GÜNDEM - 26 Ocak 2026 Pazartesi 09:44

Kadınlar çocuklarıyla hayallerini tasarlıyor

A
A
A
Kadınlar çocuklarıyla hayallerini tasarlıyor

Gaziantep’te kadınlar ve çocuklar için açılan Robotik Kodlama Atölyesi’nde anneler ve kızları, hem 3D yazıcıyla becerilerini ortaya koyuyor hem de robotik kodlama öğreniyor.


Şahinbey Belediyesi tarafından kadınlara ve çocuklara teknolojiyi sevdirmek, teknolojinin çağ atladığı bu dönemde anneleri ve kızlarını geleceğin dünyasına hazırlamak amacıyla kurulan Robotik Kodlama Atölyesi, bilgi ve teknoloji atölyesi niteliği taşıyor.


Şahinbey Belediyesi Karataş Kültür Merkezi’ndeki atölyede arduino setleri, çeşitli sensörler, ultrasonik programlama kitleri, MBlock robot kitleri ve 3D yazıcı gibi gelişmiş ekipmanlar kullanılıyor. Bu altyapı sayesinde çoğunluğu anne ve kızlarından oluşan kursiyerler, hem daha verimli projeler geliştiriyor hem de uygulamalı öğrenmenin keyfini yaşıyor.



Hayallerindeki ürünleri tasarlama imkanı buluyorlar


Çocukların, gençlerin ve kadınların teknoloji bağımlılıklarının olumlu yöne evrilmesi ve dijital dünyaya uyum sağlamaları amacıyla kurulan tam donanımlı atölyede "düşün, tasarla ve üret" mottosuyla güzel bir atölye ortamı oluştu. Atölyede aldıkları eğitimlerle kendilerini her geçen gün geliştiren anneler ve kızları, hayallerindeki ürünleri ise 3D yazıcılarla tasarlama imkanı buluyor.


Atölye sayesinde hayal dünyalarını geliştiren, yeni ürünler üretmeye başlayan ve teknolojiyi olumlu yönde kullanan anneler ve kızları, robotik kodlama ile hayallerini tasarlıyor. Önce kodlama eğitimi verilen kursiyerlere daha sonra sıcaklık sensörü, kızıl ötesi kumanda ve rota izleyen robot gibi hayal gücüne bağlı projeler öğretiliyor.



"Anne ve kızları kendi zevklerine göre ürün ortaya çıkartıyorlar"


Atölyede hem ev hanımlarına hem de çocuklara robotik kodlama eğitimi verdiklerini belirten eğitmen Merve Çekiç, "Robotik kodlama eğitimlerinin ardından 3D tasarımlar yapıyoruz. Kursiyerlerimiz bütün tasarımları kendileri yapıyor. 3D tasarım cihazımızdan da yaptıkları projelerin çıktılarını alıp çocuklara ve ev hanımlarımıza hediye ediyoruz. Çıkarttığımız tasarımları boyayabiliyoruz. Atölyemizde anne ve kızları kendi zevklerine göre hem tasarlıyorlar hem de ürün ortaya çıkartıyorlar. Yaptıkları tasarımları evlerinde kullanılabilecek hale getiriyoruz. Kodlama eğitiminden sonra ise sensörlerle tanışıyoruz. Bir robot sadece dış iskelet değil, içinde birçok sensör ve kodlama barındırıyor. Mesafe, ses ve hareket sensörü gibi birçok sensörü tanıtıyoruz. Projemize uygun sensörleri seçerek ilerliyoruz. Bunları LCD ekrana entegre etmeyi öğreniyoruz ve bu tasarımları daha sonra birleştirerek projeler üretiyoruz" dedi.



"Çocuklar sadece tüketim değil, üretimi de öğreniyor"


Robotik kodlamanın günümüzde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çekiç, "Zaten yazılımın temelini atıyoruz. Çocuklar sadece tüketim değil, üretimi de öğreniyor. Mesela bir proje yaparken ya da bir oyun oynarken bile kendine göre önce devreleri kurmayı, tasarlamayı ve üretim yaparak, bir şey ortaya çıkarmayı öğreniyorlar. Bu şekilde de matematiksel beyinleri gelişiyor. Bu ev hanımlarımız için de çok önemli. Hem çocuklarımız hem ev hanımlarımız bir şeyler ürettikleri için çok mutlu oluyorlar. Robotik kodlama anlamında verilmesi gereken tüm eğitimleri veriyoruz" şeklinde konuştu.



