EĞİTİM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 09:47

Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde Kariyerküre Zirve 2026 yoğun katılımla gerçekleşti

A
A
A
Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde Kariyerküre Zirve 2026 yoğun katılımla gerçekleşti

Gençlerin kariyer yolculuklarına yeni bir perspektif kazandırmayı hedefleyen Kariyerküre Zirve 2026, Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Eğitim ile gerçek hayat arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen zirve; HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde (KKM) düzenlendi.


Gençleri, velileri, eğitimcileri ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan zirvenin açılışına, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Kariyerküre Kurucusu Esra Değerli, Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Kalyoncu, öğrenciler ve davetliler katıldı.


"Sadece diploma yetmez; asıl belirleyici olan yetkinliklerinizdir"


Zirvenin açılışında konuşan ve Hasan Kalyoncu’nun ülkeye kazandırdığı değerleri vurgulayan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, "Hasan Kalyoncu’yu ülkemize vermiş olduğu hizmetlerden dolayı rahmet ve minnetle anıyorum. Ortaya koyduğu eserleri titizlikle devam ettiren ve her geçen gün üzerine koyarak büyüten kıymetli aile bireylerine de teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sevgili gençler, kariyer yolculuğunuzda neyi hedeflerseniz hedefleyin; Türkiye’nin rolünü ve insanlarımızın sizlerden beklentilerini asla unutmayın. Elbette üniversite mezunu olmak, bir diplomaya sahip olmak önemlidir. Ancak günümüzde asıl belirleyici olan; eğitim süreci boyunca hangi yetkinlikleri kazandığınız ve hangi becerilere sahip olduğunuzdur. Üniversiteler ise bu noktada sizlere yalnızca bilgi aktaran değil; öğrenmeyi öğreten, sizi geleceğin dünyasına hazırlayan önemli merkezlerdir. Unutmayın ki başarılı insanların en temel özelliği çok çalışmalarıdır. Ancak ders dışı aktiviteler, takım çalışması, öğrenci kulüpleri ve spor faaliyetleri de en az akademik başarı kadar önemlidir" ifadelerini kullandı.


"Kariyer, kendi hikayeni yazma sürecidir"


Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde gençlere yol gösteren böylesine anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirten HKÜ Rektör V. Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Kariyerküre Zirvesi’nin Gaziantep’te ve üniversitemizde ilk kez düzenlenmesini son derece kıymetli buluyor, bu oluşumun Türkiye genelinde bir eğitim seferberliğine dönüşeceğine inanıyorum. Kariyer, yalnızca bir meslek seçimi değil; insanın kendini tanıma ve kendi hikâyesini yazma sürecidir. Bu nedenle ‘hangi meslek?’ sorusunun ötesine geçerek ‘ben kimim?’ sorusuna cevap aramanız büyük önem taşımaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda, bugün Hasan Kalyoncu Üniversitesi çatısı altında her sorunuz yanıt bulacak ve kariyer maceranızda bir adım öne geçeceksiniz. Bu önemli zirvenin, Kariyerküre Zirvesi’nin hayatınızın en güzel dönüm noktalarından biri olmasını diliyorum. Bu zirvenin, marka hikâyesinin başlangıç noktasında gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Esra Değerli’ye ve Kalyoncu ailesine şükranlarımı sunuyor, merhum Hasan Kalyoncu’yu saygıyla anıyorum" dedi.


"En kıymetli yol kendi sesinizi duyduğunuz yoldur"


Kariyerküre Kurucusu Esra Değerli, gençlerin kendi potansiyellerini keşfederek güçlü yönlerine uygun mesleklerde ilerlemelerinin hem bireysel hem toplumsal değer oluşturduğunu vurguladı. Ailelerin yönlendirici değil destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Değerli, gençlerin kendi seslerini dinleyerek özgün yollarını çizmelerinin önemine dikkat çekti. Değerli, "Hayatınız boyunca birçok öneri alacaksınız, birçok yönlendirme duyacaksınız. Ama en kıymetli yol kendi sesinizi duyduğunuz yoldur. Aileler olarak kendi hayallerimizi değil, onların hayallerini gerçekleştirmelerine eşlik etmeliyiz. Yapay zeka, dijitalleşme ve yeni nesil mesleklerin yükselişiyle birlikte gençlerin yalnızca bir meslek seçmekle sınırlı kalmadığı; kendilerini tanıma, becerilerini geliştirme ve çok yönlü bir gelecek inşa etme gerekliliği bir kez daha ortaya konuldu. Kariyerküre Zirve, bu dönüşümün merkezinde gençlere hazır cevaplar sunmak yerine, doğru soruları sormaları için bir alan oluşturdu. Zirvenin ana yaklaşımı ise tek bir cümlede özetlendi. Aklındakileri sor, becerilerini keşfet, yolunu çiz, kendini tasarla" ifadelerine yer verdi.


