EKONOMİ - 11 Ağustos 2024 Pazar 10:28

Kadınların 40 derece sıcakta zorlu Antep fıstığı mesaisi

A
A
A
Kadınların 40 derece sıcakta zorlu Antep fıstığı mesaisi

Türkiye’nin en sıcak illeri arasında yer alan Gaziantep’te kadın tarım işçileri, 40 derece sıcağa rağmen Antep fıstığı hasat ederek ailelerinin geçimine katkı sağlıyor.


Gaziantep’teki kavurucu sıcak hava hayatı olumsuz etkilerken, kentin en önemli geçim kaynaklarından olan Antep fıstığı yetiştiricilerinin ise yüzünü güldürüyor. Fıstığın olgunlaşması ve daha iyi tat vermesi için sıcağın olması gerektiğini belirten Antep fıstığı yetiştiricileri, yüksek rekoltenin sevincini yaşıyor. Hasat vaktinin gelmesi çiftçiler kadar tarım işçilerini de sevindirirken, fıstık bahçelerinde 40 dereceyi aşan sıcaklarda açık arazilerde çalışan işçiler, gün boyunca Antep fıstığı toplayarak geçimlerini temin etmeye çalışıyor.


Gaziantep’te son yılların en yüksek rekoltesi beklenen Antep fıstığının ilk mahsulü olan baklavalık boz fıstığın hasadı başlarken, gün ışığıyla fıstık tarlalarına giden kadın tarım işçileri, gün batımına kadar 40 derecelik sıcağın altında çalışıyor. Gastronomi şehri Gaziantep’in coğrafi işaret tescilli ürünü olan Antep fıstığında, baklavalık boz fıstığı toplamak için gün boyu zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcak havada çalışan kadın tarım işçileri, hünerli elleriyle ev ekonomilerine katkı sağlıyor. Kentte 40 dereceyi bulan sıcaklığın altında çalışan ve çoğu kadınlardan oluşan tarım işçileri, günde bin TL kazanıyor.



“Sıcak hava bizi çok bunaltıyor ama ekmeğimizi bu şekilde kazanıyoruz”


Kadın tarım işçileri, merdiven yardımıyla ağaçlardan topladıkları fıstıkları traktöre dolduruyor. Zaman zaman sıcak havadan bunalan kadınlar, kısa molalarla ağaç gölgelerinde dinleniyor. Sıcak havada çalışmanın çok zor olduğunu söyleyen kadın işçilerden 65 yaşındaki Döne Takıl, “Sabah saat 06.30’da tarlaya geliyoruz, akşam 17.00’ye kadar çalışıyoruz. Sıcak hava bizi çok bunaltıyor. Sıcaklık zaman zaman 42 dereceyi buluyor. Hava sıcak ama mecbur çalışıyoruz. Ekmeğimizi bu şekilde kazanıyoruz. Ailemin geçimini sağlamak için sıcakta çalışıyorum. Her gün fıstık toplamaya geliyoruz” dedi.



“Sıcak havada fıstık toplamak zor ama zevkli oluyor”


Aile bütçelerine katkı sağlamak için çalıştıklarını dile getiren işçilerden Şemsiye Taşan ise, “Bu sıcak havada fıstık toplamak zor ama zevkli oluyor. Sıcak havaya rağmen arkadaşlarla birlikte fıstık toplamaya geliyorum. Bu tarlada çalışan işçilerin tamamı da kadınlardan oluşmaktadır. Bu şekilde ailemizin geçimine katkı sağlıyoruz. Hayat şartları zor olduğu için artık evde sadece bir kişinin çalışması yeterli olmuyor. Biz de eşlerimize ve çocuklarımıza yardımcı oluyoruz. Hava sıcaklığı 42 dereceyi buluyor. Fakat sıcak havaya rağmen çalışıyoruz” şeklinde konuştu.