"Çocuklar daha verimli bir zaman geçiriyor"


Kursiyerlerden Ülger Tiryaki ise, "Bu atölye hem çocuklarım hem benim için çok verimli oldu. Robotik kodlama eğitimi çocuklarım için daha iyi oldu. Çocuklar evde telefonla veya televizyonla zamanlarını öldüreceğine burada daha verimli bir zaman geçiriyorlar. Daha güzel bilgiler öğreniyorlar. Bu imkanı bize veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.



"Çok güzel bilgiler öğreniyoruz"


İki çocuğuyla birlikte kursa katıldığını belirten Hatice Tiryaki de, "Çocuklarımızla beraber Karataş Kültür Merkezi’ne robotik kodlama öğrenmek için geliyoruz. Çok güzel bilgiler öğreniyoruz. Ben aslında çocuğum için geldim ama Merve hocamızın sayesinde kursa devam ettim. Çok mutluyum. Hiç gelmeyi düşünmezken devam ettim. Çok güzel devam ediyoruz. Çocuklarımı da göndermeyi tekrar düşünüyorum" ifadelerinde bulundu.



"Kursumuz güzel bir şekilde gidiyor"


Özlem İşbilir de, "Ben aslında kızımı getirmiştim. Kızımı getirince kadınlar içinde eğitimin olduğunu öğrendim. Dedim beraber değerlendirelim. Güzel bilgiler öğrendik. Önce klavye öğrendik. Sonra da uygulamaları öğrendik. Kursumuz güzel bir şekilde gidiyor" şeklinde konuştu.



"Robotik kodlama öğreniyoruz"


Aysu Yalçın da, "Günümüzde robotlar bayağı gelişmiş durumda. Biz de bu merkeze gelip robotik kodlama öğreniyoruz, kendimizi geliştiriyoruz. Kursta büyükler de var, bizim gibi gençler de var. Kendi kendilerini geliştiriyorlar. Bizim için iyi oluyor. Her gün buradayız, gayet de güzel zaman geçiriyoruz ve kodlamayı öğreniyoruz. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz" diye konuştu.



