EĞİTİM - 26 Aralık 2024 Perşembe 15:00

HKÜ’de ‘Slow Food ve Michelin Yıldızı Yolculuğu’ ele alındı

A
A
A
HKÜ’de ‘Slow Food ve Michelin Yıldızı Yolculuğu’ ele alındı

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Turizm Fakültesi tarafından, Slow Food hareketini tanıtmak, bu yaklaşımın Michelin yıldızlı mutfaklarla olan bağlantısını vurgulamak ve gastronomi dünyasında bilinçli tüketim alışkanlıklarını teşvik etmeyi hedefleyen “Michelin Yıldızına Giden Yol: İlk Durak Slow Food” konulu bir panel gerçekleştirildi.


Moderatörlüğünü HKÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Furkan Baltacı’nın yaptığı ve Gaziantep’i Geliştirme Vakfı (GAGEV) Coğrafi İşaret ve Tescil Uzmanı Nefise Arslan, Zeytinhan Gaziantep Yağ, OMAÇ Mutfağı Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şerbetçi, YESEMEK Gaziantep Mutfağı 3.Kuşak İşletmecisi Taner Olca’nın konuşmacı olarak yer aldığı panele TGA Güneydoğu Anadolu Bölge Sorumlusu Özgür Çözgener, öğretim elemanları, sektör profesyonelleri ve öğrenciler de katıldı.


Doç. Dr. Furkan Baltacı, “Gaziantep gastronomisi küresel rekabet için güçlü argümanlara sahiptir. Geriye bunları doğru kriterlerle hazırlayıp sunmak kalmaktadır. Michelin Yıldız’a giden yol, Slow Food’dan geçmektedir. Hedefimiz, Slow Food kriterlerinin uygulandığı işletme sayısını arttırmak ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde Michelin Yıldız’ını Gaziantep’e getirmektedir. Bu konuda bizimle iş birliği yapan başta Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, GAGEV’e, gönüllü işletme sahiplerine ve TGA Güneydoğu Anadolu Bölge Sorumlusu Özgür Çözgener’e teşekkür ediyorum” dedi.


Panelde katılımcılar, coğrafi işaretlerin gastronomi sektörüne katkıları, yerel ve sürdürülebilir üretimin önemi, Slow Food felsefesinin bölgesel mutfaklara etkisi, Michelin yıldızlı mutfaklara giden yolda yerel tatların rolü ve Gaziantep mutfağının uluslararası tanınırlığa katkısı konularında bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar.



HKÜ’de ‘Slow Food ve Michelin Yıldızı Yolculuğu’ ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.