GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 10:58

Osmanlı’dan günümüze bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor

A
A
A
Osmanlı’dan günümüze bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor

Gaziantep’te bulunan Tahmis Kahvesi, Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü geçmişiyle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor.


Osmanlı döneminin ilk kıraathanelerinden biri olarak bilinen Tahmis Kahvesi, bugün hala faal durumda olmasıyla dünyanın en eski kahvehanelerinden biri olarak gösteriliyor. Tarihi mekan, özellikle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesiyle dikkat çekiyor. Gaziantep’e özgü bir lezzet olan menengiç kahvesi, fıstığın yabani türünden elde ediliyor. Bu kahve, geleneksel yöntemlerle bakır cezvelerde ve kısık ateşte hazırlanarak servis ediliyor. Ustalar, bakır cezvenin kahvenin aromasını ve lezzetini en iyi şekilde ortaya çıkardığını belirtiyor. Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, bir rivayetlere göre Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında Tahmis Kahvesi’nde mola vererek kahve içip dinlendiğini söyledi. Bu nedenle Tahmis Kahvesi yalnızca bir kahvehane değil, aynı zamanda Osmanlı kültürünün ve geleneksel sohbet ortamının yaşatıldığı önemli bir tarihi mekan olarak kabul ediliyor.



"Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada durup kahve içerek dinlenmiştir"


Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, menengiç kahvesi ile ilgili bilgi vererek, "Burası Osmanlı döneminin ilk kıraathanelerinden biridir. Günümüzde ise dünyanın bilinen en eski ve hâlâ faal durumda olan kahvehanelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu mekân özellikle menengiç kahvesi ile ünlüdür. Eski dönemlerden beri menengiç kahvesi, lezzetini artırmak için bakır cezvelerde hazırlanır. Menengiç aslında fıstığın yabani halidir. Bir rivayete göre, Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada durup kahve içerek dinlenmiştir. Günümüzde de gelen misafirlerimize menengiç kahvesini yine bakır cezvelerde hazırlayıp, geleneksel bir sunumla ikram ediyoruz. Misafirlerimiz bu sunumdan oldukça memnun kalıyor. Bakırın en önemli özelliği iyi bir yalıtım sağlamasıdır. Ayrıca sağlık açısından da iç kısmının kalaylı olması önemlidir. Menengiç kahvesi kısık ateşte pişirildiğinde daha lezzetli olur. Bu nedenle bakır cezveler kahvenin tadını daha iyi ortaya çıkarır. Eskiden olduğu gibi günümüzde de bakır cezveler yeniden rağbet görmeye başlamıştır. İnsanlar farklı malzemelerden yapılan cezveler yerine tekrar bakır cezveleri tercih etmektedir. Bu cezveler tamamen bakırdan yapılır ve iç kısmı kalaylanır. Böylece hem sağlık açısından güvenli olur hem de kahvenin lezzeti korunur" dedi.



"400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır"


Tahmis Kahvesi’nin tarihinin çok eskiye dayandığını ifade eden Bağcı, "Bu kahvehane yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır. İnsanlar buraya sadece kahve içmek için değil, oturmak, dinlenmek ve bu tarihi atmosferi yaşamak için gelirler. Bilindiği gibi ‘Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.’ Biz de diyoruz ki, Tahmis Kahvesi’nin 400 yıllık hatırası vardır. Bu nedenle burası eski dönemlerden beri kültürel buluşmaların ve sohbetlerin yaşandığı önemli bir mekân olmuştur. Buraya gelen insanlar hem kahvenin tadını çıkarır hem de biraz dinlenme fırsatı bulur. Aslında burada amaç sadece kahve içmek değildir, kahve bir bahanedir. Biz burada menengiç kahvesi başta olmak üzere farklı kahve türleri de sunuyoruz. Türk kahvesi de vardır, ancak menengiç kahvesi bu mekâna özgü en meşhur kahvedir. Hatta bazı misafirlerimiz menengiç kahvesini doğrudan bu isimle istemez. ‘Bize Tahmis kahvesi verin’ derler. Biz de onların aslında menengiç kahvesi istediğini bilir ve ikram ederiz. Şu anda bir fincan kahvenin fiyatı 130 TL’dir. Gelen misafirlerimiz genellikle memnun kalmaktadır. Biz de fiyatları mümkün olduğunca uygun tutmaya çalışıyoruz. Çünkü bizim için önemli olan insanların burada oturup dinlenmesi, keyif alması ve memnun bir şekilde ayrılmasıdır" diye konuştu.