Kadınlar çocuklarıyla hayallerini tasarlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Uzmanı, kimliği belirsiz esrarengiz dalgıç cesedini analiz etti Kocaeli’nin Başiskele açıklarında balıkçılar tarafından bulunan kimliği belirsiz dalgıç cesediyle ilgili değerlendirmelerde bulunan DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, dalgıcın tek başına dalarak ölümcül bir hata yaptığını belirtirken, üzerinden çıkan kerpetenin yasa dışı hurda veya malzeme sökümü şüphesini güçlendirdiğini söyledi. Kulakaç, bölgede kayıp ilanı olmamasını ise "Yabancı gemiden dalan birisi olabilir" şeklinde yorumladı. Başiskele Sahili’nin Körfez Mahallesi Liman Caddesi açıklarında 24 Ocak günü balıkçılar tarafından bulunan dalgıç kıyafetli erkek cesedinin kimliğini belirleme çalışmaları sürüyor. Deniz polisi tarafından sudan çıkarılan ve üzerinden kimlik çıkmayan şahsın, yaklaşık 20 gündür denizde olduğu tahmin ediliyor. Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemler devam ederken, olayın kaza mı yoksa başka bir ihmal mi olduğu sorusu gündeme geldi. Olayı değerlendiren Emekli Deniz Astsubayı, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu 3 yıldız dalış eğitmeni ve Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, olay yerindeki bulgular ve dalgıcın ekipmanları üzerinden teknik analiz yaptı. Kulakaç, dalgıcın yalnız dalış yaparak kural ihlali yaptığını ve yanında bulunan kerpeten ve boru anahtarının "yasa dışı iş yapmış olabileceği" şüphesini doğurduğunu belirtti. "Tek başına dalış yaparak kural hatası yapmış" Dalış sporunun kurallara uyulduğunda güvenli olduğunu ancak kural ihlallerinin ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirten Murat Kulakaç, "Çok üzücü bir olay yaşandı, Allah rahmet eylesin. Bizler böyle olaylarda çok üzülüyoruz, neticede bir can hayatını kaybetti. Aslında dalışta bu tip kayıpların olma ihtimali çok düşük, diğer sporlara göre kıyasladığımızda ama dalış çok güvenli bir spor olmasının yanında kural ihlali ve hata yaparsanız, herhangi bir şekilde sorun yaşarsanız maalesef bu şekilde arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz" dedi. "Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde birdir" Kulakaç, sözlerine şöyle devam etti: "Elimizdeki verilere göre olayı irdelediğimizde çok ciddi bir kural hatası olduğunu düşünüyoruz çünkü tek dalgıç, tek dalmıştır. Bu, sportif ve sanayi dalışında asla yapmamız gereken bir iş. Evet, yalnız dalış yapılabiliyor ama hortumlu, başınızda motosiklet kaskı gibi kaskınız olması gerekiyor, sürekli yukarıdan hava gelmesi gerekiyor, yukarıda emniyet dalgıcı, dalış amiri olması gerekiyor. Bu ortamda sizinle sürekli konuşulur, suyun altında bayılsanız dahi pek bir sorun yaşama ihtimaliniz yok. Bunlar yönetmeliklerle, talimatlarla belirlenmiştir. Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde bir ama gördüklerimiz ve olayın şekline baktığımızda dalgıcın yalnız daldığını görüyoruz. Yalnız daldığınızda da maalesef arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz." "Donanımı tam, tecrübeli bir dalgıç" Bulunan cesedin üzerindeki ekipmanların profesyonel olduğunu vurgulayan Kulakaç, "Üzerindeki malzemeye baktığınızda donanımı tam. Biz normalde tek tüp kullanıyoruz. Hava yetsin diye sırtına çift tüp almış. Birinin arıza yapmasına karşı ikinci regülatör almış. Aslında ikinci arkadaşının olması gereken tüpünü ve regülatörünü yanına almış, bir sorun olduğunda kullanması için. Havasızlıktan ya da regülatörden yana bir sorun olduğunu düşünmüyorum çünkü ikinci regülatörü var ama biz insanız, bizim fizik ve fizyolojimiz farklı. Suyun ısı olayı da farklı, kış dönemindeyiz. Su altında herhangi bir şekilde şok yaşamış olabilir ama ona yardım edecek ikinci bir arkadaşı olmadığı için maalesef sorunla karşılaşmıştır. Vurgun yediğini düşünmüyorum çünkü tüpünde çıktığında 140 hava var. Havası yetecek kadar var. Üzerindeki malzemeye baktığımızda da tecrübeli bir dalgıç olduğunu da değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Tek