmalarımız olabilir bu sağlıklı bir ailenin doğasında vardır. Ancak gün sonunda hepimizin yüreği aynı renk atar. Hepimiz aynı yıldıza bakarız. Birliğimiz bozulduğunda kaybeden yalnızca biz değil, bu büyük camia olur. Birliğimiz güçlü olduğunda ise hiçbir engel bizi durduramaz" diye konuştu. "Önümüzde güzel günler var" Göreve geldikleri günden itibaren camia içerisinde birleştirici bir olgu olmaya çalıştıklarını söyleyen Ürkmezgil, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren söz verdik. Birlik Divanı sloganı ile yola çıktık ve bu birlikteliği sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. Bu sözümüzün en somut yansımalarından biri, Akaretler’deki C Blok’ta hayata geçirdiğimiz büyük proje; Süleyman Seba Müzesi ve Divan Kurulu Lokali. Göreve gelir gelmez yapımına başladığımız bu eser, son hızıyla ilerliyor ve şunu gönül rahatlığıyla müjdelemek istiyorum ki inşallah mayıs ayı sonunda kapılarını açıyoruz. Bu müze, yalnızca vitrinlerde duran kupalardan ve fotoğraflardan ibaret olmayacak. Bu mekan, Beşiktaş’ımızın hafızasını, Süleyman Seba’nın ruhunu ve bu camianın onlarca yıllık birikimini gelecek nesillere aktaracak yaşayan bir alan olacak. Önümüzde güzel günler var. Ama o güzel günlere ancak birlikte yürüyerek ulaşabiliriz. Siyah-beyaz bayrağı hep birlikte daha yükseklere taşıyacağız. Buna yürekten inanıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.