İlham veren konuşmalar, güçlü paneller, uygulamalı deneyimler


Zirve kapsamında gerçekleştirilen vizyon konuşmaları, paneller ve atölyeler ile katılımcılar; nörobilimden yapay zekaya, astrofizikten girişimciliğe ve gençlik psikolojisine kadar geniş bir içerik yelpazesiyle buluştu. Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, Prof. Dr. Veysi İşler, Prof. Dr. Faruk Soydugan, Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu Özdemir, Doç. Dr. Mehmet Dinç, Dr. Abdulkadir Özbek, Ercüment Büyükşener, Sait Gürsoy ve daha pek çok alanında uzman ismin katılımıyla gerçekleştirilen vizyon konuşmaları ve panellerde, gençlerin kariyer yolculuklarına ışık tutan güncel ve çok boyutlu başlıklar ele alındı.


TÜZDEV destekleriyle üstün zekalı bireylerin eğitimi ve yaklaşımı, Canva iş birliğiyle güncel sunum hazırlama teknikleri, StudyProve katkılarıyla matematiğin anlaşılması ve günlük hayatta kullanımı gibi başlıklarda düzenlenen atölyeler ile katılımcılar; deneyimleyerek öğrenen, sorgulayan ve aktif olarak sürece dahil olan bireyler olarak zirvenin önemli bir parçası oldu.


Gençler için, gençlerle birlikte


Kariyerküre Zirve 2026, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve kariyer yolculuklarına daha bilinçli adımlarla ilerlemelerine katkı sunan güçlü bir buluşma noktası oldu. Zirve, gençlere "ne olmaları gerektiğini" söylemek yerine, kim olmak istediklerini keşfedebilecekleri bir alan sunarak katılımcılar üzerinde önemli bir farkındalık oluşturdu. Geleceğini tasarlamak isteyenler için buluşma noktası olan Kariyerküre Zirve 2026, yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde; gençlerin kendilerini tanıdıkları, ilham aldıkları ve geleceklerine dair ilk adımı attıkları bir deneyim alanı olarak konumlandı.



Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde Kariyerküre Zirve 2026 yoğun katılımla gerçekleşti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da coğrafyanın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izlediklerini belirterek, "Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen ’Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasının bir yönüyle bölgelerin refahını yükseltirken, diğer taraftan genel kalkınma süreci içinde sağlam bir zemin teşkil etmekte olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılında kapsayıcı ve topyekun bir kalkınma anlayışıyla hareket etmek zorunda olduklarını belirten Yılmaz, Türkiye yüzyılı hedefleri gerçekleştirecekse bunun sadece birkaç metropol şehrin enerjisiyle başarılamayacağını, tüm illerin, tüm bölgelerin enerjisini harekete geçirerek maksimum düzeyde kullanılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde güçlenen güven ve istikrar ortamının tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığına dikkat çekerek, "Geçtiğimiz 40 yılı aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. En az, en hafifinden bu hesaplayabildiğimiz iyi kötü kısmı. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı" dedi. Tüm Türkiye’nin kayıplar yaşadığını, kalkınma anlamında, ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu’nun yaşadığını kaydeden Yılmaz, "Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım. Terörün gündemden düştüğü, huzur ve güven ortamının kalıcı bir şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacak, 81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak. Ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak, kalkınması, gelişmesi, ivme kazanmış olacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. 12. Kalkınma Planı’nda bölgesel gelişmişlik düzeylerinde yakınsama sağlanarak toplumsal refahın yaygınlaştırılması hususunu temel bir amaç olarak ortaya koyduklarını aktaran Yılmaz, "23 yıllık hükümetlerimiz döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması hususunda yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini vermeye başladığını ve bölgeler arası farklılığın azaltılması yönünde önemli mesafe katettiğimizi net bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de bölgeler arasında en yüksek kişi başına gelirin en düşük kişi başına gelire oranı 2004 yılında 4,83 iken, 2024 yılında bu oran 3,78’e gerilemiştir. Yine 2002 yılında GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığı pay yüzde 9,1 seviyesindeyken, bu oran 2024 yılında yüzde 10,4 seviyesine yükselmiştir. Her iki bölgemizin ihracat toplamı 2002 yılında sadece 834 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 itibarıyla bu rakam 13,7 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde bu iki bölgemizin toplam bir ihracatımızdaki payı yüzde 2,3’ten yüzde 5,7’e yükselmiştir. Bunlar önemli rakamlar. Bu ekonomik gelişmelerin yanı sıra her iki bölgemizde de eğitim ve sağlık başlığı olmak üzere pek çok sosyal göstergede önemli ilerlemeler sağlanmıştır" şeklinde konuştu. "Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık" "2003-2026 döneminde yapılan kamu yatırımlarının reel değeri, yani enflasyonla bugüne getirdiğimizde GAP bölgemizde 1.9 trilyon TL’yi, DAP bölgesinde ise 1.4 trilyon TL’yi aşmış durumda" diyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu kümülatif yatırımlarımız, bunlar sadece kamu, altyapı yatırımları. Bir taraftan da özel yatırımlar var. Onlara tabii teşvikler veriliyor, onlara girmiyorum. Son yıllarda sulama yatırımları, arazi toplulaştırma çalışmaları ve üretim altyapısının modernizasyonu ile önemli bir dönüşüm süreci başlatmış durumdayız. GAP bölgesinde 675 bin hektar, DAP bölgesinde ise 883 bin hektar alanı modern sulama ile üretime kazandırmış durumdayız. Bu sayede pamuk, mısır ve mercimek gibi ürünlerde önemli artışlar sağladık. Hayvancılıkta yem bitkisi üretimini güçlendirdik ve entegre tesisler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Bu yatırımların daha ileri bir aşamaya taşınması amacıyla Silvan Projesi için 2026 yılında 19,4 milyar lira ödenek ayırdık. Bir yılda bir tek projeye ayırdığımız ödenek. Bunu da hangi ortamda yapıyoruz? Bölgemizde jeopolitik risklerin arttığı, tüm dünyada savunma harcamalarının yükseldiği bir ortamda. Tarihimizin en büyük depremini yaşadığımız, 90 milyar doların üzerinde ekstra bir yükle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde bunu yapıyoruz." "300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak" Silvan Projesi’ne hükümetin gösterdiği dikkatin, verdiği önemin en açık göstergesi olduğuna inandığını söyleyen Yılmaz, "Kapsamlı bir proje var. İçinde birçok alt unsurlar var. Tüneller, barajlar, ana kanallar, tarla içine dönük çalışmalar. Bütün bunlar tamamlandığında 235 bin hektar alan sulamaya açılacak ve 300 bin civarında vatandaşımız iş sahibi olacak. Tabii sulama, tarımsal üretim için tek başına