başına dalması da şüphelendirici" Dalgıcın üzerinden çıkan kerpeten ve boru anahtarına ilişkin ise Murat Kulakaç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Maalesef ülkemizde bir geçim sıkıntısı var. İnsanoğlu maalesef kısa yoldan çok daha rahat para kazanmayı hayal ediyor ama böyle bir yaşam yok, çalışmadan ve üretmeden bir şey kazanma şansınız yok. Elinde sanayi malzemelerinin olması, yasa dışı bir olay olabilir. Bizim bölgemiz tersaneler bölgesi. Değerli malzemeler var, gemi malzemeleri. Oradan bir malzeme almak ya da değerli malzemeleri sökmek için kullandığını düşünüyoruz. Tek başına dalması da şüphelendirici. Bizim tahminlerimizin arasında bunlar da var. Sanayi dalışında benzer malzemeleri kullanabiliyoruz ama bu tip bir dalış yapmak için mutlaka yasal prosedürleri yerine getiriyoruz. Gerekli izinlerimizi alıyoruz, dalacağımız noktaya dalış saatlerimizi bildiriyoruz. Birçok aşamadan geçiyoruz. Vefat eden dalgıcın yanında sanayi malzemesi olduğu için bu tip bir dalış yaptığını düşünüyoruz." "Yabancı gemilerden dalan birisi olabilir" Bölgedeki akıntı sistemini de değerlendiren Kulakaç, "Burada akıntı olayı çok değişken. Lodos oldu ama bizim bölgemizde hakim rüzgar poyraz. Kişinin bölge dışından, İstanbul’dan gelme ihtimali hiç yok. Derince limanında ve serbest bölgeden gelebileceğini düşünüyoruz. Bizim bölgede veya Başiskele’de su altında ciddi anlamda depremden kalan enkaz, gemiler var. En yakın Yalova’daki tersaneler olabilir ama bana göre o da düşük bir ihtimal. Biz bütün profesyonel ve sportif amaçlı çalışan tüm derneklere ve kişilere ulaştık. Bütün elde ettiğimiz verilere göre, bu kişiyi bilen hiç kimse yok. Bir yerden izin alması ya da kayıp ilanı olması lazım. Dalgıç camiası çok büyük değildir, bu kişiye çok kısa sürede ulaşmamız gerekiyordu. Biz her yere ulaştık ama hakkında herhangi bir bilgi edinemedik. Muhtemelen bölgemize gelen yabancı gemilerden dalan bir dalgıç olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kolay para kazanma amacıyla hayatınızı riske atmayın" DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, son olarak yasal prosedürleri hatırlatarak şu uyarılarda bulundu: "Türkiye’de iki tane dalış sistemi var. Türkiye Su Altı Federasyonu’ndan yetki alarak, onun eğitimlerinden geçerek sportif dalış faaliyetleri yürütüyoruz. Dalış faaliyetlerini yapmak için mutlaka bir dalış merkezine bağlı olmanız gerekiyor. Oradan eğitim almanız gerekiyor. Dalışa yasak olmayan her bölgede, sahil güvenlik ve kolluk kuvvetlerine bilgi vererek 6 kişiyi geçmemek kaydıyla dalış yapabiliyorsunuz. Onun haricinde yapacağınız her dalışta mutlaka başınızda bir dalış amiri ve en az iki dalgıç ve yine kolluk kuvvetlerine bilgi vererek yapıyorsunuz. İkinci dalışımız sanayi dalışı, sualtında teknik işler yürütmek, kaynak yapmak, herhangi bir şey sökmek/takmak bunun için de ayrıca profesyonel bir eğitimden geçiyorsunuz ama bunun için yetkili kurumlardan çalışma izni alıyorsunuz, malzemeleriniz test ediliyor ve her dalış için liman başkanlığından izin almanız gerekiyor. Hangi sahada, hangi saatlerde çalışacağınızı bildirmeniz gerekiyor. Mutlaka iki dalgıç ve dalış amiri olması lazım. Ben 1985 yılında dalışa başladım ve bu kurallara harfiyen uyduğum için herhangi bir sorun yaşamadım. Ricamız, kimsenin yönetmelik gereği liman başkanlıkları, sahil güvenlik, deniz polisi ve ilgili kolluk kuvvetlerinden izin alınmadan, kolay para kazanma amacıyla yasal olmayan hiçbir faaliyette bulunmalarını istemiyoruz. Bu tip sonuçlar, hiç arzu etmediğimiz olaylarla sonuçlanabiliyor. Bu bizi çok üzüyor."
