KÜLTÜR SANAT - 14 Eylül 2025 Pazar 11:11

Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan:

A
A
A
Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan:

Gaziantep mutfağının İstanbul’daki başarılı temsilcilerinden Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, Uluslararası Gastronomi Festivali (GastroANTEP) kapsamında düzenlenen "Geleneksel Lezzetlerin Marka Dönüşüm Yolculuğu" isimli söyleşide konuştu. Gaziantep lezzetlerinin dünyaya tanıtılması ve markalaşmasında önemli katkısı bulunan Öztan, söyleşide yaptığı konuşmada, yerel lezzetlerin önemine dikkat çekti.


"İstanbul’da Gaziantep lezzetleri ile fark oluşturuyor"


Gastronomi&Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, gastronomide markalaşmayı anlatan Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, "Gaziantep mutfağı çok değerli, zengin yerel lezzetlere sahip. Marka olmanın yolu da yerel lezzetleri önce ulusala sonra evrensele taşımaktan geçiyor. Her alanda olduğu gibi bizim sektörümüzde de fark oluşturmak önemlidir. Eğer siz İstanbul’da herkesin yaptığı işi yapıyorsanız, en iyilerinden birisi de olsanız marka olmanız kolay olmaz. Mesela bir kahvaltıda, peyniri, zeytini, tereyağını en iyisini verebilirsiniz. Ama bunu herkes yapıyor. Bunların yanında kendi yöresel lezzetlerinizi, beyranı, nohut dürümünü, katmeri, ciğer kebabını sunarsak işte o zaman fark oluşturur, marka olma yolunda ilerlersiniz" diye konuştu.


"Zenginliklerimizin farkına varıp, dünyaya tanıtmalıyız"


Gaziantep mutfağını komşu illerin mutfağından ayıran özellikleri de anlatan Öztan, şöyle devam etti: "Bizim bölgemizin zengin bir mutfak kültürü var. Bu zenginlik o kadar büyük ki, komşu illerle bile çok büyük farklılıklarımız var. Dışarıdan bakılınca Antep mutfağı ile Urfa, Adana, Maraş aynı gibi görülebilir. Ama asla aynı değiliz. Gaziantep’i diğerlerinden ayıran en önemli özellik, biz o yemeği, kebabı mevsimindeki meyva ve sebzelerle yaparız. Bizde her mevsimde yapılan kebaplar farklıdır. İlkbaharda sarımsak kebabı, keme kebabı, kışın soğan kebabı, yazın ve sonbaharda mevsimin sebze ve meyvaları ile yapılan kebaplarımız var. Ama bir Adana’ya, Urfa’ya gittiğinizde bunu göremezsiniz. Ancak onların da kendilerine has lezzetleri var. Onları da önemsiyoruz. Bunun için yerel zenginliklerimizin, farklılıklarımızın farkına varıp, tanıtmalıyız, tattırmalıyız."


"Yöresel yemeğin hikayesini de anlatıyoruz"


Yerel lezzetlerin markalaşması için uzun ve meşaketli bir yol gerektiğine de vurgu yapan Tahir Tekin Öztan, "Bir yerel lezzeti İstanbul’da yapıp masaya koymanız yetmiyor. Bakın biz Gaziantep lezzetlerini İstanbul’a taşıdık. Sadece kebabı lahmacunu değil, tüm kebaplarımız, kazan yemeklerimizle zenginliklerimizi İstanbul’a taşıdık. Bunu yaparken, yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip yemek kültürümüzü de taşıdık. Şöyle ki, o yemeğin hangi sebze ve meyvalarla yapıldığını, özelliğini, hatta nasıl yenilmesi gerektiğini de anlattık. Yani o yemeği hikayesi ile de misafirlerimize sunduk. Mesela geçmişte misafirin önüne patlıcan kebabını koyduğumuzda; patlıcanı ayrı, etini ayrı yerdi. Biz onlara bunun birlikte yenilmesi halinde daha lezzetli olduğunu da öğrettik."


"Sadece para kazanmayı değil şehre katkı yapmayı da düşünmeliyiz"


Gastronomi kenti Gaziantep’in lezzetlerinin İstanbul’a taşınması ve uluslararası boyutta markalaşmasına önemli katkı sağlayan Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, gastronominin tanıtım ve ekonomiye olan katkısına da dikkat çekti. Öztan, "Gastronomi çok önemli bir sektördür. Çünkü bir şehrin ya da ülkenin tanıtımı mutfağından geçiyor. Biz bu zenginliğimizin kıymetini bilmeli, dünyaya daha fazla tanıtmalı ve ülkemize daha fazla katkı sağlamalıyız. Gaziantep’te bu alanda çok başarılı işletmelerimiz, markalarımız var. Ancak bunu yaparken sadece ticari anlamda düşünmemek, Gaziantep’e de katkı sağlamayı düşünmek gerek" şeklinde konuştu.


