SAĞLIK - 04 Ekim 2024 Cuma 11:06

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Söylemez: “Obezite psikiyatrik hastalıklara yol açabilir”

A
A
A
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Söylemez: “Obezite psikiyatrik hastalıklara yol açabilir”

Liv Hospital Gaziantep Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Söylemez, obezite, obezite cerrahisi ve obezite cerrahisi için uygun hasta seçiminin nasıl olması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.


Son zamanlarda yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de obez kişi sayısının giderek arttığına dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Söylemez, “Obezitenin yalnız kendi varlığı ile ilgili değil, vücutta anormal yağ dokusu birikmesi sonucu kas-iskelet sistemi düzensizlikleri, karaciğer yağlanması, reflü, kolesterol yüksekliği, uyku apnesi, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, Tip 2 diyabet, astım ve depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açtığı bilinmektedir’’ dedi.


Son zamanlarda yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de obez kişi sayısının giderek artmakta olduğunu belirten Op. Dr. Ömer Söylemez, “Obezitenin yalnız kendi varlığı ile ilgili değil vücutta anormal yağ dokusu birikmesi sonucunda kas-iskelet sistemi düzensizlikleri, karaciğer yağlanması, reflü, kolesterol yüksekliği, uyku apnesi, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, Tip2 diyabet, astım ve depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açtığı bilinmektedir’’ şeklinde konuştu.


Obezitenin tanımını yapan Op. Dr. Ömer Söylemez, ”Obezite özellikle gelişmiş ülkelerde sanayileşme ile birlikte, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme gibi etmenlerin de etkisiyle daha belirgin bir duruma gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre fazla kiloluluk ve obezite, vücut yağ kütlesinin yağsız kütlesine oranla artması ile karakterize kronik bir hastalık olup vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan, fiziksel, ruhsal ve sosyal sorunlara neden olabilen, enerji metabolizması bozukluğudur’’ dedi.


“Obeziteyi sınıflandırmak mümkün”


Beden kütle indeksinin nasıl hesaplandığından bahseden Op. Dr. Söylemez, “Beden Kütle İndeksi (BKİ) veya Vücut kitle İndeksi (VKİ), yetişkinlerde aşırı kilolu ve obeziteyi sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan basit bir boy kilo indeksidir. Bir kişinin kilogram cinsinden ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesi (kg/m2) olarak tanımlanmaktadır. Yetişkin bireylerde BKİ’nin 18-25 arasında olması normal kilolu olarak değerlendirilmektedir. BKİ’si 25 kg/m2 büyük olması durumunda fazla kiloluluğu, BKİ’si 30 kg/m2 büyük olması durumunda ise obeziteyi göstermektedir. Sınıflama yapmak gerekirse 1. Derece Obezite BKİ 30-35, 2.Derece Obezite BKİ 35-40, 3.Derece ObeziteBKİ’si 40’dan büyük olanlar ise morbidobezite olarak tanımlanmaktadır” şeklinde konuştu.


Op. Dr. Ömer Söylemez, obezite ve neden olduğu hastalıkların insan ve toplum yaşamı üzerinde sadece biyolojik olarak değil, aynı zamanda psiko-sosyal ve ekonomik olarak önemli etkilerinin olduğunu vurguladı.


“Tedavi seçenekleri”


Obezitede cerrahi tedavilerle ilgili bilgi veren Op. Dr. Söylemez, şu bilgileri paylaştı:


“Bariatrik cerrahi mide hacminin küçültülmesi ve/veya beraberinde küçültülmüş mide ile belirli ince bağırsak kısımları arasında yeni bağlantılar oluşturulması şeklinde yapılan ameliyatlardır. Bariatrik/metabolik cerrahisi yapılmış bireylerde sağlıklı kilo kontrolü ile vücutta bazı hormonların daha aktif hale gelmesi ile metabolizmalarında olumlu düzelmeler gelişmektedir. Özellikle açlık-tokluk hormonları ile glikoz metabolizmasında aktif rol alan insülin ve glukagon seviye ve aktivitelerinde olumlu düzelmelerin oluştuğu bilinmektedir. Dolayısıyla, bu ameliyatlarla kilo kontrolünün sağlanmasına ek olarak Tip2 DM (şeker hastalığı), hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve uyku apnesi gibi obezite ilişkili metabolik sorunlar da büyük ölçüde düzelmektedir.”