Nevşehir Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı’nda tanıtıldı Kapadokya’nın merkezi Nevşehir; dünyanın en prestijli turizm organizasyonları arasında yer alan Madrid FİTUR Uluslararası Turizm Fuarı’nda tanıtıldı. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen fuarda, Nevşehir Belediyesi’nin turizmdeki nazar boncuğu olarak nitelendirilen Kayaşehir uluslararası vitrine çıkarıldı. Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında yer alan organizasyonda Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı; Nevşehir’i en üst seviyede temsil ederek birçok ülkenin belediye başkanları ve turizm profesyonelleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Nevşehir Belediyesi; hem Kayaşehir’in hem de Kapadokya’nın tanıtımı için Madrid’de düzenlenen fuarda yerini aldı. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’nın yanında, Nevşehir’in yeni gözdesi Kayaşehir’i de dünya turizmine kazandırmayı hedeflediklerini belirten Belediye Başkanı Rasim Arı, fuar kapsamında yerli ve yabancı turizm acenteleriyle temaslarda bulunduklarını ifade etti. Başkan Arı açıklamasında; "Kapadokya’yı ve yeni turizm destinasyonumuz Kayaşehir’i sadece yerli acentelere değil, dünyanın dört bir yanındaki turizm profesyonellerine tanıtmak için buradayız. İddia ediyorum ki Kayaşehir, çok kısa süre içerisinde dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olacak" dedi. Nevşehir Belediyesi’nin tanıtım çalışmaları uluslararası turizm çevrelerinden yoğun ilgi görürken, Kayaşehir’in dünya turizminde güçlü bir marka hâline gelmesi hedefleniyor.
Karabük Öğrencilerle yaptığı işbirliğiyle 322’nci tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahibine teslim etti Karabük’te, geçirdiği iş kazası sonrası hayata tutunan tekstil işçisi Murat Yıldız’ın (48), öğrencilerle kurduğu iş birliği sayesinde topladığı kapaklar karşılığında aldığı 322’nci tekerlekli sandalye, ihtiyaç sahibi engelli vatandaşa ulaştırıldı. 2001 yılında Tekirdağ’da çalıştığı fabrikanın çatısından düşerek ağır yaralanan, evli ve 2 çocuk babası Murat Yıldız, kaza sonrası yürüme ve konuşma yetisini kaybetti. Yaklaşık 5 ay süren tedavi sürecinin ardından yeniden yürümeye başlayan ve konuşması kısmen düzelen Yıldız, memleketi Karabük’e dönerek tekstil fabrikasında çalışmaya başladı. Çalıştığı fabrikanın da desteğiyle "Bir Kapak Bir Hayat" projesini hayata geçiren Yıldız, boş zamanlarında cadde, sokak ve okul önlerine yerleştirdiği bidonlarda plastik kapak toplamaya başladı. Yıldız, bunun yanı sıra çeşitli iş yerlerinden eski elbise askılıkları, iplik bobinleri ve kırık araç tamponları gibi atık malzemeleri de toplayarak ihtiyaç sahiplerine destek oldu. Projeye en büyük katkılardan biri Fazlı Yeşilyurt Ortaokulu öğrencilerinden geldi. Öğrenciler, topladıkları mavi kapakları okul koridorlarına yerleştirilen 20 litrelik bidonlarda biriktirdi. Biriken kapaklar, Murat Yıldız tarafından teslim alınarak karşılığında temin edilen 322’nci tekerlekli sandalye, Kurtuluş Mahallesi’nde yaşayan yürüme engelli Mustafa Erdoğan’a (65) hediye edildi. Diyabet hastalığı nedeniyle sol bacağı diz altından ampute edilen ve maddi zorluklarla mücadele eden Mustafa Erdoğan, Murat Yıldız ve projeye destek verenlere teşekkür etti. Kampanyaya katılan öğrencilerden Buğlem Bakırcı (11), engelli vatandaşlara yardım etmek amacıyla çalışmaya destek verdiklerini belirterek, "Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz. ‘Bir kapak bir hayat’ diyerek bu kampanyaya katkı sağladık" dedi. Murat Yıldız ise 15 yılda toplanan mavi kapaklarla 322 engelli vatandaşa umut olduklarını ifade ederek, projeyi sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.
Muş Karla kaplı mezrada mahsur kalan köylünün imdadına ekipler yetişti Muş’ta karla kaplı mezrada mahsur kalan besicinin yardımına ekipler yetişti. Ekipler 4 metreyi bulan karla kaplı yolu 2 günde açarak bölgeye ulaştı. Muş’ta etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, kırsal bölgelerde yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. Yamaç köyüne bağlı Rel mezrasında tek başına yaşayan Mehmet Hadi Taş’ın hayvan yeminin tükenmesi üzerine İl Özel İdaresi ekipleri harekete geçti. Yoğun kar ve fırtına nedeniyle kapanan mezra yolunu açmak için bölgeye iş makineleri sevk edildi. Yer yer 4 metreyi bulan kar kalınlığına rağmen ekipler, yaklaşık 4 kilometrelik