EĞİTİM - 08 Şubat 2026 Pazar 11:36

HKÜ mezunu ve yüksek lisans öğrencisi Berkay Ellek’in Yapay Zeka ile Ürettiği "Sultan’ın Taşı" filmi Berlin’de Türkiye’yi temsil edecek

A
A
A
HKÜ mezunu ve yüksek lisans öğrencisi Berkay Ellek’in Yapay Zeka ile Ürettiği "Sultan’ın Taşı" filmi Berlin’de Türkiye’yi temsil edecek

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı mezunu ve aynı bölümde yüksek lisans eğitimine devam eden Berkay Ellek’in, kurmaca yapay zeka filmi "Sultan’ın Taşı" (The Sultan’s Stone), 12-18 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 76. Berlin Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen European Film Market’te (EFM) Türkiye’yi temsil edecek yapımlar arasında yer aldı.


Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan "Turkish Cinema 2026" kataloğuna seçilen film, Türkiye’nin resmi sinema vitrini olarak uluslararası sinema profesyonellerine sunuldu. EFM kapsamında yer alan Türk Sineması Standı’nın organizasyonu ise Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilecek.


"Üniversitemizin yenilikçi eğitim anlayışının somut bir göstergesidir"


HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Öğrencimiz Yönetmen Berkay Ellek’in uluslararası alanda ülkemizi ve üniversitemizi temsil edecek nitelikte bir projeye imza atması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Daha önce Altın Baklava Film Festivali’nde elde ettiği başarılarla da dikkat çeken öğrencimizin şimdi Berlin’de düzenlenecek film festivalinde yer alması, üniversitemizin yenilikçi eğitim anlayışının somut bir göstergesidir. Yapay zekâ ve tasarımın sinema ile buluştuğu bu çalışma, gençlerimizin potansiyelini ortaya koymaktadır" dedi.


"Tarihi, teknolojiyle yeniden yorumlamak istedim"


Filme ilişkin değerlendirmede bulunan Yönetmen Berkay Ellek ise, "Osmanlı tarihinin evrensel değerlerinden biri olan merhamet temasını yapay zekâ teknolojisiyle yeniden yorumlamak istedim. Ayasofya’dan günümüze uzanan bu hikâye, geçmişle bugün arasında bir köprü kurmayı amaçlıyor. "Sultan’ın Taşı" filmimin Turkish Cinema 2026 kataloğuna seçilmesi benim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Bu süreçte bana destek olan hocalarıma ve üniversiteme teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Ayasofya’dan günümüze uzanan bir merhamet hikayesi


Fatih Sultan Mehmet döneminden günümüze uzanan "Sultan’ın Taşı" filmi, Osmanlı tarihine modern teknolojinin bakış açısıyla yaklaşan özgün bir yapım olarak dikkat çekiyor. Ayasofya’dan düşen bir mozaik parçası üzerinden şekillenen hikâye, geçmişin izlerini günümüzle buluşturarak izleyiciye farklı bir anlatım sunuyor.