“Obezite cerrahisi için uygun hasta seçimi”


Obezite cerrahisinde hasta seçiminde dikkat edilmesi gerekenlere değinen Op. Dr. Söylemez, “Yaşam tarzı değişikliği ile en az 6 ay süresince kişiye özgü diyet uygulaması ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda obezite cerrahisi en son seçenek olarak uygun hastalarda düşünülmelidir. BKİ’ si 40 kg/m büyük olan veya BKİ’ si 35 kg/m büyük olan, kilo kaybıyla iyileşebilir bir veya daha fazla obeziteyle ilişkili ciddi hastalığı bulunan hastalar için (bu hastalıklar; Tip-2 diyabet, iyi kontrol edilemeyen hipertansiyon, yağlı karaciğer, obstruktif uyku apnesi, obeziteye bağlı hipoventilasyon, diz ve kalça osteoartriti, idiopatik, gastroözofajiyalreflü, yaşam kalitesinin düşmesi gibi) obezite cerrahisi prosedürleri düşünülmelidir’’ ifadelerini kullandı.


“Obezite cerrahisi yöntemleri”


Bariatrik cerrahi yöntemlerinin 3 ana başlıkta toplandığını belirten Op. Dr. Söylemez, bunları şöyle sıraladı:


”Gıda Alımını Kısıtlayıcı Yöntemler (hacim küçültücü): (SleeveGastrektomi/ tüp mide -mide küçültme), Emilim Bozucu-düzenleyici Yöntemler: Emilimin aktif olduğu ince bağırsak alanının bypass edilmesi ve/veya emilimde rol oynayan biliopankreatik salgılarla karşılaşmayı engelleyerek kilo kaybına yol açan ameliyatlardır. (Mini Gastrik Bypass ve Roux-en-Y Gastrik Bypass), Kombine Yöntemler: İlk iki yöntemin (emilim bozucu + alımı kısıtlayıcı) kombine edilmesiyle geliştirilen yöntemlerdir. Her iki etkiden de yararlanılır (BiliopankreatikDiversiyon ve Duodenal Switch). Ameliyat sonrası genellikle hastanede 3 gece 4 gün takip ve tedavileri sonrası taburcuları planlanmaktadır. Taburculuk sonrası diyet ve fiziksel aktiviteler hakkında bilgilendirmeler yapılmaktadır. Hastaların 1-3- 6-12. aylarda rutin kontrollere gelmesi önerilmektedir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Rektör Çakmak, SAHA 2026’da savunma sanayii temsilcileriyle bir araya geldi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayii organizasyonları arasında yer alan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret ederek sektörün önde gelen firmalarının yetkilileriyle bir araya geldi. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve çok sayıda yerli ve yabancı firmanın katılım sağladığı SAHA 2026 kapsamında temaslarda bulunan Rektör Çakmak, savunma sanayii alanında faaliyet gösteren öncü kuruluşların temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirerek üniversite-sanayi iş birliği imkânlarını değerlendirdi. Fuar kapsamında özellikle öğrencilerin staj imkanları, uygulamalı eğitim süreçleri, teknik gezi programları ve mezunların istihdam imkânlarına yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyareti sırasında birçok teknoloji firmasının stantlarını inceleyen Rektör Çakmak, yerli ve millî savunma teknolojilerinde gelinen noktaya ilişkin bilgi alırken, ETÜ’nün mühendislik ve teknoloji odaklı akademik birikiminin sektörle daha güçlü iş birlikleri geliştirmesine yönelik temaslarda bulundu. Rektör Çakmak ayrıca, T ÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ile bir araya gelerek üniversite-sanayi iş birliği, bilimsel araştırmalar ve teknoloji geliştirme süreçlerinde yürütülebilecek ortak çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, savunma sanayiinin yüksek teknoloji üretimi ve nitelikli insan kaynağı açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek:" Öğrencilerimizin teorik bilgiyle birlikte sektör deneyimi kazanmasını son derece önemsiyoruz. SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, öğrencilerimize yönelik staj imkânları, uygulamalı eğitim süreçleri ve ortak proje potansiyelleri üzerine verimli temaslarda bulunduk. ETÜ olarak savunma sanayiinde faaliyet gösteren öncü firmalarla iş birliklerimizi güçlendirmeyi ve gençlerimizi geleceğin teknolojilerine daha donanımlı şekilde hazırlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Şırnak Şırnak’ta göçerler yüzlerce koyunu imece usulü kırkıyor Şırnak’ın Silopi ilçesinde onlarca kişi imece usulü koyun kırkma etkinliğinde buluştu. Bu yıl havaların geç ısınmasıyla birlikte hayvancılık yapan göçerler, yüzlerce koyunu imece usulü kırkıp dayanışma örneği gösterdi. Isınan havalarla birlikte hayvanlarının rahat etmesi ve süt veriminin artması için koyun kırkmaya başlayan göçerler, meşakkatli işlerini kolaylaştırmak için çalışmaları el birliği yapıyor. Gün doğumunda bir araya gelerek akşam saatlerine kadar koyunların kırkan göçerler, imece geleneğiyle dayanışma ve yardımlaşma ruhunu da yansıtıyor. Göçerler, yaylada tüm aile bireylerinin katılımıyla yaptıkları kırkım işleminden elde ettikleri yünleri fabrikalara satarak ek gelir sağlıyor. Cudi Dağı eteklerinde huzurun hakim olduğu Silopi ilçesi Uçağaç köyü Bestabelek mezrasında, halk arasında "Cevezi" olarak bilinen geleneksel imece usulü koyun kırkma etkinliği bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bölgenin kanaat önderlerinden Hacı Abdullah Kasımoğlu’nun köyünde düzenlenen etkinlik, hem üretime katkı sundu hem de birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi. Sabahın erken saatlerinde başlayan etkinlikte, süt koyunu olarak beslenen yaklaşık 400 küçükbaş hayvan, çevre köylerden gelen vatandaşların da desteğiyle kısa sürede kırkıldı. Katılımcıların bir kısmı koyunları kırparken, diğerleri ise demli çay eşliğinde sohbet ederek imece ruhuna katkı sundu. Dönüşümlü şekilde sürdürülen çalışmalar sayesinde öğle saatlerine kadar tüm koyunların kırpma işlemi tamamlandı. ’’Etkinlik dedelerimizden bize miras kaldı’’ Şimalbey mezrasından etkinliğe katılan Mehmet Dökmen, Cevezi geleneğinin önemine dikkat çekerek, "Bu etkinlik dedelerimizden bize kalan çok kıymetli bir yardımlaşma geleneğidir. Her yıl normalde Nisan ayı başında yapılır ancak bu yılki yoğun yağışlar nedeniyle mayıs ayına kaldı. Hep birlikte toplanıp koyunları kırpıyoruz. Bu bir nevi festival havasında geçiyor. Eğer bu dayanışma olmasa bu kadar hayvanın kırkılması günler sürerdi. Ama birlikte hem işimizi görüyoruz hem de sohbet edip kaynaşıyoruz. İş bitince de yemekler yenir, çaylar içilir" dedi. Etkinliğe ev sahipliği yapan bölgenin kanaat önderlerinden Hacı Abdullah Kasımoğlu ise katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, "Bu güzel geleneği yaşatan, imece ruhunu diri tutan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içinde yapılan bu çalışmalar hem işlerimizi kolaylaştırıyor hem de kardeşliğimizi güçlendiriyor. İnşallah bu gelenek nesilden nesile aktarılmaya devam eder" diye konuştu. Yüzyıllardır sürdürülen Cevezi geleneği, bölgede sadece bir üretim faaliyeti olmanın ötesinde sosyal dayanışmanın, kültürel mirasın ve toplumsal birlikteliğin en güzel örneklerinden biri olmaya devam ediyor.