“Ailemizin bütçesine katkı sağlamak için çalışıyoruz”


Ayşe Şahin de sıcak havaya rağmen çalışmak zorunda olduğunu ve aile bütçesine katkı sağlamaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, “Fıstık toplamak için Nizip’ten geliyoruz. Fıstık bahçesine sabah 06.30 gibi geliyoruz ve akşam 17.00’ye kadar çalışıyoruz. Bu bahçede çalışan işçilerin tamamı kadınlardan oluşmaktadır. Ailemizin bütçesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Çalışmamız ailemiz için ek bir gelir oluyor. Zaten hasat döneminde de belirli günlerde geliyoruz. Antep fıstığı hasadı bir ay gibi sürüyor. Bu sene de fıstığımız maşallah çok güzel. Boz fıstıkta hava daha çok sıcak oluyor. Ben fıstık toplarken hava biraz daha serin oluyor ve günlerde biraz daha kısalmış oluyor. Boz fıstık toplamak daha çok zor oluyor. Çünkü tam sıcak havaya denk geliyor. Ekibimizin tamamı kadın olduğu için vaktin nasıl geçtiğini de pek bilmiyoruz. Hava sıcak ama zamanımız çok güzel geçiyor” diye konuştu.



Kadınların 40 derece sıcakta zorlu Antep fıstığı mesaisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Okan Buruk: "Oyun içerisinde 2-2 olursa, 1 gol daha yersek duygusunu yaşadık" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Gençlerbirliği karşılaşmasının ardından, "Pozisyonları vermedik ama yediğimiz 1 gol bize biraz daha oyun içerisinde 2-2 olursa 1 gol daha yersek duygusunu hem oyunculara hem kenarda bize yaşattı" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Galatasaray, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Puan farkını arttırmak için mutlaka kazanmamız gereken bir karşılaşmaydı. Gençlerbirliği de küme düşme hattında. Normalde de puana ihtiyacı vardı. Zor bir maç olacağını biliyorduk ama ilk yarı golle başladık. Skoru yakaladık aslında ikinci yarı 60. dakikada attığımız golle 3-0 ile maç bitmişti ama hakemler özellikle VAR’dan gelen uyarıyla maçı tekrar başlattılar. Ardından yediğimiz gol ile 2-1’lik skor. Burada zaman zaman rakibimizin de iştahı arttı. Bizim zaman zaman oyunu koruma düşüncemiz oldu. Değişiklikle beraber oyunu oturttuk. Kazanmasını bildik. Pozisyonları vermedik ama yediğimiz 1 gol biraz daha oyun içerisinde 2-2 olursa, 1 gol daha yersek duygusunu hem oyunculara hem kenarda bize yaşattı. Maçı daha rahat bir şekilde götürebilirdik ama Gençlerbirliği iyi mücadele ortaya koydu. Gençlerbirliği’ni de mücadelelerinden dolayı tebrik etmek istiyorum" diye konuştu.
Sinop Necla Güngör Kıragası: "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre maçının ardından yaptığı açıklamada "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" dedi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup 4. hafta maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, İsviçre ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldıklarını belirterek, "İlk maça baktığımız zaman istatistik anlamında orada çok daha iyi verilere sahibiz ama maçı analiz ettiğimizde gördük ki oyuncularımızı daha ekonomik kullanmak zorundayız. Ekonomiden kastımız ne? Karşımızdaki rakip Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa Kupası’na katılmış, FIFA sıralamasında 23. sırada ve atletik performans anlamında da bizim çok üstümüzde bir takım. O zaman iki devreyi farklı oynamamız gerektiğini fark ettik ve ilk devreyi oyunu tutan oyuncularla daha sağlam bir savunma yapısıyla sahaya çıkıp ikinci yarıda hücum özelliklerini daha baskın kullanabileceğimiz oyuncuları yine daha ekonomik kullanacağımız şekilde sahaya sürdük. Son bölümde de zaten oyunda arkayı beşleyip en azından skoru korumak istedik ki çünkü çok fazla üstümüze gelmeye başlamışlardı. Böylelikle tarihte kadın milli takımları olarak bu üst seviyede A ligi takımı olarak nitelendirdiğimiz İsviçre’ye karşı da ilk defa bir puan aldık. Sinop halkına gelecek olursak da mahcup olmadığımız için çok mutluyum, çok gururluyum. En azından bir puan aldık. Çünkü bu seyircinin karşısında yenilseydik, gerçekten çok üzülecektik. Bütün oyuncularım da zaten bu hissiyatla çıktılar. Bugün çok kıymetlidir. Kadın milli takımı açısından spor