değerlendirilmemeli. Bu artan tarımsal üretimin gıda sanayisine yansımaları olacak, ticarete yansımaları olacak. Geniş bir coğrafya var. Orayla ticarete yeni bir güç verecek. Dolayısıyla çok boyutlu bir şekilde. Silvan Projesi’ni sadece bir Diyarbakır projesi olarak da belki görmemek lazım. Bölgesel bir proje olarak görmek lazım. Çevre illerle birlikte bu yansımalarını görüp, bir hazırlık yapılmasında çok büyük fayda var. O çalışmanın başlatıldığını duymaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" dedi. GAP bölgesinde toplam 2,6 milyon hektar, DAP bölgesinde 1 milyon hektara yaklaşan tarım arazisinde arazi toplulaştırma çalışması yaparak üretkenliği, verimliliği önemli oranda arttırdıklarına değinen Yılmaz, "609 bin hektar alanda bu çalışmalarımız devam ediyor. Ve sadece 2026 yılında bu işler için ayırdığımız ödenek 2 milyar Türk lirası. Bugüne kadar da çok sayıda alanda bunu başardık. Tarım ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz organize tarım bölgeleriyle üretim, işleme ve depolama süreçlerini yine aynı merkezde buluşturuyoruz. Bu kapsamda bölgede yaklaşık 200 bin hektar alanda tarımsal üretim altyapısı kurulmuş, 181 bin büyükbaş ve 400 bin küçükbaş kapasiteli modern tesisler hayata geçirilmiştir. Metropol şehirlerimizden özellikle İstanbul’dan Anadolu’ya doğru sanayinin kaydırılması, belli sanayi kollarının özellikle kaydırılmasında büyük fayda görüyoruz. Hem deprem riski açısından hem yükselen maliyetler ve rekabet gücü bakımından bu sürecin yaşanması gerekiyor. Biz de bunu planlı bir şekilde gerçekleştirme gayreti içindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda çok yoğun bir çalışması yapıyor, diğer bakanlıklarımızla da birlikte çalışıyorlar. Örneğin demir yolu hatlarıyla oluşturacağımız yeni sanayi koridorları arasında bir ilişki kuruyoruz. Birlikte bir planlama yapıyoruz. Yine tarıma dikkat ediyoruz, diğer alanlara dikkat ediyoruz ve bütüncül bir planlama gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede mega endüstriyel parkların kurulacağı dört yeni sanayi koridoru belirlemiş durumdayız. İlk aşamada Samsun-Mersin hattını, ilerleyen fazlarda ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayacak Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak yeni sanayi hatlarını kademeli bir şekilde devreye alacağız" diye konuştu. "Doğu’da, Güneydoğu’da yaptıklarımız, Türkiye’de yaptıklarımızdan kat kat daha fazla" diyen Yılmaz, "Fiziki anlamda gerçekleşmeler. Bölünmüş yol biliyorsunuz bu dönem 6 bin küsurlardan 30 binlere geldi bütün Türkiye genelinde. GAP bölgemizde 2002 yılında sadece 288 kilometre bölünmüştür yol varmış. 2025 yılında 8,5 artışla 2 bin 728 kilometreye ulaşmış durumda. DAP bölgesinde sadece 260 kilometre varmış. Bugün 19 kat artışla 5 bin 220 kilometreye çıkmış durumda. Demir yolu ve lojistik projeleriyle yörelerimizi uluslararası ticaret ağlarıyla da entegre ediyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıyoruz. Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri. Biz de coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Bu noktada önümüzde üç tane kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili. Birincisi Kalkınma Yolu Projesi, ikincisi Zengezur Koridoru. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum; Suriye’de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı biliyorsunuz. Türkiye’den Suriye’yi geçerek Ürdün’e, oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern bir çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Otoyollarıyla, demir yollarıyla, başka birtakım projeleriyle Suriye de bizim için yeni bir lojistik perspektif açmış durumda. Buna da mutlaka daha yakından bakmak durumundayız" dedi. GAP’ta son ilan edilen planda 198 projeye 496 milyar lira, DAP için ise 151 projeye 531 milyar lira kaynak tahsis etmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "2025 yılı sonu itibarıyla GAP’taki 198 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 88,7 milyar lira ödenek tahsis ederek, şimdiden planımızın yüzde 17.9’unu gerçekleştirmiş olduk. Aynı şekilde DAP eylem planında 151 projenin 17’sini tamamladık. Toplamda 82,2 milyar lira ödenek tahsis ederek, burada da planımızın bir yılda yüzde 15,5’ini gerçekleştirmiş olduk. 2026 ve 2027’de inşallah ivmelenerek bu süreç devam edecektir" dedi. Toplantı sonunda elde edilecek verilerin ve önerilerin raporlaştırılarak, devletin ilgili üst kademelerine sunulacağı bildirildi. Hazırlanacak raporla, bölgenin tarım, gıda ve sanayi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ve yeni yatırım alanlarının desteklenmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi. Çalıştaya Vali Murat Zorluoğlu, önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve TARPOL Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman, Mehmet Sait Yaz, bakan yardımcıları Oruç Baba İnan, Mahmut Gürcan, Abdullah Erdem Cantimur ile tarım sektörü temsilcileri katıldı.