yolu 2 gün süren aralıksız çalışmayla ulaşıma açtı. Ekipler, zorlu hava şartlarına rağmen sürdürülen çalışmalar sonucu yerleşim yerine ulaşarak hayvanları kurtardı. Yolun açılmasının ardından keçiler sabah saatlerinde mezradan çıkarılarak Muş-Kulp kara yoluna indirildi. Burada kamyona yüklenen hayvanlar, Kulp ilçesine götürüldü. Muş’a yaklaşık 45 kilometre uzaklıktaki Yamaç köyünde bir vatandaşın erzakının ve hayvan yemlerinin tükendiği yönünde kendilerine bilgi ulaştığını belirten iş makinesi operatörü Mehmet Akkuş, "Muş’a yaklaşık 45 kilometre uzaklıktaki Yamaç köyündeyiz. Köylünün buradaki erzakı ve hayvanların yemi bitmiş durumdaydı. Bize ulaştılar. Biz de iki gündür aralıksız çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yer yer 3 metre kar kalınlığı var. Neticede köylüye ulaşabildik, çok şükür. Durumları da iyi. Şu an hayvanlarla birlikte onları nakledeceğiz" dedi. Ekiplerle yardıma gelen vatandaşlardan Aslan Işık, "Şu anda Yamaç köyüne bağlı Rel mezrasındayız. İhsan Taş’ın hayvanları orada kalmış. O hayvanları alıp götüreceğiz. İki gündür çalışıyoruz, çalışmalar devam ediyor. Bugün de devam ediyoruz. İnşallah akşama kadar yetişiriz oraya" ifadelerini kullandı. Mehmet Hadi Taş ise günlerce kar yağdığını ve mahsur kaldığını belirterek, "3-4 gündür hayvanlarımın yemi bitmişti. Muş İl Özel İdaresi geldi, yolumu açtı. Allah razı olsun. Bugün saat geç olduğu için yarın sabah inşallah erken saatte hayvanlarımı kara yolunda pikaplara yükleyip Diyarbakır’a götüreceğim. Ekipler, bizim için çok uğraştılar. Biz de burada mahvolduk, onlar da bizim için mahvoldular. İki gündür gece gündüz demeden yolu açıyorlar. Kar çok olduğu için biz de bir türlü gidemiyorduk. İl Özel İdaresi geldi, bizim yolumuzu açtı. Üç gündür yemim bitmişti. Hayvanlarım aç kalmasın, ölmesinler diye kalan yemi azar azar veriyordum. Zor bir durum, yapılacak bir şeyimiz yok artık. Biz de sıkıntı yaşıyoruz ama ne yapalım? Bu sene kar çok oldu, bereketli oldu. Biz de istemezdik böyle olmasını ama oldu" şeklinde konuştu.
Nevşehir Kaçak restoran kaldırıldı, peribacalarının silüeti ortaya çıktı Kapadokya Alan Başkanlığı; bölgenin doğal, kültürel ve arkeolojik mirasını tehdit eden izinsiz yapılaşmalara karşı mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak Göreme beldesinde, I. Derece Arkeolojik ve I. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde restoran olarak kullanılan kaçak yapı kaldırıldı. Yürütülen denetim ve tespit çalışmaları sonucunda kaldırılan izinsiz yapı ile birlikte, kaya oluşumlar ve tarihi peyzajla bütünleşen peribacalarının özgün silüeti yeniden ortaya çıktı. Kapadokya Alan Başkanlığı tarafından yürütülen süreçte; tespit, değerlendirme ve karar aşamalarının titizlikle gerçekleştirildiği, izinsiz uygulamaların belirlenmesinde Kapadokya Bilim Kurulu ile yoğun çalışmalar yürütüldüğü belirtildi. Konunun son olarak Kapadokya Alan Komisyonu’nda görüşülerek karara bağlandığı ifade edildi. Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay; izinsiz yapılaşmayla mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada, bölgenin özgün kimliğinin korunması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Aslanbay; "Kaçak yapıları kaldırıyor, yeni yapılaşmaların sit alanları ve doğal-kültürel miras gözetilerek bölge ile uyum içinde ilerlemesini sağlıyoruz. Turizmin gelişimini destekliyoruz ancak hiçbir turizm yapısı doğal dokunun önüne geçmemelidir. Yapılaşmaların bölgenin dokusuyla uyumlu olması açısından mimari uygulama projelerini Kapadokya Bilim Kurulumuz ve Alan Komisyonumuz büyük bir titizlikle inceliyor ve karara bağlıyoruz. Koruma-kullanma dengesi içinde gelişimi desteklerken, bölgenin ruhunu korumak adına izinsiz yapılaşma ile mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Kapadokya Alan Başkanlığı’nın, kapsamlı restorasyon projelerinden mimari uygulama projelerine kadar birçok çalışmayı değerlendirmeye devam ettiği ve yerel yönetimlerle koordineli şekilde hareket ettiği bildirildi.