HKÜ mezunu ve yüksek lisans öğrencisi Berkay Ellek’in Yapay Zeka ile Ürettiği "Sultan’ın Taşı" filmi Berlin’de Türkiye’yi temsil edecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile AFSÜ arasında akademik iş birliği Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan’ı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde kurulan "İlaç Araştırmaları, Biyoyararlanım/Biyoeşdeğerlik ve Faz 1 Klinikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (PharmAFSU)" ile yürütülecek yeni ilaç geliştirme çalışmalarına ilişkin akademik iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol doğrultusunda Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyeleri tarafından yürütülen araştırmalar sonucunda geliştirilecek ilaç adayı moleküller, PharmAFSU altyapısında preklinik ve Faz I klinik çalışmalara dahil edilecek. Böylece, üniversiteler arası bilimsel güç birliğiyle milli ilaç geliştirme sürecine önemli bir katkı sağlanması hedefleniyor. İki üniversite arasında geçtiğimiz aylarda başlatılan ilk ortak proje kapsamında ise alzaymır hastalığına çare olabilecek yeni ilaç adayı moleküllerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü belirtildi. Proje kapsamında, akademik bilgi birikimi ile ileri araştırma ve klinik altyapının bir araya getirilmesiyle yenilikçi ve özgün sonuçlar elde edilmesi amaçlanıyor. İki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin uzun vadede güçlendirilmesi ve kurumsal bir zemine oturtulmasının hedeflendiği protokol kapsamında ortak araştırma projelerinin artırılması, yüksek lisans ve doktora düzeyinde tez çalışmalarının birlikte yürütülmesi, akademisyen ve araştırmacıların karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının teşvik edilmesi planlanıyor. Protokol çerçevesinde üniversitelerin araştırma altyapılarının ortak kullanımı, nitelikli bilimsel yayınların üretilmesi ve ilerleyen süreçte başta TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri olmak üzere ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına birlikte başvurulması amaçlanıyor.
Eskişehir GSF öğrencileri ISF Dijital Sanatlar Akademisi Animasyon Kampı’na katıldı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencileri, sevilen çizgi film serisi Rafadan Tayfa’nın yapımcısı ISF Stüdyoları tarafından Ankara’da düzenlenen "Dijital Sanatlar Akademisi Animasyon Kampı"na katıldı. Üç gün süren kamp kapsamında öğrenciler, animasyon üretim sürecinin temel aşamalarını yerinde gözlemleme, takım çalışması becerilerini geliştirme ve profesyonel bir stüdyo ortamını deneyimleme fırsatı buldu. Program; kayıt işlemleri, tesis tanıtımı ve oryantasyonun ardından gerçekleştirilen takım çalışması ve iletişim odaklı etkinliklerle başladı. İlk gün yapılan uygulamalarda öğrencilerin birlikte çalışma, hızlı problem çözme ve koordinasyon becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Günün sonunda düzenlenen "Sönmeyen Kamp Ateşi" başlıklı etkinlik ise öğrenciler ile eğitmenler arasındaki etkileşimi güçlendiren bir paylaşım ortamı sundu. Kampın ikinci günü, öğrencilerin ilgi alanlarını ve mesleki hedeflerini paylaştıkları etkileşimli oturumla başladı. Günün devamında ISF Stüdyoları uzman ekipleri tarafından stüdyo bünyesinde yürütülen çizgi film yapım süreçlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim gerçekleştirildi. Preprodüksiyon, prodüksiyon ve post-prodüksiyon başlıkları altında sunulan eğitimlerde; hikâye geliştirme, karakter tasarımı, storyboard, animasyon teknikleri, kurgu ve ses tasarımı gibi temel konular ele alındı. Soru-cevap formatında ilerleyen oturumlarda öğrencilerin profesyonel bir animasyon stüdyosundaki üretim süreçlerine ilişkin merak ettikleri başlıklar ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Animasyon Kampı’nın son günü, öğrencilerin etkinlik süresince edindikleri kazanımların değerlendirildiği ve gelecek planlarını paylaştıkları bir oturumla başladı. Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi. Kamp süresince öğrenciler; sektörel üretim süreçlerini yakından tanıma, takım çalışması deneyimi kazanma, profesyonel stüdyo işleyişini gözlemleme, kariyer hedeflerine yönelik geri bildirim alma ile iletişim ve odaklanma becerilerini geliştirme imkânı elde etti. Anadolu Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü, öğrencilerinin üretim becerilerini güçlendirmek ve sektörle etkileşimlerini artırmak amacıyla akademik ve sektörel iş birliklerini desteklemeye devam edecek.
İstanbul Antika mezatlarında ‘canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi. Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı. "Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu" Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı. "Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar" Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı: "Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum." "Dolandırıcılara ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar" Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’. Ve ben şuna şahit oldum, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’Bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı. "Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın" Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı: "Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."