bakanımız buradaydı. Hem stadın açılışını yaptı ki hayırlı olsun Sinop halkına. Aynı zamanda federasyon başkanımız, asbaşkanımız buradaydı, yönetim kurulu üyelerimiz buradaydı. Bizi desteklediler. Bize inanılmaz olan inançlarını hissettirdiler. O yüzden de kadın milli takımı açısından da çok kıymetli bir geceye şahitlik etmiş olduk. Biz kesinlikle Anadolu’da oynamayı çok seviyoruz. Kadın milli takım olarak Anadolu’da hangi şehrimize gidersek gitsin halkın o ilgisini, yerel yönetimin o ilgisini görmek bizim için inanılmaz önemli bir şey. Çünkü biz çok gelişmekte olan bir takımız ve bizim desteğe çok ciddi anlamda ihtiyacımız var. Anadolu’da gidip oradaki insanlara kadın futbolunun farkındalığını göstermek emin olun Sinop şehrinde bundan sonra bir tane daha takım açılacak. Onlarca kız çocuğu da futbola başlayacak. Bizim en önemli özelliklerimizden ve en büyük isteklerimizden bir tanesi de zaten bu. Kız çocuklarını futbola yakınlaştırmak, kız çocuklarının futbola başlamasını sağlamak. O yüzden çok kıymetli görüyoruz ki yönetimimize çok ciddi destek oluyor ki onların desteğiyle zaten Sinop şehrimize geldik. Umarım bundan sonra da bunun devamı gelir" diye konuştu. Navarro: "Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı" İsviçre Kadın Milli Takımı Teknik Direktörü Rafel Navarro ise, "Aslında maçın başında kontrol bizdeydi. Türkiye bir gol buldu. Biz daha iyi oynadık. Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı. Maçın kontrolü bizdeydi. Daha çok gol atabilirdik. Fakat Türk takımının hareketlenmesiyle birlikte daha fazla defans yapmak zorunda kaldık ama sonuçta Türk takımının başarısının küçümsememek gerekiyor" dedi.
Bursa Köy Enstitüleri’nin 86. yılında Aydınlanma Onur Ödülü sahibini buldu Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin (YKKED), Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz" dedi. Anadolu’nun makus tarihini değiştiren Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Aydınlanma Onur Ödül Töreni ile kutlandı. Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen törende, Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Aydınlanma Onur Ödülü’nü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ve YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü’nün elinden aldı. Düzenlenen törende Hasan Ali Yücel Mandolin Orkestrası konser verirken, YKKED Bursa Şubesi Halk Oyunları Topluluğu da sahnelediği gösteriyle geceye renk kattı. Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Bu hafta içinde kaybettiğimiz canlarımız, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet; tüm ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum. Söylenecek o kadar çok söz var ki, ne ara bu hale geldik ve daha kötüye doğru nasıl gidiyoruz? Bunun farkında olmak zorundayız. Çözümü; önce ailede, daha da önemlisi eğitim kurumlarında ve eğitim sisteminde. Hep birlikte üretmek durumundayız. Artık böyle bir zorunluluğumuz var" dedi. "Ben de Köy Enstitüsü mezunu bir dedenin torunuyum. Annem öğretmen, babam ise mühendis. Cumhuriyetin aydınlarının oluşturduğu fırsat eşitliği sayesinde parasız yatılı okudum" diyen Başkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz. Bugün bu şehirde yöneticilik yapabiliyorsam, onların sayesindedir. Dolayısıyla kendilerine sonsuz şükranlarımı bir kez daha sunuyorum" dedi. "Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı" Geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de teşekkür eden Başkan Aydın, "Göreve geldiğimizde ilk olarak Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’ni açtık. Ardından İsmail Hakkı Tonguç Bağış Kütüphanesi’ni hizmete sunduk. Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı. İki ay içinde de Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ni, Hisar Arkeopark projemizin açılışıyla birlikte Bursalıların hizmetine sunacağız. Değerli hocamız Prof. Dr. Bilsay Koruç, YKKED 2026 Aydınlanma Onur Ödülü’nü aldı, kendisini tebrik ediyorum. Bu anlamlı geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte, Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.