Osmanlı’dan günümüze bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzetiyle dikkat çekiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’lu Dünya Şampiyonu İsmail Hacı Bekar’dan çifte altın madalya Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi öğrencisi, dünya şampiyonu ve millî sporcu İsmail Hacı Bekar, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 04-06 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Bilek Güreşi ÜNİLİG Türkiye Şampiyonası’nda elde ettiği üstün performansla büyük bir başarıya imza attı. 59 üniversiteden toplam 252 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen Üniversiteler Ligi (ÜNİLİG) şampiyonasında Erkekler 65 kg kategorisinde mücadele eden Bekar, hem sağ kol hem de sol kol müsabakalarında rakiplerini geride bırakarak Türkiye Şampiyonu oldu. Gösterdiği üstün performansla iki ayrı kategoride altın madalya kazanan başarılı sporcu, hem Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine hem de Zonguldak’a büyük bir gurur yaşattı. Rektör Özölçer: "Öğrencilerimizin Spor Alanındaki Başarılarıyla Gurur Duyuyoruz" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, millî sporcu Bekar’ın elde ettiği önemli başarı dolayısıyla duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu sözleri ifade etti: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin sportif başarılarıyla gurur ve mutluluk duyuyoruz. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda 65 kilogram kategorisinde hem sağ hem sol kolda tüm rakiplerini mağlup ederek iki altın madalya kazanan kıymetli öğrencimiz İsmail Hacı Bekar’ın bu büyük başarısı bizleri son derece mutlu etmiştir. Değerli öğrencimizin göstermiş olduğu bu üstün performans; disiplin, azim ve kararlılıkla çalışıldığında gençlerimizin ulusal ve uluslararası platformlarda ne denli önemli başarılara imza atabileceğinin en güzel göstergesidir. Üniversitemiz, sporun her alanında sunduğu güçlü altyapı, nitelikli eğitim ortamı ve öğrencilerimizin çok yönlü gelişimini destekleyen imkânlarıyla gençlerimizin hem akademik hem de sportif başarılarına katkı sunmaya devam etmektedir. Öğrencimizin elde ettiği bu önemli başarı, sadece sporcu öğrencilerimiz için değil, aynı zamanda tüm öğrencilerimiz için azmin ve emeğin karşılığını gösteren güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, genç millî sporcularımızı her daim destekleyen başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ailesi olmak üzere, öğrencilerimizin ve bizlerin her zaman yanında olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve tüm Yükseköğretim Kurulu ailesine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mutlu Türkmen Hocamıza, ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nın başarıyla düzenlenmesine sunduğu kıymetli katkılar ve üniversite sporlarının gelişimine yönelik değerli çalışmaları dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı zamanda şampiyonanın düzenlenmesinde emeği geçen ve öğrencimizi yetiştiren kıymetli antrenörleri ile değerli akademisyenlerimize de teşekkür ediyorum. ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda iki altın madalya kazanarak bizlere büyük bir gurur yaşatan sevgili öğrencimiz İsmail Hacı Bekar’ı yürekten tebrik ediyor; kendisine başarılarla dolu bir üniversite hayatı ve spor kariyeri diliyorum."