Uluslararası Gastronomi Festivali (GastroANTEP) kapsamında düzenlenen "Geleneksel Lezzetlerin Marka Dönüşüm Yolculuğu" isimli söyleşide Tahir Tekin Öztan’ın ardından Günaydın Et & Restoran Grubu Kurucu Ortağı Cüneyt Asan ve Sayfiye & Papalina Restoranları Kurucusu Erhan Ece de yerel lezzetlerin markalaşması ile ilgili konuştu.



Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Amasya’nın tescilli lezzeti ’taş fırın keşkeği’: Pişmesi 12 saat sürüyor Amasya’nın coğrafi işaret tescilli lezzeti taş fırın keşkeğinin pişmesi 12 saat sürüyor. Akşamdan konulduğu fırında gece boyunca pişen keşkeğin tarihçesinin kentteki arkeolojik kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı belirlendi. Besleyici ve tok tutucu özelliği bulunan keşkek, bayram sabahları ve düğünlerin vazgeçilmez yemeği olarak tercih ediliyor. Türk mutfağının en eski yemeklerinden Kuzu gerdan et, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağının başlıca kullanıldığı keşkek, geleneksel Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Günün üç öğününde yenilebildiği gibi bayramlarda, düğün ve eğlencelerde misafirlere ikram ediliyor. Besleyici, doyurucu ve tok tutucu özelliği bu yemeği vazgeçilmez lezzetlerden biri kılıyor. Oluz Höyük’te 2 bin 500 yıllık keşkek tenceresi bulunmuştu Kentteki Oluz Höyük arkeolojik kazılarında içinde kemik ve tahıl parçalarının yer aldığı toprak çömleğin bulunmasıyla keşkeğin geçmişinin bu topraklarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı kayıtlara geçti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında pişmiş topraktan yapılmış 30 santim uzunluğundaki tencerenin 30 kişilik bir yemeği pişirecek ölçülerde olduğu görülmüştü. Bayram günlerinde, düğünlerde severek yeniyor Keşkeğin geçmişinin Hitit dönemine kadar dayandığını düşündüğünü belirten gurme Yaman Kesim, "Aslına uygun malzeme ve doğru pişirme yöntemine önem veriyoruz. 3 bin yıllık özel bir yemekten söz ediyoruz. Hititlerin krallarına ve tanrılarına yapmış olduğu kutsal bir yemek olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde ise bayram günlerinde, düğünlerde severek yendiğini görüyoruz" dedi. "Çeperi kabuk bağladıysa keşkek başarılıdır" Odun ateşiyle yakılan taş fırına toprak kap içine konulan keşkeğin iyi pişirildiğinin işaretinin yüzeyindeki çeperler olduğunu anlatan ‘Geçmişten günümüze Amasya mutfağı’ kitabının yazarı Kesim, "Keşkeğin sırrı mutlaka çeperdedir. Eğer çeperde kabuk bağlama ve kolajen ortaya çıkıyorsa kesinlikle o iyi bir fırın keşkeğinin emaresidir" diye konuştu. "Dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden" Kentteki restoranların menüsünde yer alan keşkeğin günün her öğününde keyifle tüketildiğine değinen Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, "Keşkeği orjinal coğrafi işaretli haliyle pişirirseniz dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden biridir. Odun ateşinde ısınan taş fırında küpün içinde 12 saat gibi bir süreyle pişiyor. En çok tüketilip beğenilen yemeklerimizdendir" şeklinde konuştu.
Tekirdağ Tekirdağ genelinde ’Huzur Uygulaması’: 3 bin 415 kişi sorgulandı, 140 iş yeri denetlendi Tekirdağ genelinde, genel asayişin ve kamu düzeninin devamlılığının sağlanması, vatandaşların huzur ve güven ortamının sürdürülmesi amacıyla Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde "Tekirdağ Huzur Uygulaması" gerçekleştirildi. Şubat ayının ilk hafta sonunda, 11 ilçede umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine yönelik olarak eş zamanlı yapılan denetimlere 86 ekip ve 493 personel katıldı. Uygulama kapsamında 3 bin 415 kişi sorgulanırken, 140 iş yeri denetlendi. Yapılan kontrollerde, haklarında arama kararı bulunan 4 kişi yakalanarak gerekli yasal işlemler başlatıldı. Denetimlerde; 11 iş yerinde toplam 34 kadının mevzuata aykırı şekilde çalıştırıldığı, 24 iş yerinde kapalı alanlarda tütün mamulü tüketimine izin verildiği, 3 iş yerinin işletme sahibi veya mesul müdür bulunmaksızın faaliyet gösterdiği, 2 iş yerinin ruhsatsız olarak çalıştığı, 9 iş yerinde 9 kişinin sigortasız çalıştırıldığı ve kimlik bildirimlerinin yapılmadığı, 2 iş yerinde yaşları küçük 3 kişinin bulunduğu, 3 iş yerinde ise müzik yayın belgesi olmadan yayın yapıldığı tespit edildi. Tespit edilen aykırılıklar nedeniyle ilgili iş yerleri ve şahıslar hakkında tutanak düzenlenerek mevzuat kapsamında idari işlemler uygulandı. Ayrıca kapalı alanlarda tütün mamulü tükettiği belirlenen 20 kişiye idari yaptırım uygulandığı bildirildi.