EĞİTİM - 19 Şubat 2026 Perşembe 10:42

HKÜ’de 2’nci Zeugma Sağlık Araştırmaları Sempozyumu gerçekleştirildi

A
A
A
HKÜ’de 2’nci Zeugma Sağlık Araştırmaları Sempozyumu gerçekleştirildi

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından 2’nci Zeugma Sağlık Araştırmaları Sempozyumu Bilim Şenliği gerçekleştirildi.


Sağlık bilimleri alanında lisansüstü eğitim sürecinde olan araştırmacılar başta olmak üzere, akademisyenler ve klinisyenleri bir araya getiren sempozyumda; tez konusu belirleme süreçleri, web tabanlı bilimsel araştırmalar, tez yazımında yapay zekâ destekleri, tez öneri formu ve etik kurul süreçleri gibi güncel ve yol gösterici başlıklar ele alındı.


HKÜ Hukuk Amfi’de gerçekleştirilen ve Prof. Dr. Yavuz Yakut’un başkanlığını yaptığı sempozyumun açılışına, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kezban Yiğiter, bölüm başkanları, öğretim üyeleri ve lisansüstü öğrencileri katıldı.


Açılış konuşmasında Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, 2018 yılında ilki gerçekleştirilen sempozyumun ardından ikinci kez düzenlenen bu bilimsel buluşmanın kurumsal istikrar ve akademik gelişimin göstergesi olduğunu belirterek, "Bu sempozyuma adını veren ‘Zeugma’ yüzyıllar boyunca medeniyetlerin kesişim noktası olmuş, bilginin, ticaretin ve kültürel etkileşimin önemli merkezlerinden biri, bir köprü olmuştur. Bugün burada akademi ile uygulama arasında, geleneksel araştırma yöntemleri ile yapay zeka destekli yeni yaklaşımlar arasında bir köprü kuruyoruz. Teknoloji gelişebilir; ancak özellikle sağlık alanında bilimin merkezinde her zaman insan vardır. Bilim sabır gerektirir; çalışma gerektirir. Bugün sempozyumda sunum yapacak genç araştırmacılarımızı bu yolculuklarında desteklemek son derece önemlidir; bu bizim misyonumuzdur. Çünkü siz genç akademisyenlerin başarısı, üniversitemizin başarısıdır. Yazacağınız her tez, yayımlayacağınız her makale ve geliştireceğiniz her proje; yalnızca akademik bir çıktı değil, aynı zamanda ülkemizin sağlık sistemine büyük bir katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.


Küçükerdoğan, ayrıca sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Yavuz Yakut olmak üzere düzenleme ve bilim kurulunda yer alan akademisyenlere ve sekreterya ekibine teşekkür etti.


Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kezban Yiğiter ise genç akademisyen adaylarına hitaben yaptığı konuşmada, sağlık alanındaki araştırmaların kapsam ve yöntem açısından önemli bir dönüşüm geçirdiğini vurguladı. Yiğiter, "Günümüzde araştırmaların boyutu değişti. Yapay zeka uygulamaları, web tabanlı sistemler ve ileri teknolojiler araştırma süreçlerine entegre edildi. Bu nedenle sizlerin yürüteceği çalışmalar bizlerden çok daha farklı bir zeminde ilerleyecek. Sağlık alanındaki araştırmaların sizlerle birlikte daha ileri bir seviyeye taşınacağına inancım tam. Sizlere güveniyoruz" dedi.


Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Yavuz Yakut da yaptığı değerlendirmede, 2018 yılında düzenlenen ilk sempozyumda 28 sözlü sunum gerçekleştirildiğini, bu yıl ise sunum sayısının iki katına çıktığını belirterek artan katılımın ve bilimsel üretimin memnuniyet verici olduğunu ifade etti.


Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serkan Usgu, Hemşirelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ayla Yava ile Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Beyhan da sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.


Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen panellerde lisansüstü araştırma sürecinin temel aşamaları ayrıntılı biçimde ele alındı. İlk panelde tez konusu belirleme süreçleri, web tabanlı araştırma ve tarama yöntemleri ile tez yazımında yapay zekâ desteklerinin kullanımı akademisyenler tarafından değerlendirildi. İkinci panelde ise tez öneri formunun hazırlanması, etik kurul başvuru süreçleri ve tez yazımında dikkat edilmesi gereken akademik ölçütler katılımcılarla paylaşıldı.


Program kapsamında ayrıca öğleden sonra üç ayrı salonda Genç Araştırmacılar Oturumları düzenlenerek lisansüstü öğrencilerin bilimsel çalışmalarını sunmalarına imkân sağlandı.



HKÜ’de 2’nci Zeugma Sağlık Araştırmaları Sempozyumu gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Karapınar’da üç okuldan Ramazan’da anlamlı dayanışma Konya’nın Karapınar ilçesinde üç okul, ÇEDES Projesi kapsamında Ramazan ayında ihtiyaç sahibi aileler için gıda kolisi hazırlayarak örnek bir dayanışmaya imza attı. Hacı Osman Arı İmam Hatip Ortaokulu, Vehbiyurt İlkokulu ve Yunus Emre İlkokulu öğrencileri, öğretmen ve velilerin de desteğiyle hazırladıkları gıda paketlerini ilçedeki çeşitli mahallelerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdı. İçerisinde bakliyat ürünlerinin yanı sıra tavuk, sucuk ve kahvaltılık ürünlerin yer aldığı koliler, özellikle hasta, yaşlı ve kimsesiz ailelere öncelikli olarak teslim edildi. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan çalışma, aileler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Projede yer alan öğrenciler de Ramazan ayında yardımlaşma sevincine ortak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Yunus Emre İlkokulu Müdürü Gülnur Aker, Ramazan ayı için önceden hazırlık yaptıklarını belirterek, "ÇEDES Projesi ile birlikte diğer okullarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı tamamladık. Yaptığımız hazırlıkların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Herkese hayırlı Ramazanlar" dedi. Hacı Osman Arı İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Ali Çağıran ise okulların iş birliğiyle hazırlanan Ramazan kolileriyle ihtiyaç sahiplerinin sevincine ortak olduklarını vurgulayarak, "Kolilerimizin ihtiyaç sahiplerine ulaştığına inanıyoruz. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gıda dağıtımında Karapınar İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü gönüllü öğrencileri de destek verdi.
Adana 17 aylık bebeğe çarparak ölümüne neden olan sürücü ehliyetsiz çıktı Adana’da yaya geçidinde motosikletin çarpması sonucu pusetteki 17 aylık bebeğin öldüğü kazada sürücünün ehliyetinin olmadığı ortaya çıktı. İfadesinde "Yaya ya da bebek arabası görmedim" diyen sürücü, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kaza, 15 Şubat günü saat 15.15 sıralarında Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Ankara’da Sayıştay denetçisi olan Hilal Öztürk görev için Adana’ya geldi. Öztürk, bebek arabasındaki 17 aylık oğlu Mahmut Fatih Öztürk ile yaya geçidini kullanarak yolun karşısına geçmek istedi. Yaya geçinde otomobiller durarak anne Hilal Öztürk’e yol verirken, o sırada motosiklet sürücüsü E.K. (20) bebek arabasına çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan bebek ağır yaralanırken, motosiklet sürücüsü kaçtı. Kaza anı anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Ağır yaralanan Mahmut bebek, çevredeki vatandaşlarca hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Minik Mahmut’un cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından annesi Hilal ve babası Mustafa Kemal Öztürk tarafından teslim alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Mustafa Kemal ve eşi Hilal Öztürk, oğullarını Kayseri’nin Bünyan ilçesinde toprağa verdi. Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın da cenaze törenine katılarak, aileye başsağlığı ve sabır diledi. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kaçan motosiklet sürücüsü E.K.’yı kısa sürede yakaladı. Yapılan incelemede sürücünün ehliyetinin olmadığı öğrenildi. E.K.’nın emniyetteki sorgusunda, "Önümdeki araçlar durunca yanlarından geçmek istedim. Yaya ya da bebek arabasını görmedim. Kazadan sonra korkup kaçtım" dediği öne sürüldü. İşlemlerin ardından adliyeye sevk edilen E.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Denizli Denizli’de asırlık Teravih geleneği ilk gecede gönülleri kuşattı Denizli İl Müftülüğü öncülüğünde Delikliçınar Camii’nde gerçekleştirilen Enderun usulü teravih programında konuşan Abdullah Pamuklu, Ramazan’ın birlik, sabır ve manevi diriliş ayı olduğuna vurgu yaptı. Ramazan ayının ilk gecesinde Denizli’de camiler dolup taşarken, Delikliçınar Camii’nde yaşanan manevi atmosfer gönüllere dokunan özel bir tablo ortaya koydu. Osmanlı’dan günümüze taşınan ve geleneksel musikî formlarıyla icra edilen Enderun usulü teravih namazı, bu yıl da büyük bir katılımla eda edildi. Denizli İl Müftülüğü’nün Ramazan ayına özgü olarak sürdürdüğü "Enderun Usulü Teravih" ve "Cumhur Müezzinliği" uygulaması, şehrin dini ve kültürel hayatına ayrı bir renk katmaya devam ediyor. Farklı makamlarda okunan salavat-ı şerifeler, ilahiler ve kasideler eşliğinde kılınan teravih namazı, cemaate yalnızca bir ibadet değil, aynı zamanda derin bir ruhani tecrübe sundu. Program öncesinde kürsüye çıkan İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Ramazan ayının manevi anlamına dair kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdi. Pamuklu konuşmasında, Ramazan’ın bireysel arınmanın yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendiren bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. "Ramazan; sabrın, şükrün ve paylaşmanın adıdır" diyen Pamuklu, bu mübarek ayın kırgınlıkların geride bırakıldığı, gönüllerin yumuşadığı ve kardeşlik hukukunun pekiştiği bir iklim sunduğunu belirtti. Özellikle gençlerin camiyle ve cemaatle buluşmasının önemine değinen Pamuklu, geleneksel ibadet formlarının yeni nesillere aktarılmasının kültürel süreklilik açısından kıymetli olduğunu vurguladı. Vaazın ardından eda edilen yatsı namazı sonrasında başlayan Enderun usulü teravihte, her dört rekâtta bir farklı imam görev aldı. Cumhur müezzinliği uygulamasıyla müezzinlerin ahenkli ve birbirini tamamlayan nağmeleri cami kubbesinde yankılanırken, cemaat adeta bir musiki ve ibadet bütünlüğü içinde namaza eşlik etti. Makam geçişleri ve ilahi araları, ibadete estetik bir derinlik kazandırdı. Geçtiğimiz yıl da aynı camide icra edilen programın bu yıl da aynı ekip ve aynı hassasiyetle sürdürülmesi, gelenekteki istikrarı gözler önüne serdi. Katılımın yüksek olduğu ilk teravihte, her yaştan vatandaş saf tuttu. Kimileri bu usule ilk kez tanıklık etmenin heyecanını yaşarken, kimileri yıllardır devam eden bu geleneğin bir parçası olmanın huzurunu hissetti. İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Ramazan boyunca farklı camilerde de benzer programların devam edeceğini belirterek, "Amacımız; ibadetin ruhunu yaşatırken kültürel mirasımızı da canlı tutmak. Ramazan, kalplerimizi Kur’an’la, camilerimizi cemaatle buluşturduğumuz bir diriliş mevsimidir" dedi.