Zonguldak Armutçuk’ta 103 maden şehidi anıldı Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Armutçuk Müessesesi’nde 7 Mart 1983 tarihinde meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden 103 maden işçisi, facianın 43’üncü yılında dualarla anıldı. Armutçuk Müessesesi’nde 6 Mart 2026 tarihinde düzenlenen anma törenine AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, sendika genel başkanı Hakan Yeşil, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, Kdz. Ereğli Belediye Başkan Yardımcısı Çetin Yiğit, Kandilli Belediye Başkanı Osman Çakmakoğlu, Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu, sendika yöneticileri, TTK Armutçuk Müessese Müdürü Tuğrul Toprakçı, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, Maden Şehitleri Aileleri Derneği Başkanı Rıza Kılıçarslan ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile maden işçileri katıldı. Anma töreninde, faciada yaşamını yitiren işçiler için saygı duruşunda bulunuldu. Grizu faciasından yaralı kurtulan emekli maden işçisi Hüseyin Demirel’e, TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu tarafından tüm şehit madenciler anısına madenci heykeli takdim edildi. Törende konuşma yapan Armutçuk Şube Başkanı Şanver Turan, 43 yıl önce şehit olan 103 maden işçisini ve tüm maden şehitleri ile tüm vatan şehitlerini sevgi, saygı ve rahmetle andıklarını söyledi. Anma töreninde, şehit madenciler için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programın ardından maden işçileri ocağa inerek mesailerine başladı.
Van İranlılar ülkelerine dönüyor ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Türkiye’de bulunan İranlı vatandaşlar, Van’ın Saray ilçesindeki Kapıköy Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine dönmeye devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da tansiyon yükselirken, Türkiye-İran sınırındaki kapılarda ise hareketlilik yaşanıyor. Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan önemli sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda İranlı vatandaşların ülkelerine dönüşleri devam ediyor. Yetkililer tarafından alınan tedbirler kapsamında günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı olarak durdurulurken, ticari yük geçişlerinin ise kontrollü şekilde sürdürüldüğü öğrenildi. "Ülkemize destek olmak için dönüyoruz" Türkiye’de bulunan bazı İranlı vatandaşlar ise yaşanan gelişmelerin ardından ülkelerine dönme kararı aldıklarını ifade etti. Kapıköy Gümrük Kapısı’nda bekleyen İranlılar, Türkiye’ye gezmek amacıyla geldiklerini ancak savaşın başlaması nedeniyle dönüş yaptıklarını dile getirdi. İranlı bir vatandaş, Türkiye’de bir süre daha kalmayı planladıklarını belirterek, "Gezmek için Türkiye’ye gelmiştik. Biraz daha kalacaktık ancak savaş çıktı. Bu yüzden memleketimize dönüyoruz. Türkiye’nin gezilecek çok güzel yerleri var. Sultanahmet’e de gittik. Ama şimdi ülkemize destek olmak ve insanlarımızın yanında olmak için geri dönmek istiyoruz" dedi. "Önce vatanımız" Ülkesine destek olmak istediğini dile getiren başka bir İranlı ise "Memleketimize, insanlarımıza zarar veriyorlar. Şimdi onların yanında olmak istiyorum. Elimden geldiğince ülkeme yardım etmek istiyorum. Önce vatanım ve toprağım" ifadelerini kullandı. İran’da internet kesintileri nedeniyle yeterli bilgi alamadıklarını söyleyen vatandaş, ülkelerine dönerek gelişmeleri yerinde takip etmek istediklerini de kaydetti. "Askerlik görevim geldi" Savaş nedeniyle planladığından daha erken döndüğünü belirten bir başka İranlı ise askerlik görevini yerine getirmek istediğini belirterek, "Savaş için biraz erken döndük. Ülkemize destek olmak için gidiyoruz. Orada büyüdük. Ben gidince askere gideceğim. Zaten askerlik zamanım geldi. İran’da iki yıl askerlik yapılıyor. Ülkeme destek vermek için elimden ne gelirse yaparım" diye konuştu. İstanbul’dan Van’a gelerek sınır kapısından ülkesine dönmeye çalışan bir İranlı da İran’daki bazı kentlerin hedef alındığını belirterek, "Salmas’ı da vurdular. Bu yüzden biz de dönüyoruz" dedi.